Cem karımı çok güzel sikti, yarağa doyurdu

Cem karımı çok güzel sikti, yarağa doyurdu

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Merhabalar. Ben Sercan. Karımla sekiz yıllık evliyiz. Karımla evlenmeden önceden beri cinsellik yaşamaktayız. Karımın benden öncede bir evliliği olmuş, benimde başımdan bir evlilik geçmişti. Ben 37 yaşındayım, karım ise benden onbir yaş küçük. Karım oldukça güzel bir kadın, görünce ona hemen aşık oldum. Karımın etrafında onu elde etmek isteyen birçok erkek vardı. Karım uçarı bir tipti ve kimseye güven vermiyordu. Sanki canı kimle isterse onunla olacakmış gibi davranıyordu. Ama biran bile düşünmeden onunla evlenmek istedim. Uzun süre çaba gösterdikten sonra başardım ve onu kaybetmemek için her dediğini yapıyordum. Cinsellikte sınırsız şeyler yapıyoruz, karım gerçekten çok iyi seks yapıyor. Yatakta bana öyle seyler yapıyor ki, ona resmen tapıyorum.

Ama bir sorunumuz vardı, karım birtürlü hız kesmiyordu. Buyüzden realistik boyutta yapay bir penis aldık ve farklı deneyimler yaşadık. Sevişirken fantazilerimizde üçüncü kişileri hayal ederdik. Onu sikerken hep, “Şuanda beni başkası sikse ne yapardın?” diye sorardı. Bende, “Seni izlemeyi çok isterim…” der ve müthiş bir hırsla onu siker, birlikte orgazm olurduk. Bir süre sonra o da kesmez oldu ve bana, ‘Başka birinin kendisini sikerken onları izlememi çok istediğini’ söyledi. Birlikte düşünüp karar verdik, artık bir üçüncü kişi istiyorduk. Bu kişi kesinlikle şehir dışından ve daha genç olmalıydı. internetteki bazı sitelerden erkeklerle irtibat kurmaya başladık. Karım Webcamda kamera karşısında soyunup, oların da soyunmalarını istiyordu. Böylece onların yaraklarını değerlendiriyordu…

Sonunda birini bulduk. 29 yaşında genç biriydi. Adı Cem’di. Karım yarağını görünce, “Bu olsun!” dedi. Bir süre MSN’de görüşüp tanıştık, Cem Jigololuk yapıyormuş. Ücret konusunda ve zamanda anlaştık, haftasonu gelecekti. Karım müthiş heycanlı ve istekliydi. Cemin yarağını biran önce yemek istiyordu. Cemi buluşma yerinden alıp eve geldik. Cem parlak, yakışıklı ve çok çekici biriydi. Karım Cem’e bayılmıştı ve bunu çok belli ediyordu. Cem sakin ve profesyonel davranıyordu. Bense çok tedirgin ve gergindim. Karımı gözlerimin önünde ilk defa bir Jigolo sikecekti…

Akşam yemeğinde birlikte alkol almıştık. Ben ‘Nekadar içersem okadar rahat olurum’ diye epey içmiştim. Karım ‘Yeterince sabrettiğini’ söyledi ve Cemi ayağa kaldırıp önünde diz çöktü. Kemerini açıp pantolonunu indirdi. Cemin yarağı kalkmış, külodundan daşarı çıkıyordu. Karım elini içeri daldırıp Cemin yarağını sıkıca kavrayıp dışarı çıkardı ve okşamaya başladı. Yarağını sıvazlayıp taşaklarıyla oynuyordu. Cemin yarağı iyice kalkmıştı. Karımın mükemmel dudakları ile arasında sadece bir iki bursa eskort santim vardı. Karım Cemin yarağını itina ile elliyor doya doya seyrediyordu. Sonunda karımın dudakları aralandı ve yarağın başını ağzına alıp emmeye başladı. Adeta somuruyordu, diliyle yalıyor taşaklarını ağzına doldurup onları emiyordu. Karım Cemin yarağını hırsla ve istekle yalarken, ben olanları sessizce izliyordum…

Karımı izlemek beni çok tahrik etmişti, yarağımı çıkarıp oynamaya başladım. Karım Cemin yarağını salya tükürük içinde bırakmıştı. Cemin yarağı olabildiğine sertleşmiş, damarları belirginleşmişti. Karım yarağı boğazına kadar sokmayı deniyor, hepsini almaya çalışıyordu. Fakat bu mümkün olmuyordu, yarak çok kalındı. Karım Ceme “Hadi sok içime, artık doldur içimi!” dedi. Cem karımın elbiselerini çıkartıp kanepeye oturttu, külodunu yırtıp çıkardı ve karımın amını avuçlamaya başladı. Bu sırada diğer eliyle benim ellemeye kıyamadığım karımın göğüslerini hoyratca okşayıp yalıyordu. Sonra karımın amını yalamaya başladı. Arada dilini içine sokuyordu, klitorisini emiyordu. Karımın amı sulanmış vıcık vıcık olmuştu. Karımın çok zevk aldığı çıkardığı seslerden ve durmadan “Sik beni Cem!” demesinden anlaşılıyordu…

Gerçekten karımın amı kıvamına gelmişti. Cem karımı kaldırıp kendisi oturdu, karımı kucağına alıp yarağının üstüne doğru getirdi. Karım Cemin yarağını dibinden tutup üstüne yavaşça oturdu. Cemin yarağı karımın amında yavaşca kaybolurken, benimde yarağım bugüne kadar hiç olmadığı şekilde sertleşmişti, boşalmak üzereydim. Karım derince bir “Oooooohhhhh…” çekip, o müthiş yarağın üzerinde hareketlenmeye başlamıştı. Karım başını geriye atmıştı. Cem karımın kalçalarından tutup yarağına bastırıyordu, bu sırada başını karımın göğüslerine bastırmış yalıyordu. Karımın zevk suları ile ıslanmış Cemin yarağı karımın amına girip çıkarken müthiş görünüyordu. Gördüğüm manzara beni çıldırtmıştı, kendimi tutamayıp boşaldım. Benim boşaldığımı gören karım daha ihtirasla kendini Cemin yarağının üstününe bastırıyordu.

Bense tarif edilmez duygularla onları izliyordum, içimde kıskançlık ve haz duyguları birtür çatışma içindeydi. Elim yarağımda konsantre bir şekilde olanları izliyordum, kalbim sanki yerinden çıkacaktı, kıskançlıktan kafayaı yemek üzereydim. Bir ara onları durdurup Cemi kovmayı bile düşündüm, ama aldığım zevk sanırım içimdeki kıskançlığı bastırıyordu, bu yüzden çaresizce izliyordum. İçimdeki duygulardan kedimi sıyırıp tekrar onlara baktığımda, Cem karımı domaltmış omuzlarını yere bastırmıştı. Şimdi karımın amı bütün ihtişamı ile Cemin önündeydi. Cem yarağını sıkıca tutup, bursa escort bayan karımın zevkten sırılsıklam olmuş amına öyle sert soktu ki, karım “Ooooooooohhhhhhhhhh, yırttın amımı! Ne olursun birdaha aynısı yap!” diye adeta yalvardı. Cem de o koca yarağını yeniden aynı şekilde ve daha sert soktu. Karım zevkten cığlık atıp kıvranıyordu. Cem gerçekten çok iyi sikiyordu karımı, belinden tutup tüm ağırlığı ile karımın amına vuruyordu. Taşakları karımın amına ‘şak, şak, şak…” diye çarpa çarpa sikiyordu…

Ben zaman kavramını unutmuş başka boyuta geçmiştim, elim yarağımda kaç kez boşaldığımı hatırlamıyordum. Bir yandan da düşünüyordum, karım bunu herzaman isterse ne yapardım. Adam karımı benden iyi sikiyordu. Karım inanılmaz zevk alıyordu, karımı daha önce hiç böyle görmemiştim, o yarağın kölesi olmuştu, övgüler yağdırıyordu. Cem karımın içinden çıktı, sanırım pozisyon değiştiriyorlardı. Karımı sırt üstü yatırdı, karımın dizlerini kıvırıp iki yana açtı ve üzerine abanıp yarağını karımın amına soktu. Karım “Sik beni Cem, bitir beni erkeğim, daha hızlı sik beni!” diye inliyordu. Cem kollarını karımın beline doladı, elleriyle alttan karımın kalçalarını iki yana açıp, sert ve hızlıca sikmeye başladı karımın amını. Karım da Cemin kalçalarından tutup kedine doğru çekmeye çalışıyor, sanki taşaklarını da sokmasını istiyordu…

Karımın iniltileri iyice sıklaşmıştı, sesi boğuk boğuk çıkıyordu, defalarca boşalmıştı. “Kocacığım nasıl sikildiğimi gördün mü, ne olur hepsini gördüğünü söyle, sende zevk aldığını söyle kocacığım.” dedi. Bende inanılmaz zevk aldığımı itiraf ettim, karım dahada mutlu olmuştu. Br yandan da Ceme yalvarıyordu, “Sakın boşalma Cem, daha götümü de siktireceğim sana!” diyordu. Bunun üzerine kalktılar, Cem karımı koltukta domalttı. Zaten karımın amının sularıyla iyice ıslanmış olan karımın küçük pembe göt deliğine tükürdü, sonra aynı şekilde yine karımın sıvılarıyla ıslanmış olan o kalın ve damarlı yarağını tükürükleyip, karımın sikmeye kıyamadığım daracık göt deliğine dayadı. Cemin yarağını bastırmasıyla, karım ileri doğru kaçtı. Yarak göte girmemişti. Tabiki o koca yarak o küçük deliğe nasıl girebilirdi ki. Karım Ceme “Hadi yeniden dene, sertçe sok götüme!” diyordu…

Ben karımı götünden sikerken biran bile canını yakmayayım diye oldukça hassas davranırken, üstelik benim yarağım daha küçüktü, karım Ceme ‘daha sert sokmasını’ söylüyordu. Kalbim durmak üzereydi, titriyordum, çok heycanlanmıştım. Yarağım yine kalkmıştı, patlamak üzereydi. Cem yarağını yeniden karımın göt deliğine dayayıp, bir hamlede ve sertçe soktu. Başı girmiş, karım çığlık escort bursa atmıştı. Cem yarağını yavaş yavaş ileri doğru ittiriyor, karım ise çığlık çığlığa o kalın yarağı götüne alıyordu. Cem nihayet karımın götüne yarağını dibine kadar sokmuştu. Karım “Ooooohhhhhhh…” diyerek derin bir nefes aldı. Cemde yavaşca gidip gelmeye başladı, ama karımın götü Cemin yarağını sıkı sıkıya sardığı için, ikisi birlikte gidip geliyordu. Karım “Tanrım bu müthiş bir duygu, götüm zonkluyor!” diyordu. Ben boşalmamak için yarağımı sımsıkı tutuyordum, kalbimin atışları dışarıdan duyulur hale gelmişti…

Karım götü içindeki kalınlığa daha fazla direnememiş, kendini salmış olmalıyıldı ki, Cem hızlanmıştı. Artık kalın yarağı rahatlıkla karımın götüne girip çıkıyordu. Karımı saçlarından tutmuş sert sert vuruyordu, kasıkları karımın götüne çarpa çarpa kıpkırmızı olmuştu. Karım kendini zevk deryasına salmış, “Ne olur durma Cem, daha sert sik beni, daha sert sok!” diyordu. Cem çok sert vurmaya başladı, terden sırılsıklam olmuştu. Koltuk başlangıç noktasından iki metre ileriye gitmişti. Cemin heryanı kasılmıştı, boşalmak üzereydi. Yarağını çıkardığı anda karımın götünün inanılmaz derecede açıldığını gördüm. Bu nasıl olabilirdi diye düşünürken, Cemin yarağını gördüm, başı mosmor olmuştu, damarları patlamak üzereydi ve çok kalın görünüyordu. Karım hemen Cemin önüne diz çöktü “Yüzüme fışkırt döllerini!” dedi. Cem inanılmaz bir şekilde karımın yüzüne fışkırarak boşalıyordu…

Karım ağzını olabildiğine açmış, fışkıran döllerinin hepsini ağzına doldurmaya çalışıyordu. Ama Cemin dölleri bitmek bilmiyordu. Karımın ağzı dolmuş, yüzünün heryanını döller kaplamıştı, birçoğunuda yutmuştu. Karım gözlerini kaplayan dölleri sıyırıp bana baktı ve beni yanına çağırdı. Yarağımı kavrayıp ağzına aldı ve bende patlamak üzere olan damarlarımdan akan döllerimi karımın ağzına boşalttım. Karım benim döllerimi de yuttuktan sonra, “Çok zevkliydi kocacığım, çok hoşuma gitti, seni çok seviyorum, canım kocacığım!” diye bana teşekkür ediyordu…

Cemi gönderdikten sonra karım birde benim kendisini sikmemi istedi. Yarağımı tutuğu gibi ağzına götürdü, müthiş yalıyordu. Yarağımın tamamını taşaklarımla beraber ağzına doldurdu. Yarağım hemen kalkmıştı. Karımı sikmek üzere domaltınca gözlerime inanamadım, karımın göt deligi hala açık duruyordu. Cem karımın götünü bir boru gibi açmıştı. Karımın amına sertçe sokup, çok sert sikmeye başladım. Kıskançlıkla ve hırsla sikiyordum karımın amını. Karımı belinden kavrayıp, kalçalarını çürütürcesine vuruyordum kasıklarımı. Fazla dayanamayıp karımın amının derinliklerine döllerimi boşalttım.

Ertesi günü karımla bunu tekrarlama kararı aldık, ama başka bir şehirden ve başka bir kişi, ya da kişiler ile. Çünkü karım ‘beni çok sevdiğini ve benden başka hiçbir kişiyle ikinci kez sikişmeyeceğini’ söyledi. Bu bizim sadakatimiz olacaktı.

Hoşçakalın…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İLK VERİŞİM MUHTEŞEM OLDU

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İLK VERİŞİM MUHTEŞEM OLDU
O yaz iş nedeniyle antalya bölgede 1 aylığın çaşmak için otele yerleştim sağolsun şirketim güzel bir otelden yer ayırtmıştı bana,
akşama doğru otele geldim soyundum banyo yaptım çırılçıplak oadada dolaşırken karşı odanın perdelerini açık olduğunu ve içerideki o iri yarı adamn sikini kaldırmış bana bakıp okşadığını gördüğümde hiç çaktırmadım çok hoşuma gitmişti ve uzun zamandır birine vermek istiyordum
birden tüm vücudumu tuhaf bir heyecan kapladı
bende durumu çaktırmadan odada domalıyor onu azdıracak şeyler yapıyordum bunları yapmak beni okadar azdırdıki birden o azgınlıkla cesaretimi toplayım ona bakarak kapıya kadar yürüdüm ve ona gülümsedim utandığım için hemen geri döndüm içeri
heyecandan kabaran götümü okşuyordum
geri balkona yöneldiğimde adam yoktu ve gerçekten çok utanmıştım
kalbim hızla atıyordu derken kapı çalındı
hemen belime bir havlu sardım kapıyı açtım açmamla kapı gibi adam bornozuyl tam karşımdaydı
ona baktım heyecandan ölecek gibiydim belli belirsiz gülümsedim adama
adam içeri büyük bir adım atark girdi kapıyı kapadı ben karşısında öylece dehşet içinde karşısında dona kalmıştım.
adam bornozunu yere attı ve dudaklarıma öylebir yapıştıki o ilk andaki şaşkınlığımı anlatamam.
bende acemice heycanla karşılık veriyordum beni kucağına aldığı gibi yatağa attı ve üzerime uzanarak sevişmeye başladı
biz acemice sevişirken birden durdu ve sen ilkdefamı biriyle beraber oluyorsun dedi
bende evet daha önce böyle birşey yaşamamıştım dedim
kocman elleriyle yüzümü avcunun içine aldı bana gözlerimi kapamamı ve tamamen ne istiyorsam öyle davrammamı bu sevişmenin yaşayacağım en güzel sevişme olacağını söyledi ve ardından dudaklarıma harika bir öpücük kondurdu
benden cevap beklerken ben içimdeki tüm heyecanı çekinenliği atıp onu dudaklarına öylebir yapıştımki anlatamam adam benden start beklermişcesine üzerime çıktı öyle dediler gibi sevişiyor öpüşüyordukki anlatamam size ilk olarak elimi o muhteşem yarrağına attığımda adam iyice delirecek gibi oldu ben azgınlıktan artık bayılacak gibi olmuştum ve o yarrağı almak istiyordum
sonradan 19 cm olduğunu öğrendiğim aletini yalamaya sakso çekmeye başlamıştım adam kafamı tutup astırıyor boğazıma giren yarraktan boğulacak gibi oluyrodum bir süre böyle devam etti ben artık dayanamaz hale gelirken adam ağzına boşalıcam heberin olsun dedi sesimi çıkarmadım hem elimle hem dilimle hem ağzımla sokso çekerek boşalmasını sağladım o ilk an okadar çok boşaldıki ağzıma isemesemde o karambolde yuttum döllerini bir kısmını tadı hoşuma gitmişti bunu bidaha yapabilirdim
5 dk geçmedi bayodanbenim kremlerimden biriyle geri döndü aleti dimdikti
beni yüzüstü yatırdı kremi götüme sürmeye başladı biryandan beni nasıl sikeceğini beni nasıl inleteceğini anlatıyordu pamağıyla göt deliğime giriyor hem açlıyor hemde beni deliye döndürüyordu parmağını çıkardı yarrağını götünüm üstüne koydu ve göt deliğime vurmaya başladı zevten ölüyordum ve dayanamıyordum
ona hadi sok artık dayanamıyorum dedim o göt deliğime yarrağının başını değdğrğyor ama sokmuyordum ben yüzükoyun yataken üzerime oturduğundn çok kıprdıyamıyordum belimi tutmuş yarrağı göt deliğimin önünde sokar gibi yapıp beni kıvrandırıyordu
hadi artık diye yalvarmaya başladım üzerime uzandı yarrağının başı göt delimime girdi girecek durumda duruyordu götümüü yukarı kaldırıp sokmaya çalıştıkça geri kaçıyordu böyle bir süre yalvarmalarm devam etti sonra bebeğim hazırmısın dedi evet artık sok diyebildim
bir an öyla bir yüklendiki ilk defa yarrak alan götümden içeri yılan gibi yarrağın öyle bir soktuki acıdan bağrmaya başladım çıkar diye o soktuğu gibi kaldı bir süre acadan aylayacaktım neredeyse sanki götüm yırtılmıştı bir süre sonra acı geçtimi dedi evet geçmişti evet dedim ve götümü pompalamaya başladı öyle güzel sikiliyodumki artık hiçbirşey yapamıyordum pelte gibi olmuştum aryık bana nayappıyorsa yapıordu yüzükoyun bir süre sikti beni sonra belimden kavrayıp domalttı gidip geliyordu hızlanan bir tempoda birsüre sonra beni srt üstü yatırdı bacak omuz pozisyonda hem pompalıyor hemde dudaklarımdan deli gibi öpüyordu pompaladı pompaladı birsüre sonra içimde yarrağının kasıldığını hissedebilirdum boşalıyorum dedi hızlandı hızlandı be bomm öyle patladıki içime ben bile hissettim o ateş gibi döllerin içimde aktığını hissediyordum
yarrağını çıkarığ ağzıma verdi en varsa yuttum hepsini
bir iki dakika sırt üstü yattık nefers neferse ama adamın duracağı yoktu
beni tututuğu gibi üzerine oturtu öpüşüp sevişmeye başladık kalkan yarrağını götümde hissetmeye başlamıştım yavaş yavaş yarrağının üztüne oturma arzusu beni deli etmeye başladı elimle tuttum ve göt deliğime sokmaya başladım bu harikaydı çünki üzerine oturduğumda dibine kadar alabiliyordum üzerine zıplamaya başladım zıpladıkça inliyordum oda belini yukarı kaldırarak daha sert girmesini sağlıyordu birkaç dk sonra ter dönemere oturdum üzerine kalçalarımdan kavradı erkeğim beni oturup kalktıkça zavek dalgaları vücudumda yayılıyordu bir süre sonra erkeğim tekrar içime boşaldı öylece üzerinde kaldım kalkmadım bir süre
harikaydı öpüştük koklaştık ve gitmesi gerekiyordu bornozunu giydi yarı görüşüyoruz ona göre hazırlan tertemiz ol dedi ve gitti erkeğim
humur gibiydim ve ala o yarrağı istiyordum
ertesi günü iple çekerek beklemeye başladım
erkeğimle diğer sikişmelerimiz diğer hiakyelerimde yakında onlarıda yazarım
şimdilik hoşçakalın

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben GÜL…Orospu GÜL.

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ben GÜL…Orospu GÜL.

Ben Gül… Orospu Gül…

Aşağıdaki Hikaye alıntıdır.

Kocam Murat’la lisede tanıştık. Tanıştığımız o zaman bile tam bir teşhirci idim. Arkadaş grubumuzdaki diğer kızlarla birlikte okulun en kısa eteğini giyiyordum. Bacak bacak üstüne attığımda eteğim kıçıma kadar açılırdı. Derslerim de çok iyi olduğu için hocalarla aram iyiydi. Sıcak günlerde onlardan izin almama gerek kalmadan derste gömleğimi çıkarırdım bazen.

Esnemek bahanesiyle kollarımı iki yana açarak, ya da gömleğimi çıkartırken daracık tişörtümün sardığı dimdik göğüslerimi erkek hocalara, sınıftaki oğlanlara sergilerdim. Dediklerine göre “gel beni sik” diyen yüzüm, dolgun göğüslerim, eteğimi nasıl biraz daha açıp daha fazlasını gösterebilirim diye uğraştığım bacaklarım, kısacası vücudumun her yanı güzeldi. Ama en güzel yerim kalçalarımdı.

Ben de bal gibi farkındaydım tabi bunun ve erkekleri tahrik etmek için elimden geleni ardıma koymazdım. Teneffüslerde oturarak konuşamazmışım gibi dirseklerimi sıraya koyup, bacaklarımı iki yana açar, kıçımı mümkün olduğu kadar havaya kaldırarak domalırdım. Derslerde de önümde oturan arkadaşıma bir şey söylemek ya da kalem falan istemek bahanesiyle sıraya dayanıp sürekli eğilirdim.

Gelip geçen de ya sürtünür yahut o da bir şey söylemek istiyormuş gibi kollarını sırtıma koyup sınıfın ortasında dakikalarca götüme dayar, ya da gidip gelip pandik atardı. Ben gülümseyerek, ya da bir oyunmuş gibi “yine gafil avladın beni” dercesine parmağımla seni gidi yaramaz anlamında işaret ederdim.

Biliyordum, bütün erkekler “Gül orospusu” diye bahsederdi benden… Sonradan anlattığında öğrendim ki kocam da diğer bütün oğlanlar gibi beni bir kez sikebilmek için her şeyini verecek hale gelmiş. Bütün bir yaz tatilini beni düşünerek otuz bir çekerek geçirdikten sonra, lise 2’nin ilk günü cesaretini toplayıp benim arka sırama oturmuş. Birkaç hafta içinde baya samimi olduk. Ama bana çıkma teklifi yapmaya korktuğu için bu yakınlık bir işe yaramıyormuş. Çünkü artık arkadaş olduğumuz için öyle rahatlıkla seyredemiyormuş beni…

Bir gün edebiyat hocası hastalanıp gelmediği için dersimiz boştu. Her zamanki gibi önümdeki arkadaşımla konuşmak için domalmıştım. Eteğim iyice kısalmıştı. Bir ara başımı arkaya çevirdim. Bir de baktım ki, Murat fermuarını indirip elini içeriye sokmuş, sikin okşaya okşaya, gözlerini bile kırpmadan bir metre önünde havaya dikilmiş olan yusyuvarlak götüme bakıyor.

Benim kendisine baktığımı neden sonra fark etti. Bozuntuya vermemeye çalışarak elini sikinden çekip sıranın üzerine koydu ama ben anlayacağımı anlamıştım. Beş on saniye ona baktıktan sonra önüme dönüp arkadaşımla konuşmaya devam ettim.

Ses bile çıkarmadım bana bakarak sikini okşamasına… Diğerleri de öyle yapıyordu çünkü… Aksine hoşuma gidiyordu erkeklerin bana bakması. Bütün erkeklerin beni tam bir orospu gibi gördüğünü de çok iyi biliyordum. Zaten kocamı da en çok tahrik eden şey bu pervasızlığım, değer yargılarına aldırmazlığımmış.

Ertesi gün dersler boş geçeceği için sadece 5-6 kişi gelmişti. Yine önünde domalmıştım. Ama bu sefer öyle bir kaldırmıştım ki kıçımı, eteğim nerdeyse belime gelmişti. Bir ara ona bakıp gülümsedim, dirseklerimi çekip sonra sıraya resmen yüzüstü yattım. Ara ara çaktırmadan arkama baktığımda, Murat’ın diğerleri görür mü görmez mi diye düşünmeyi siktir edip oturduğu yerde resmen 31 çektiğini gördüm.

Eh, haklıydı çocuk… O gün altıma külot da giymemiştim ve dönüp arada bir ona bakmayı ihmal etmeden kıçımı sallıyor, havaya kaldırıp indiriyordum. Bir süre sonra koştura koştura çıktı. Sanırım üstü başı berbat olmasın diye tuvalete, boşalmaya gidiyordu.

O günden sonra ikimizin de bahsetmediği bir oyuna dönüştü sanki her şey… Normal zamanlarda arkadaş gibi sohbet edip, birbirimizden kalem istiyor ya da ödev soruyorduk. Ama birden içimdeki orospu damarı kabarıp teşhircilik yapmaya karar verdiğim anlarda ikimiz de bir şey yokmuş gibi davranıyorduk.

Bir saatlik öğle teneffüslerinde kantine benden önce gidiyor, sıraya giriyordu. Sonra ben sallana sallana gelince sıraya önünden girmeme izin veriyordu. Siparişimi verirken kantinin küçük penceresinden başımı içeriye uzatıp kıçımı geriye doğru itiyordum ve onun arkamda sertleşmiş sikine bastırıyordum. Kantinciyle şakalaşarak, şuh kahkahalar atarak kıçımı oynatıp kalçama dayanan sikini adeta eziyordum.

Bu her gün böyle oluyordu. Her gün kantinden dondurma almayı da adet edinmiştim. Yemeğimi yedikten sonra herkesin azmış bakışları altında o dondurmayı yemeye başlardım. Koca dondurmayı, ağzımdaki sanki dondurma değil de, seyredenlerden birinin sikiymiş gibi emer, yalar, sömürür bütün erkekleri çıldırtırdım.

Kışın da dondurma yerine evden getirdiğim bir muzla yapardım aynı şeyi… Isırmak yerine dudaklarımın arasından kaydırarak, bir sokup bir çıkartarak resmen emerdim muzu… Ve emdiğim o muzun yerine kendi yaraklarının olduğunu hayal ederdi seyreden bütün abaza oğlanlar…

Kışın yemekten sonra kütüphaneye gidip sıcak ortamda test çözüyorduk. Murat yemeğini bitirip kütüphaneye geldiğinde genelde beni masalardan birine domalmış olarak buluyordu. Anlattığına göre içerdeki arkadaşlardan bazıları onun yanına gidip haber verirlermiş, “bizim orospu yine altına külot giymemiş” diye… Abaza takımı beni seyredebilecekleri uygun bir yer bulup izlemeye koyuluyordu hepsi…

Arada bir yanlarına gidip dersle ilgili bir şeyler sorup yine masaya dönüyor, tekrar aynı pozisyonu alıyordum. Oğlanlar da istisnasız sırayla ik**e bir benim domaldığım masa ile kitap rafının arasından geçer, sürtünürlerdi kalçalarıma… Ne yapayım, azgın orospunun tekiydim işte, bazen,

“Yapmayın çocuklar…” diye kızar gibi yapardım. Bazen de dönüp kim olduğuna bakmakla yetinirdim. Baharda yemekten sonra bahçede bir iki kız arkadaşla birlikte yeşilliklerde oluyorduk. Arkadaşlarım edepli edepli bağdaş kurup otururken ben, onlara doğru yüzüstü yatıyordum. Tabi o durumda eteğim kalçalarımdan yukarı sıyrılırdı. Bütün erkeklerin bana bakmak için ik**e bir o bölgede volta attığını fark eden arkadaşlarım beni uyarınca kapatır, sonra tekrar eteğim toplansın diye elimden geleni yapardım.

Benimle aynı serviste olan arkadaşları anlatırlarmış,

“Serviste bacaklarını iki yana açıp öyle bir oturuyor ki… Kaç sefer servisten eve gelmeden inip umumi bir tuvalet bulup 31 çekmek zorunda kaldım” diyorlarmış.

Bazen üzerimde sadece tişörtüm varken erkekler bizim gruptaki kızları ıslatır su savaşı başlatırlardı. En çok da bana, okulun orospusuna saldırırlardı tabi… Bütün suyu benim üstüme boşaltırlardı. Sırılsıklam olmuş tişörtüm tamamen yapışırdı ve hiçbir zaman sutyen giymediğim için göğüs uçlarım tamamen ortaya çıkardı. Ben de gizlemek için kollarımı bile kenetlemezdim. Bahçede su savaşından sonra sutyen giymediğim ve her yerim ortaya çıktığı için birkaç kez kadın hocalardan azar bile işitmişliğim vardı.

İşte böyle bir teşhirciydim. Ama sadece teşhirci… Öyle her önüme gelene veren, kolay elde edilir bir kaşar da değildim. Bütün lise boyunca sadece iki tane herifle çıkmıştım. Onlardan da ilkine yalnızca götten vermiştim. Lise ikinin başında çıktığım diğer çocuk çok yakışıklı, kurnaz piçin teki olduğu için bir punduna getirip bozmuştu beni… Sonra başka okula gitmiş, beni bozduğuyla kalmıştı.

Elbette bütün bunlar sır kalmıyordu. Çıktığım çocuklar sonradan diğerlerine anlatıyorlardı tabi. Erkeklerin bu konularda ağzında bakla ıslanmıyordu.

Lise ikinin ikinci döneminde bir iddia üzerine cesaretsiz ve umutsuz bir tavırla ezile büzüle bana gelip çıkma teklif etti kocam… Hiç beklemiyordu aslında… Ona bunu çok uzun zamandır beklediğimi, benim de onda gönlüm olduğunu, hoşuma gittiğini söyledim. Şaşırıp sevindi. Yakışıklı çocuktu gerçekten… Bir de benim orospuluklarıma hiç ses çıkarmaması, beni serbest bırakması da cezbediyordu beni…

Çıkmaya başladığımız ilk zamanlarda, daha yeni birlikte olmaya başladığımız için, okuldaki hareketlerime bir iki kem küm edecek oldu, bir bakışım yetti. Ayrılmamdan korkup bir daha ağzını bile açmadı. Kolay değil, okulun en güzel, en seksi ve işveli kızıyla çıkıyordu. Bir anda diğer oğlanlar arasında popüler olmuştu.

Ben yine derslerde, teneffüslerde, kütüphanede herkesin bakışları altında, teşhircilik yapmaya devam ediyordum. Murat artık benimle daha çok zaman geçirmeye, eski arkadaşlarının yanına gitmemeye başlamıştı. Sanırım biraz da kız arkadaşı Gül olarak hala eski orospuluklarıma devam etmem yüzünden utanıyordu biraz, o yüzden iyice uzaklaştı arkadaş grubundan…

Ama zamanla artık alakası kalmayan arkadaşlarının benim etrafımda dolanıp seyretmeleri onun da hoşuna gitmeye başladı. Ben ne kadar teşhir etmekten hoşlanıyorsam, o da erkeklerin beni seyretmelerinden hoşlanıyor, hiç tepki vermiyordu. Gerçi arkadaşlarının ve diğerlerinin korkup çekindiği biriydi. O yüzden kimse çıkıp da “oğlum şu kız arkadaşına çeki düzen ver, her yerini bize gösteriyor” diyemiyor, cesaret edemiyordu.

Kantin oyununu oynamaya devam ediyorduk sözsüz anlaşmamızla… Erkek arkadaşım masaya oturuyor, ben ikimizin yemeğini almak için yemek sırasına, kalabalığın arasına giriyordum. Arkadaşları da arkama geçmek için itişip kakışıyordu. Sonra içlerinden talihli olan biri arkama geçiyor, benim geriye çıkarttığım götüme dayanırken baktığımda Murat’ın da ifadesiz bir yüzle, gözünü kırpmadan beni izlediğini görüyordum.

Artık bana olan ilgisinin, ilişkimizin boyutu da değişmişti. Sanki artık tek amacı arkadaşları bana dayarken ya da beni domalırken seyretmelerini izlemekti. Okulda benden “orospu” diye bahseden birilerini duyduğunda müthiş zevk alıyordu. Henüz ona vermemiştim bile… Sadece çok seyircim olduğu, bana dayadıkları günlerde o da çok tahrik oluyor, ben de o zaman ağzımda rahatlatıyordum sevgilimi… Ama ille de beni sikeyim diye tutturmuyordu. Biliyordum ki beni teşhir ederken seyretmek onun için sikmekten bile daha zevkliydi.

Senenin sonuna doğru bazı arkadaşlar deniz kenarında bir tatil düzenlemişti. Bizim dönemden bir sürü kişi gelecekti. Ben bu tatilden bir hafta önce biraz güneşlenip yanmak için önce bizim yazlığa gitmemizi önerdim. Elbette hemen kabul etti. Yazlığa arabayla gidemeyecektik ama… Çünkü habersiz gidiyorduk. Evin önüne park edersek yazlık komşularımız benim bir erkekle yalnız geldiğimi görüp aileme haber verebilirlerdi.

Otobüsle gitmeye karar verdik. O gün kalçalarımı saran dar ve kısacık beyaz penye bir şort ve belimi açıkta bırakan kısa bir tişört giymiştim. Otobüs tamamen doluydu ayakta gidiyorduk. Biraz sonra otobüs iyice doldu ve en arkaya kadar ilerlemek zorunda kaldık. En arkada cam kenarında ellerimiz önümüzdeki demirlerde tatilimizin ne güzel olacağından bahsediyorduk. Çantalarımızdan birisi tam köşede, diğeri de onun arkasında duruyordu.

Otobüs çok kalabalıktı. Ben bacaklarımı büyük çantamızın iki tarafına yerleştirmiştim. Diğer çanta da araya girdiği için camın önündeki demire uzanabilmek için iyice eğilmek zorunda kalmıştım. Tam ailemin gelecek haftaki tatile izin vermeyebileceklerinden bahsediyordum ki arka kapıdan otobüse kalabalık bir genç grubu bindi. İçlerinden orta boylu ve oldukça yakışıklı olan bir tanesi diğerlerinden biraz kopmuş yanımıza gelmişti.

Arkama dönüp baktım ve çocukla göz göze geldim. Bana bakıyor, tepeden tırnağa süzüyordu. Delici, sikici bakışları vardı. Ürpererek önüme döndüm. Fark etmemiş gibi yapıp Murat’la konuşmaya devam ediyordum. Kalçamda bir temas hissedip tekrar baktığımda çocuk iyice yakınlaşmış, tam arkamda duruyordu. Sonra ani bir frenle sarsıldığımızda çocuk, orta yerde tutunacak yer bulamamış az daha düşüyordu. Otobüs durduğunda çocuk kollarını benim iki yanımdan uzatıp yetişmekte zorlanarak elleriyle demire tutunmaya başladı.

Hey… Hoşuma gitmişti bu hareket… Murat’ın yanında beni kollarıyla sarmıştı sanki… Başımı çevirip gözümün ucuyla beş on saniye kadar ona baktım. Benim şehvetli bakışlarım, göz süzüşüm karşısında çocuk iyice cesaret bulmuş pantolonunu delmek üzere olan sikini benim götüme dayadı. Biliyordum, Murat her şeyin farkındaydı. Bir yandan konuşmaya devam ediyor bir yandan da gözünün kenarıyla olanları izliyordu.

İlk defa ben Murat’ın yanı başındayken oluyordu böyle bir şey… Biraz benden utanmış gibi, daha çok zevk duyar gibi manzaraya bakıyordu. Ben bacaklarımı iki yana açmış, öne eğilmiş ve yuvarlacık sert kalçalarımı herife sunmuştum. Herif kollarını benim beline dolamış gibi demiri tutmuş, ileriye bile uzatmak zorunda kalmadığı sikini kendisine kadar gelen götüme dayamıştı.

Otobüs hızlandıkça sanki sarsıntıdanmış gibi sallanıyor, herifin sikinin üzerinde kıçımla daireler çiziyordum. Arada bir başımı çevirip herife bakmayı da ihmal etmiyordum. Offf… Öyle zevk alıyordum ki… Çocuğun sertleşmiş organı iki kalçamın arasına sürtünüyor, beni zevkten öldürüyordu. Birden Murat’a doğru eğilip kalabalığın içinde dudaklarını öpmeye başladım. Bu aslında biraz daha eğilebilmek, arkamdakinin sikini daha iyi hissedebilmek, götümü herife daha iyi sunabilmek için bir numaradan başka bir şey değildi.

Murat’ın dudaklarını öpe öpe, arkamdaki sikini götüme bastıra bastıra bir hayli zaman geçti. Dur, kalk, sallan, hırpalan, sürtün derken sonunda arkamdaki ve kafilesi inmeye davrandı. İndiklerinde arkama dayanan çoktan beni anlatmaya başlamıştı bile arkadaşlarına… Hepsi birden başlarını çevirip, ilerleyen otobüsün arkasından bana baktılar. Ben de gülerek el salladım onlara… Tabi Murat da bana bakıyordu o erkeklere el sallarken… Onun önündeki kabarıklığı tutup sıktım,

“Aşkım, merak etme, ilk fırsatta senin de gönlünü alırım. İyilikler karşılıksız kalmaz.” dedim gülerek…

Murat da yazlığa varana kadar çocuğun yarım bıraktığı işi tamamlamak istercesine elini götümden ayırmadı. Gidene kadar okşadı her fırsatta, önden, yandan, arkadan dayanıp durdu kalkık sikiyle…

Yazlığa akşam karanlığında vardık. Akşam yemek yiyip bir iki kadeh içtikten sonra ben büyük yatak odasında yattım, Murat’ı da salonda kanepede yatırdım. Beni sikmek için deli olmasına rağmen ben yüz vermedim fazla… Bir iki öpüşmeden sonra yatağına gönderdim, uslu uslu uyuduk. Onu bırakırım diye ödü patlıyordu koca oğlanın, ne dersem onu yapıyordu.

Ertesi gün deniz kenarına indik. Hava çok sıcak olduğu için plaj tamamen doluydu. Tenha bir yer bulabilmek için kumsalın sonuna kadar epey yürüdük. Şezlonglar şemsiyeler arkamızda kaldı, kayaların denize indiği ve kimsenin tercih etmediği en uçta hasırları serdik. Hemen üzerimdeki şortu ve tişörtümü çıkardım. Her zamanki gibi içime hiçbir şey giymemiştim. Benim çırılçıplak görüntüme hayranlıkla bakan Murat’a da aynı şeyi yapmasını, çıplak denize girmenin daha güzel olduğunu söyledim.

Tedirgin gözlerle etrafına bakan Murat, gözden ırak olduğumuza ikna olunca sonunda soyunmaya razı oldu. Denize girip şakalaşmaya başladık. Etraftan arada bir birkaç kişi geçiyordu ama çıplak olduğumuzu fark etmiyorlardı herhalde… Denizin içinde oynarken birden dudaklarıma yapıştı. Ben de bacaklarımı beline dolayınca zaten dimdik olan siki amıma sürtünmeye başladı. Dudaklarımdan dudaklarını çekip

“Seni sikmek istiyorum Gül…” dedi. “Şimdi… Hemen… Dayanacak halim kalmadı.”

“Sabret biraz… Bu kadar hızlı olmamalı…” dedim.

“Senin gibi bir orospunun böyle bir şeyi söylemesi çok ilginç… Bana acımıyorsan şu zavallı, kalkmış sikime acı… Herkese gösterip durduğun amcığına girmek için deli oluyor…” dedi çaresizce… Ve sikinin ne kadar deli olduğunu gösterdi suyun içinde amıma sürterek…

“Aşkım…” diyerek boynuna sarıldım. “Sadece hepimiz gülüp eğlenelim diye oyunlar oynayan teşhirciyim ben, senden sonra kimseye siktirmedim kendimi… Orospu sayılmam yani… Sabret biraz, bekle beni…” diyerek dudaklarına yumuldum.

Çıplak bedenlerimiz birbirine sarılmış, denizin içinde yiyişip duruyorduk. Aslında ben de sikilmeyi çok istiyordum ama… Onun yerine kendimi arkaya, suya attım, kumsala çıktım. Murat da somurtarak arkamdan geldi, kumlara serdiğimiz hasırlara uzandık. O hemen şortunu giydi, bana giyinmem için bir şey söylemedi. Ben öylece, çırılçıplak uzanmıştım hasıra… Az önce denizin içinde oynaşmaktan amım, meme uçlarım kabarmış vaziyetteydi.

Güneş yakmaya başlamıştı. Yüzüstü yatıp sırtımı yağlamasını istedim. Bütün vücudumu yağlamaya başladı. Yağlı ellerini vücudumda kaygan kaygan gezdirdikçe zevk alıyor, sesli sesli inliyordum. Bundan cesaret alıp arkamdan bacaklarımın arasına girdi, amımı da yağlamaya başladı. Bundan çok zevk alıyordum, öldürüyordu beni… Hırıltılarla inlemeye başladım.

Murat parmaklarını amımın dudaklarında gezdirdikçe daha çok inliyordum. Sonunda sarsılarak boşaldım. Elleri sırılsıklam olmuştu. Sikse bu kadar zevk almaz, bu kadar bağırmazdım herhalde… Biraz sonra yanıma uzandı o da… Elimi tutup sikine götürdüğünde şortunu sıyırıp çıplak uzandığını gördüm. Doğrulup ben de onu yağlamaya başladım. Özellikle sikini… Fazla sürmedi, spermlerini havaya fışkırtmaya başladı. Öylesine dolmuştu çocuk…

O gün güzelce güneşlendik, denize girdik. Akşama doğru geriye döndük. Pazartesi, okul, ders derken hafta sonu geldiğinde herkes tatil hazırlıklarını bitirmişti. Ben evden kesinlikle izin alamayacağımı bildiğim için bir plan yapmıştım. Cuma günü eve gidip tatilimizi riske atmamak için okul formasıyla gidecektim ve ablama telefon edip bir hafta boyunca onda kalıyormuş gibi yapmasını isteyecektim. Plan yürüdü ve ablam kabul etti.

Bir otelde kalıyorduk bütün okul. Öğretmenler yoktu ama okulda gibiydik. İlk gün, yerleştikten sonra kent merkezine gidip bir şeyler almaya karar verdik. Tam dışarı çıktık ve bir taksi arıyorduk ki dört arkadaşımız bindikleri arabayla gelip bizi de götürebileceklerini söylediler. Hemen atladık arabaya… Ama biz de olunca 6 kişi olmuştuk.

Arkadaki arabalar korna çalmaya başlayınca aceleden Murat kenara oturunca ben de hızla kendimi arabanın arkasına atıverdim. Murat’ın kucağından fazla ortada oturan Serkan’ın kucağına yerleşmiş oldum. Yola çıktık.

Üzerimde kısa okul eteği ve kısa bir tişört vardı. Sutyenim olmadığını zaten her gören fark edebiliyordu. Hiçbir zaman giymeyi sevmediği için külotsuz olduğumu sanırım hepsi biliyordu. Müziği sonuna kadar açmışlardı. Ben de yerimde duramıyor, müziğe eşlik ederek dans ediyor, Serkan’ın kucağında hopluyordum.

Bir ara müzikle ilgili bir şey söylemek için dönüp Serkan’ın yüzüne baktım. Bir yandan büyük zevk alıyora benziyor, bir yandan da ik**e bir Murat’a bakıp tepkisini anlamaya çalışıyordu. Arada bir şoför koltuğundaki Ahmet’e bir şey söylemek için öne çıkıyor, herkesin amımı görmesini sağlıyordum.

Sanırım herkesin dikkati bende toplanmıştı, arabadaki erkeklerin ilgi odağıydım. Hatta Ahmet bile aynadan arkaya bakmaktan doğru dürüst önüne bakmıyordu. Hoşuma gidiyordu durum… Kahkahalar atarak eğlenmeye devam ediyordum. Oğlanların önlerindeki kabarıklık görülmeye değerdi, hepsinin siki pantolonları delmek üzereydi. Onları böyle gördükçe daha çok zevk alıyor, bayılıyordum.

Oynayıp kalktıkça eteğim iyice yayılmıştı. Serkan Murat’ın yüzüne bakmaktan vazgeçmişti artık…. Ne benden bir tepki vardı altımdaki kabarıklık için, ne de erkek arkadaşım olarak Murat’tan… Elini eteğimin altına sokmuştu. Ateş gibi yanıyordu çıplak kalçalarımı okşayan parmakları… Ben yine arada bir Serkan’a ya da diğerlerine dönerek bir şeyler söylüyor, sonra kıçımı çalkalamaya devam ediyordum.

Çocuklar da zevkten dört köşe vaziyettelerdi, ağızlarının suyu akıyordu hepsinin… Gerçekten tam bir orospu gibi davranıyordum aralarında… Çarşıya geldiğimizde hepimiz indik. Serkan tuvalet aramaya gitti koşar adımlarla… Sanırım otuzbir çekmeye gidiyordu zavallı… Dönüşte de arkaya geçen Ahmet’in kucağına oturdum. Bütün dönüş yolu boyunca Ahmet’in sikinin üzerinde zıplayarak gittim.

Murat’la aynı odada kalıyorduk doğal olarak… Odamıza çekildiğimizde birbirimize baktık. İkimiz de azmış vaziyetteydik. Ben iki değişik erkeğin sikinin üstünde oturmaktan, o da yanı başında sevgilisinin ellenip koklanmasından… Neden sonra elimi tuttu Murat, gözleri gözlerimdeydi,

“Bugün çocukları çok fena azdırdın aşkım” dedi.

“Ya, evet, öyle oldu aşkım. Ama ne yapayım, şartlar öyle gelişti. Arabaya sığmayınca hepimiz…” Sustum, sonra hınzır bir gülümsemeyle sevgilimin yüzüne bakıp itiraf ettim “Herif dönüşte bir ara şortunun önünü açıp çıplak sikini dayadı kalçalarıma… Nerdeyse, siz olmasanız arabanın içinde sikecekti beni… Fark etmedin mi, iki kere boşaldım ben…”

Murat’ın yüzü kıpkırmızı oldu bunu söyleyince… Utanmıştı sanırım. Fakat yüzündeki kandan fazlası apış arasına hücum etmiş olmalıydı. Şortunun önü çadır gibi olmuş, siki kalkmıştı ben arkadaşlarının beni sikeceklerini anlatınca… Elimi uzatıp şortunun içinden sikini tuttum. Taş gibi olmuştu. Önünde diz çöküp sikini ağzıma aldım. Her yerini yalamaya başladım. Bunu yaparken gözlerimi gözlerinden ayırmıyor, sürekli emiyor, yalıyor, diliyordum. Dayanamayıp ağzıma boşaldı. Her damlayı yuttum. Kalktık, sarılıp uyuduk.

Ertesi gün öğleye doğru plaja indiğimizde, bütün okul ordaydı. Daha tenha olan bir yer bulmak için iyice uzaklaştık. Bir süre güneşlendikten sonra bir gün önce yolculuk yaptığımız arkadaşlar geldi yanımıza… Davet ettik, onlar da yanımıza uzandılar. Murat’tan yine beni yağlamasını istedim. Canına minnet tabi, hemen vücuduma yağı sürmeye başladı. Diğerleri etrafımızda mevzilenmişler, gözleri sürekli benim yağlanan bedenimdeydi. Bakışları üzerimde hissedince iyice gevşedim.

“Aşkım, bikinin fiyongunu çözsene, hiç olmazsa üstü yağ olmasın, beyaz iz kalmasın.” dedim Murat’a…

Sevgilim de çaresiz bağları çözdü, diğerlerinin bakışları altında çıplak sırtımı, yanlardan göğüslerimi yağladı. Bir zaman öyle yattım. Sürekli bikini altının kenarlarını düzeltiyor, iyice çekiştiriyordum. Bikinin ağı araya girmiş, kıçımın yanakları ortaya çıkmıştı. Hele sırtüstü döndüğümde dipleri düşecekti nerdeyse… Fiyongu çözülen bikini üstü altımda kalmıştı şimdi… Beyaz çıplak iri memelerim havaya dikilmiş, dimdik uçlarıyla ortadaydı. Bikininin altı zaten çekiştire çekiştire string gibi olmuş, amımın dudaklarının arasında kaybolmuş görünüyordu.

“Haydi çocuklar…” diyerek bir kahkaha attım. Gülünmeyecek gibi değildi. Murat da dahil olmak üzere dört erkek de iri iri açılmış gözlerini memelerime, arasına bikini kaçmış yumruk gibi kabarık am dudaklarıma dikmişler, her an üstüme atlayıp ısıracak gibi bakıyorlardı. “Ne bakıyorsunuz öyle? Şu ilerdeki üstsüz turistlerden ne farkım var benim?”

Az ötede orta yaşlı turistler de üstlerini çıkarıp uzanmışlar, bakışlara aldırmadan güneşleniyorlardı. Orta yaşta, biraz yayvan memeleri güneşin altında parlıyordu. Serkan dayanamadı, beni taklit ederek cevap verdi,

“Hadi Güül… Sen kendini onlarla mı karşılaştırıyorsun? Senin yanında onların lafı mı olur kızım, sen ilah gibisin bizim için… Öyle değil mi Murat?” dedi. Murat da gözlerini ayırmıyordu benden,

“Öyle tabi… Benim sevgilim bir tane…” dedi. Kıkırdadım. Hoşuma gidiyordu onların hayranlıkları, egomu okşuyordu. Zaten bütün teşhirlerim, kendimi sergilemelerim, minik fingirdemelerim hep bunun için değil miydi? Erkekleri kendime hayran bırakmak, onları tahrik etmek…

Güneş iyice yakmaya başlayınca kalkıp kendimi denize attım. Biraz sonra oğlanlar da peşimden geldiler. Denizin içinde eğlenmeye, oynamaya başladık. Kahkahalar atıyor, şen şakrak birbirimize şakalar yapıyorduk.

Diğer erkekler ne benden, ne Murat’tan ses çıkmayınca iyice abartmışlardı. Arada memelerimi elliyorlar, tutup suya atıyorlar, alttan dalıp kıçımı avuçluyorlardı. Hepimiz neşe içindeydik. Suyun içinde hopladıkça memelerim de zıplayıp duruyor, erkeklerin aç bakışlarını üzerimde topluyorlardı.

Akşama kadar plajda eğlendik, oynadık, güzel vakit geçirdik. Akşama doğru toparlandık, otele doğru yürümeye başladık.

“Akşam bilardo oynayalım” diye bir fikir attı Serkan.

“Ben oynayamam, siz gidin çocuklar…” dedim. Emre,

“Biz öğretiriz sana Gül, hadi mızıkçılık yapma…” dedi ama istemedim. Yemekten sonra onlar bilardo oynamaya gittiler. Ben odaya çıkıp kendime bakım yaptım. Sonra baktım yalnız, etrafımda hayranlarım yokken vakit geçmiyor, bir güzel giyinip yanlarına gittim. Mini okul eteği altımda, göbeğimi açıkta bırakan kısacık bir tişört üzerimde içeriye girdiğimde hepsi bana baktılar. Bir şey tartışıyorlardı sanırım, sözleri yarıda kesilmiş gibiydi. Emre,

“İyi insan da lafın üzerine gelirmiş” dedi.

“Benim dedikodumu mu yapıyordunuz yoksa? dedim gülerek… Emre Murat’a baktı önce, sonra bana,

“Evet, sevgilin senin çok iyi oral seks yaptığını söylüyordu” diye devam etti. Murat’ın yüzü kıpkırmızı olmuştu. Kem küm yaptı,

“Ya, benim sana bir şey yapamadığımı iddia ettiler, ben de…”

Devam etmedi ama, sanırım onlara anlattığı için kızacağımı düşünüyordu. Ah, tipik erkek egosu işte… Birbirlerine pipilerini göstererek yarış yapan, yatağa attıkları, siktikleri karıları kızları anlatarak böbürlenen mağara adamları… Bense normal bir şeyden bahsediliyormuş gibi yanağından öptüm sevgilimi,

“Aman Murat, azdırmasana çocukları…” diyerek bir kahkaha attım.

Gülüşmelerden sonra Murat’ın elindeki ıstakayı alıp bana verdiler, onu da kenara oturttular. Serkan ile ben aynı takımdaydık. Bütün atışları bana yaptırıyordu. Diğer takımdaki Ahmet ve Emre ise topu sürekli masanın ortasında ya da uzak taraflarında bırakıyorlar, benim uzanmamın zor olduğu yerlerden atış yapmam için özellikle hareket ediyorlardı. Aptallar, benim domalmamı görmek için bu kadar uğraşmalarına gerek yoktu ki…

Ben daha acemi bilardocu olarak ıstakayı bile doğru dürüst tutmayı bilmediğimden her seferinde Serkan arkama geçiyor, bana atış yapmayı gösteriyordu. Ben de kasıklarımı masaya dayıyor, götümü mümkün olduğu kadar havaya kaldırıyordum. Serkan da nerdeyse şortunu delmek üzere olan sertleşmiş sikini arkamdan dayıyor, kollarını iki yanımdan uzatıp ellerimi tutuyordu.

Sanki oyun oynamıyor da, dogy pozisyonunda seks yapıyorduk. Bütün sinir uçlarım arkamdaki sertliğe kilitlenmişti. Gülüyordum, eğleniyordum ama acayip de tahrik oluyordum. Ben biraz ıstaka tutmayı öğrenince Serkan,

“Hadi bakalım bu sefer sen kendin yap…” diyerek eteğimin altından kalçalarıma bir şaplak atıyor, sonra da geri çekilip bana nasıl durmam gerektiğini söylüyordu.

Oyun ilerledikçe Serkan’ın talimatlarıyla oyunu her zaman oynayan biri gibi bir bacağımı masanın üzerine atmaya, arkasından atış yapmaya başladım. Kahkahalar atarak, alkışlar arasında, her fırsatta ik**e bir götümü elleyerek, parmaklayarak bilardo oynuyorduk. Serkan

“Evet Gül, oluyor. Şimdi kıçını biraz daha havaya kaldır. Masaya uzan. Tamam, şimdi vur” diyerek sürekli beni yönlendiriyordu.

Ben de o ne diyorsa, bütün talimatları harfiyen yerine getirerek bütün her tarafımı gösteriyordum. Bunu tamamlamak istercesine Recep gidip hepimize dondurma almış gelmişti. Emre dondurmamı alıp bana verirken

“Sevgilinin çok övdüğü oralı bir görelim dedik…” deyince yine kahkahayla gülerek karşılık verdim.

Artık terbiye sınırını iyice aşmışlardı doğrusu ama öyle hoşuma gidiyordu ki aralarında olmak, beğenilmek, istenmek… Sıra bana gelince Recep’e bırakmıştım dondurmayı… Atışımı yapınca gidip elinden almak yerine, elini tutup dondurmayı öyle yalıyordum. Bu görüntü de onlar için muhteşem bir gösteri oluyordu.

Dondurmanın ucunun etrafında dilimi dolandırıyor, sonra boğazıma kadar sokuyor, gülümseyerek sımsıkı dudaklarımın arasından tekrar dışarı çekip tekrar yalıyordum. Biraz sonra Recep,

“Tutup durma şu dondurmayı, ellerin yapış yapış olur, oynayamazsın” diyerek dondurmayı ellettirmemeye, kendi elleriyle ağzıma sokup çıkarmaya başladı. Sıra geldiğinde gidip domalıyor, atışımı yapıyor, gelip Recep’in elindeki dondurmaya dokunmadan oral yapıyordum.

Recep işi abartıp elini kaçırıyor, ben de yarağa susamış azgın bir orospu gibi tamamen açtığım ağzımla dondurmayı yalayabilmek için saldırıyordum. Recep elini indirebildiği kadar aşağı indirip dondurmayı pantolonunun önüne dayıyordu. Ben de önünde eğilip sikinin hizasındaki dondurmayı ağzıma alıyordum.

Bütün bunlar şakalaşmalar, kahkahalar arasında olduğu için Recep de cesaret bularak dondurmayı birden benim ağzıma bastırıyor, benim ağzım, yüzüm, döl içinde kalmış gibi bembeyaz dondurma oluyordu. Ben de dilimi olabildiğince çıkarıp ağzımın etrafındaki dondurma bulaşıklarını yalıyordum.

Yarım saat içinde masanın çevresine o kadar çok yaşıtımız seyirci doluşmuştu ki adeta hayatımın teşhir sahnesini gerçekleştiriyordum. İyice işi öğrenmiş, nerdeyse onlar kadar güzel atış yapmaya başlamıştım. Bu güzel atışlardan sonra sadece bizimkiler değil, ne taraftan geçersem o taraftaki seyirciler aferin bravo diyerek popoma şaplak atıyorlar, bazıları mıncıklıyorlardı.

Atış için her masaya domaldığımda, her bacağımın birini masanın üstüne kaldırıp atış yaptığımda eteğim tamamen açılıyor, külotsuz amım ve sımsıkı götüm tamamen ortaya çıkıyordu. İk**e bir arkadan atış yapmam gerekiyor, bu kez iyice geriye kaykılıyordum. Bu sefer de, zaten kısacık olan tişörtümün altından dimdik göğüs uçlarım dışarı taşıyor, bu kez eteğimin altından amımı görebilmek için herkes yamuluyordu.

Arada seyirciler işi iyice azıtmaya başlamışlardı. Artık oyun bizim grubun oyunu olmaktan çıkmış, etraftaki masalarda oynayanlar oyunu bırakmışlar, bizi, daha doğrusu beni izliyorlardı. Ufaktan ufaktan başlayan laf atmalar iyice edepsizleşmeye başlamıştı. Bir ara tuvalete gidip geri gelen sevgilim Murat o lafları duydu.

“Off… O duruşa vuruş kaç kuruş yavrum”, “Gel biraz da bize domal”, “Gel benimkini yala”, “Bence dondurmayı yalamayı bırak, benimkini yala” diye laf atmaya başlamışlardı. Murat bütün bunlardan hoşlanmasına, benim de fazlasıyla eğlenmeme rağmen işlerin çığırından çıkmaya başladığını görünce kolumdan tuttu,

“Gel Gül, hadi gidelim artık” dedi. Çıkarken etrafımızdaki seyirci kalabalığını yararak yanından geçtiğimiz herkes okul eteğimin altına elini sokup okşamayı çimdiklemeyi ihmal etmedi. Hep birlikte oradan çıkıp odalarımıza gittik.

Bütün hafta boyunca bir kız dört oğlan, beş kişi bir arada takıldık. Hatta bazı geceler birbirimizin odalarında oyunlar oynadık. Bir gece yine monopoly oynayıp, bir sürü bira tükettik. Oyun oynarken sıcaktan bunaldığım için tişörtümü çıkarmış çıplak oturuyordum. Altımda yanımdaki tek giysi olan kareli mini okul eteği vardı. Oyundan sonra hepimiz halının üzerine yayılmıştık. Sohbet ederken gözlerimi kapattım, bir ara içim geçti.

Bizimkiler sohbete devam ediyorlardı. Ben kıçımı dışarı doğru çıkartıp yan yatmıştım. Başımın altına bir yastık yerleştirirlerken uyandım ama gözlerimi açmadım. Eminim hepsi benim mini eteğimden görünen şeylere ve halının üzerine yayılmış göğüslerime bakıyordu. Sırayla herkes uyuya kaldı. Ama hepsinin olmasa da bazılarının uyuyor numarası yaptığını fark etmiştim.

Nitekim Serkan’la Emre yavaşça kalktılar beş on dakika sonra, gidip Murat’ın uyuyup uyumadığını kontrol ettiler. Uyuduğunu anlayınca benim yanıma geldiler. Serkan beni yavaşça itip yüzüstü yatırdı. Dönüp bana bir baktıktan sonra eteğimi belime kadar sıyırdı.

“Hassiktir, orospunun mayo giyeceği tutmuş” dedi. İki eliyle bikinimin altını çıkarmaya başladı. Yavaşça aşağı doğru çekerken bir yandan da Murat’a bakıyordu. Emre’nin

“Yavaş ol uyanacak” dediğini duydum.

“Bu orospu uyuyor numarası yapmıyorsa ne olayım. ” dedi diğeri. Serkan bikinimi çıkarıp kenara koyduktan sonra kalçalarımı okşamaya başladı.

“Oğlum ben bu götü sabah akşam sikerim, hem de öyle bi sikerim kiiii off yani. ” dedi okşarken… Emre de

“Bu herif hala sikememiş” diyerek güldü, Murat’ı kastediyordu.

Serkan belimden tutup hafifçe kaldırdı, Emre de karnımın altına bir yastık koydu. Amımı götümü rahat görebiliyorlardı şimdi. Serkan amımı yalamaya başladı. Heyecandan, zevkten ölmek üzereydim. Ama bozuntuya vermedim. Bayılıyordum bu manyakların yaptıklarına… Sonra yavaşça yukarı çıkıp götümün deliğine dilini sokup çıkarmaya başladı.

Bu arada Emre de bacaklarımı öpüp yalıyordu. Serkan tekrar amımı yalarken hafif hafif işaret parmağını minik deliğime sokup çıkarmaya başladı.

“Çekil biraz olum, ben de yalayayım şu amı götü…” diyordu Emre ama öteki izin vermiyordu. Biraz sonra Emre,

“N’apıyosun olum? Manyak mısın? İkimizi de öldürteceksin” derken kalçalarıma sımsıcak, sert bir şey değdi. O anda anladım ki Serkan şortunu indirip sikini dışarıya çıkarmıştı. İkisi de bir an durdular. Emre sevgilimin yanına gidip kontrol etti. Uyuduğunu görünce konuşmadan işlerine devam ettiler.

Serkan arkamda sikini kalçalarıma sürtmeye başladı. Bundan cesaret almış olacak ki Emre de diğer tarafa geçti. Serkan amımı sikiyle bir aşağı bir yukarı badanalarken, Emre yarağını benim yüzüme sürüyordu. Sonra serkan iyice hızlandı. Artık korkusuzca koca sikini amcığıma ve götüme sürtüp duruyordu. Emre de

“Aç ağzını bebeğim, aç ağzını…” diyordu. Ben hala uyuyormuş numarası yapmaya devam tabi… Ürküp yarıda kesmelerini istemiyordum. Fakat aldığım zevke de engel olamıyordum bir türlü… Uykumda inleyip sayıklar gibi yaptım, bir an durdular. Sonra ben,

“Aah. Devam et sevgilim. Ahh…” diye tekrar inleyince uykumda onları Murat sandığıma karar verip iyice azdılar. Emre,

“Evet sevgilim, devam edelim, al şunu ağzına…” diye gülerek sikini dudaklarıma sürüyordu. Ben inlemeyi abarttığım için ağzım açılmıştı ve Emre sikinin başını ağzıma sokmuştu. Biraz daha sokarsa uyanırım diye sadece başını sokup çıkarıyordu.

Ah, öyle güzeldi ki her şey… Yattığım yerde gözümü açıp Murat’ın olduğu tarafa baktım. O da uyumuyordu, bizi izliyordu. Yattığı yerden, kolunun altından bana baktığını gördüm. Tekrar gözünü kapadığında uyuyor numarası yaptığını anladım. Bu beni daha da azdırdı, artık kendimi durduramıyordum. Ben ne kadar azgın bir orospuysam, sevgilim de en az benim kadar sapıktı.

Ben zevkle inlerken, Serkan da sikini sürtüp duruyor, o da inliyordu. Bizim inlemelerimiz Emre’yi iyice azdırmıştı,

“Hadi sıra bende” deyip duruyordu. Sonra Serkan yavaşça beni sırt üstü çevirdi. Gözlerimin hala kapalı olduğunu görüp sikini ıslak amıma sürtmeye başladı. Emre de uyanıp uyanmayacağımı umursamadan bacaklarını açıp göbeğime oturdu ve sikini bu sefer göğüslerime sürmeye başladı.

Serkan sikini amımın dudakları üstünde kaydırırken, Emre de yarağını iki eliyle tuttuğu göğüslerimin arasına sokmuş gidip geliyordu. Ben artık öyle bir inlemeye başlamıştım ki, çocuklar daha da çok tahrik olup hızlanmışlardı. Artık üçümüz de inlemeye başlamıştık. İkisinin de siklerinden şılap şılap sesler geliyordu. Serkan iki parmağını sikinin altından amıma sokup

“Numara yapıyorsun orospu. Sırılsıklam olmuşsun. ” diyerek Emre’yi üzerimden itti ve tekrar ters çevirdi beni… Tekrar kalçalarımın arasında gidip gelmeye başladı. Kendimi tutamıyor, sürekli inliyordum. Sürekli bir orgazm hali yaşıyordum. Sularım akıyordu sel gibi… Sonunda Serkan inleyerek götüme fışkırmaya başladı. Sıcak damlaları tenimde hissetmek delirtti beni…

Emre yandan sikinin başını ağzımın içine sokup çıkarırken Serkan sikinin başını götüme sürtüp temizledi. Sonra da bikinimi alıp götümdeki dölleri sildi. Emre’nin itirazlarına aldırmadan bikiniyi bacaklarımdan geçirip giydirdi. O sırada ben de uyandım.

Çok uykum varmış gibi doğrulup gerindim. Tişörtümü üstüme geçirdim. Hiçbir şeyden haberim yokmuş gibi davranarak güya o anda uyumakta olan, aslında bütün yapılanları seyreden sevgilimi de uyandırdım, kalkıp odamıza gittik. Yatıp gerçekten uyuduk.

Ertesi gün plaja değil, yakındaki tenha koylardan birine gittik. Etrafta kimseler yok, yoldan uzak, denizi, kumu harika bir yer… Gider gitmez ben yine üstümdekileri fora ettim, her zamanki gibi üstsüz güneşlenmeye başladım. Serkan telefon etti biraz sonra, yerimizi sordu. Plajda bizi görememişler. Murat yerimizi tarif etti.

Diğerleri de gelince hep beraber denize girdik. Yine şakalaşmalar ellemeler aynı şekilde sürüyordu. Biraz sonra Murat yoruldum diyerek bizi yalnız bırakıp dışardan izlemek için denizden çıktı. Yerine gitti ve oturdu. Sevgilim yanımızda olmayınca bizimkiler iyice azıttılar, her yerimi ellemeye, beni azdırmaya başladılar.

Bir ara şeytanlığım tuttu, dip dalarken Emre’nin altından mayosunu çıkarıverdim. Zaten o da pek hevesliydi ya mayosunu çıkarmama, sikini görmeme… Elimdeki mayoyu tutup havada sallıyordum. Kenarda oturan Murat dahil, herkes kahkahalarla gülüyordu. Emre de kahkahalar atarak elimdeki mayosunu almaya çalışıyor, beni sıkıştırıyordu.

Emre kalkmış sikiyle bana çift dalmaya, iyice hırpalamaya başlayınca kurtulabilmek için elimdeki mayoyu uzağa fırlatıp attım. . Emre de mayosunun arkasından gitmek yerine ceza olarak beni yakalayıp dibe çekmeye falan başladı. Biraz sonra suyun yüzeyine çıktığımda bu sefer Emre elinde bir şey sallıyordu. Benim bikinim…

Üstüne atılıp almaya çalışınca bir diğerine attı. Hepsi bir arada beni çembere almaya başladılar. Bikini altımı birbirlerine atıp beni ortalarında çırılçıplak oynatıyorlardı. Ben de kendimi iyice oyuna kaptırmıştım. Kahkahalarla ik**e bir birilerinin üstüne atlıyordum. Bikinimi geri alamayacağımı anlayınca suya daldım.

Çıktığımda bu sefer elimde başka bir mayo vardı. Serkan’ın mayosu… Geriye kalan diğer ikisi de beni uğraştırmadan, kendileri çıkarıp attılar mayolarını… Murat uzandığı yerdeydi hala… Gözlerini hiç ayırmadan bizi izliyordu. Çıplak arkadaşları çırılçıplak sevgilisini aralarına almıştı. Sürekli bana sarılıyorlar, şaka yapmak bahanesiyle her tarafımı elliyorlardı. Biliyordum ki, bana değen diğerlerinin siki gibi sevgilimin siki de yattığı yerde patlamak üzereydi.

Sonunda yorulunca hepimiz mayolarımızı sudan toplayıp kahkahalar atarak kumlara doğru yürümeye başladık. Kimse elindeki mayoyu giymedi. O ıssız koyu bir anda çıplaklar kampına çevirmiştik. Murat sırtüstü yatıp kolunu başının üzerine koymuş, uyukluyordu. Gidip yanına uzandım çırılçıplak… Diğerleri de adem baba kılığında siklerini sallandırarak gelip yanımıza oturdular.

Ben bu kadar erkeğin arasında tek kızdım, beğeniliyordum, isteniyordum, mutluydum. Bacaklarımı iki yana açıp amımı tamamen ortada bırakmıştım. Hepsi de gözlerini aynı yere dikmişti. Hepsinin sikleri kazık gibi olmuştu. Hep birlikte şakalaşıp gülüşüyorduk. Eh, bu kadar çıplaklığın içinde konuştuğumuz konular da doğal olarak seks olmaya başlamıştı.

“Hadi herkes fantezilerini anlatsın” dedi Emre… Kimse itiraz etmedi ama hiçbiri de ilk anlatan olmak istemiyordu. Sonunda beni ikna ettiler ve ben de anlatmaya başladım,

“Benim aslında tek önemli fantezim var. Mastürbasyon yaparken hep bunu düşünürüm. Üç zenciyle aynı anda birlikte olmak…”

“Beyazların suyu mu çıktı kız?” dedi Serkan elindeki taş gibi olmuş sikini okşayarak… Ben de hınzırca güldüm,

“Neden olduğunu anla işte…” dedim.

“Büyük yarakları olduğu için mi?”

“Evet. Üç zenci her tarafımı doldururken hayal ediyorum hep kendimi…” Daha fazla anlatmadım. Herkes gözünde canlandırmıştı bir an o sahneyi… Hepsinin gözleri parlamıştı. Ben bitirince Serkan fantezisini anlatmaya başladı.

“Biz otuzbir çekerken hep seni düşünüyoruz Gül…”

“Beni mi düşünüyorsunuz?” diyerek kahkaha attım. Sanki herkesi delirttiğimin farkında değilmişim, masummuşum gibi… Üstüme atlayıp sikecekmiş gibi baktı çıplaklığıma, devam etti,

“Tam beş senedir hayalimde senin götünü sikerken fışkırıyorum Gül… Ağzına, göğüslerine, göbeğine, güzelim amcığına, her tarafına fışkırıyorum.”

Serkan bunları bana ilanı aşk eder gibi söylemişti. İliklerim eridi adeta söylediklerini duyunca… Benim kızmaktan çok mest olduğumu gören Serkan eliyle kazık gibi olmuş sikini sallayarak,

“Büyük yaraklar da sadece zencilerde olmaz yavrum… Görüyorsun…” diyerek güldü. İçim kaynıyordu. Etrafımı saran erkekler de ondan farksızdı. Beni sikmek için can atıyordu hepsi de… Yutkundum, elimdeki güneş yağını Serkan’a uzatırken,

“Görüyorum…” dedim. “Sanırım herkesin anlatmasına gerek yok, hepiniz aynı şeyi hayal ediyorsunuz.” Başlarını salladılar, elleri siklerini okşarken…

Serkan dizleri üstüne oturup yağı üzerime döküp sürmeye başladı. İki eliyle göğüslerimi güneş yağıyla yoğuruyordu. Ben gözlerimi kapamış, bastıra bastıra masaj yapan Serkan’ın itip çekmesiyle yattığım yerde ileri geri gidiyordum. Serkan ellerini omuzlarıma kadar yetiştiremediği için ayak bileklerimden tutarak bacaklarımı ikiye açıp dibime kadar yaklaştı.

Bacaklarımın arasında diz çökmüş, elleri göğüslerimden omzlarıma gidip geldikçe, kazık gibi olmuş siki benim memelerimle amımın arasında kayıp duruyordu. Serkan ellerini vücudumun her yerinde dolaştırıyor, ara ara muhtemelen Murat’ı kollamak için etrafına bakınıyordu. Serkan ellerini aşağıya doğru kaydırıp bacaklarımın her tarafına sürdükten sonra bir an durup bana baktı. Sonra yağı tekrar avucuna döküp kasıklarıma sürmeye başladı. Elleriyle daireler çizip gittikçe amıma yaklaşıyordu.

Dayanamaz hale gelmiştim. Nerdeyse sikmek üzereydi beni… Diğerleri yanımızdaydı, daha önemlisi Murat hemen yanıbaşımdaydı. Bütün orospuluğuma rağmen arzularıma gem vurmalıydım. Birden ters döndüm yattığım yerde, bacaklarımı iki yana açarak yüzüstü yattım. Bu sefer Emre Serkan’ı yana itti. Şişeyi onun elinden alıp sırtıma döktü. Omuzlarımdan başlayıp ellerini bütün sırtımda dolaştırıyordu. İnleyerek,

“Mmmm… Devam et Emre, çok güzel masaj yapıyorsun” diyordum. Emre benim inlemelerimden ve devam et dememden cesaret aldı. Bacaklarımın arasına oturup sırtımı yağlamaya başladı. Şimdiden damarları şişmiş, nerdeyse karnına paralel olmuş siki de o eğilip ileriye uzandıkça kalçalarımın, beş senedir sikmek için deli olduğu götümün yanaklarının arasında ileri geri gidip geliyordu.

Emre iyice azıp parmaklarıyla amımı da yağlamaya başladı. Resmen Murat yanımızda uyuduğu halde amıma sokup çıkarıyordu parmaklarını. Ne kadar zevk aldığımı tahmin edemezsiniz. Emre’nin taş gibi siki kalçalarımda, elleri amımda dolaştıkça ben kıçımı havaya kaldırmaya başladım. Kısık kısık inliyordum zevkten…

Emre birden baş parmağını amıma, işaret parmağını da havadaki götümün deliğine takınca sarsıldım, derin bir “Ahhh…” çektim ve kıçımı daha fazla yukarıya kaldırdım. Hepsi arkamda fısıldaşıyorlardı. Benden aldıkları cesaretle sırayla yağlamaya başladılar beni… Bense başımı ve memelerimi kuma dayamış, inleye inleye arkama girip çıkan parmakların zevkini çıkarıyordum.

Dizlerimin üstünde kıçımı havaya kaldırmış kudurmuş gibi anlamsız zevk sesleri çıkarıyordum. Emre iki parmağını götüme, üç parmağını da amıma sokunca kıçımı sallayarak kıvranmaya başladım. Başucumda duran Serkan sikini eline almış resmen otuz bir çekiyordu. Gittikçe bana biraz daha yaklaşıyordu.

Ben de bir arkamda parmaklarını sokup çıkaran Emre’ye bakıyordum, bir Serkan’a ve elindeki yağdan parlayan sikine… Bir insan bu kadar da yağlanmaz ki canım… Ama ben yeter demeden duracak gibi değillerdi.

Tekrar önümü döndüm ve bacaklarımı açtım. Artık gözlerimi de açmış, güneşten kısmak zorunda olduğum gözlerimle, göğüslerimi yağla yoğuran elleri ve amcığımın yarığını dün geceki gibi badanalayan yarakları seyrediyordum.

Emre bacaklarımı tutup havada birleştirdi ve beni ikiye katladı. Artık takla atıyormuşum gibi dizlerim göğsümde olduğu için amımın yarığı tamamen ortadaydı. Oğlanların parmakları öne arkaya girip duruyordu.

Göğüslerim dimdik olmuştu. Kesik kesik nefes alıyordum. Biraz daha sürdürürse bu ıssız kumsalda kendimi bu azgınlara siktirmek zorunda kalacağımı anlamıştım artık… Nefes nefese,

“Durun… Yeter artık, bırakın biraz dinleneyim…” diyebildim. Nasıl olduysa bıraktılar. Ceset gibi kendimi sırtüstü havlunun üzerine uzatıp kendime gelmeye çalıştım. Diğerleri de öyle yaptı. Biraz yattıktan sonra Emre güneş yağını bana uzatıp

“Sen de bana biraz sürer misin?” dedi.

Sıra bana gelmişti. Hınzırca gülerek yağı aldım ve yüzüstü yatan Emre’nin sırtında ellerimi dolaştırmaya başladım. Emre gözlerini kapatmış hayatının rüyasını görüyordu. Sırtı, kıçı ve bacakları yağlandıktan sonra önünü döndü. Siki hala taş gibi sert, gökyüzüne dikilmişti. Önce sikiyle ilgilenmeden yağı göğsüne sürmeye başladım. Ellerim gittikçe daha aşağı kayıyordu.

Ayağa kalktım, ters yönde Emre’nin göğsüne oturdum. Ve olduğum yerden uzanarak yağlı ellerimi yavaş yavaş aşağı kaydırmaya başladım. Ellerimi aşağı doğru kaydırdıkça popomu geriye doğru uzatıyor, amımı Emre’nin yüzüne yaklaştırıyordum. Emre’nin kocaman sikini elime alıp aşağıdan yukarıya sıvazlamaya başladım. Resmen herife otuzbir çekiyordum.

Emre’nin sikini yağladıkça altımda kıpırdanıp duruyordu. Damarları çıkmış siki benim ellerimde gittikçe daha da sertleşiyordu. Ben götümü herifin ağzına doğru uzattıkça uzatıyor, avucuma ik**e bir yağ dökerek elimdeki yarakla resmen oynuyordum. Emre’nin siki artık patlayacak hale gelmişti.

Sanırım herkes elimdeki koca şeyi artık ağzıma alır, birazdan da burada kendimi siktiririm diye bekliyordu. Ben öyle yapmadım. Emre’nin kucağından kalkıp yanındaki Ahmet’in göğsüne aynı şekilde oturup bu sefer onun sikini yağlamaya başladım. Ahmet neye uğradığını şaşırmıştı, beklemiyordu bunu… Elimdeki siki hemen kazık gibi oldu. Koca sik benim minik ellerime sığmıyordu. İki elimle birden otuz bir çekmeye devam ederken Ahmet inlemeye

“Gül… Aahhh… Güüll… Senin gibi bir orospu görmedim. Harikasın bebeğim…” demeye başladı.

Bunun üzerine sikini okşayan ellerimin hızını iyice arttırdım. Tam o anda Ahmet’in koca sikinden döller fışkırmaya başladı. Herif durmak bilmiyordu, nerdeyse saçlarıma kadar attırdı. Ellerimin içi tamamen döl olmuştu. Ben Ahmet’in sikiyle uğraşır, döllerinin bitmesini beklerken, Serkan ayağa kalktı ve yüzüme yaklaştırdığı sikini sıvazlamaya başladı.

Gülümseyerek hemen önümde sikini sıvazlamasını seyrediyordum. Ahmet’in kucağından inip tekrar yere yattım. Serkan kalkıp ayakta tepeme dikildi. Otuzbir çekmeye devam ediyordu. Sonra göbeğime oturdu. Güneş yağını alıp tamamını sikinin ve benim göğüslerimin üzerine boşalttı. Yağladığı göbeğine dayanmış sikini, göğüslerimin arasına yerleştirip gidip gelmeye başladı.

Ben de Serkan gibi zevkten tekrar inlemeye başlamıştım. İki yandan tuttuğu dipdiri memelerimi zorlukla bastırıp sikini aralarından sokup çıkarıyor, yumruk gibi sikinin başı ağzıma doğru yaklaşıp uzaklaşıyordu. Uzanıp dil atmaya çalıştım ama olmuyordu. Serkan bir ara eğilip dudaklarıma yapıştı. O beni, ben onu yercesine dudaklarımızı koparırcasına emiyor, ısırıyorduk zevkten… Öpüşmeyi kesip göğüslerimi sikmeye devam etti Serkan…

Bu sırada Emre de gelip tam benim yanımda otuzbir çekmeye başladı. Serkan dayanamadı daha fazla… Bağırarak fışkırıyordu. Göğüslerimin arasından dudaklarıma ve çeneme kadar döl içinde kaldım.

“Gül, hadi benimkini de al sevgilim…” diyerek yaklaştı Emre. Serkan kalkıp Emre yaklaşınca, uzanıp Emre’nin damarları şişmiş en az 20 santimlik koca sikinin başını ağzımla kapıverdim. Siki Murat’ın sikinden en az beş santim büyüktü ve hepsininkinden çok daha kalındı. Artık iş çığırından çıkmış, ben de etrafımı çeviren oğlanlar da tamamen azmıştık. Emre ağzımda gidip gelmeye başladı. Emre’nin pürüzsüz siki lokum gibi ağzıma girip çıkarken güneşte parlıyordu.

“Evet… İşte bu… Tam beş senedir bugünü bekliyordum” diye bağırması beni daha da azdırdı. Ağzımın içinde yalıyor emiyor adeta sömürüyordum sikini… Sonunda Emre ağzımın içindeyken patlayıverdi. Döllerin fışkırdığını bile görmedi kimse… Bütün hepsini ağzımın içine boşaltmıştı. Ağzıkın kenarlarından döller sızıyordu. Emre daha doymamış olacak beni kucağına aldı.

“Gel buraya orospum, seninle işim daha bitmedi” dedi. Arkadaki ağaçların oraya götürdü kucağında, sırtımı birisine yasladı. Bacaklarımla Emre’nin sıkı kalçalarını kavramış, kollarımla da adaleli kollarına yapışmıştım. Emre önce dudaklarımı emdi. Dilini bana yediriyor, arada bir dilimi bırakıp eğiliyor, memelerimin uçlarını emiyordu.

Sonra güneşte parlayan o koca sikini eliyle tuttu, alttan başıyla ıslak amımın dudaklarını okşadı önce… Yavaş yavaş ite ite sikinin başını içime sokmaya çalıştı. Ayakta olduğumuzdan zor oluyordu. Elimle aramızda sürtünüp duran, göbeğime değen sikini düzelttim, içime yönlendirdim. Zevkten artık titremeye ve inlemeye başlamıştım. Emre önce yavaş yavaş sonra hızlanarak o muhteşem sikiyle beni becermeye başladı. Emre’nin kaslı erkek vücuduna yapışmış, ellerimle çocuğun omzunu kavramış, kalçamı yukarı aşağı hareket ettirerek zevkine varıyordum. Diğerleri elleri siklerinde bizi izliyorlardı. Manzara müthiş olmalıydı.

Güneşte terden sırılsıklam olmuş iki genç, güzel insanın vücudu pırıl pırıl parlıyordu. Emre sikini ağır ağır yarısına kadar içimden çıkartıp birden sokuyordu. Emre bir yandan kalçalarımı sikine bastırıyor, bir yandan da dudaklarımı dilimi emiyordu. Göğüs uçlarım patlayacak gibiydi. Nefes almaya çalışarak ağzımı kocaman açmış, inliyordum. Sonunda dayanamadım duyduğum korkunç zevk bitirdi beni… Dünyaya, bizi izleyen seyircilerimize aldırmadan çığlık çığlığa bağırarak orgazm oldum.

Emre’nin kucağında sikine asılmış kasaptaki et gibi titriyordum boynuna sarılmış vaziyetteydim. Beni yere bırakacak, uzanacağız diye beklerken kalçalarımı sıkıca kavradı, kucağından ve sikinin üzerinden kaldırdı.

“Bu biiir…” dedi.

Beni sırtüstü kumlara yatırdı. Sıcak kumlar sırtımı yakarken, bacaklarımı ayırıp daha inmemiş sikini bir kez daha içime soktu. Ben de bacaklarımı Emre’nin bacaklarının arasından geçirip, dizlerinden kilitledim, sımsıkı kendime çekmeye, içime girip çıkan sikini daha derinlerime sokmaya çalıştım. Emre artık coşmuştu. Hızlandık. Ben alttan kalçamı kaldırıyordum, o üstten bastırıp sikini amıma gömüyordu.

Sonunda tekrar, bu kez ikimiz beraber patladık. Öyle bir orgazm yaşıyordum, öyle bir boşalmaydı ki, gözlerimden yaş gelmeye, ağlamaya başladım. Adeta nefesim kesilmişti. Kesik kesik hıçkırıyor, gözlerimden yaşlar gelerek sarsılıyordum. Emre sımsıkı sarıldı.

“Bir şeyin yok ya aşkım?” diye sordu. Bense dizlerim titreyerek kalktım, hiç konuşmadan ayağa kalkıp bikini altımı ve tişörtümü giydim,

“Hadi odamıza gidelim” dedim. Hep beraber kalkıp otele doğru yürümeye başladık. Herif iflahımı kesmişti. Murat’ın koluna girerek ondan destek alıyordum apışa apışa yürürken… Yağlı sırtıma yapışan kumlar da ayrı bir dertti… Fakat umursamadım hiç… Aldığım zevk her sıkıntıya değerdi. Murat da umursamıyordu anlaşılan… Seksi, azgın sevgilisinin yanıbaşında sikilmesinden, onu boynuzlamamdan zevk almış gibi görünüyordu.

Otele girdiğimizde Murat’ın kolundan çıktım. Gidip içecek bir şeyler almasını, odaya geldiğinde ona bir sürprizim olduğunu söyledim. Plajda iyice azmıştım. Bu gece değişik şeyler yaşanacağını o da anlamıştı.

Murat gelene kadar olaylar başlamıştı bile… Odaya girdiğinde hediyesini gördü. Ben üzerimde lise kıyafetleriyle ortadaki sehpanın üzerinde domalmış vaziyetteydim. Serkan dizleri üstünde kafasını eteğimin altına sokmuş, Emre ve Ahmet de ön tarafıma geçmişler, çıkardıkları siklerini ağzıma veriyorlardı. İkisini de elimle tutup, bir birini yalıyordum, bir diğerini… Alttan da Serkan beni yalıyordu. Murat’ın girdiğini görünce elimdeki ve ağzımdaki sikleri bırakıp güldüm,

“Nasıl? Hediyeni beğendin mi?“ dedim sevgilime…

Bana gülümseyerek gitti karşımızdaki koltuğa oturdu ve bizi seyretmeye başladı. Emre ile Serkan yer değiştirmişler, Emre kısacık ekose lise eteğimi iyice yukarı çekmiş, amımı ve götümü yalıyordu. Ben de deliklerimde dolaşıp duran sıcacık dilin verdiği müthiş zevkle bir Serkan’ın sikini, bir Ahmet’in sikini boğazıma kadar sokup çıkarıyordum. Bir süre aynı şekilde devam ettikten sonra Emre

“Ben artık dayanamayacağım. Bu götü sikmek için beş senedir bekliyorum” dedi. Beni kaldırıp Murat’ın yanına götürdü. Ben tam eteğimi çıkaracaktım ki Ahmet engel oldu,

“Hayır çıkarma. Okul elbiselerinle sikmek istiyoruz seni” dedi.

Emre sikini kalçalarıma dayadı. İçim kıpır kıpırdı. Beni isteyen dört erkekle beraberdim. Onların beni istediği kadar, ben de onları istiyordum. Bir an, sikini okşayarak bizi izleyen sevgilimin, Murat’ın yüzüne bakıyordum. Onun yüzündeki mutlu ifadeden hoşnut, arkama dönüyor, elindeki sikini götüme, minik deliğime sürtüp duran Emre’ye bakıyordum. Emre göbeğine kadar değen o kalkmış muhteşem sikini kökünden kavradı, bir hamlede minik deliğime sertçe soktu. Başı girdiğinde canım yandı,

“Aaahhh..” diye bağırdım o ilk acıyla… Fakat Emre tekrar tekrar çıkarıp sikinin üzerine ve deliğime tükürüklerini bırakıp yağlayınca alıştı koca sikin kalınlığına… Başı ve gövdesi yavaş yavaş gömüldü. Emre de yavaş yavaş girip çıkmaya başladı. Elimi önüme atıp klitorisimi okşamaya başladım götümden sikilirken… Zevk almaya başlamıştım. Dayanamadım, başımı arkaya çevirip

“Hadi Emre… Daha sert! Köküne kadar istiyorum!” diye inleyince Emre belimi tutup öyle bir sokup çıkarmaya başladı ki nerdeyse taşakları da girecekti. Emre sikini deliğime sokup çıkarırken benim narin minik deliğim de Emre’nin koca siki kadar genişliyordu. Emre ayakta arkama geçirirken bu arada eğilip sarsılan göğüslerimi avuçlayıp okşamayı da ihmal etmiyordu. Emre bir ara o kadar hızlı gidip gelmeye başladı ki dayanamadım,

“Yavaş ol, aah…” diye bağırmaya başladım. Bağırmama aldırmayan Emre geriye çekildi sonunda… Ben rahatladım derken bu sefer Serkan arkaya geçti. Emre de yere sırtüstü yattı. Göt deliğimden çıkardığı sikini sallayarak beni bekliyordu. Öyle güzel görünüyordu ki, arkamda uğraşıp duran Serkan’ı itip yerde yatan Emre’nin üzerine alçaldım. Bacaklarımı iki yana ayırdım. Elimi arkadan dolaştırıp Emre’nin dimdik sikinin üzerine oturdum.

“Dün geceyi unutmadım. Ben masum masum uyurken sikini sürtmediğin yerim kalmadı. Ama şimdi sıra bende…” dedim.

Evet, sıra bendeydi. Emre’yi bu sefer ben sikiyordum. Amımın içinde Emre’nin kalın siki oturup kalkıyor, amımla sikiyordum oğlanı… Altımda kıvranıyor, inleyip duruyordu. Serkan bu sırada arkamdan yaklaştı. Belimden tutup hareket etmemi engelledi, az önce sikilen götüme girdi. Köküne kadar girdiğinde hareket etmeye başladı. Amımda Emre’nin, götümde Serkan’ın siki, aralarında tost olmuştum. Harika sikiyorlardı beni… Emre bir yandan elleriyle göğüslerimi okşuyordu, bir yandan da Serkan kalçalarımı tutuyor, götüme daha fazla girebilmek için kendine çekiyordu.

Adeta rodeoda gibiydim iki erkeğin arasında… Hızlandım… Çığlıklar attım… Erkeklerimi daha fazla içime alabilmek için bacaklarımı olabildiğince ikiye ayırdım. Beynimde şimşekler çakıyordu. Sarsılmaya başladığımda Emre de patlamak üzereydi. Orgazmım bitmeden sikini içimden çıkardım. Ben eğilip Emre’nin sikini yalaya okşaya otuzbir çekerken, Serkan arkamda kendi işini kendi hallediyor, tekrar soktuğu sikini götümün içinde ileri geri yapıyordu.

Emre müthiş bir şekilde boşaldı. Belinde ne varsa ağzıma boşaltmıştı. Neredeyse bir fincan dolusu spermi onlara göstere göstere, yalana yalana yutup mideme indirdim. Serkan da bağıra bağıra belime parmaklarını geçirerek kökleye kökleye arkamı doldurdu bu arada… Hepimiz aynı anda patlamıştık.

Siklerini okşaya okşaya bizi izleyen Ahmet ve Murat da yanıma geldiler. Onların sikine de istedikleri muameleyi yaptım önlerinde diz çökmüş vaziyette… Onlar da daha fazla dayanamadı, yüzüme spermlerini boşalttılar. Ayağa kalktım, banyoda hemen yüzümü ve sperm içindeki amımı götümü temizleyip aceleyle tekrar yanlarına geldim.

Dördü de beni aralarına aldılar. Az önce boşalan sikleri kısa zamanda tekrar sertleşmiş, her yanıma batar olmuşlardı. Dört bir yanım çıplak erkek bedenleriyle sarılmıştı. Bir biri öpüyordu dudaklarımdan, bir diğeri… Önümdeki dudaklarımı öperken, arkamdaki boynumu öpüp sırtımı kalçalarımı okşuyor, saçımdan çekip başımı kendisine çeviriyor, bu kez dudaklarıma arkamdaki yumuluyordu.

Hayallerini kurduğum fantezim gerçek oluyordu bu gece… Dört zenci değil ama, dört genç bedenin arasında paylaşılıyor, zevkten ölüyordum. Başım dönüyordu, zevk sarhoşu olmuştum aralarında… Orgazm üstüne orgazm yaşıyordum. Önüme arkama parmaklar girip çıkarken, öpülüp koklanırken haykırdım,

“Sikin beni… Hepiniz birden sikin. Hepinizi aynı anda istiyorum” diyerek sarsılmaya başladım.

Boşalmam bitene kadar sımsıkı sarıldılar bana… Sonra Serkan yere uzandı. Ben de onun sikini ağzına alıp emmeye başladım. Serkan kısa sürede tekrar sertleşince kalkıp üzerine oturdum. Koca sik bir anda içimde kayboldu. Emre hemen gelip arkama geçti.

“Orospu, kaldır kıçını!” diye bağırdı. Ben de emre itaat ettim, öne eğilip sikilmek isteyen, büzüğü açılıp kapanan götümü azgın bir dişi kedi gibi havaya kaldırdım. Emre, biraz önce Serkan’ın genişlettiği götüme kolayca giriverdi, sikini sokup çıkarmaya başladı. Ahmet de önüme geçip tekrar ağzıma vermeye başladı. Hepsi aynı anda ileri geri hareket etmeye başladılar.

Ağzım dolu olduğu için sadece sesli harfleri kullanarak inliyor, hırlıyordum. Emre’yle Serkan’ın koca sikleri tulumba gibi amımda götümde ileri geri çalışıyor, biri girerken diğeri çıkıyordu. Ahmet de ağzımı siker gibi sikini sokup çıkarıyordu durmaksızın… Ben artık inlemiyor, sürekli

“Sikin beni… Daha sert… Daha sert… Sikinn..” diye bağırarak sarsılıyordum aralarında… Erkeklerim de hırıltılar arasında gidip geliyor,

“Küçük orospu… Amına koduğumun orospusu! Yarak diye kıvranıp duruyordun… Al sana işte yarak… Taşaklarımı da al orospu… Fahişe…” diye bağırıyorlardı.

İnlemeler, bağırmalar, küfürler arasında tek duyulan ses heriflerin taşaklarının amıma ve götüme çarpıp durmasından çıkan şap şup sesleriydi. Bir ara Serkan koltukta oturup bizi izleyen ve otuzbir çeken Murat’a dönüp

“Sen de bir şeyler söylesene kanka… Bak, sevgilimizi sikiyoruz sonunda… Hayalini kurduğumuz kadar varmış…” deyip güldü.

Murat bir şey diyemeden otuzbir çekmeye devam etti. Biraz sonra götümü sikip duran Emre içimden çıkıp belime, eteğimin üzerine fışkırdı. Götümden aşağıya süzülen dölleri Serkan’ın sikine ulaştığı anda Serkan da içimden çıkıp üstüme başıma attırdı spermlerini… Onların feryatları Ahmet’i harekete geçirdi. Ağzımı sikmeyi bırakıp hızlı hızlı sıvazladığı sikinden püskürtmeye başladığı döllerini ağzıma yüzüme akıttı.

Ağzım yüzüm, memelerim, okul eteğim, her yanım döl olmuştu. O haldeyken Murat’a baktım. Beni o şekilde görmek sevgilimi mutlu etmiş gibiydi. Kalkıp koltuklara, yatağın üzerine serilip kaldık. Yorgunluktan bitmiştik. Hepimiz çırılçıplak seks yorgunuyduk. Sırayla duşa gidip temizlendik.

Ilık su bizi kendimize getirmişti. Tekrar canlandık. Tek tek hepsinin önünde eğilerek siklerini yedim bitirdim, tekrar sertleşmelerini sağladım. Sabaha kadar yer değiştirerek, bir sürü değişik pozisyonda beni evire çevire siktiler. Herkes yorgun bir şekilde halıya yığıldığında bile ben hala kimisi küçülmüş, kimisi döl içindeki yaraklarla oynuyordum.

Sonunda kalkıp giyinirlerken Emre saçlarımı okşayıp,

“Esk**en teşhirciydin, artık tam bir orospu oldun” dedi.

“Daha yeni başlıyoruz. Okuldaki herkesin döllerini yutmadan mezun olmayacağım” dedim mutlulukla… Hep birlikte güldük. Sevgilimin yanında beni sabahlara kadar siken erkeklerim giderlerken tek tek öperek vedalaştık. Murat’a dönüp,

“Bu orospu her azdığında bizi çağırabilirsin. Öyle güzel, öyle seksi, öyle seks manyağı sevgilin var ki… Sikmelere doyulmaz.” Dedi Serkan, sarılıp dudaklarımı öperken…

Biz dışarı çıkmayacağımız için giyinmeye gerek görmemiştik. Odada Murat’la yalnız kalmıştık. Elimi tuttu. Sarılıp dudaklarımı öptü.

“Harikaydın aşkım…” dedi. “Öyle güzel sikiştin ki… Hem onları, hem beni zevkten öldürdün. Teşekkür ederim. Benim de hayalim buydu. Senin sikildiğini, bir sürü erkeğin arasında sikildiğini görmek…”

Ben de sevgilime sarıldım. Yatıp uyuduk. Öyle yorgun, öyle uykusuzdum ki… Deliksiz, hayatımda olmadığı kadar huzurlu bir uykuya daldım.

O geceden sonra lise sonda beni okulda sikmeyen erkek kalmadı. Bazı derslerimizden geçebilmemiz için Murat beni erkek hocalara bile siktirdi. Kimi genç, ama çoğu yaşlı başlı adamlar ben siklerini emerken, önümü arkamı sikerlerken öyle mutlu oluyorlardı ki… Nerdeyse teşekküre bile geçecektik iki sevgili…

Okulu bitirdikten birkaç sene sonra evlendik. Ona buna siktirmekten daha kendi bile ağız tadıyla sikmemişti beni… Gerdek gecesi odaya çekildik. Duvağımı kaldırıp öptükten sonra yatak odasına götürürken,

“Bu gerdek gecemizde sana bir sürprizim var aşkım…” dediğinde bizim çocukları gördüm yatak odasında… Hepsi de üzerlerinde sadece boyunlarındaki siyah papyonlarıyla, boru gibi kalkmış yaraklarıyla, çırılçıplak beni bekliyorlardı yatak odasında…

Bu kez liseli kıyafetlerim yoktu. Başımda tül duvağımı, beyaz dantelli jartiyerlerimi, çoraplarımı bıraktılar üstümde… Gerdek gecemizde kocamın yerine onlar siktiler beni… Her zamanki gibi bağırta bağırta… Zevkten öldürerek… Sabaha karşı giyinip giderlerken kocamın sırtına yumruk vurdular,

“Hadi bakalım damat bey…” dediler. “Artık yeni gelini sana bırakıyoruz. Orospumuz sana emanet… Teli duvağıyla karını biraz da sen sik…”

O geceden sonra kocam artık seyircilikten biraz sıyrıldı. Biraz daha aktif rol oynamaya, beni adam gibi sikmeye başladı. Eh, ne de olsa artık kocamdı. Beni sikmeye hakkı vardı. Gerçi ara sıra hakkını başka erkeklere de kullandırıyor ama, o kadar olacak tabi… Azgın karısını tek başına doyurmaya gücü yetmiyor çünkü…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ev Arkadaşımın Türbanlı Annesi! (1) ALINTI

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ev Arkadaşımın Türbanlı Annesi! (1) ALINTI
Merhaba, ben Burak. 24 yaşında üniversite öğrencisiyim. Bir arkadaşla aynı evi paylaşıyordum ancak mezun olup gidince tek kaldım. İlk bir iki ay idare etmeye çalışsam da tek başıma kira ve diğer masrafların altından kalkamayacağım belli olmuştu. Mezun olmama en az bir sene vardı daha. O nedenle yeni bir ev arkadaşı bulmak için fakültenin panosuna ilan yapıştırdım.

Birkaç kişi ilgilendi ancak evi gelip gördüklerinde vazgeçtiler. Ev eski bir binanın girişinin iki kat altındaydı. İki oda bir salondan ibaret, küçük ve bakımsız bir daireydi. Sadece tek bir odasının o da küçük bir penceresi vardı. Gündüz vakti bile evde lamba yakmak gerekiyordu. Isıtma sistemi ise yoktu, kışın elektrik sobası ile idare ediyordum. Yine de merkezi bir yerde olduğundan epey bir para veriyordum kira olarak.

Birkaç gün sonra telefonum çaldı. Arayan Cemil adında birinci sınıf öğrencisi bir çocuktu. Yurtta kaldığını ama eve çıkmak istediğini söyledi. Eve baktı, ben beğenmeyeceğini zannederken, “Tamam, tutuyorum!” dedi. “Yurtta çok sıkıldım, yapamıyorum orada, en azından burada kendi evimde olurum. Bir haftaya kadar taşınırım!” deyince çok sevindim.

Cemil dediği gibi bir hafta sonra taşındı. Pencereli odada ben kalıyordum, yandaki odayı ona verdim. Aramızdaki yaş farkından dolayı saygıda kusur etmemeye çalışan, kendi halinde, efendi ve temiz bir çocuktu. Ailesinin tek çocuğuydu. Anne ve babası Sivas’ta yaşıyordu.

Bir ay kadar sonra memleketten anne ve babasının bir akrabalarının düğünü için geleceğini ve burada kalıp kalamayacaklarını sordu. “Ne demek oğlum, söylemen bile ayıp. Benim için problem değil!” dedim. Eski ev arkadaşımın annesi ve babası da zaman zaman gelir gider, kalırdı.

Birkaç gün sonra anne ve babası geldi. Babası Hamit adında, kırklı yaşlarında orta boylu, zayıf biriydi. Annesi ise Meryem isminde bir kadındı. Kocasından daha genç gösteren, onun gibi orta boylu, tesettürlü bir kadındı. Annesi ben gelince Cemil’in odasına geçip kapısını kapattı ve bütün akşam odadan hiç çıkmadı. Tutucu, mutaassıp bir kadın olduğunu hemen belli etmiş, yabancı bir erkeğin yanında oturmaktan çekinmişti.

Hamit Bey efendi ve ağırbaşlı bir adamdı. Nakliyecilik yapıyordu, zaten daha önce Cemil bahsetmişti bundan. O da karısı gibi tutucu biriydi. Uzun saçlarımdan rahatsız olduğunu anladım ancak bir şey diyemiyordu.

Cemil anne ve babasına odasını vermişti, kendisi salondaki çekyatta yatacaktı. Ertesi gün okuldan döndüğümde evin pırıl pırıl olduğunu, her yerin temizlendiğini gördüm. Aynı zamanda mutfaktan çok güzel kokular geliyordu. Meryem Hanım evi temizlemiş, yemek yapmıştı. Kendisine teşekkür ettim ancak kadın bana cevap vermek yerine yüzüme bile bakmadan Cemil’in odasına geçti ve kapıyı kapattı. Bu şekilde davranmasına bozuldum ama neticede Anadolu insanıydı ve bu da onların hayat şekliydi.

Bir sonraki akşam Hamit Bey ve Cemil’le yemek yedikten sonra odama geçtim. Meryem Hanım yine Cemil’in odasına girmiş, yemeğini de orada yemişti. Yaklaşan sınavlara hazırlanmam gerekiyordu. Gecenin ilerleyen saatlerine kadar ders çalıştım. Saat iki gibi yattım ama gözüme uyku girmiyordu. Bir saat kadar sonra küçük küçük sesler, takırtılar duymaya başladım. Daha önce evde fare olmuştu, acaba yeniden ortaya mı çıktılar diye düşündüm.

Kulak kabarttım, duvar dibinden geliyor gibiydi sesler. Yavaşça kalktım yataktan, cep telefonunun ışığı ile yerlere baktım ama görünürde fare falan yoktu. Ancak sesler bir azalıp bir çoğalarak gelmeye devam ediyordu. Kulağımı duvara dayadım bu kez. Nefesimi tuttum ve seslerin yan odadan gelip gelmediğini anlamaya çalıştım.

Evet, sesler yan odadan geliyordu ama bunlar farenin sesi değildi. Cemil’in anne ve babası gecenin bu saatinde sikişiyorlardı, çıkan ses yataktan geliyordu. Kalbimin atışları hızlanmaya başladı birden. Oğullarının tek kişilik yatağının üzerinde sikişiyordu anne ve babası.

Yarağımın sertleşmeye başladığını hissettim. Daha önce yaşamadığım bir deneyimdi bu. Yaylı yatağın gıcırdama seslerine zaman zaman yatak ayağının zeminde çıkardığı sesler ekleniyordu. Hamit Bey ve Meryem hanımdan çıt çıkmıyor, bu işi sessiz sedasız yapıyorlardı. Ancak yatak onlar gibi sessiz kalamıyordu üzerinde yaşananlara.

Bir elimi yarağıma atıp okşamaya başladım. Kalbimin atışlarını boyun damarlarımda hissediyordum. İçerden gelebilecek en ufak sesi bile duymak için nefesimi olabildiğince tutmaya çalışıyordum. Sesler zaman zaman artıyor, azalıyordu. Bense yarağımı okşayıp yutkunuyordum sürekli. Ayakta 31 çekecek hale gelmiştim.

Derken yaylı yatağın sesleri daha hızlı ve seri şekilde gelmeye başladı. Aynı zamanda ‘Tak, tuk!’ sesleri de eşlik ediyordu bu seslere. Hamit Bey gittikçe hızlanmaya başlamıştı anlaşılan. Sesler 10-15 saniye kadar bu şekilde devam ettikten sonra yavaş yavaş azalmaya başladı. Hamit Bey boşalmıştı demek ki.

Bir süre daha kaldım o halde ve içeriyi dinledim, ancak sesler kesilmişti. Yarağım patlayacak hale gelmişti. Çırılçıplak bir halde yatağa uzandım, yan tarafımda çatır çatır bir sikişmeye kulak misafiri olmuştum. Yarağımı okşarken aklım Meryem hanımdaydı. Kapalı, tutucu bir kadın da olsa sonuçta bir kadındı ve kendini erkeğine teslim etmişti bu gece. Hem de oğlunun yatağında.

Yarağımı okşaya okşaya sonunda döllerim akmaya başladı. Gecenin karanlığında ev arkadaşımın annesini düşünerek boşalmıştım. Yere attığım külotumla döllerimi sildim. Boşalmanın verdiği rahatlıkla uyudum. Sabah erkenden çıkıp okula gittiğimden Hamit Bey ve Meryem hanımı göremedim. Akşama doğru eve geldiğimdeyse evde kimse yoktu.

Hamit Bey ve Meryem hanımın bavulları Cemil’in odasındaydı. Aklıma bir hinlik geldi o anda. Bavulu açtım. İçini karıştırırken aradığım şeyleri buldum kolayca. Meryem hanımın iç çamaşırlarıydı bunlar. Farklı renklerde kimisi pamuklu kimisi parlak saten, dantelli külotlar ve sutyenler vardı. Külotları alıp kokladım, bazılarında kırmızımsı lekeler vardı, adet izleriydi bunlar. Sutyenlerinse iç kısımlarında meme uçları iz yapmıştı, dilimle yaladım o kısımlarını.

Tesettürlü bir kadındı, uzun ve bol pardesüsünü üzerinden hiç çıkartmıyor, başını büyük eşarplarla bağlıyordu. O nedenle vücut hatları belli olmuyordu hiç. Ama o bol ve kendini gizleyen giysilerinin altında bir hazine taşıyordu Meryem Hanım. Sutyenlere bakılırsa top güllesi gibi memeleri vardı. Külotlarsa iri bir göte sahip olduğunu gösteriyordu.

Yarağım demir gibi sertleşmişti. Saten külotlardan birini alıp yarağıma sürtmeye başladım. Külot yarağımın üzerinde gidip geldikçe sanki Meryem hanımı sikiyor gibiydim. Gözlerimi kapatmış, o zevkle kendimden geçmiştim. Ne ara nasıl boşaldığımı anlayamadım ancak bir çuval inciri berbat etmiştim. Külotun üzeri döllerimle kaplanmıştı.

Az önceki heyecanın yerini bu kez bir telaş ve korku aldı. Ne yapsam, ne etsem diye düşündüm, külotu almaktan başka bir çare bulamadım. Diğer külot ve sutyenleri eskisi gibi yerlerine koyarken üzeri döllerimle kaplı olan mavi külotu odamda yatağın altına sakladım.

Akşam geldikleri zaman Meryem Hanım doğrudan odaya geçti yine. Hamit Bey ve Cemil’le bir süre sohbet ettim. Hamit beyin dün gece karısını çatır çutur siktiğini düşünüyordum o bana bakıp konuşurken. Aklım hep oradaydı. Cemil ise annesiyle babasının kendi yatağında sikiştiklerinden habersiz babasının sözlerine başıyla onay veriyordu sürekli.

Ertesi sabah Meryem hanımla göz göze geldim tuvaletin kapısının önünde. Sabahın erken bir saati olmasına rağmen kalkmış ve aynı şekilde giyinmişti yine. Beni görür görmez yüzü kızardı. Acaba külotlarından birini aldığımı anlamış mıydı? Gülümseyip, “Günaydın!” dedim. Ancak kuru bir, “Hayırlı sabahlar!” dedikten sonra hızlıca odaya girdi. Kadının yüz ifadesinden bir şey anlayamamıştım.

Düğünün ardından Hamit Bey ve Meryem Hanım evden ayrıldı. Giderlerken Meryem Hanım gözlerini benden kaçırıyordu sürekli. Bense acaba anlamış mıdır diye düşünmeden edemiyordum. Hamit Bey ise, “Evladım, bu oğlan sana emanet, sen bunun abisisin. Bir yaramazlığını görürsen hiç düşünmeden kulağını çek, sen de benim bir oğlumsun artık!” dedi yanağımı okşayıp. Ama saçlarımı daha kısa kestirmem gerektiğini de söylemeden edemedi.

Akşam odama girince yatağın altına sakladığım külotu çıkarıp yeniden onunla 31 çekmek istedim. Ancak yatağı kaldırınca büyük bir sürprizle karşılaştım. Yatağın altında külot falan yoktu. Bir anda yumruk yemiş gibi oldum. Odanın altını üstüne getirdim, ama külottan eser yoktu. Meryem Hanım külotunu aldığımı anlamış ve belli ki onu yatağımın altında bulduktan sonra almıştı. Ev arkadaşımın annesine rezil olmuştum. Ancak yapacak bir şeyim yoktu.

Bir ay kadar sonra Cemil annesinin geleceğini söyleyince heyecanlandım. Meryem Hanım bu kez tek başına gelecek ve bir aya yakın kalacaktı. Babası yüklü bir nakliye işi almış, karısını evde tek başına bırakmaktansa İstanbul’a oğlunun yanına göndermeyi tercih etmişti.

Bir akşam eve geldiğimde Meryem hanımı salonda Cemil’le otururken buldum. Beni görür görmez yüzü pembeleşti, gözlerini kaçırıyordu yine. Ben de en az onun kadar utangaçtım, ama yine de, “Hoş geldiniz!” dedim. Yüzüme hiç bakmadan, “Hoş bulduk!” dedi, ardından da, “Oğlum bir şey olursa ben odadayım!” dedi ve kalkıp Cemil’in odasına geçti, kapıyı kapattı.

Bir ay önceki davranışını devam ettiriyordu, ancak giyiminde farklılık vardı Meryem hanımın. Geçen sefer uzun ve bol gri pardesüsünü üzerinden hiç çıkartmamıştı evde kaldığı süre boyunca, ama şimdi altında çiçekli uzun bir etek, üstünde ise beyaz, uzun kollu bir bluz vardı. Başını da büyük bir türbanla bağlamıştı çene altından sıkıca. Beyaz bluzunun altında ise tahmin ettiğim gibi iri memelerini taşımakta zorlanan beyaz sutyeni belli oluyordu. Aynı zamanda hafif göbeği de vücudunu saran bluzun altında açığa çıkmıştı. Önümden geçip Cemil’in odasına girerken arkasından baktığımda eteğinin altında sallanan götünün yanakları beni saten külotuna boşaldığım zamandaki gibi heyecanlandırdı.

O gece yan odamda yine Meryem Hanım yatıyordu, ama bu sefer tekti. Bunu bilmenin heyecanıyla eşofmanımı indirip 31 çektim. Bu beyaz tenli, kara kalın kaşlı taşra güzelini hayal ederek boşaldım ve ardından derin bir uykuya daldım.

Sabah erkenden bir sınavım vardı ve başka da dersim yoktu o gün. Sınavın ardından eve geçtim. Kafayı vurup yatmak istiyordum. Hem böylece Meryem Hanım da evin içinde biraz olsun rahat ederdi.

Cemil evde yoktu, o da benim gibi erkenden gitmişti okula. Meryem Hanım da görünmüyordu, sonra tuvalette olduğunu anladım. İçerden su sesi geliyordu. Evde olmadığımı bildiğinden banyo yapıyordu anlaşılan.

Yavaşça kapının önüne ilerledim. Anahtar deliğinden baktım, ama simsiyah bir karanlıktan başka bir şey yoktu. Odama geçerken yan odada çalan telefon dikkatimi çekti. Yatağın üzerinde eski model bir cep telefonu sürekli olarak çalıyor, titreşiyordu. Meryem Hanımın telefonuydu bu.

Odama girdim ve kapıyı kapattım. Yan odada ise telefon çalmaya devam ediyordu. Acil bir çağrı mı acaba, Meryem Hanıma haber versem mi diye düşünmeden edemedim. Ancak haber verirsem daha büyük bir hata ederdim. Kadın benim evde olmadığımı sanıp yıkanırken bir anda karşısına çıkarsam düşüp bayılabilirdi.

On dakika kadar sonra tuvaletin kapısı açıldı. Meryem Hanım kapımın önünden geçip yan odaya girdi. Telefon çalmaya devam ediyordu bu sırada, derken Meryem hanımın telefonu açtığını ve konuştuğunu duydum. Hemen kalktım yataktan ve kulağımı dayadım duvara.

“Tamam tamam, patladın mı? Banyodaydım diyorum banyoda. Ölmezsin ya, bekle!” diyordu sinirli bir sesle. Konuşma bittikten 10 dakika kadar sonra bizim dairenin zili çaldı. Kimdi bu? Cemil değildi. Belki de bir akrabasıydı. Odamda durup beklemek en iyisiydi.

Az sonra dairenin kapısının açıldığını ve bir adamın, “Neredesin be, sabahtan beri arıyorum açmıyorsun!” dediğini duydum. Meryem Hanım’ın, “Ölmedin ya, bekle ne olacak!” demesi izledi adamın sözlerini. Büyük bir merak kapladı içimi. Bu işte bir iş vardı ama ne?

Adam, “Bana bak, kimse yok değil mi?” diye sorunca, Meryem Hanım, “Korkma kimse yok. Oğlumun akşama kadar dersi var. Arkadaşı da okulda, o da kim bilir ne zaman gelir!” diye bir yanıt verdi. Bu konuşmalar heyecanımı büsbütün artırırken az sonra şahit olacaklarımın da habercisiydi.

Gelen adam Meryem Hanım’ın aşığı ve sikicisiydi…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amcamın Karısı Canım Yengemi Siktim! (Enis 18 Y.,

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amcamın Karısı Canım Yengemi Siktim! (Enis 18 Y.,

Ben küçükken, o zamanlar yengem (amcamın karısı) daha 24 yaşındaydı. Dayım ve annem, amcamın karısının yarak manyağı bir karı olduğunu, erkek gördü mü dayanamadığını, hatta onlar buraya taşınmadan bizim ilçede bir polisin onu devamlı siktiğini konuşurlardı. Dayım o polise çok kızar ama birşey yapmazdı. Birgün dayımı bir arkadaşı ile konuşurken duymuştum. Dayım arkadaşına (amcamın karısından bahsederek), “Lan elin adamı ilik gibi karıyı evire çevire sikiyor, ben o kadar asıldım istedim bir kere bile vermedi, ah o küçücük götüne bir soksam varya bir daha da bırakamaz!” diye anlatıyordu. Benim de aklım ermediğinden ne dediklerine bir anlam veremezdim

16 yaşına gelmiştim. İzmirde amcamlara gittiğimiz o tatilde, yengemle aramda birşeyler olacağı içime doğmuştu. Küçüklüğümden beri yengeme sarılıp öperdim ve küçük olduğum için dikkat çekmezdi. Bu arada yengem 34 yaşında, zayıf, minyon tipli, çok şen şakrak, evde açık dışarıda kapalı, bayan kuaförlüğü yapan bir afettir. O gün de Yengem banyodan çıktıktan sonra ben tuvalete girmiştim. Yengemin çıkardığı iç çamaşırları kirlilikte duruyordu. Altlardan yengemin külodunu alıp hemen burnuma götürdüm. Öyle güzel kokuyordu ki, amına gelen ağ kısmında beyazlıklar vardı. Gözlerimi kapatıp kokusunu içime çekerken sikim taş gibi olmuştu. Tam o sırada aynadan kapının önünde yengemin aralıktan bana baktığını gördüm ama kıpırdayamadım. Göz ucuyla yengeme baktığımda gözlerinin sikime doğru kaydığını farkettim. Yengemin külodunu burnumdan indiriken, yengem de sessizce gitti.

İçimi müthiş bir heyecan ve yengemi sikme arzusu kaplamıştı. Hemen banyodan çıktım. Yengem mutfağa gitmişti. Neşeli bir tavır takınıp, elimi cebime sokarak evden başkasının sikimin kalktığını görmesini engelledim ve güle oynaya mutfağa gittim. Yengem tezgahta domates kesiyordu. “Canım yengem benim!” diye şebeklik yaparak, yengemin arkasına dönmesine bile fırsat vermeden, arkasından sarılıp yanağından öptüm. Bu arada da taş gibi olmuş sikimi bütün gücümle yengemin götüne dayamıştım. İnanılmaz heyecanlı bir andı bu benim için. Yengem, “Dur len yemek yapıyorum!” falan diyor, ama götünü de sikimin önünden çekmiyordu. Öyle sıcaktı ki yengemin götü, demek beni seyrederken yengem de azdı diye düşündüm nedense. Kollarımla da boynundan sarıldığım için, yengem kurtulmak için uğraşıyor tarzında götünü de bana bastırıyordu. Amcam mutfağa geldiğinde beni o halde gördü ve “Oğlum iş yaparken yengeni bunaltma, elinde bıçak var, biryerini kestirecek şimdi!” dedi gülerek. Yengem ellerimi açıp kurtuldu, ama amcamın benim sikimi görmesini istemediğinden de arada perdeleme yapıyordu. O tatilde başka birşey olmadı yengemle aramda, ama gece gündüz o anları düşünüp 31 çekmekten sikim yara bile olmuştu.

Aradan 2 ay geçmişti. Babaannem hasta olduğundan bizim evde kalıyordu. Daha büyük bir eve taşınmamız aşamasında amcamlar da geldiler. Daha onların geleceğini duyduğum andan itibaren en az 100 tane plan yaptım. O yaşıma kadar daha hiç kimseyi sikmemiştim, ama çok pornofilm seyretmiştim. Heyecandan uykularım kaçıyordu. Neyse amcamla yengem geldiler. 2-3 gün telaştan sonra yeni eve yerleştik. Babaannem yatalak olduğu için sürekli yanında birinin kalması lazımdı. Beklediğim fırsat o gün doğdu, amcam arkadaşları ile buluşmaya gidecekti, kuzenim diğer kuzenime gitmiş, abim de ilçe dışındaydı. Annem yengeme, “Biz bir annemlere gideceğiz, sen evdesin nasıl olsa.” dedi. Yengem de, “Tamam siz gidin, ben de rahat rahat bir banyo yapayım!” dedi. İkisi odada yalnızdı, ben balkondan duymuştum bunu. Hemen yaptığım bütün planları bırakıp yeni durumu değerlendirmeye başladım…

Annem hazırlanırken, ben hemen giyinip, “Halı sahaya maça gidiyorum!” diyerek evden çıktım. Uzaktan evi gözetlemeye başladım, ama içim kıpır kıpırdı. Annemler çıkıp gözden kaybolunca hemen eve gittim, kapıyı çaldım. Kapı biraz geç açıldı. Yengem bana, “Hayırdır, niye geldin?” diye sordu. Ben de, “Yatacağım, maç iptal olmuş!” dedim ve doğruca odama gittim, kapıyı tam kapamadan yatağa sırt üstü uzandım. Yengem dışarıdan sinirle söyleniyor, “Rahatça bir banyo yapamayacağım!” falan diyordu. Bu arada ben yengemi sikeceğimi düşünerek sikimi iyice kaldırdım, daha iyi görünsün diye de külodumu çıkarıp ince eşofmanımı giydim ve uyuma numarası yapmaya başladım. Yengem tam kapımın önünden geçerken birden durdu ve en az 2 dakika baktı. Sonra babaanneme bakıp tekrar geldi, kapıyı yavaşça açtı, yanıma gelerek usulca, “Enis, uyuyormusun?” diye 1-2 kere bana seslendi. Ben hiç ses vermedim, yengem uyuduğumu sansın istiyordum…

Öyle de oldu, yengem ordan bir battaniye alıp yavaşça üzerime örttü. Ama bu arada da birkaç kere koluyla kalkık sikime sürtündü. Yengemin ateşini çok net hissediyordum. Yengem sanki istemeyerek çıktı odadan ve kapıyı yine aralık bıraktı. Sonra babaanneme, “Anne ben banyo yapacağım, banyo kapısını aralık bırakıyorum, birşey olursa seslen hemen gelirim, Enis uyuyor!” dedi. Babaannem de, “Tamam kızım, ben de uyukluyorum zaten, birşey olursa seslenirim!” dedi. Ben göz ucu ile çaprazda kalan banyoya doğru bakıyordum. Yengem banyoya girdikten 5 dakika sonra yatağımdan usulca kalktım. Kararımı vermiştim, yanlışlık olmuş gibi dalacaktım banyoya. Yengem bağrırsa uykudan uyanmış numarası yaparım diye düşündüm. Yüzümü uykulu bir hale getirip işemeye gidiyormuş gibi banyonun kapısına geldim, ama heyecandan neredeyse ölecektim…

Eşofmanımın önünü indirip yarı inik durumdaki sikimi elime aldım ve banyoya girdim. Yengem çırılçıplaktı. Küvetin olduğu tarafa direk bakmadan hemen klozetin önüne geldim ve işemeye çalıştım, ama bir damla çıkmıyordu 🙂 O arada yengem toparlanıp havluyu önüne tuttu ve “Napıyorsun sen salak!” dedi. Ben de uyku sersemliğiyle şaşırmış gibi, sikim elimde yengeme doğru döndüm ve sikimi içeri koyarken, “Pardon yengeciğim, burda olduğunu bilmiyordum!” dedim. Ama bu arada da yengemin havlusunun dışında kalan her yerine bakmaya çalışıyordum. Yengem bağırmayınca zevkim tekrar kabarmaya başladı, yemgemin bacaklarına omuzlarına bakarken sikim resmen çadır direği gibi oldu. Yengem de gözlerini sikime dikti. Yanakları al al olmuştu. Bana, parmağını dudağına götürerek, ‘Sus!’ işareti yaptı ve küvetten çıkarak yanıma geldi. Eşofmanımın üzerinden sikimi tutup, gözlerimin içine gülümseyerek baktı ve “Bu ne len?” dedi. Yengem nefesini yüzümde hissettirerek, “Numaracı seni! Demek illa beni sikeceksin, öyle mi?” dedi. Ben tutulmuş gibi duruyordum ve cevap veremiyordum, yengem de eşofmanımın üstünden sikimi taşaklarımı sıkıca avuçlamaya devam ediyordu…

Tanrım, ne müthiş bir andı, 100’lerce kere 31 çektiğim yengem sikimi okşuyordu. Ben nefesimi tutmuş bir halde kıpırdamadan dururken, yengem birden elini eşofmanımın içine soktu, sikimi bu sefer çıplak okşamaya başladı. Bu arada da, “Demek amcanın karısını sikeceksin, öyle mi ha?” diyordu. Ben de dayanamayıp yengeme sarıldım ve “Ohh yenge, bilsen seni ne kadar istediğimi!” diyebildim. Yengem de gülerek, “Biliyorum hınzır, İzmirde arkama dayadığın anı unutmadım!” dedi. Sonra diğer eliyle tuttuğu havlusunu bıraktığında karşımda çırılçıplak durup sikimi okşuyordu. Bana, “Soyun!” dedi. Hemen üzerimdekileri çıkardım. “Daha önce kimseyle sikiştin mi?” dedi. “Hayır!” dedim. “Güzel, demek ilk amcanın karısını sikerek başlayacaksın ha!” dedi ve beni öpmeye başladı. Ben de yengemin amını, götünü, göğüslerini deli gibi sıkmaya, okşamaya, boynunu boğazını ve göğüslerini öpmeye, yalamaya başladım…

Sikim artık patlayacak gibi olmuştu. Yengem bunu anlamış olacak ki, “Gir küvete!” dedi. Küvetin içine girdim. Yengem duşun süzgecini açıp sikime soğuk su tutunca ben birden irkildim, “Ne yapıyorsun yenge?” dedim. Yengem de, “Nerdeyese boşalacaktın, biraz geciksin diye yapıyorum!” dedi. Sikim soğuk suyun altında iyice küçülüp büzülünce beni tekrar küvetten çıkardı ve yine bana sarılıp boynumu göğsümü öperek önümde diz çökmüş vaziyette durdu. “Bak şimdi yengenin ağzını sikeceksin!” dedi ve gözlerimin içine bakarak dilini sikimin üzerinde dolaştırmaya başladı. Delirecek gibiydim, öpmeyi bile zor hayal ettiğim yengemin o sexy dudakları şimdi sikimi yalayıp öpüyordu. Sonra birden inik sikimi taşaklarıma kadar ağzına aldığında zevkten ve heyecandan ölebilirdim. Yengem sikimi öyle bir emiyordu ki, başını ileri geri hareket ettirmeye başladığında ağzının alevi beni kavuruyordu. Resmen kendimden geçiyordum. Sikim henüz tam sertleşmemişti ama gelmek üzereydim. Bu kadar çabuk boşalacağımı tahmin etmemiştim hiç. Yarıda bırakmasın diye ellerimle yengemin başını tuttum, sikime bastırmaya başladım ve “Geliyorum!” diyebildim.

Tam patladığımda yengem sikimi anca ağzından çıkarabildi. Döllerimin birazı ağzının içine, geri kalanı da yüzüne, saçlarına ve göğüslerine fışkırdı. Ama yengem hiç bozuntuya vermeden sikimi 31 çektirir gibi okşayıp, içinde ne varsa çıksın diye uğraşıyordu. Benimse dizlerim titriyordu, öylece kala kaldım. Yengem ayağa kaltı, bana gülümseyerek, “Oldu mu? Rahatladın mı?” dedi. Ben de, “Oh yenge bu neydi ya, bittim resmen!” dedim. Yengemin her yeri döl olmuş hali beni tekrer iştahlandırmış, sikim de canlanmaya başlamıştı. Elimi yengemin amına attığımda sırılsıklamdı ve yanıyordu. “Yenge buna da sokayım ne olur!” dedim. Yengem de, “Giy üstünü, sessizce babaannene bir bak gel, ben de temizleneyim!” dedi. Hemen giyinip çıktım, sessizce babaanneme baktım, horul horul uyuyordu. Tekrar banyoya döndüğümde yengem duşun altında yıkanıyordu. Bana, “Az bekle!” dedi. “Tamam!” deyip soyundum. Yengemin o sikiş için yaratılmış vücudundan süzülen suları seyrederken birazdan sikeceğim amcığa bakıp iç geçirirken sikim kazık gibi olmuştu. Yengem küvetten çıkıp hemen havluyu aldı ve kurulandı. Sonra kapıya yönelip dışarıyı dinledi. Ben de yengemin arkasından sarıldım, teni tenimdeyken bir elimle de önünden amcığını okşuyordum…

Yengem bana döndü ve öpüşmeye, sevişmeye başladık. Eliyle de sikimi ve taşaklarımı okşuyordu. Sonra klozetin kapağını kapattı, üstüne oturdu, öne doğru kaykıldı ve “Gel buraya!” dedi. Yengemin yanına yaklaşınca, “Diz çök!” dedi. Ben de hemen bacaklarının arasına diz çöktüm. Yengemin amcığı hemen bir karış önümdeydi. Yengem elini 3-4 kez amına şaplatarak, “Hadi bakalım, bunu örten külodumu koklarken nasıl zevk aldığını gördüm, şimdi yala amımı da ben de zevk alayım!” dedi. Ben, “Neresini?” diye sorunca, yengem güldü, “Cahil çocuk, sen başla, ben seni yönlendiririm!” dedi. Ben de dayanılmaz bir iştahla yengemin o kaymak gibi amcığını öpmeye, koklamaya ve yalamaya başladım. Dilimi amının deliğine soktukça yengem kısık kısık çığlıklar atmaya başladı, başımı da amına doğru iyice bastırıyordu. Yengemin zevk aldığını görmek, yengeme böylesine zevk vermek beni müthiş gururlandırmıştı. Az bir zaman amını yaladıktan sonra yengem resmen ıkınır gibi sesler çıkararark başımı dizlerinin arasında sıkmaya ve öne doğru kaykılmaya başladı. Yengemin sarsılarak ağzıma boşaldığında karnı ve göbeği resmen körük gibiydi. Amının sularını da zevkle yaladım tabii…

Yengem bir süre sonra kendine geldi, omuzlarımdan tutarak, “Ayağa kalk, sikini yengenin ağzına ver birdaha!” dedi. Ayağa kalktığımda yengemin sikime öyle bir saldırışı vardı ki, bir ara nefes alamadı, birşey olacak diye korktum. Arada bir ağzından çıkarıyor, “Amcanın siktiği amı yaladın, yengenin ağzını sikiyorsun, birazdan yengenin amını da sikeceksin!” diyordu. Yengemin bu konuşmaları beni daha çok tahrik ediyordu. Yengem sikimi kemirircesine iyice bir yaladıktan sonra, banyo paspasının üzerine beni sırt üstü yatırdı, bacaklarını ayırıp tam sikimin üzerine oturmaya başladı. Sikimin başı yengemin amcığına girerken nefesimi tutmuş izliyordum. Sonra birden kendini bıraktı, resmen hepsini sokmuştu amına. (Yengemin seks konusunda müthiş yetenekli olduğunu daha sonra siktiğim kadınlarla kıyaslayınca daha iyi anladım!). Yengem amının suları aka aka sikimin üzerinde hoplamaya başladı. Ben de boş durmuyor, yengemin elime gelen heryerini okşuyordum. Ara sıra göğüslerini ağzıma alıp emiyordum…

Bir süre sonra yengem, “Bak beni ne hale getirdin haylaz!” diyerek birden kasılmaya ve işer gibi boşalmaya başladı. Yengem müthiş boşalmıştı, amından akan sular sikimden süzülerek taşaklarıma kadar akıyordu. “Beni bitirdin!” diyerek sikimin hepsi amının içinde öylece durdu ve sadece amının kaslarını kasıp bırakıyordu. İnanılmaz bir şeydi bu, yengemin amı resmen ağzının yaptıklarının aynısı yapıyordu, amı sikimi emiyor gibiydi. Az sonra yengem yine hareketlenmeye başladı, sikimin üzerinde dans eder gibiydi. “Söyle, şu anda kimi sikiyorsun? Amcanın karısını mı sikiyorsun? Yengeni mi sikiyorsun ha?” diye konuşmaları beni müthiş tahrik ediyordu. Yengem bunu anladığı için de bu tür konuşmalarına devam ediyordu, “Boşalacağın zaman içime patlayacaksın, amcanın karısının amına bırakacaksın döllerini, fakat hemen boşalma daha!” diyor, sadece sikimin kafası amına kalacak şekilde kalkıp, tekrar oturuyordu…

Sonra üzerimden tamamen kalktı. Önümde domaldı ve “Geç arkama!” dedi. Acayip sevinmiştim, “Götünden mi sikeceğim yenge?” dedim. “Hayır, onu başka zaman yaparız, sen şimdi geç arkama!” dedi. Ben de geçtim. Yengem alttan eliyle sikimi tutup amcığına yerleştirdi, belini de kırınca varya müthiş bir görüntüydü. Vücudunun üst tarafını tamamen yere yapıştırıp sadece kalçaları havada, dizlerinin üzerinde domalmış bana kendini siktiriyordu. Ben de kalçalarını ve göğüslerini okşaya okşaya amına git gel yapıyordum. Yengem bu pozisyonda bir kere daha boşaldı ve benim de boşalmam için hem git gellerime yardım ediyor, hem de, “Şimdi beni sikiyorsun, içime boşalacaksın, akşama amcan gelince de yüzüne bakacaksın, içinden ne diyeceksin?” diye inliyordu. Bu ben temelli deli etmişti, makine gibi gidip geliyordum. Yengem konuşmasına devam ediyordu, “Amcana ne diyeceksin ha? Amcacığım ben senin karını siktim, bak yanında oturuyor mu diyeceksin haa?” diye inlemeye başladığında dayanılmaz bir zevkle patlamaya başladım…

Ben boşalırken yengem de, “Ohhhh fışkırt içime, sula yengenin amını döllerinle!” diye çıldırıyordu. Benim boşalmam bittiği halde, yengem halen kalçalarını ileri geri oynatmaya devam ediyordu. İnanamıyordum, yengem yeniden kasılmaya ve orgazm olarak boşalmaya başlıyordu. O halde yengemin üzerine kapaklandım ve ensesini boynunu öperek yengeme teşekkür ediyordum. Birkaç dakika sonra kalktığımızda yengem, “Bana bak, bundan sakın kimsenin haberi olmasın, yoksa bir daha beni sikmeyi bırak, külodumu bile koklayamazsın!” dedi 🙂

İleriki zamanlarda yengemin akıllara zarar fantazilerini de yerine getirdim…

[Enis]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karım ve Ufuk Bey Part 2

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karım ve Ufuk Bey Part 2
Ondan sonraki haftalarda, kararlaştırdıkları üzere Ufuk bey bize geliyor, bana hal hatır sorduktan sonra doğru yatak odamıza gidiyordu. Bana da evden çıkmak düşüyordu.
Gül, Ufuk beyin isteği üzerine diğer sevgililerini de terk etti. Artık sadece onun metresiydi. Bize geldiğinde bazen bana mercedesinin anahtarını veriyor bir yerden bir şeyleri alıp bir yerlere götürmemi istiyordu. Öyle günlerde bana yüklüce bahşişler veriyordu.
Ne bileyim, bin lira para veriyor, aldığım şey yüz lira tuttuğu halde üstünü almıyor, sinek kovar gibi elini sallayarak “kalsın, önemli değil” diyordu. Eh, bedava sirke baldan tatlıdır derler. Haliyle benim de hoşuma gidiyordu bu durum…
Zengin adam mutlu, beleş para gören gariban koca mutlu, kudretli ve zengin adamın koca yarağıyla sikilen karısı mutlu… Herkes mutluydu kısacası…
Bir gün Ufuk bey karıma akşama hazırlanmamızı, bizi yemeğe götüreceğini söylemiş. Kudretli Ufuk beyin bizi iyi bir yere götüreceği belliydi. Çok iyi hazırlanıp giyindik.
Bizi akşam gelip aldı, bizim kendi paramızla gidemeyeceğimiz seviyede özel bir yere geldik. O önde biz arkada girdik içeriye… Çalışanlar “Ufuk bey! Ufuk bey!” diye pervane oluyorlar etrafımızda… İçinde bulunduğumuz durumun sarhoşluğuyla çok güzel bir gece geçirdik. Sarhoşluğun bir kısmı mutluluktan, bir kısmı da alkoldendi elbette…
Eve gelirken Gül arabada Ufuk beyin yanına oturdu. Adamın bir eli direksiyonda, diğer eli sürekli karımın üzerinde, mini eteğin altında, çıplak kolunda dolaşıyordu. Bense arkada süklüm püklüm, hafif çakırkeyif, onların cilveleşmelerini izliyordum.
Eve geldiğimizde kapıyı anahtarımla ben açtım. Onlar da arkamdan geldiler. Ufuk bey evimize ilk defa gece geliyordu. Ayakkabılarını salonun ortasında çıkartıp attı. Gidip kanepeye yayıldı. Hava sıcak olduğu için terlemişti.
“Bana soğuk bir içki getirsenize” dedi. Karım mutfağa doğru giderken, “Cem becerir o işi canım. Sen gel yanıma otur…”
“Tabii efendim…” dedim eğitimli bir uşak gibi… Buzlu viski içerdi, karımdan biliyordum. Buzlu bir viski hazırlayıp geldiğimde Gül onun yanında oturmuş, gözlerinin içine bakarak,
“Çok güzel bir restorana götürdün bizi… Çok teşekkür ederiz.” diyordu. Ufuk bey bir eliyle karımın bacağını okşuyordu. Benim yanımda bunu hiç yapmamıştı daha önce… Çok heyecanlandım.
“Ben de çok teşekkür ederim, Ufuk bey…” dedim. Buzlu viskisini uzattım. Sağ eli karımın bacağında olduğu için sol eliyle aldı.
“Kendine de bir içki al, şuraya otur bakalım” dedi. Dediğini yaptım. Bir viski kendime, bir tane de Gül’e hazırladım. Karşılarındaki koltuğa oturdum. Ufuk bey bana
“Cem, imanım hakkı için… Senin bu karın var ya, bu cilveli, seksi karın, fingirdek karın bana çok büyük zevk veriyor.”
“Teşekkür ederiz Ufuk bey, teveccühünüz…” diye saçmaladım. Sanki karım şirkette çalışan elemanmış da, patronu onu methediyor gibi…
“Karını hep elimin altında tutmayı düşünüyorum. Ama biliyorsunuz, ben evliyim. Karımdan bunu saklama konusunda sana da çok sorumluluk düşüyor. Eğer sen de elinden geleni yaparsan herkes çok mutlu olacak, bak onu söyleyeyim.”
“Nasıl yani? Ne yapmam gerekiyor efendim?”
“Sana bizim şirkette bir iş veririz. Böylece buraya girip çıkmamın, buluşmamızın bir nedeni olur en azından…”
“Tabii Ufuk bey, haklısınız, isabetli düşünmüşsünüz…” dedim. Hoşuma gitmişti bu teklif…
“Anlaştık o zaman… Karının benim metresim olmasından rahatsız olmuyorsun, değil mi? Sorun yaratmıyor öyle mi?” diye sorduğunda da anında,
“Hayır, ne demek?” diye cevapladım.
“Hah, Gül de öyle söylemişti. Kocam geniş adamdır, sevişmemize karşı çıkmaz, aksine memnun olur demişti. Ben gene de sorayım dedim Cemciğim… Öyle karını her becermeye geldiğimde evden gitmene de gerek yok. Yanımızda kalabilirsin. Belki bir şey lazım olur, belki Gülümün canı bir şey ister… Değil mi Gülüm? Yavru kuşum benim…” diyerek karımın saçlarından tutup kendine çekti, dudaklarına yumuldu.
Bu konuşmaların sonunda Gül, benim biricik karım artık Ufuk beyin kucağında, dudakları dudaklarında sevişmeye başlamıştı. Ufuk bey bir yandan karımın dudaklarını somura somura emerken, kocaman elleri de karımın eteğinin sıyrılmasıyla açılmış tombul kalçalarını mıncıklıyordu. Hem de tam benim karşımda…
Adama ayıp olmasın, röntgenci demesin diye başımı çevirmeye, başka bir yere bakmaya çalışıyordum ama imkansızdı. Hemen önümde, karım adamın başını iki eliyle kavramış kendi başını oynata oynata öpüyordu.
Ufuk bey karımın bacaklarını, eteğin altından kasıklarını, kalçalarını okşayıp mıncıklamaya devam ederek minicik elbisesini yukarı yukarı sıyırdı, üst taraftan çıkarıp attı. Karım bir anda bu kocaman adamın kucağında oyuncak bir bebek gibi, üzerinde bir tangası ve sütyeniyle kalıverdi. Kendi gömleği de Gül’ün şehvetli okşamaları sonunda neredeyse sıyrılıyordu üstünden. Ama pantolonu duruyordu.
Birazdan sütyenini de çekip çıkardı. Karımın doksanlık göğüsler fırladı. Hayvan herif karımın memelerini avını parçalayan bir vahşi hayvan gibi yemeye başladı. Ben önümde gelişen bu olayı kalp çarpıntısı içinde seyrediyordum. Yarağım taş gibi olmuştu. Bu onların her zamanki halleriydi herhalde. Ben ilk defa görüyordum. Birazdan Ufuk bey,
“Cem gel buraya da şu pantolonumu çıkart bakayım benim…” dedi.
Ve karımı kucağında havalandırdı. Ben hemen yanına gidip kemerini çözdüm. Ardından düğme ve fermuarını da açıp aşağıya doğru çekmeye başladım. O da kasıklarını biraz havalandırarak bana yardım etti. Pantolonu donuyla birlikte aşağıya geldi. Bu arada sertleşmiş kocaman yarağı bir yay gibi gerilip yukarıya sıçradı.
Koskocamandı yarağı… Kapkara… Gül’ün dediği, anlatıp durduğu kadar muhteşemdi gerçekten… Hele başı küçük bir soğan gibiydi. Damarlı gövdesi, iri iri, kıllı taşaklarıyla adeta bir heykeldi. Gözlerimin oraya takıldığını fark etti.
“Öyle bakıp durma Cem… Tut bakalım şu yarrağımı da oturtayım karını üstüne…” İnanamıyordum. Ben kendi ellerimle siktirtecektim karımı… Pantolonunu ayaklarından çıkartıp sandalyenin üstüne astım.
“Ama önce çoraplarımı da çıkart” dedi.
Dediklerini yaptıktan sonra bacak arasında diz çöktüm. Ellerim titreyerek o muhteşem aletini kavradım. Kalınlığı nerdeyse bir bira kutusu kadar vardı. Fakat bu kutu sıcacıktı. Taş gibiydi. Başını yukarıya doğru tuttum. O da yavaşça karımı yarağının üzerinde alçalttı.
Ben adamın elimdeki yarağını ayarlayıp tam karımın amının ağzına getirdim. Olaydan iyice tahrik olan karımın amı olayın heyecanından su içinde kalmış, şıpır şıpır damlıyordu. Bu muhteşem yarak karımın ıslak dudaklı amına bir rüya gibi kaydı. Karım dudaklarını ısırarak,
“Oohhh… Erkeğiimm!” diye soludu.
Ben biraz sonra adamın sikinden elimi çekmiştim. Karım tamamen kucağına oturmuştu çünkü. Ufuk beyin siyah kıllı bacaklarının üstünde Gül’ün dolgun pürüzsüz poposu çok güzel görünüyordu.
Gül tekrar onun dudaklarına yumuldu. Bir yandan da minik güzel ayaklarıyla çömelmiş pozisyonda kendini havalandırıp havalandırıp indirmeye başladı. Ufuk beyin yarağı bir görünüyor, bir tekrar kayboluyordu. Başına kadar içerden çıkan organ, karımın zevk sularından pırıl pırıl parlıyordu.
Ben bacak aralarına çökmüş bu güzel manzarayı seyrediyor, bir yandan da ne kadar şanslı olduğumu düşünüyordum. İkisi o pozisyonda durmaksızın, hızlanıp yavaşlayarak, tempoyla yarım saat kadar sikiştiler. Ufuk bey aşka gelmiş, karıma bir orospu muamelesi yapıyordu artık.
“Amına koduğumun orospusu! Söyle bana… Yarrağım doyuruyor mu seni? Ha? Söylesene ulan sokak orospusu?” diye bağırıyordu.
Gittikçe ikisinin de haykırmaları arttı ve önce karım gelmeye başladı. Onun böyle debelendiğini hiç görmemiştim. O da orolünü kabul etmişti.
“Ahhh… Sik beni Ufuğum… Ben senin orospunum… Ne istersen yap bana erkeğim… Sen harikasın Ufuk… Tapıyorum sana… Yarrağın öldürüyor beni Ufuk… Zevk veriyor. Doyuruyor… Koca yaraklım benim… Sikicim… Sik beni… Ohhh…” diye bağıra bağıra inip kalkıyordu koca sikin üzerinde…
Çığlıkları komşular duyup ne olduğunu anlayacaklar diye çekindim. Ama ben yokken de olanlar buydu. Apartmandaki herkes karımın Ufuk adında biri tarafında sikildiğini biliyordu anlaşılan, her cümlesinde Ufuk diye bağırıyordu çünkü… Bazı komşularımızın bana garip bakışlarının da nedenini anlamaya başlamıştım.
Karım Alttan şlak şlak diye yedikçe daha da deliriyor, otomatiğe bağlamış, arka arkaya orgazm oluyordu. On dakika kadar ardı ardına geldikten sonra. Ufuk bey de böğüre böğüre fışkırttı tohumlarını karımın rahmine… İkisi de nefes nefese yığıldılar.
Seni seviyorum! Seni seviyorum! N’olur beni hiç bırakma…” diye mırıldanırken Ufuk beyin kıllı göğsünü minik öpücüklere boğuyordu orospu… Karımı çok kıskandığımı hissettim. Karımın amından süzülen beyaz yoğun sıvı kanepenin minderine kadar aktı ve ıslattı. Kıpırdamadan onlara bakıyordum. Dakikalarca öyle kaldılar.
Ses çıkartmadan ayaklarının dibinde, üstümdekileri çıkardım. Ben de onlar gibi çırılçıplak kalmıştım. Kendimle oynuyordum. Çok tahrik olmuş ama gelmemiştim. Gözlerimi birleştikleri yere dikmiştim. Ufuk beyin sesiyle kendime geldim,
“Bırak çükünle oynamayı da, git bize soğuk bir su getir. Yandık burada…” dedi.
Ne yaptığımı görmüştü. Utanarak doğruldum. Önümdeki küçük pipim sallana sallana mutfaktan onlara buz gibi soğuk su getirdim. İkisi de bir dikişte bitirdiler. Gül yana kayıp oturdu. Ufuk beye sarılıp göğsüne başını dayadı bir eliyle de kıllı göğsünü ve göbeğini okşuyordu. Ufuk bey de arkadan sarıldığı karımın belini kalçalarını okşuyordu.
Eli arkaya kayıp aşağıdan amını parmaklayıverdi. Gül sıçrayıp işveyle bir çığlık atıverdi, ikisi de kahkahalarla güldüler. Hele karımın şuh, şehvetli kahkahası her erkeği bitirir cinstendi. Ben yine yerde önlerinde oturmuştum. Bana dönüp
“Cem, senin bu karın var ya… Çok tatlı bir şey biliyor musun? Hem de bu kadar seksi… Anam arvadım olsun, böyle karı sikmedim ben şimdiye kadar…” dedi. Ben de onayladım. Karımın dudaklarına yumuldu. Öpüşmeye başladılar. Bir ara karımın dudaklarını bırakıp bana,
“Benimkini ağzına al da kaldır hadi!” dedi.
Kulaklarıma inanamadım. Ama duyduğum doğruydu. Karımı tekrar sikebilmesi için yarağını kaldırmamı istiyordu. Bir sıcaklık yayıldı bedenime, kulaklarıma kadar kızardığımı hissettim. Şaşkınlık, öfke, iğrenme… Ama sonra fark ettim ki, az önce karımın amından çıkan bu koca şeyi, canavarı ağzımda büyütmeyi ben de çok istiyordum.
Fazla düşünmedim. İçimdeki şeytanın ve adamın dediğini yapıp dizlerimin üstünde, bacak arasına yaklaştım ve ıslak yumuşak erkekliğin hepsini ağzıma soktum. Kokusu ve tadı deli ediciydi. Karımın da am sularının tadı vardı üstünde… Bu lezzetli aleti yalayıp emmeye başladım.
Benim çıkarttığım şapır şupur seslerine onların öpüşme sesleri karışıyordu. Gittikçe büyüyordu bu 50 yaşındaki adamın yarağı. İnik haliyle bile benimkinden büyüktü. Artık ağzıma sığmıyordu. Başını ancak alabiliyordum. Dilimle içerden yalayıp onu iyice sertleştirmeye çalışıyordum. Biraz sonra Ufuk bey,
“Yeter Cem… Kaldırayım derken boşaltacaksın.” Diye uyardı beni… Karıma da “Hadi yavrum… Kocan eme yalaya tam amına layık yaptı benim aleti… Hadi otur bakalım yine üstüne” dedi.
Karım bir bacağını benim üstümden atıp kucağında çömeldik. Ben Ufuk beyinkini ağzımdan çıkartıp, sokmak için hazır pozisyonda tuttum karım alçaldı. Yine amının dudaklarına dayadım. Ufuk bey,
“Oraya değil, arkaya” dedi. Karım bana
“Yalayıp tükürükle oramı aşkım, canım yanmasın…” dedi.
Ağzım tükürükle dolu aşağıya indim. Elimi ağzımın altına koyup mümkün olduğu kadar ziyan etmeden karımın götünü ıslatıp yaladım. Yüzüm ve ellerim sırılsıklam olmuştu tükürükle.
Karım hazır olduğunu anlayınca tekrar alçaldı. Bu defa o kocaman yarağı karımın daracık kahverengi deliğine dayadım. Oturmaya başladı. Zorlanıyordu almakta. Ama ittirmeye devam ediyordu. Ben de yarağı tam hedefinde tutmaya gayret ediyordum. Karımın büzüğü birden açıldı ve bu kara yarağın başını içine alıverdi. Karım,
“Ahhhh! Çok acıyor!” diye haykırdı. Ufuk bey,
”Ohh! Yavrum daracıksın. Bir kız çocuğu gibi daracıksın. Al hepsini hadi!” dedi.
Kocaman eleriyle karımın dolgun kalçalarını iki yandan kavramış aşağıya doğru bastırıyordu. Karım acılar içinde kıvranmaya başlamıştı. Gayri ihtiyari kaçamaya çalışıyordu ama mümkün değildi. Yavaşça bu kocaman yarağın karımın içine gömüldüğünü görüyordum. Sonunda taşaklarına kadar aldı içine. Yüzü hala acıdan gergindi. Ufuk bey,
”Aferin benim güzel kızım hepsini aldın içine. Beni çok mutlu ediyorsun” dedi. Gül,
“Çok acıyoooooo!“ diye fısıldadı. Ufuk bey,
“Ama bana ne kadar büyük zevk verdiğini düşün” dedi.
“Evet Ufuk, senin mutlu olmanı istiyorum. İstediğin gibi yap beni…”
Ufuk bey alttan oynatmaya başladı kasıklarını. Bir yandan da karımı elleriyle havalandırıp oturtuyordu.. Karım hala acı çekiyordu ama artık dudaklarını ısırıp sesini çıkarmıyordu.
Ufuk bey tamamıyla çıkartıp tekrar gömüyordu karımın içine. Aldığı zevk yüzünden belliydi. Gittikçe sertleşiyordu. Karıma girip çıktıkça artık flop flop diye sesler çıkıyordu. Bir yandan da fırsat buldukça kalçalarını tokatlıyordu karımın.
Zavallı karım nefes nefese onun üstünde zıplıyordu. Memeleri sağa sola sallanıyordu havada. Minik ayakları, kırmızı ojeli tırnaklı parmakları iyice gerilmişti. Ufuk bey
“Al yavrum, al içine malafatımı… Götüne koyuyorum senin… Orospum!.” diye bağırıyor, acımasızca geçiriyordu karıma. Birazdan Ufuk bey
“Geliyorum orospu! Fışkırtacağım içine…” diye haykırıp hoplamaya başladı kanepede… Karım da,
“Ufuk..! Ufuk…! Erkeğimmm… Her şeyim… Ben de geliyorum… Götüme boşal… Götüme akıt aşkım…” diye haykırdı.
Çığlıklar odayı doldururken ikiside debelenerek boşaldılar. Bu harika gosteri sona ermişti. İkisi de kanepede yığıldı. Soluk soluğaydılar. Ufuk bey,
“Küçük orospum benim harikaydın” dedi sonra bana dönüp.
“Karının götünü yalayıp temizlemek ister misin?”
“Evet” dedim sessizce…
Yarağı hala karımın içindeydi ama dölü sızıyordu dışarıya… Dudaklarımı iki sevgilinin birleştikleri yere dayadım ve bir kedi yavrusu gibi yalamaya, öpüp emmeye başladım. Karımın ve Ufuk beyin sıvılarımı yalayıp yuttum. Artık yarağı da küçülmüştü dışarı çıkıverdi. Bu kaygan, ıslak aleti ağzıma alıp bir güzel temizledim.
O gece Ufuk bey karıma bir kaç defa daha evimizin değişik yerlerinde sahip oldu. Bana da seyrettirip ya da yardım ettirip zevk almama izin verdi. O evine döndüğünde bitap düşmüş karımla birbirimize sarılıp uyuduk.
Uyumadan önce bana ne kadar mutlu bir kadın olduğunu söylüyordu. Hem bedensel hem de ruhsal açıdan inanılmaz şekilde tatmin edilmişti. Ufuk beyin tekrar geleceğini biliyordu. Onun metresiydi.
Karım uyuduğunda ben gözlerim tavanda, kara kara düşünüp duruyordum. Kendimi tanıyamıyordum artık… İlk başlarda karımın sikilmesini bir sik kaldıran fantezi olarak görürken nerelere gelmiştim.
Karımı siktirerek para kazandığım yetmiyormuş gibi, artık bir erkeğin de sikini ağzıma alıp yalıyordum ve bundan zevk duyuyordum. Yanlarında bitli köpek muamelesi de görsem, hoşuma gidiyordu, zevk alıyordum bu grup seks olayından… Sonu nereye varacak bilemesem de…
Yoksa beni bekleyen akibet karım gibi o muhteşem yarak tarafından sikilmek mi? Ben de sonunda seks delisi orospu karım gibi bu koca yaraklı adamın kapatması mı olacağım?

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ve sonunda baldız benim oldu

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Ve sonunda baldız benim oldu
Selamlar, bakıyorum da burada kimsenin 20 cm altında siki yok. Herkes bir gecede 3-5 atıyor Ne meraklısınız abartmaya. Herkes yakışıklı, herkes afet. Neyse baktım olacak gibi değil, ben de dayanamayıp baldıza nasıl çaktığımı anlatayım dedim.
Çok yakışıklı sayılmam. Ama genel kültürüm ve espri kabiliyetim iyidir.. Sanırım o da bunlardan hoşlanarak bana verdi.
Olay eşimin şehir dışına iş seyahatine gitmesiyle gerçekleşti. Burada fazla hikaye okumaktan, en sonunda ben de baldıza yakınlık duymaya başlamıştım ama birşeylerin olması imkansız geliyordu. Sürekli onu düşünerek 31 çekiyordum. Bir gün eşimin Ankara’ya 3 günlük iş seyahati çıktı. Akşam evdeyken telefonum çaldı. Bir baktım arayan baldız. Hayırdır dedim. Senle eşim hakkında konuşmam gerek, müsait misin dedi. Tabi dedim buyur gel. Telefonu kapatınca, ulan dedim bizim bacanak ne bok yedi acaba.
Baldız geldi, üzerinde çok sevdiğim dizinin üzerinden başlayan bir elbise vardı. içeri buyur ettim.Salona geçtik. 3lü koltuğun bir ucuna oturdu, ben de aynı koltukta diğer uca oturdum. Karşılıklı konuşmaya başladık. Yüzü asılmıştı. Hayırdır dedim. Eşinin onu aldattığından şüpheleniyormuş. Bizim de bacanakla aramız iyi diye, benim ağzımı yoklamaya gelmiş. Bak birşeyler biliyorsan nolur söyle diye yalvarıyordu. Yok vala bildiğim birşey diye yemin ediyordum. Sonra dedim, ya insan senin gibi birini aldatmaz, kuruntu yapıyorsun diye çıkıştım. O da nasıl yani dedi. E dedim gayet güzelsin, akıllısın, güler yüzlüsün. Adam seni niye aldatsın ki. Gerçekten böyle mi düşünüyorsun diye yaklaşarak sordu. Gözlerimiz arasındaki mesafe, ikimiz de yaklaştıkça azalıyordu. Artık ok yaydan çıkmıştı ama var ya kalbim ağzımdan çıkacak gibi atıyordu.
sonra dudaklarımız birleşti, başladık öpüşmeye ama ne öpüşme, baldızın dili neredeyse gırtlağıma giriyor. Baldızın elleri saçlarımda dolaşıyor, arada hafif hafif çekiyordu. Benim de bir elim onun saçlarında, diğer elim ıslanmış bacak arasındaydı. Nefes almak için dudaklarımızı ayırdığımızda, 50 metre suyun altından çıkmış gibi nefes nefeseydik. Baldız dayanamıcam artık diyerek, elbisesini sıyırıp, kucağıma oturdu. benim ellerim onun o yuvarlak kalçalarını sıkıyor, o da elleriyle saçlarımı çeke çeke öpüşüyorduk. Normalde bu kadar çok öpüşmem ama onunla sabaha kadar öpüşebilirdim. Oturduğumuz koltuğun yapısı da buna çok uygundu. Yeni hamle yine ondan geldi ve kucağımdan yere indi. Evde olduğum için eşofmanla karşılamıştım. Eşofmanımı ve bokserımı sıyırarak çıkardı ve oral yapmaya başladı ama ne oral. Bir eli taşaklarımda, diğer eli sikimde, ağzıyla senkronize şekilde inip çıkıyor. Ben oral seksi çok ıslak olması kaydıyla severim. Baldız da bir oral yapıyor var ya bol tükürüklü, öyle keyifli ki, bunları yazarken bile benimki hareketlendi şu an.
Baldızın ağzından, sikime süzülen salyaları,akarak taşaklarıma iniyordu. Taşaklarımı ovalayan eliyle o salyaları alıp, tekrar sikime sürüyordu. Sanırım yaklaşık 15 dakika kadar oral yaptı. Gel artık diyerek onu ayağa kaldırdım. Yukarı sıyrılmış elbisesini çıkarmasına izin vermedim. Sadece tangasını çıkardım ve yavaşça kucağıma oturtdum. Hemen girmedim, yaşadığım anın tadını çıkarmak istiyordum. Hadi yerleştir artık dedim, Kendisi sikimi tutarak hizaladı ve yavaşça üzerine oturup kalkmaya başladı. Her oturuşta milim milim daha fazlasını içine alıyordu ve sonunda kasıklarımız birleşti. dibini bulunca gözlerini kapatıp biraz bekledi. Bu sırada alt dudağını ısrıyordu. İkimiz de konuşmuyorduk. Ben seks sırasında konuşurum ama birşeyi yanlış anlar da işin büyüsü bozulur diye hiç ses etmiyordum. Konsantre bir şekilde ona uyuyordum. Gözlerini açtı ve tekrar oturup kalkmaya başladı. Salonun içinde yavaş yavaş inlemeler, nefes sesleri ve oturup kalktıkça oluşan vücut sesleri artmaya başladı. Nolur nolmaz diye sağ alimle ağzını kapadım, sol elim onun o hayran olduğum yuvarlak kalçasındaydı. kendisi ağzını kapatan elimi çekti, boşalmak üzereyim, sakın kesme, devam et diye kulağıma fısıldadı. Daha hızlı oturup kalkmaya başladı ve kısa süre sonra titreyerek ve inleyerek boşaldı. Tekrar durdu hareketleri, gözlerini kapattı, alt dudağını ısırıyordu. İçimden diyordum, ulan pişman olup kalkıp gitmese bari falan diye var ya ama ölcem heyecandan. Kendine geldi,üzerimden kalktı, yanıma oturdu. Çok güzeldi dedi. Evet bence de çok güzeldi dedim. Ama seni boşaltamadık, biraz soluklanayım,devam ederiz, yoksa ağrı yapar dedi. Haklıydı, erkekler iyi bilir boşalmadığınız zaman taşaklar ağrıyor. Ben fazladan hiçbir soru sormuyordum. Aklına ablası ya da kocası gelir, pişman olur falan diye hiç ses çıkarmıyordum. Dinlenirken saçlarını okşuyordum, hoşuna gitmişti, tebessüm etti. Eveeeeett hadi bakalım diyerek, benim alete tekrar yumuldu. Kusursuz şekilde oral yapıyordu. Hem dibine kadar alabiliyordu hem de gayet ıslak şekilde işini biliyordu. Artık sıra bendeydi. Hamlemi yaptım. Saçından tutup kaldırdım, elbisesi hala üzerindeydi ve çıkarmaya niyetim yoktu. Kadında mini elbise olduğunda ben çıkarmadan sikerim, daha zevkli oluyor. Oturduğumuz koltuğa domalttım ve ıslanmış amcığını yalamaya başladım, hiç çekinmeden silimi içine kadar sokuyordum. Müthiş bir koku yayılıyordu oradan. Sonra göt deliğiyle amcığı arasındaki bölgeyi yaladım, ordan götüne geçtim. O mesafede dilim aşağı yukarı sürekli hareket ediyordu, gerçekten çok zevkliydi. Temiz bir amcığı ve götü yalamak harika birşey. Hadi artık diye seslendi. Sİkimi hizalayıp yavaş yavaş girmeye başladım. ıslaklık ve bir önceki postadan dolayı daha rahat giriyordum. Bir elimle saçına asılmaya başladım. Diğer elim her zamanki gibi kalçalarını sıkıyordu. O elbisenin içinde muhteşem bir şekilde, çok senkronize olmuş halde gidip geliyorduk. Terliyordum ve terlerim burnumdan süzülüp, onun kalçalarına damlıyordu. Tekrar boşaldı, Artık ben de gelmek üzereydim, korunuyor musun dedim evet ama ağzıma boşal dedi. Arayıp ta bulamadığım şey… Tempomu iyice arttırdım artık boşalmam an meselesiydi. İçinden çıkar çıkmaz arkanı dönüp, ağzına al dedim. Hızlıca arkasından çıktım, Baldız da seri bir hareketle arkasını dönüp ağzına aldı. O anın heyecanıyla öyle bir boşaldım ki anlatamam. Baldız da bir damlasını bile kaçırmadı, hepsini yuttu. Koltuğa yığılıp kaldık. Ben artık sorularıma geçebilirim diye düşündüm. Nasıl oldu bu ya dedim. Zaten kaç zamandır aklımdaydın, çok beğeniyordum seni dedi. Karşılıklıymış dedim. Gülümsedik. Fırsat buldukça devam eder miyiz dedim. Elbette dedi. Dediğimiz gibi de oldu. Hala fırsat buldukça yapıyoruz…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Balıkesirden Evli Sevgilim Ve Ben – 1

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Balıkesirden Evli Sevgilim Ve Ben – 1
Slm Ben onur Balıkesirde yasiyorum 37 yasında evli biriyim Biliyorum evli birinin arayis icinde olmasi hic hos birsey degil ama evli olupta hayatinda bircok eksiklik olan kisiler beni cok iyi anlayacaklardir. Guzel bir sosyal cevre aile ve iliskiler olmasina ragmen dısaridan cok mutlu gorunmeme ragmen icimde yanginlar vardi cinsel hayatimiz cogu evlilikte oldugu gibi cok sıradan sanki gorev gibi yapılan birsey olmustu hani evliyim yapmaliyim yapalim bitsin tarzinda tabiki kabul etmek gerekir erkek yada kadin farketmez her insanin sekse bakıs acisi hayatindaki onemi farklidir kimi icin birinci siradayken kimi icinse olmasada olur seklindedir bizim evliligimizde bu sekildeydi . Zamanla ne kadar ugrastıysamda bu durumu degistiremedim .
İnternet ve bilgisayarla birlikte bende bazi arayislar icine girdim Sosyal medya sayesinde bir hanimla tanıstım ismi hulya idi (tabiki gercek ismini yazmiyorum ) Hulya benim gibi evli 43 yasında 163 boy 73 kilo balıketli hos bir hanimdi cok guzel oldugu soylenemez bircok insan icin ama zaten benim icin fiziksel guzellikten daha onemli olan hissetmek uyusmak tenine dokunabilmek daha onemlisi ruhuna dokunabilmek .Hulya ile onceleri havadan sudan sohbetler ediyorduk daha sonra birbirimize guvendikce daha ozel konulardan konusmaya basladik . Hulyada benim gibi ilgisizlikten sikilmis doya doya cinsellige ac biriydi esiyle erken yasta evlenmis kaba saba bir adamla bir omur geciriyordu esinin kendisinin isteklerine arzularina asla onem vermedigini zoraki bir evlilik surdurdugunu soyluyordu.aslinda cinselligi cok sevdigini doya doya fantezilerle birlikte sevismek istedigini doymak doyurmak istedigini belirtiyordu Artik hemen hergun internetten birbirimizle sohbet ediyor fantezilerimizden isteklerimizden konusuyorduk .Sehrimizin kucuk bir sehir olmasinden ve ikimizinde evli olmasi cekindigimiz korktugumuz cok sey olmasindan dolayi bulusmak istesekte cok cesaret edemiyorduk.
Zamanla birbirimizi tanıdık ve guvendik artık yazısmalarimiz yetmiyor birbirimizi deli gibi arzuluyor ama ikimizde hayatımıza bir zarar gelmeden kırmadan dokmeden birşeyler yasamak konusunda anlastık.Hulya ile kamerada sohbet edip birbirimizi tatmin ediyorduk ama artik yetmiyordu o benim vucudumu ben onun vucudunu defalarca gormustuk bulusmadan once belki size garip gelecek ama cok degisik bir olay yasadik tatlari kokuları cok severim cinsellikte icine girip cıkmak degil saatlerce opmek yalamak dilimle doymak doyurmak isterim Hulyaya sik sıik amini yalamak istiyorum kokunu istiyorum derdim ve birgun onu kilodunu bana vermesi konusunda ikna ettim 3 gun boyunca aynı kilodu giymesini istedim ve bu 3 gun boyunca musait oldugumuzda karsilikli olmadigimizda beni dusunerek masturbasyon yapacak onun o guzel amcıgının kokusu tadi kilodunun uzerine sinecekti Gorusecegimiz gun yine kamera actik onu nasil sikmek istedigimi konusurken hulyada kilodunun uzerinden amini parmakliyordu zatan bir iki gundur ayni kilodu giydiginden ve o an cok azmis sekilde karsilikli konusmalarimizdan kiloduundaki islakligi kameradan gorebiliyordum Oda Bende kameradan iccamasirimiza bosaldik ve simdi hic gorusmedigim hulya ile camasirlarimizi degis tokus edecektik bu dusunce hulyayi cıldırtıyordu kocasi onunla dogru duzgun sevismezken bir erkegin kendisinin kirli kilodunu amcıgını kokusunu tadini deli gibi arzulamasi onu cok tahrik ediyordu Esiyle sadece msiyoner pozisyonda sikistiklerini esinin birakin amini yalamayi goguslerini bile opmedigini soyluyordu Neyse kamerada bosaldiktan sonra camasirlarimizi cikarip yanimiza alacak ve balikesirdeki bir giyim magazasında 1-2 dakika gorusecek ve camasirlarimizi birbirimize verecektik 1 saat sonra bulusmak uzere ayrldik bu fantezi sebebiyle bosalmis olmama ragmen inanin aletim hic inmedi arabama binim bulusma yerine gidince sikimi saklamak zorunda kaldim alısveris magazasina girip onu kıyafetlere bakarken gordugumde heyecandan olecek gibiydim oda beni gordu yuzu hafif kızarmıs ama o kadar istekli bakiyordu ki anlatamama sabah saatleri oldugundan magazalar tenha idi elime bir kazak alip giyinme kabinlerine dogru yurudum beni takip etti kabinin onunde ben elimdeki poseti ona oda bana verdi ayrılacagimizi sanirken bekle diye isaret ettim ve kabine girdim en dipteki kabinde pantalonumu cıkardim boxer imdan aletim con net gorunuyordu Hulya kabinin onunde bekliyordu sanki kocasi yakini kıyafet deniyor oda bekliyor gibi magazanin tenhaligindan cesaret alarak kabinin kapısını araladim beni sadece oradaki hulya gorebiliyordu onun getirdigi poseti alarak actim beyaz kilodunu elime aldim hulya heyecan icinde beni izliyordu hulyanin biraz once bosaldigi sırılsiklam olmus kilodunu onun gozelrinin icine bakarak burnuma goturdum amcıgının degdigi ıslattıgı agını doya doya kokladim bir elimde kilodu vardi bir elimlede gorebilecegi sekilde sikimi boxer imdan cikardim yay gibi fırladi saniyorum oradan damarlarini bile gorebiliyordu kocasindan baska kimseyle olmamis simdiye kadar cinsellikten dogru durust zevk bile almamis hulya simdi yabanci bir adamin biraz once kendi uzerinden cikan kilodu koklayarak sikini sivazlamasini izliyordu amciginin muhtesem kokusunu içime cekiyor deli gibi sikimi oksuyordum dilimi klodundaki islakliga surdum tadi muthisti Hulya iceri dalmamak icin kendini zor tutuyordu dudaklarini islatip kemiriyordu kapali biriydi ama daha fazla dayanamayıp sadece bir kac saniyeligine elini onune attıgını gordum ama korkarak cekti ortamdaki atesi inanin size anlatamam bende onu iceri cekip deli gibi sikmemek icin kendimi zor tutuyordum kilodu burnumda 3-5 dakika sonra deli gibi kasilmaya basladim hulya izliyordu ve deli gibi sarsilarak bosaldim sanki hic bitmeyecek gibi dollerim kabindeki aynaya carpıyor ben sarsilarak bosaliyordum hulyada sanki kendinden gecer gibi beni izliyordu sonra kabinin kapisini kapatip orayı temizledim ve onun kilodunu laarak ciktim ama Hulya disarida degildi Eve gelip hemen internete gectim hulya bir sure sonra nete geldi kamera actik sen delisin diyordu Benim amcigimi koklaman dilinle tadina bakman ve o kadar sertlesmis olman beni cildirtti diyordu neden beklemedigini sordugumda artik dayanacak gucunun kalmadigini ve bir an once eve gidip bosalamk istedigi icin kosar adim ayrildigini anlatti esiyle sikisirken bile o magazadaki olanlardan aldigi zevk kadar bir zevk almadigini ve gozlerimde esinin gozlerinde 20 yildir gormedigi atesi ve arzulamayi gordugunu soyledi Eve gelince oda benim bosalmıs oldugum kilodu koklayarak neredeyse kendine dokunmadan bosalmıs sarsilarak Biliyorum hikayem uzun oldu ama inanin bu kadar degil Hulya ile boyle birşey yasadiktan sonra artik gorusmemiz kacinilmaz olmustu onuda bir sonraki hikayemde anlatacagim eger begeni gelirse 🙂 benim instagram adresm : onurblksr_1010 isterseniz oradan mesaj atabilirsiniz eklemenize gerek yok yada darkwater06@hotmail.com adresine mail atarsaniz donus yaparim Balikesirden heryastan Kadinlardan mesaj bekliyorum biliyorum cekindiginiz korktugunuz bircok sey var ama inanin bende sizin gibiyim taniyin guveneceksiniz denemekle ne kaybedersiniz Baska sehirlerden arkadas olmak sohbet etmek isteyenler olursa bekliyorum Bu yasadıgım ve yazdigim fantazilerin sadece kucuk bir kısmı gozlerimden sizi ne kadar arzuladigimi gormek istemezmisiniz

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Turgut’un karısı A

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Turgut’un karısı A
Hayat garip tesadüflerle dolu. Yeni atandığım şehre taşınırken bunun farkında olsam da gerçeklerle yüzleşmedikten sonra nereden bilebilirdim ki, bu can alıcı tespitin başıma geleceğini. Her anı unutulur ta ki anının sahibini görene kadar. Yol boyunca yeni şehre alışmanın zorluklarını düşündüm durdum. Eh nihayet gelmiştim işte.

Okula başlayalı birkaç hafta olmuştu, sevmiştim egenin sevimli ve küçük şehrini, egenin insanlarını. Sağ olsun okuldaki arkadaşlar da bir hayli güler yüzlü, iyi niyetli insanlardı. Turgut’da bunlardan birisiydi. Efendi, sportmen bir bedeni olan oldukça kibar birisiydi kısa zamanda kafa yapımız uyuşmuştu. Evliydi üstelik mutluluğu gözlerinden okunuyordu.

Benimse evlenmek gibi bir derdim olmamıştı hiç, uzun ilişkilerim olmuştu olmasına ama evlilik bana göre değildi.

Tam öğretmenler odasına girecekken arkamdan gelen topuk tıkırtısının beni sarsacağını nereden bilirdim, odaya girdim saniyeler sonra o girdi ve direk Turgut’la sarıldılar ben öylece bakakaldım. Yıllar sonra A’yı görmek! Hem de Turgut’un karısı olarak!

Üniversite yıllarımda sevgilimdi A, tam dört sene süren ilişkimiz anadoludan gelen güzel bir kızın üniversite boyunca sayemde tam bir kadına dönüşme hikayesiydi ilk sene elleme öpüşme ile başlayan saksoya uzanan birliktelik ikinci yılında onu zorlada olsa götten bağırta bağırta sikmiştim, son senemiz ise kızlığını bozmamla birlikte tam anlamıyla bir ziyafete zevk işine dönüşmüştü canım istedikçe ağzına veriyor kah götünden kah amında sikip döllerimi akıtıyordum.

Hele beni yemeğe davet ettikleri gün tam bir felaketti. A, Turgut’a Tahsin ile aynı sınıftaydık deyince illa yemeğe çağıralım güzel bir sofra başında üçümüz içkilerimizi yudumluyor eski günleri konuşuyorduk tabi bize değinmeden A bir yetmiş iki boyunca taş gibi sağlam kalçaları orta büyüklükte memeleri kumral teni ile ortalıkta arz-ı endam ediyordu. Acaba Turgut bu tatlı kadına yetebiliyor muydu yalan değil bir hayli ateşli sevişirdi canı sevişmek isteyince.

– Anlat bakalım Tahsin var mıydı benim hanımın takıldığı birisi okulda.

O an ellerim terlemeye başladı. Boynumdan aşağı ter damlalarını hissediyordum. Pekala Turgut karısının bakire olmadığını biliyor olmalıydı, çoğu kızın da ilk yarak yeme yeri üniversite değil miydi evet biz sevgiliydik desem alkol de almış olan Turgut kıskançlık krizine girer miydi ne cevap vereceğimi bilmeden öylece bakıyordum ta ki A konuşana kadar.
– Turgutçuğum biz Tahsin ile sevgiliydik

Yutkundum, Turgut’un gözlerinin içine bakıyordum. Masada kendimi savunacak bir şeyler arıyordum.
– Hah ha hadi ya? Bak sen…
– Aman canım kapatalım bu mevzuyu Turgut geçmişte kalmış bir şey işte deyiverdim.

Zaten kısa bir süre sonrada evden ayrıldım karışık duygular eşliğinde evin yolunu tuttum. Mümkün mertebe Turgut ile yüz göz olmamaya çalışıyordum ta ki Akşam işin var mı diyene kadar bir yerlerde bir şeyler içelim demişti Turgut olur dedim.

Arabayı ormanlık alana götürdüğünde içimden şimdi siki tuttun Tahsin dedim. Biraları içmeye başladık önce havadan sudan yapılan konuşmalar dönüp dolaşıp A ile bana gelmişti ne merak ediyordu bu adam bu kadar

– Biliyor musun A evlendiğimiz de bakire değildi
– Öyle mi
– Evet, pek sorun etmedim ama birkaç kere sordum bunu ona söylemedi fakat siki seninkinden büyüktü dedi.
– Anlıyorum
– Bir şey soracağım A’yı sen mi siktin, onu ilk sen mi bozdun.
– Hayır Turgut bizimkisi çocukça bir şeydi işte o kadar yakınlaşmadık bile kısa süreli bir şeydi yani geçip gitti
– Öyle elbette sonuçta benim de sevgililerim oldu onun da olması normal ama insan merak ediyor
– Neyi
– Karısını ilk kim sikti işte onu

Sonra ikimiz de sessizleştik o uzaklara bakıyordu bense tetikte bekliyor ve korkuyordum.
– Öğrensen ne olacak sanki dedim
– Hiç dedi

Sonra aracı şehre doğru sürdü.

Gece A’dan gelen sms : Turgut sana sorduğu soruyu bana da sordu neden yalan söyledin oysa ben ona iki gün evvel her şeyi anlatmıştım

Öylece telefon elimde kalakaldım. Hafta sonu Turgut aramıştı açmamışım ve bir sms daha geldi. Turgut:’dan
– Neden açmıyorsun?
– Turgut ne istiyorsun?
– Karımı ilk senin siktiğini biliyorum, bana detaylı bir biçimde anlattı her şeyi.
– Tamam özür dilerim ama…
– Neden özür diliyorsun zevk almadın mı ondan
– Siz evlisiniz? Bunlar konuşmanın anlamı yok, artık görüşmek de istemiyorum. Görüşmesek daha iyi.

Ben tam her şeyden kurtuldum derken smsler bazı geceler devam etti. Turgut’un telefonundan atılıyordu
– Şuan sikimi emdiriyorum ona, saksoyu sen öğretmişsin.
– Birazdan onun o dar amına gireceğim.
– Bana götten vermiyor
– Sikerken ağlatmışsın.

Ne zaman sevişseler haberim oluyordu artık dayanacak gücüm kalmamıştı bir daha sms gelirse dediğim zaman onun amını emiyorum smsi gelince dayanamayıp açtım
– Ne istiyorsn lan benden hıi siktim lan karını anlıyor musun ben siktim hem de dört sene
– Ohhhhhh….devam et…ne olur.
– Devam mı edeyim evet seninkinden büyük sikimi onun ağzına verip çeviriyor aşkım acıyor dediği halde götüne geçirip hayvan gibi sikiyordum
– Akıtıyor muydun içine
– Çocuk bile aldırdı benden sınıfta herkes biliyordu onu siktiğimi, yeter ulan yaptım işte her şeyi yaptım

Sonra telefon kapandı. Sabah A’nın mesajı ile uyandım “Harika bir geceydi sayende” “Anlamadım, o ne demek” “Sanırım Turgut bundan zevk aldı karısını başkasının döllemesinden”

Çayımı almış okulun bahçesinde nöbetimi tutarken geldi elinde çayı ile Turgut
– Nasılsın ortak
– Ortak mı
– Hahaha orta sayılırız
– Derdin ne senin Turgut, ne istiyorsun
– Hiç anlamış olman lazım
– Yahu sen kıskanç birisi değil miydin
– Oğlum ilk sen sikmişsin zaten nesini kıskanayım senden bu fantezi
– A’nın haberi var mı
– En çok o istiyor zaten
– Anladım
– Ne diyorsun merak etme bunu gerçekten istiyoruz
– Eh peki o zaman

Turgut gülümseyerek telefonu eline alıp “Alo aşkım evet kabul etti bu hafta sonu için hazır ol” deyip kapattı çayından bir yudum alıp “sen de hazır ol ortak” diyerek gitti.

Hafta sonu gelmişti cumartesi gecesi öğleden sonra Turgut arası “geliyorsun” değil mi diye canıma yetmişti “Evet lan geliyorum gözünün önünde bağırtacağım karını” deyince “ohhh harika ortak” dedi.

Zili çaldığımda kapıyı Turgut açtı. Sofraya oturduk ama kimsenin ağzını bıçak açmıyordu ben de vazgeçtiklerini düşündüm sessiz sedasız yemeğimizi bitirdik içkileri alıp koltuklara geçtik televizyonun sesine arada kurduğumuz tek tük cümleler eşlik ederken A kalkıp odasına geçti. Döndüğünde üzerinde siyah bir gecelik vardı bacakları tüm kusursuzluğu ile meydandaydı.
– Nasıl olacak dedi A
– Siz başlayın dedi Turgut

A yanıma gelip oturdu bir süre öylece bekledik sonra neden bilmem bir cesaret gelmişti bana ellerimi anın dizlerine koyup bacaklarını okşamaya başladım A elini boynuma atmış öylece duruyor arada içkisini yudumluyor sigarasından çekiyordu sonra sarıldık birbirimize deli gibi öpüşmeye başladık ellerim A’nın unutamadığım taş gibi kalçalarında dolaşıyordu bir aslan pençesi gibi o minik götü avuçlarımın arasına alıyor sıktırıyor bırakıyordum. A ise boynumu yalıyor kulaklarımı emiyordu iki sevgili gibi sevişiyorduk Anlamıştım A bir hayli ateşli olacaktı onu iyi tanıyordum körpe bedenini biliyordum şimdi onun orta yaşın en tatlı zamanındaki bedenine de sahip olacaktım.

– Senin hayvan gibi sikmeni özlemişim deyi verdi A beni daha da ateşlemişti bu deli gibi öpüşüp koklaşıyorduk

Ellerimiz yaramaz çocuklar gibi birbirimizin bedeninde dolaşıyordu gözüm bir ara Turgut’a kaymıştı sigarasını yakmış çoktan soyunmuş ve oturduğu yerden sikini avuçlayarak bizi izliyordu birisinin gözü önünde karısını sikmek erkeklik duygularımı daha da ateşlemişti.
A’yı domaltmış Turgut’un gözü önünde kalçalarını tokatlıyordum. A arkasına dönüp Turgut’a “Bunu çok sever” deyip dülümsemişti. Sonra tekrar yumulduk birbirimize, hoyratça okşayışlar delirmiş gibi öpüşler. Gömleğim ve atletim pantalonumu çıkarmışrı A sadece baksırım kalmıştı A’nın da geceliği çoktan salondaki halının ortasına yollanmış sütyen ve kilodu ile duruyordu.

Ben ayakta iken A koltuğa oturup baksırımı çıkardı yarı kalkmış sikimi tutup Turgut’a göstererek “İşte karının bütün deliklerini siken azman bu hayatım” dedi Turgut’da “dediğin kadar varmış canavar” deyince gözüm Turgut’un sikine ilişki benimkinden kısa ve ince bir aleti vardı çok da küçük değildi tabi.

A sikimin kafasına bir öpücük kondurup onu ağzına almaya başladığında Turgut da yanımıza gelmişti eşinin kafasını tutuyor sikime bastırıp çekiyordu bazen o da sikini eşinin suratına sürtüyordu şimdi A iki yarağı aynı anda yalıyordu biz ise Turgut ile ayakta birbirimize bakıyorduk Turgut iki kadeh ve sigara getirmişti A alt tarafta siklerimizi yalarken biz sigara ve içki içiyorduk. “iyi yalıyor” değil mi dedi Turgut “Saksosu efsanedir” “valla öyle iyi öğretmişsin” “yok yahu ben ağzına verdim o kendi kendine öğrendi içinde varmış” içkilerimizi bitirince Turgut karısı A’yı ayağa kaldırdı arkasına geçip sütyenini çözdü kilodunu çıkardı ben şimdi A’nın memelerini okşarken Turgut eğilip karısının götünü emiyordu
– Göt takıntısı var benimkinin ama hiç vermedim hahaha bakire sanıyordu orayı ama senin siktiğini söyledim
– Bu gece sikeceğim ortak bu götü
– Sik ortak
– Sen tadını biliyorsun zaten
– Bilmez miyim iki yıl kullandım bu götü ama maşallah hala taş gibi
Eğilip memelerini ağzıma aldım A ise amını sikimin üzerine sürtüyordu sikim o git gelde Turgut’un çenesine çarpıyordu ama bunu görecek değildi Turgut onun derdi karısının minik göt deliğiydi parmaklıyor emiyor öpüyordu.

– Hadi ortak tost yapalım sonra uzun uzun sevişirsiniz orospuyla dedi

Koltuğa oturup A’yı kucağıma aldım A tükürük yapıp sikime ve amına sürttü “canım senelerdir küçük bir sik yiyorum dağıtma amımı” deyip yavaşça oturdu. Seneler sonra bozduğum amın içine tekrar giriyordum kazık gibi yarağım amın içine batmaya başlamıştı turgut’ sikini tam kremleyecekken A “geçir aslanım siktir et kremi şu koca siki iki sene yedi o tükürsen yeter” deyince tükürüklediği sikini göte bastırmaya başladı Turgut

İki deliği dolan A zevkle inledi “oohhh kocalarım benim” ritmi tutturup gidip gelmeye başladık ellerimle ayırdığım kalçalara bir Turgut saplıyordu bir ben geçiriyordum ama “ohh erkeklerim yapıştırın, çakın deliklerime” “ilk siktiğin kadar tatlı mı ortak” “ohh evet lan nefis bu amcık” ona orospu de” çok geçmeden bitirmişti işini Turgut karısının göt deliğine attırmış ve karşıdaki koltuğa yığılıp kalmıştı onun götünden süzülen döller amına karışıyordu sikim bir piston gibi işliyordu A’nın içinde “Hadi Tahsin bizimkinin pili bitti göster şuna nasıl becerdiğini karısını” deyince onu kucaklayıp altıma aldım bacaklarını omuzladığım gibi şak şak şak sikmeye başladım Turgut “oha ya” dedi A ise zevkten kudurmuş inliyordu “off aşkım böyle mi sikiyordu seni” “Hem de ne ağlatıyordu bile” ben bunları duyunca daha da gaza gelmiş kökledikçe köklüyor memelerini okşuyor ısırıyordum. “Vur ortak vur” diye sırtımı sıvazlıyordu Turgut “harikasınız” diyerek mastürbasyona başlamıştı göz ucuyla ona baktım A “ne o lan karının sikilmesi hoşuna mı gitti ikinciyi mi atacaksın” derken Turgut çoktan siki ağzına dayamıştı A’nın a şimdi hem inliyor hem yalıyordu Turgut ise arada “vur aslanım çak amcığa” diyordu.
A’yı domaltmış tekrar amdan girmiştim açıkçası Turgut’un boşaldığı götü sikmek istemiyordum Turgut ise A’nın ağzına vermiş saksafon çaldırıyordu. Turgut ortak biraz da ben sikeyim deyip arkasına geçti A’nın bu sefer ben A’nın ağzına vermiştim “kurban olurum bu taşaklara” diyerek emip ısırıyordu “off orospu çocuğu ne verirdin ağzıma ama döllerinle boğardın” beni “yutturuyor muydun ortak” “her seferinde” dedim “benimkileri hiç yutmadı amcık” dedi

Turgut çıkarıp sırtına boşalırken ben de A’nın ağzına boşaldım. A döllerimi Turgut’a gösterip çurk diyerek yuttu Turgut’da “orospu” deyip bana döndü “siz devam edin ortak benden bu kadar” dedi A banyoya gitmişti ben yarı baygın sikimle oturuyordum

Maşallahı var senin aletin de ha
Sağ ol Turgutçuğum
Eh bunu hep ister bu orospu
Veririz o zaman ortak dert etme dedim

Ne kaynatıyorsunuz siz bakıyım diyerek gelip kucağıma oturdu A
Ne olacak hayatım kocan seni tekrar siker miyim diye soruyor
Sikersin tabi deyip ağzına aldı tekrar sikimi..

Turgut karşı koltukta ben karşsında sigara içip karısının ağzına veriyordum aferin orospu iyi yala bakayım diyordum Turgut gülüyordu A’nın hiçbir şey umurunda değildi sikim serleşince sırtı bana dönük kocasının gözlerinin içine bakarak “Aşkım gel yerleştir şunu amıma” dedi. Turgut sikimi tuttuğu gibi karısını üzerine oturttu.

Şimdi kocasının gözlerinin içine baka baka oturup kalkıyordu “özlemişim ilk erkeğimi” “bak kocacığım nasıl giriyor” “iyi izle sikilmemi” bense belinden tutup çarptıra çarptıra sikiyordum A’yı ileri geri yapıyorduk arada A sikimin üzerinde dans ediyordu adeta.

Bacaklarını tutup havaya kaldırdım ve şimdi kucağımda gidip geliyordum Turgut’ “offf anam be ne sikiş oluyor” diyordu ben ellerimi bacaklarının ltından geçirip ensesinde birleştirmiştim ve çatır çutur sikiyordum. “Offf vur be ortak, kökle” “Gel yakından bak ortak” dedim Turgut ellerini dizimin üzerine koymuş birkaç santim ötede taşaklarımı çarpa çarpa karısını inletmemi izliyordu. Elleri ile karısının bızırını okşamaya başlamıştı çok geçmeden A’kucağımda şekilden şekile girerek boşaldı Turgut da ben de gülüyorduk bu duruma üzerime tir tir titriyordu A

Ben durmadan çakmaya devam ettim. Bir el taşaklarımı okşuyordu “Hadi ortak patlat içine” der demez zımba gibi döllerimi boşaltmaya başladım A kollarımdan kurtulmuş iyice bastırıyordu kendini boşalan sikime, taşaklarım hala Turgut’un ellerindeydi biraz sonra amından akan döller taşaklarıma ve Turgut’un ellerine bulaşmıştı. Turgut bunu karına yedirdi parmaklarındaki döllerimi temizletti.
A hamile kalmazsam iyi dedi.
Bende şakayla karışık iki babalı olur işte dedim

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Evlere Temizliğe Giden Dul Asiyeyi Siktim!

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Evlere Temizliğe Giden Dul Asiyeyi Siktim!
Merhabalar ben Mete. 23 yaşında, 1.88 boyunda, kumral bir erkeğim. Ailemin tek çocuğuyum. Özel bir üniversitede 3. Sınıf öğrencisiyim. Başımdan geçen olayın diğer kahramanı Asiye ise 35 yaşında, 1.70 boylarında 58-60 kilo civarında, 2 çocuk annesi olmasına rağmen müthiş bir fiziğe sahip olan, güzelliği ortalamanın oldukça üzerinde, esmer güzeli dul bir kadın. Anlatacağım olay Haziran ayında Antalya’da yaşandı. Yaşadığım mükemmel deneyime geçmeden önce size Asiye hakkında biraz bilgi vermek istiyorum. Asiye’nin eski kocası, Asiye’yi 10 yıl önce, büyük çocuğu 4, küçük çocuğu 1 yaşındayken Almanya’ya çalışmaya diye gidip terk etmiş, ve 10 yıldır da birdaha arayıp sormamış. Asiye de kaderine razı olup, evlere temizliğe giderek çocuklarını büyütmüş.

Bu anlatacağım olay, yeni aldığımız eve taşınacağımız zaman yaşandı. Annem ve babam çalıştığı için evin bütün işleri ile ben ilgileniyordum. Haziran’ın 2. haftası, annem evin temizleneceğini, benim de gidip temizlikçi kadını eve götürmemi ve kadına yardımcı olmamı ve de istediği şeyleri almamı söyledi. Sabah saat 8’de Asiye’yi evinden almaya gittim. Önce eve gittik ve bana almam gerekenleri söyledi. Ev yeni bir site olduğu için inşaat atıkları vardı ve epeyce kirliydi. Asiye evde çok iş olduğunu ve temizliğin en az iki gün süreceğini söyledi. Ben gidip Asiye’nin istediklerini alıp geldiğimde, Asiye temizlik için kıyafetlerini değiştirmişti. Geldiğimde Asiye’nin üzerinde çok kısa olmayan geniş bir şort, üstünde ise biraz dar olan ve göğüslerine ‘Ben buradayım!’ dedirten bir bluz vardı. Asiye’yi öyle görünce yanında 11 yaşındaki oğlu olmasına rağmen aklıma hınzırlıklar gelmişti ve tahrik olmuştum. Aslında malzemeleri bırakıp sadece yemek getirmek ve akşam evine götürmek dışında yanına uğramayı düşünmüyorken, Asiye’yi öyle görünce evden ayrılmamaya karar verdim. Asiye kendisinin halledebileceğini söylemesine rağmen evdeki inşaat atıklarını da bahane etmem ve ısrarım üzerine kendisine yardım etmeme izin verdi.

Aslında amacım kendisine yardım etmekten ziyade, biraz muhabbet kurup, onu etkilemeye çalışmaktı ve bu konuda başarılı oldum da. O gün boyunca Asiye’ye hem yardım ettim, hem de oldukça keyifli bir muhabbet kurdum. Ben o gün kendisine ‘Asiye Abla’ diye hitap ederken, o da bana ilk başlarda ‘Mete’, günün sonlarına doğru ise canımlı cicimli hitap etmeye başlamıştı. İlk başlarda oldukça mesafeli olan duruşumuz, muhabbet ilerlettikten sonra daha samimi olmaya başlamıştı. Hatta ufak tefek fiziki temaslar, masum dokunuşlar bile yaşanıyordu ve bu beni iyice tahrik ediyordu. O günü bu şekilde geçirdik ve tam çıkmak üzereyken akşama doğru eve annem ve babam geldi. Daha sonra bizimkiler eski eve gitti ve ben de Asiye’yi ve küçük oğlunu evlerine bıraktım. Kendisini sabah gelip alacağımı söyledim ve ayrıldık. Eve dönerken mutluydum, ama Asiye yarın da yanında oğlu Murat ile geleceği için, samimiyeti istediğim düzeye getiremeyeceğimi biliyordum. Bu da beni mutsuz ediyordu ve umutsuzluğa düşürüyordu. Ayrıca muhabbet kurabilmek için, temizliğe o kadar çok yardım edip çalışmıştım ki, yorgunluktan ölüyordum. Ama yine de sabahı iple çekiyordum.

Ve nihayet sabah oldu. İşte tekrar Asiye’nin evinin önündeydim. Sabırsızlıkla Asiye’nin gelmesini bekledim. Kısa bir süre sonra Asiye geldi ve arabaya bindi. “Hadi! Gidelim. Bugün çok işimiz var.” dedi. “Murat nerde?” diye sordum. Murat’ın bugün gelmek istemediğini, ikna edemediğini söyledi ve “Bugün yalnızız…” dedi. Ben bunu duyar duymaz, çocuk son anda fikrini değiştirir ve gelmek ister korkusuyla gaza bastım. İçim içime sığmıyordu. Bugün şanslı günümdeyim ve fırsat ayağıma geldi diye aptal aptal sırıtmaya başlamıştım. “Bugün çok mutlu görünüyorsun.” dedi ve arabada sohbet etmeye başladık. O kadar mutlu ve umutluydum ki, 20 dakikalık yol nasıl geçti anlamdım…

Eve gelmiştik Asiye üzerini değiştirmek için arka tarafa gitti ve birkaç dakika sonra geldi. Düne göre çok daha seksiydi. Dünkü kısa olmayan ve biraz bol olan şortun yerini daha dar ve daha kısa bir şort, dünkü dar ama biraz edepli bluzun yerini ise beyaz, dar ve askılı bir bluz almıştı. Artık birbirimizi biraz tanıdığımızı, onun için bugün biraz daha rahat giyindiğini söyledi. Bense çok güzel olduğunu ve genç kızların kendisi ile yarışamayacağını söyleyip iltifat ediyordum. Aslında iltifat değildi, gerçekten öyle görünüyordu, ya da ben şartlandığım için öyle zannediyordum. Gün böyle güzel başlamasına rağmen dünkü muhabbetin sonuna doğru başlayan canımlı cicimli hitaplar bugün tekrar yerini Mete’ye bırakmıştı. Üstelik gayette soğuk davranıyor, çok konuşmamaya gayret ediyordu. Biran umutsuzluğa kapıldım. Ama Asiye’yi karşımda o şeklide gördükçe cesaretleniyor ve samimiyeti dünkünden çok daha ileriye götürmeye çalışıyordum.

Amacım bir an önce Asiye’yi etkileyip, onun da benimle aynı şeyi istemesiydi, yani seks yapmayı. Öğleye kadar Asiye’yi kıvama getirmek için yapmadığım kalmamıştı. Ama istediğimi de elde etmeye yaklaştığımı hissediyordum. Artık harekete geçme zamanı gelmişti. Asiye camları silerken, ben de düşmesin diye bahane uydurup Asiye’yi tutuyordum. Tabii tutarken çaktırmadan yavaş yavaş da bacaklarını okşamaya başlamıştım. Ama ters bir şey söyleyecek diye de göz ucuyla Asiye’yi kontrol ediyordum. İşte istediğim oluyordu. Asiye hiçbir şey söylemiyor, adeta yaptığımı onaylıyordu. Asiye işini bitirip yardımımla merdivenden inince, belinden kavradım ve kendime doğru çektim ve hemen dudaklarına yapıştım. Heyecandan kalbim duracak gibiydi. İşte başlamıştık, ama Asiye bir anda beni itip, “Ne yapıyorsun sen? Delirdin mi? Kendine gel!” diye bana bağırmaya başlamıştı. Bense kendisinden çok etkilendiğimi, dünden beri kendisini hayal ettiğimi söyledim. Asiye sinirli sinirli konuşmaya devam ediyor ve saçma sapan bir şey yapmayacağını ve benim de bu düşüncelerden bir an önce kurtulmamı, yoksa hemen gideceğini ve her şeyi anneme anlatacağını söyleyip beni tehdit ediyordu. Bense halen Asiye’yi ikna etmeye çalışıyor ve kendisinden ne kadar etkilendiğimi anlatıp, iltifatlar yağdırıyordum.

Asiye’nin biraz yumuşadığını görünce tekrar yaklaştım ve dudaklarımı Asiye’nin dudakları ile buluşturdum. Asiye öylece duruyor, hiçbir karşılık vermiyordu, ama bu defa karşı da koymuyordu. Asiye kendisini bana bırakmış, öylece put gibi duruyordu. Asiye’yi deliler gibi öperken, bir elimle de göğüslerini okşamaya başlamıştım. Asiye hiç karşılık vermiyordu, ama yavaş yavaş inlemeye başlamıştı. Ve dokundukça adeta göğüs uçlarının sertleştiğini bütün benliğimle hissediyordum. Bir iki dakika sonra artık Asiye de karşılık vermeye başlamıştı. Asiye’nin de karşılık vermeye başlamasıyla ateşli bir öpüşme başlamıştı. Ben onun üst dudağını yakalamaya çalışıyordum, o da benimkini. Dillerimiz birbirine temas ediyor, birbirlerine dolanıyor, adeta bütünleşiyordu. Öpüşmeye devam ederken bir elimi de askılı bluzunun içine sokuyor, göğüslerini okşayıp, sıkıyordum. Arada elimi göğüslerinden çekip şortunun içine sokuyor, amını okşayıp, parmaklıyordum. Dokunma yoluyla klitorisini bulup okşuyor, sertleşmesini hissediyordum. Asiye de elini pantolonumun içine sokuyor, sertleşmiş sikimle oynayarak, beni daha da tahrik ediyordu…

Bir süre sonra Asiye benim tişörtümü ve pantolonumu kendi elleriyle indirdi ve sadece boxerımla kaldım. Ben de onun bluzunu ve sütyenini çıkardım ve Asiye dimdik olmuş göğüsleriyle karşımdaydı. Kıyafetlerimizi yere bir minder gibi serdim ve Asiye’yi yavaşça üzerine yatırdım. Hemen göğüslerini yalamaya ve öpmeye başladım. Arada göğüs uçlarını ufak ufak ısırıyor, bir elimle de amını parmaklamaya ve klitorisini okşamaya devam ediyordum. Göbeğinden başlayıp önce göğsüne, sonra boynuna, dudaklarına ve kulağına öpücükler konduruyor, yalıyor ve ufak ufak dişlerimi geçirmeye devam ediyordum. Asiye ise yavaş yavaş inliyor ve belli belirsiz hırıltılar çıkarmaya devam ediyordu. Onun da benim gibi zevk aldığı her halinden belli oluyordu. Ve yavaşça şortunu indirmeye başladım, ardından da hemen külodunu sıyırdım. Ve işte Asiye’nin zevkten sırılsıklam olmuş mükemmel amı karşımdaydı…

Asiye’nin amını okşuyor bir yandan da bacaklarını, kasığını öpüp yalıyordum. Ve sonunda dudaklarım, dilim, Asiye’nin amı ile buluşmuştu. Asiye’nin amını deliler yalıyor, öpüyor, somuruyordum. Asiye’nin amından gelen zevk sıvılarıyla adeta sarhoş olmuştum. Asiye’nin amına birkaç parmağımı birden sokuyor, dilimle de klitorisini uyarmaya devam ediyordum. Asiye çığlıklar atıyor, zevkten çıldırıyordu. Tabii ki ben de. Asiye, “Yeter artık! Dayanamıyorum. Mahvettin beni. Sok artık şu yarrağını!” diye bağırıyor, bu da beni daha da tahrik ediyordu. En sonunda Asiye eğer rol yapmadıysa (ki yaptıysa, oldukça iyi bir oyuncuymuş) çığlıklar atarak ve titreyerek bir orgazm yaşadı. Bu orgazm kendim olmuş kadar zevk veriyordu bana. Bu orgazmdan sonra Asiye hemen kalktı ve boxerımı indirdi. Ve işte şimdi de Asiye yarrağımla karşı karşıyaydı. Boxerı indirir indirmez, “Hadi sok artık! İçimde istiyorum seni. Mahvettin beni!” diye beni tahrik ediyordu. Ben ise, “Şimdi sıra sende. Al bakalım şunu ağzına!” diye sakso isteğimi belirtmiştim. Asiye ise daha önce hiç yapmadığını, yapamayacağını söylüyordu. Ben, ikimiz için de çok zevkli olduğunu, ben amını yalarken nasıl zevk aldıysak, aynı duyguları yaşayacağımızı söyleyip ikna ettim…

İşte yavaş yavaş Asiye sikimi ağzına alıyor, aşağı yukarı yalayıp duruyordu. Çok acemi olduğu ve ilk defa yaptığı belliydi, ama Asiye’nin yarrağımı tutup ağzına alması bile beni zevkten zevke uçuruyordu. Gittikçe daha rahat ve daha iyi sakso çekiyordu. Bense Asiye’nin kafasını tutup, sikimi sonuna kadar sokuyor, gırtlağına kadar iniyordum. Artık patlamak üzereydim ki, ağzından çektim ve Asiye’yi tekrar yere yatırdım. Bacaklarını kendisine doğru ittim, Asiye’nin amı kabak gibi karşımdaydı. Artık zamanı gelmişti. Asiye’nin amını tükürüğümle biraz daha ıslattıktan sonra, yarrağımı yavaşça amına soktum. Yavaş yavaş gidip gelmeye başlayınca Asiye’de inlemeye başladı. Gittikçe hızlanmaya başladım. Ben hızlandıkça Asiye’nin inlemeleri de hızlanıyor ve çığlıklara dönüyordu. Asiye’nin çığlıkları ve kasıklarımla Asiye’nin kalçasının buluşmasından çıkan sesler beni daha da tahrik ediyor, beni daha da hızlandırıyordu. Ayrıca Asiye, “Aşkım, erkeğim, kocacığım, canım, birtanem!” diye beni daha da coşturuyordu…

Ve Asiye tekrar titremeye, hızlı hızlı nefes almaya başladı. Biraz öncekinden daha şuh çığlıklar atarak bir orgazm daha yaşadı. Bense boşalmamak için, daha önce hiç yapmadığım kadar kendimi sıkıyor dayanmaya çalışıyordum. Asiye’nin bu ikinci orgazmından sonra ani bir hareketle Asiye’yi domaltıp, ‘Doggy Style’ pozisyonuna getirdim. Bu pozisyona gelince Asiye’nin kalçalarındaki tatlı mı tatlı gamzelerini fark ettim ve başparmaklarımla o gamzeleri doldurdum. (Ki Asiye kalçalarındaki o gamzeleri öyle tutmamın kendisini acayip tahrik ettiğini söylüyor.) Ve bu defa ani ve sert bir hareketle yarrağımı Asiye’nin amına sonuna kadar kökledim. Çok hızlı gidiş gelişlere başladım. Asiye çığlıklar atıyor, beni gaza getirecek sözler söylemeye devam ediyordu, “Aşkım, kocacığım, lütfen içime boşal! Döllerini, sıcaklığını içimde hissetmek istiyorum!” diye beni iyice coşturuyordu. O konuştukça ben hızlanıyordum ve kısa bir süre sonra Asiye altımda yeniden titremeye ve şuh sesler çıkarmaya başladı. Bir orgazm daha yaşadığı belliydi ve bu orgazmın etkisiyle vücüdunu kontrol edemiyordu. Asiye’nin bu son orgazmından birkaç saniye sonra, ben de hayatımda yaşadığım en güzel orgazmlardan birini yaşayarak Asiye’nin içine boşaldım. Sonra ikimiz birden yere yığıldık, dakikalarca öpüştük ve birbirimize iltifatlar yağdırdık.

O gün 2 defa daha sikiştik. Ama bütün ısrarlarıma rağmen ogün Asiye’yi anal sekse ikna edemedim. Tabii o gün temizlik yalan oldu ve bir gün sonra da Asiye’yle temizlik yaptık ve yine sikiştik. Daha sonra ben eczaneye ertesi gün hapı almaya koştum, Asiye ise temizliğe devam etti…

Artık Asiye haftada bir gün bize temizliğe geliyor ve fırsat bulduğumuz her anda sikişip, türlü türlü fantaziler deniyoruz. Bu arada Asiye’yi sonunda ikna edip, götten de siktim!

Herkese bol sikişler ve 31’ler!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

 porno izle bursa escort canlı bahis canlı bahis bahis siteleri canlı bahis bahis siteleri betting sites sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort eryaman escort maltepe escort