Adult Hikayeler

Anadolu yakası escort bayan iletişim kurma yolları

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Özel ve aynı zamanda kaliteli olan bir gece yaşamak ister misiniz? O zaman sizlerde en doğru olan anadolu yakası escort sitesinde yer alıyorsunuz. Hemen hepsi son derece özel olan ve aynı zamanda da kaliteli olan bu hatunların her zaman için sizleri beklediğinden de emin olabilirsiniz. Özel olan geceler yaşamak ve bundan da her zaman için zevk almak için sizlerde her zaman telefon edebilirsiniz. Onlar her zaman siz değerli olan beyleri bekliyor. Mutlu olmanız adına da bayan İstanbul escort olarak en özel olan zamanları sizlere sunuyor. Bundan da her zaman için sizlerde emin olabilirsiniz.
Aynı zamanda da hemen hepsi son derece kaliteli Escort Anadolu yakası olan bu bayanlar son derece ateşli olan seks konusunda da adeta uzman olan istanbul escort olarak da biliniyor. Bu yüzden de sizlerde son derece özel olan geceyi yaşayacaksınız. Bundan da her zaman için emin olabilirsiniz. Son derece özel olan ve aynı zamanda da kaliteli olan geceler için sizlerde hemen harekete geçin. Onlar yani Anadolu yakası eskort hatunları her zaman için siz değerli olan beyleri bekliyor. Bundan da her zaman için emin olabilirsiniz. Kaliteli olan geceler yaşamak ve bundan da her zaman zevk almak son derece de kolay olacaktır.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir erkeğin gizli dünyası– KIBRIS

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Merhaba arkadaşlar,

son anlattığım Kapadokya gezimizin üzerinden yaklaşık altı ay geçmişti.karımla bu süre içerisinde yoğun bir iş temposu içine girmiştik.Akşamları yemeğimizi yerken sohbetler ediyor bilikte film izliyor,normal gündelik yaşamımıza devam ediyorduk.Size daha öncede söylediğim gibi,yaşadıklarımız ne olursa olsun günlük yaşantımıza asla yansıtmıyor ve o konu hakkında bir daha konuşmuyorduk bile.sadece bazı hafta sonları içip seks yaptığımız sırada çok ayrıntıya girmeden bazı olayları hatırladığımızda oluyordu.bu şekilde yaklaşık altı ayı geçirmiştik ve bir gece film izlerken karım yazın yaklaştığını,tatil için düşündüğüm bir yer olup olmadığını sordu.bende hiç düşünmediğimi ayrıca bu yaz yoğun olacağımı söyledim.karım ise valla ben çok sıkıldım Ayen,yazı iple çekiyorum.sakın bu sene tatile gitmeyeceğimizi söyleme demişti bana.Bende, mayıs gibi bir kaç gün izin alabilirim belki. sen uygun biyerlere bak ozaman dedim.karım ise tamam ozaman ona göre bir plan yapayım bende dedi ve o gece bu konuyu kapatmıştık…

bu konuşmanın üzerinden bir kaç gün geçmişti ki,karım birgün işteyken beni aradı.Ayen beş günlük bir tatil ayarlamayı düşünüyorum tarihleride şunlar,bana kesin birşey söyle rezervasyon yaptıracagım.kampanyalı güzel bir otel buldum dedi.Bende neresi diye sormadan olur sen ayarla dedim.akşam eve gittiğimde de rezervasyonu yaptırdığı yerin kıbrısta güzel bir otel olduğunu öğrenmiştim.kıbrısa gidiyoruz yani dedim gülümseyerek:)? karım ise hiç öyle heveslere girme canım,sadece deniz ve güneş! kumar yok dedi..bende bakarız gidince diyerek kapattım konuyu.

ve bu konuşmanın üzerinden de bir ay kadar zaman geçmişti ki tatil zamanımız gelmişti.Türkiyede havalar yağmurlu ve serindi.Ama kıbrısa baktıgımda otuz derece civarı görünüyordu.Bizde ona göre kıyafetler alarak hazırlıklarımızı tamamladık ve havaalanına gittik.

daha ucaktan iner inmezde yüksek nem ve sıcak hava bir anda kendini hissettirmişti.havaalanından çıktığımız sırada da bizi karşılamak üzere transfer aracı bekliyordu.daha sonrada bir saatlik bir yolculuktan sonra otelimize varmıştık.Gittiğimiz otel de magusa da kaya artemis adında bir oteldi.

daha önce giden arkadaşlar var ise anlattığım olayların geçtiği yerleri hatırlayacaktır eminim ki.

neyse araçtan indik güzel lüks bir otele giriş yaptık.kalacağımız oda da artemis tapınağı adında ana binanın içinde bir yerdi.otelin içi gerçekten çok lüks ve gösterişliydi.bu arada size birşey daha itiraf etmek istiyorum.karım daha sonra bu yazdıklarımı okurken bana kızacaktır eminim ki:) ben karımın rezervasyon yaptırdığı otele gitmeden telefon açtım.şimdi şöyle anlatayım size,otelin iki çeşit müşterisi var.biri aile müşterisi.çoluk çocuk gelip denizinden hizmetlerinden faydalanan birde kumarhane müşterisi.ikisininde rezervasyon sistemi ayrı çalışıyor.karım normal halkla ilişkilerden rezervasyon yaptırmıştı.ben ise kumarhane müş.hizmetlerini arayıp farklı bir rezervasyon yaptırdım.kumarhane hesabıma 5 bin tl yüklenecekti.kumarhane müşterisi olduğum için otelin bütün imkanlarından ücretsiz faydalanabilecektim.masaj,sauna,vip havuz ve sahildeki localar…

mesela sahilde ki locanın günlük kirası bin tl.ama kumarhane müşterisi olursanız bütün hizmetler ücretsiz.ayrıca daha önce bahsettiğim gibi artemis tapınağı isminde ki ana binada kalıyorsunuz.direk altı kumarhane olduğu için.normalde aile müşterisi olarak gittiğinizde sizi ana bina haricinde ki villa tarzı evlerde konaklatıyorlar çünkü.bütün bunları karımdan habersiz yaptım evet.çünkü ona söylemedim bir zamanlar kıbrısa çok gittim diye:) ama kumarhane müşterisiyseniz her zaman daha kaliteli tatil yaparsınız;)

neyse kalacağımız odaya girdikten sonra ben hemen klimayı açtım.kıbrıs yanıyordu resmen.sırt üstü de attım kendimi yatağa.karım ise şu eşyaları boşaltayım da bi çarşıya inelim dedi.ne çarşısı aşkım dedim.ya bikini flan alacağım dedi.ben ise sinirlendim tabi.o işleri niye gelmeden halletmedin,burda nerde bulacaksın mağazayı,gelirken görmedin mi heryer dağ bayır burda dedim.

karımda çok dik kafalıdır.iyi tamam sen yat dinlen ben giderim dedi sinirle.sonrada baktım üstüne şort flan giyiyor hazırlanıyor.oflaya puflaya tamam gidelim dedim mecburen.tribede hiç gelemem:)

ama her zaman kazanan kadınlar tabi…

hazırlandık indik tekrar lobiye.karım üstüne kısa bir kot şort üstünede göbeği açık bi bady,ben ise kot şort, tşort çıkmıştık.tabi inerken de odada ki mini bardan küçük bir şişe viskiyi arka cebime sıkıştırmıştım.ne de olsa tatil başlamıştı:)

lobiden taksi istedik.bir beş dakka sonrada geldi taksimiz.sonra da 45 dakikalık bir yolculuktan sonra merkeze indik.merkez diyorum ama Türkiyede ki gibi mağazalar flan yok orda.böyle tek tük bir kaç mağaza,sonra iki yüz üç yüz mesafede başka bir mağaza.sıcak nem…

taksiden inmeden dedim ki karıma,nerden alacaksan ordan alıp geri dönelim dedim.oda dur internetten bakayım hangi mağaza varmış burda diyerek araştırdı,sonrada taksiciye şuraya gidelim dedi.geldiğimiz yerde lüks büyük bir mağazaydı.böyle dışı ahşap kahverengi ama bayada şık görünüyordu.içeri girdik..yüzlerce bikini iç çamaşırı..tam ortada ise siyah deri yuvarlak bir puf gibi bişe vardı.içerisi baya zevkli döşenmiş bir mağazaydı.beni ilgilendiren ise buz gibi olmasıydı:)

kendimi ortadaki pufun üstüne bıraktım.arka cebimden de viskimi çıkarttım başladım içip etrafa bakmaya.yavru vatan da olsa turist sayılırsınız.ve tatildeydim:)

zaten daha havaalanında iner inmez yurt dışına gelmiş hissine kapılırsınız kıbrısta.insanları o kadar rahat ve vurdumduymaz ama bir o kadar da kibar ve anlayışlı…

karım mağazada tek tek bikinilere bakarken beğendiklerini koluna atıyordu denemek için.bende onu izliyordum arkasından.bu sırada içeri girerken bişe dikkatimi çekmişti.girişte büyük bir banko vardı.ve orda bayanın birisi oturuyordu.ama mağazanın içi bomboştu.ne bir müşteri vardı bizden başka nede yardımcı olacak bir çalışan.hemen Türkiyeyle kıyasladım içimden.şimdi Türkiyede olsak on tane çalışan gelmişti yanımıza.ve içeriside tıklım tıklım olurdu diye geçirdim içimden…

karım bikinilere bakarken bir anda arkasına dönüp bana bakarak sordu.aşkım şunu beğendim ama bedeni küçük.kimse yok mu yardımcı olacak diye..bende sağa sola baktım en son kasadaki bayanla gözgöze gelince,pardon hanımefendi kimse yok mu yardımcı olacak diye sordum.

oda başını yana yatırıp yan tarafa bakarak arkadaşlar yardımcı olur musunuz diye seslendi..

kadının seslendiği yere bakıyorduk bizde karımla..ve tam o sırada bir bayan birde erkek çıktı içerden.ama önden çıkan erkek olduğu için o geldi bize doğru.tam bana soracakken ben elimle karımı işaret ettim.sonra karıma dönüp buyrun nasıl yardımcı olabilirim dedi.karımda sordu bu bikininin bir büyük bedeni var mı diye.bu sırada ben çocuga baktım o sırada.

çocuk diyorum ama yaşı gençti aslında.en fazla yirmi üç yirmi dört ama çocukta bir vucüt var,bildiğin hulk gibi.esmer bakımlı ama tam bir herkül gibi bişeydi.o ilk gördüğüm kıbrıslı erkekti çok şaşırmıştım.ama daha sonra kıbrıslı erkeklerin fitness a ne kadar meraklı olduklarını sonradan öğrenecektim:) neyse çocuk gitti depodan karıma istedigi bikinin bir büyük bedenini getirdi.karımda elinde üç dört bikiniyle kabine girdi.ben ise oturduğum yerden hem viskimi içiyordum hemde adının özgür olduğunu öğrendiğim çocukla sohbet ediyordum.gerçekten çok sıcak kanlı efendi kibar biriydi.

baya bir sohbet ettik onunla.zaten içerdede bizden başka hiç müşteri yoktu o sırada.

derken karım seslendi bana.Ayen bakar mısın bi.gittim perdenin içine başımı sokup efendim aşkım dedim.karım da ya şunu beğendim ama sence nasıl diye sordu.baktım benim çok hoşuma gitmedi.üstü sarı altı siyah sıradan bişeydi.yani sen bilirsin ben pek beğenmedim çok sıradan duruyor dedim.karımda benim öyle dememle ya ayen baksana ben aslında brezilya model bikini istiyordum.

iç çamaşırlarımdan biraz daha kapalı oluyor.vardı burda da emin olamadım ne dersin diye bana sordu.bende sen bilirsin karım dedim.benim öyle dememle de karım tekrar şortunu tşörtünü giyip çıktı kabinden.şunlara bakayım bi eğer beğenmezsem bunu alırım deyip sarı siyah bikiniyi ayırdı kenara.bu sırada bende tekrar yerime oturmuş içmeye devam ediyordum.bu arada sıcaktan mı uzun zamandır içmediğimden mi bilmiyorum küçük şişe beni baya çarpmıştı.son yudumuda alıp şişeyi çöpe atmak için yerimden kalktıgım da yer ayağımın altından kaydı sandım biran.

sonrada ayakta bir süre durup dengemi sağlayıp özgürle gözgöze geldim ve oda anladı çarpıldığımı güldü bana:) bende göz kırparak iyiyim gibisinden gülümsedim ona.

bu sırada canım sigara istemişti.çıkarken karım hala bikini seçiyordu.bende sigara içeceğimi söyleyip kapının önüne çıktım..sigaramın yarısını içmiştim ki içeri doğru baktım bi.karım görünmüyordu.

bikinisini seçti deniyor heralde diye düşündüm.neyse bir iki nefes daha almıştım ki sigaramdan bir gözümde içerdeydi..ortada karımın denediği bikinileri askıya takan özgür bir anda kabine doğru yürümeye başladı.karım denediği bikininin yine küçük veya büyük bedenini isteyecek heralde diye geçirdim aklımdan.

ve o anda da başını kabinin perdesinden çıkartıp özgüre birşeyler söyledi.konuşmaları duyamıyordum ama onları görebiliyordum.tahmin ettiğim gibi bedeni olmadı heralde diye düşünürken…karım tekrar kabine girdi ve daha sonra da özgür perdeyi kenara çekip başını içeri soktu..o anda bir kıskançlık dalgası sardı bütün bedenimi.bir anda içeri girecek gibi oldum ama sonra elimdeki sigaraya bakıp bir nefes daha çekeyim diye bekledim.ama gözüm sürekli içerdeydi.özgürün başı hala perdenin içinde ama arkadan sırtını ise görebiliyordum..bu şekilde yaklaşık 15 20 saniye kadar durdu.sonra da perdeyi kapatıp depoya dogru yürüdü.ben ise o sırada içeri girip kabine doğru yürüdüm.tam perdenin önüne gelince de karıma seslendim.noldu aşkım oldu mu dedim.karım ise sesimi duyunca baksana sence dar mı bu ben kararsız kaldım dedi.perdeyi araladı o sırada.

ben ise bakakaldım karıma.çiçekli morlu siyahlı bi bikiniydi üstünde ki.göğüsleri bikinini içinde sıkışmış nerdeyse fırlayacak gibi duruyordu.altında bişe yoktu önden görünüşüyle.ama arkasını dönünce kalçaları aklımı yerinden alacaktı o an.kalçalarının ortasına kadar çıkıyordu bikinin yanları.karımın iri olan kalçaları dahada iri ve çok seksi görünüyordu.belinin iki yanında fiyonklar vardı.sonra bir anda önüne dönüp nasıl dedi.ben ise gülümsüyordum o an sadece:)

fenaa dedim gülerek.karım ise of ayen ya ciddi soruyorum dedi.bende altı iyi ama üst dar olmuş biraz dedim.karımda bende öyle düşündüm bunlar takım oldugu için alt üst alamıyorum ama bir büyük bedenini deneyeceğim dedi.tamam dene bakalım dediğim sırada özgür gelmiş perdenin yanından karıma bikiniyi uzatmıştı.bu sırada perde açık özgürde bende karımı görüyorduk o şekilde.

derken karım perdeyi kapattı ve diğer bikiniyi denedi.sonrada perdeyi aralayıp bu nasıl olmuş diye sordu.bu sırada özgür kabine yakın olduğu için perde aralanınca direk baktı karıma.sonrada yaklaşıp bu biraz daha iyi görünüyor dedi.ben ise oturduğum yerden hiç kalkmadan o tarafa doğru bakıyordum.karım bir süre özgürle konuştu bikini hakkında.sonra da perdeyi tekrar kapatıp yeni aldığı bikiniyle çıktı kabinden.yanıma gelince de tamam sarıyıda alıyorum bunuda deyip kasaya dogru yürüdük.ben ödemesini yaptıktan sonra da o mağazadan çıkıp tekrar otelimize döndük.odaya girince ben yine attım kendimi yatağa.sonra da sırt üstü uzanmış sigara yaktım bir tane.karıma da aldığın bikinileri giyde birdaha bakayım dedim.oda hevesle aldığı bikiniyi giyip nasıl olmuş diye sordu bana.ben ise karıma o bikiniyi bilerek giydirmiştim tekrar…

kafam çok güzeldi.oda buz gibi.karım ise harika görünüyordu.

kaktım yataktan ve karımın yanına gittim.sana bayılıyorum biliyorsun dimi dedim.karım iltifatlarıma hiç dayanamazdı zaten.kollarını boynuma sardı hemen.beğendin mi diye sordu gözlerime bakarken..

ben ise belli olmuyor mu derken gözümle sikimi gösteriyordum..tam karımın dudaklarına yapışmış öpecektim ki..hımmm özgürde çok beğenmiş dedi…

bir anda durup bende karıma baktım.evet ben dışarıda sigara içerken sen ona soruyordun fikrini dedim.evet sana seslendim gelmeyince ona sordum bende dedi..

ben ise karımı ters çevirip kalçalarını okşarken bunları da gösterdin mi ona dedim..arkamı dönünce gördü tabi dedi…bu sırada ben karımın kalçasını avucumun içine almış sıkıyordum sertçe.

sen çok sürtük bir kadınsın biliyorsun dimi dedim…

ımmm biliyorum dedi gülerek..

ama beni kudurtuyorsun deyip bir anda karımın omuzlarından bastırdım yatağa doğru…kolları yatagın üstüne düşünce durdu karım..ben ise arkasında diz çöküp harika kalçalarını iki avucum arasına aldım..karım önümde domalmış altında brezilya modeli bikinisiyle beni çıldırtıyordu…

önce başımı yaklaştırdım..sonra da dişlerimle karımın kalçalarını ısırmaya başladım.ben ısırdıkça karım belini geri itekliyor kalçalarını bana yedirmeye çalışıyordu.ben ise karımın kalçalarını eziyor sıkıyor okşuyor birbirinden ayırıp sonrada dilimi arasına sokuyordum…arada birde sertçe tokatlayıp canını acıtıyordum..karım ayy diye çıglık atınca da bir anda dilimi karımın amına bastırıp acısını alıyordum.bu şekilde ne kadar devam ettik bilmiyorum ama sikim kazık gibi olmuş artık dayanamıyordum.karım ise benden farksızdı.hadi kocam gir içime artık dediği anda bikinisini aşağı sıyırıp karımın sikimi bir anda kalçalarının arasından amına soktum…sırılsıklamdı..bu kadının ıslaklığı beni her zaman delirtmiştir.içi sıcacık ve öyle ıslaktı ki..içine girdikçe kendimden geçiyordum.kalçalarını ellerimle ayırıp daha derinine sokuyordum.ve her girişimde de odada karımın ıslak sesi yankılanıyordu..sonunda dayanamayıp karımın içine bütün spermlerimi doldurdum..uzun zamandır bu kadar azdığımı hatırlamıyordum.kafam çok güzeldi tatile gelmiştik ve uzun zaman sonra karımı kıskanarak sikmiştim tekrar..boşaldıktan sonra yataga çıkıp uzandım ben.karım ise temizlenmek için banyoya girdi..daha sonrada ben girdim ve akşam yemeği için hazırlanmaya başladık…

ben buz mavisi bi kot üstümede beyaz keten gömlek giymiştim.karım ise dizlerine kadar bağcıklı siyah topuklu ayakkabı,üstünede saten siyah tek parça askılı bir elbise giymişti.o küpelerini takarken bende arkadan ona yaklaşıp elimi elbisenin içinden kalçalarına sokup okşamaya başladım.daha kısası yokmuydu bunun dedim gülümseyerek..karım ise öne eğildiğim için o kadar kısa duruyor aşkım ayaktayken değil dedi cilveli ses tonuyla.sonra da eğildiği yerden doğrulup bak şimdi nasıl dedi..

bende elimi tekrar kalçalarına atarak,sakın öne eğilme yemek alırken,çünkü biraz eğilirsen kalçalarının çizgisi görünüyor dedim gülerek.karım ise amaaan ayen görsünler kocam senin hepsi zaten derken dudaklarıma o şehvetli öpücüklerinden birini kondurmuştu..

karım hazırlanmış ve çıkmak üzereydik.dursana bi dedim karıma.noldu diye bana dönünce,şöyle bir defa daha baktım karıma..bu kadın beni öldürecekti yemin ederim..o kadar çekici o kadar baştan çıkarıcı görünüyordu ki..yok bişe hadi çıkalım dedim …karım ise noldu söylesene dedi..

gülümsüyordu bu sırada ve anlamıştı onu ne kadar beğendiğimi..

bende yürü hadi yürü kudurtacaksın beni yine dedim ve çıktık o sırada..

sonra da yemek salonuna indik karımla.aşağısı çok kalabalık değildi.tatile geldiğimiz mevsim henüz sezon olmadığı için otel tamamen dolu değildi.ama çok fazla yabancı müşteri vardı otelde.hatta bir kaç masada Türk görmüştüm sadece.yemeklerimizi yerken karımla konuşmaya başladık.

bana yemekten sonra ne yapalım diye sordu.bende henüz sezon olmadığı için disko flan kapalıdır.istersen alakart restoranta gidip bişeler içelim istersende casinoya inelim dedim.

karımda bi düşündü sonra da casinoyu merak ediyordum hem orda içecek bişeler bulurmuyuz deyince,olmaz mı bin çeşit vardır dedim gülümseyerek..

sonrada yemeklerimizi bitirip casinoya geçtik.Saat dokuza geliyordu ama içerisi tıklım tıklımdı.diğer casinolara göre çok büyük değildi artemis ama elit biyerdi gerçekten.içerdeki tiplerde belli ediyordu hemen kendini.girişte durup kart alacağız burdan dedim.karımda ne kartı diye sorunca,kredi kartı gibi bir kart veriyorlar içine para yüklüyorsun makinalardan bununla oynuyorsun dedim.

sen nerden biliyorsun dedi,giden arkadaşlarım anlatmıştı dedim gülerek:)

sonra onun kartına iki yüz lira yüklettim bana ise rezervasyon yaptırdıgım kartı uzattı bayan.tabi karım o sırada içeriyi süzdüğü için anlamadı bile bana verdikleri kartı.

neyse karımı makinanın birine oturttum anlattım şöyle oynayacaksın diye.bir süre sonra zaten karımın da hoşuna gidip dalmıştı makinaya.yanından ayrılırken söyledim canın sıkılınca şu ilerdeki masaların olduğu yere gel ben black jack oynayacağım dedim.elimlede gösterdim olacağım yeri ve ayrıldım karımın yanından.ortaya kadar yürüyüp masanın birinin yanına geldim.baktım 4 kişi oynuyordu burda.en gençleri 45 yaşlarındaydı ama belli hepside godoman tiplerdi.yeni el dağıtılacağı sırada da kurpiyere söyleyip bende geçtim masaya.dönen oyun el başı 100 dolardı.normalde o kadar yüksek masalara oturmazdım ama artemiste küçük oyun hiç görmedim.rulette bile turu 100 dolardan dönderiyorlardı.neyse bir kaç el oynamıştım ki bi kazanıyorum bir kaybediyorum böyle geçiyordu zaman.arada birde karımın olduğu makinaya doğru bakıp karımı izliyordum.o ise keyfi yerinde takılıyordu.bu sırada üç dört el üstüste kazandım tabi masadakilerlede muhabbet etmeye başlamıştık.ikisi yabancıydı biri Türk biri de Kıbrıslıydı.Türk olanın ismi yalçındı.50 yaşlarında bayada karızmatik bi adamdı.nerden geldiğimi ne iş yaptığımı flan sormuş muhabbeti ilerletmiştik.o sırada saate baktım bir e geliyordu.viskileri deviriyor bazen kazanıp bazen kaybediyordum.derken tam kağıt dağıtılacağı sırada omuzuma bir el dokundu.başımı kaldırınca da karımı olduğunu anladım.noldu tatlım sıkıldın mı diye sordum,yok param bitti kaybettim dedi gülümseyerek.vereyim mi para yüklet istersen kartına deyince yok biraz sizi izleyeyim sıkıldım orda tek başıma dedi.

sonrada başımda durup oyunu izlemeye başladı.tabi ortada dönen parayı görünce de ilk tepkisi ayen yüz tl mi her el yatırdıgın para diye sordu..ben daha cevap vermeden yalçın beyde yok dolar dedi gülerek.karım ise gözlerini iri iri açmış bana bakıyordu bu sırada.ben tam dönüp yalçın beye bişe söyleyecekken onun karıma baktığını farkettim.lafta ağzımda kaldı söyleyemeden.tekrar dönüp oyuna baktım.ama yalçın beyin her yaptığı espiride karımada bakması beni rahatsız etmişti masada.

oyunda ki konsantrasyonum bozulmuştu.karıma dönerek oynayacakmısın yükletelim mi kartına para diye sordum.olur yükletelim dedi oda.tamam al sen şunu yukarda girişte ki bayana ver o yüklüyor zaten dedim.karımda elimdeki parayı alıp yanımızdan ayrıldı.tam bu sırada tekrar oyuna dönmüştüm ki yalçın bey bana müsade arkadaşlar bugünlük yeter benim için diyerek masadan kalktı.banada bol şans dostum diyerek elini omuzuma koyup veda etti.o giderken yeni el dağıtılıyordu.ben ise bir yandan ona diğer yandan da karıma baktım.karım merdivenlerden çıkarken aşağıdan bakan biri kalçalarını bile görebilirdi.ama arkasında kimse yoktu neyse ki..

bu sırada yalçın beye baktım oda makinaların oldugu tarafa yönelince bende tekrar oyuna döndüm.o karmaşada bir kaç elde üstüste kaybetmiştim zaten.bir saat kadar daha oynadım o masada sonrada sıkılmaya başlamıştım.başımı kaldırıp sağa sola bakınca karımı görememiştim.son elide tamamlayıp bende müsade istedim ayrıldım masadan.bu alkolde otururken iyi ama ayağa kalktığında hemen kendini hatırlatıyor.bir anda yine başımın çok döndüğünü farkettim.karımı alıp odaya çıkarız diye düşünürken karımı aramaya başladım.biraz ilerledim ama yoktu.tam sağa sola bakıyordum ki,sondan bir önceki makinada oldugunu gördüm.yanında ise kolunu makinaya yaslamış ayakta duran yalçın bey vardı..biraz dikkatli bakınca karımın oynamadığını farkettim.vücudu yan dönmüş yalçın beyle sohbet ediyorlardı.yanlarına gidip gitmemekten tereddüt ettim biran.aslında gidip gayet normal bir şekilde karıma odamıza çıkalım diyebilirdim ama neden bilmiyorum bir süre daha uzaktan izlemek istedim.ve hemen yanımda ki masaya oturup oynuyormuş gibi yaparak onları izlemeye başladım.

yalçın bey karıma kollarını hareket ettirerek bişeler anlatıyor karımda başını yana yatırmış onun anlattıklarına gülerek karşılık veriyordu.ve arada birde yalçın bey karımın omuzuna dokunarak anlatmaya devam ediyordu.ne ara bu kadar samimi oldular diye geçirdim aklımdan ama karım gayet rahat görünüyordu onunla sohbet ederken.aradan bir on dakika daha geçmişti ki yalçın beyin yaslandığı yerden dogruldugunu karımında masadan kalktığını gördüm.beni görmemeleri için ise tamamen makinaya dönüp oturdum bende.bir yandan ekrana bakıyor bir yandan da çaktırmadan göz hapsinde tutuyordum onları.karımla yalçın bey ise arkalarını bana dönüp yürümeye başladılar karşıya doğru.onların sırtı bana dönükken bende onlara doğru dönüp nereye gittiklerini anlamaya çalışıyordum.bu sırada yalçın beyin yürürken karımın çok yakınında oldugunu ve makinaların arasından geçerken de eliyle hafifçe karımın beline dokunup onu yönlendirdiğinide görmüştüm.

ve karım bu yakınlaşmadan hiç rahatsız görünmüyordu..biraz daha yürüdüler ve casinonun restorant kısmına geldiler.sonra da ikili koltugun birine oturdular.ortada küçük cam bir sehpa vardı etrafında iki tanede oturdukları koltuk.casinodan müşteriler çıkmasın diye hazırladıkları küçük kafe tarzı biyerdi orası.bana çok uzaktılar ama çok net bir şekilde görüyordum yinede onları.

bir süre sonrada casino çalışanı yanlarına gelip içeceklerini getirmişti.uzaktan gördüğüm kadarıyla karımla yalçın bey baya koyu bir sohbete girmişlerdi.bazen ciddi bir konuşma içine giriyorlar bazende karım kahkahalarla gülüyordu anlattıklarına.bu sırada elim telefonuma gitti.ve karıma mesaj yazdım.napıyorsun aşkım sıkıldın mı diye sordum.telefonu sehpanın üzerindeydi ve ben elli metreden ışığının yandığını bile görmüştüm ama karım eline almamıştı telini.yalçın bey ne anlatıyorsa pür dikkat onu dinleyip gülüyordu sürekli..yine kıskançlık damarım tutmuştu.evet daha önce çok daha fazla şeyler yaşamıştık karımla ama duygusal yakınlaşmalara asla izin vermem ben ki bundan da çok rahatsızlık duyarım.o an karımın bu adamla bu kadar samimi olmasıda rahatsız etmişti beni.bir mesaj daha attım yine cevap yok.en sonunda çağrı bıraktım.ve telefonu çalınca karım da görüp eline aldı telefonunu.benim oyunum bitmek üzere sen ne yapıyorsun diye sormuştum ikinci mesajımda.karım ise kalkınca kafe nin oraya gel oturuyoruz yazmıştı sadece.kiminle diye yazdım bilmiyormuş gibi..cevap yok!

daha fazla dayanamadım ve kalkıp onlara doğru yürüdüm.karım beni görünce daha yanlarına gelmeden seslendi.ne oldu kocam kazandık mı kaybettik mi diye..

bende sadece zaman geçirdik ne kazandık ne kaybettik dedim ve yandaki masadan koltuğu çekip oturdum yanlarına.ben otururken de ayencim bizde karınla makinada karşılaştık oyundan sıkılmıştı bizde oturup bişeler içelim diye buraya geldik dedi.o konuşurken ben karımın gözüne bakıyordum ama karımın kafası yine bir milyondu o anda anlamıştım.iyi yapmışsınız bende sıkıldım oynamaktan karımı arıyordum odaya geçelim diye dedim.o sırada karım söze girip yalçın beyinde oteli varmış kıbrısta biliyor musun dedi.bende yalçın beye dönüp kendi oteliniz var peki burda ne için bulunuyorsunuz diye sordum.oda artemisin işletmecisinin arkadaşı oldugunu onu görmek için geldiğini adamın işi oluncada casinoda zaman geçirdiğini söyledi.sonra da devam etti,kıbrısı,otel işletmeciliğinin zorluklarını anlatmaya.beni saran bir konu değildi çokta dikkatli dinlemiyordum ama karım dirseğinin birini koltugun kenarına koymuş adamın içine düşecek gibi dikkatle dinliyordu onu.zaten adamında bana bişe anlattığı yoktu karımla muhabbet ediyor gibiydi.ben iyice sıkılmıştım bu durumdan artık.adam lafını bitirince karıma dönüp biz artık müsade isteyelim dedim.karımda ya ayen yalçın bey bu gece bizi otelinde misafir etmek istiyor söylemeyi unuttuk dedi.nasıl yani dedim ben yalçın beye bakarken.oda eşiniz buranın sıkıcı biryer oldugunu söyledi,casinodan başka akşam aktivitesi olmadığından şikayetçi.bizim otelin diskosu açık şuan.isterseniz sizi misafir edeyim hem bizim otelimizide görmüş olursunuz dedi.bu durum iyice canımı sıkmaya başlamıştı.ama karım gidelim mi ayen tatile geldik bu saatte uyumayacağız ya diyordu elimi tutarken…

tam burda size bişe itiraf etmek istiyorum arkadaşlar.bunca şeyi yaşamış biri olarak bu durumun beni neden rahatsız ettiğini paylaşmak istiyorum sizinle.bir defa adam king.ne demek istediğimi anladınız eminim ki.ikinciside evet ben herzaman kendime güvenmişimdir.her ortamı gördüm her yerede uyum sağlarım.kimseyede altımı çaldırmam iş hava civaya gelince.ama dediğim gibi.adam king:)

bizimde altta kalacağımız haddimizi bileceğimiz zaman olur elbet.böyle adamlar tehlikelidir.saadettin saran,yada erdal acar tarzı bir adam.hem king hem şekli yerinde…

bu adamla helede onun çöplüğüne gidersem kontrolü elimde tutamayacağım zamanlar olabilirdi.ve en tehlikeliside kadınların hepsi güçlü erkeklerden etkilenirler.karımında bu adamdan etkilendiğine adım gibi emindim.o yüzden benim biraz başım ağrıyor belki başka bir zaman gideriz.ama yinede teşekkür ederim diyerek kibarca teklifini geri çevirdim..

ve o anda karımın gözlerine baktığımda içten içe hayal kırıklığını görebiliyordum..

karım bişe demedi ama yalçın bey çok fazla kalmazdınız,hem eşinizinde gönlü olurdu çok sıkılmış daha tatilinin ilk gününde dedi.ben ise hiç uzatmadan daha bugün geldik.dinlenme fırsatımız olmadı biz kalkalım artık diyerek ayaklandım.karımda benim peşimden ayaga kalkınca yalçın bey elini uzatıp sizi tanıdığıma sevindim ne zaman isterseniz buyrun gelin misafirim olun dedi.bizde teşekkür edip ayrıldık adamın yanından odamıza çıktık.

odaya girince karım geldi hemen sarıldı boynuma.aşkııım niye gitmedik çok mu kötüydün diye sordu.bende ellerini çözüp başım ağrıyor yatacagım dedim soğuk bir şekilde.karım o an ki tavrımdan anladı hemen.yanıma oturup noldu ayen diye sordu.bende çenesini elime alıp gözüne bakarak,bir daha benim olmadığım yerde başka biriyle oturdugunu görürsem o masayı kafanıza geçiririm dedim.

ne kadar ciddi oldugumu anlayınca da,tamam kocam deyip kalktı üstünü çıkarttı.

yanıma gelip uzanırken de ben seni tanıyamıyorum.ne zaman nerde ne tepki göstereceğini bilmiyorum.bazen çok rahatsın bazen çok kıskançsın.bugün bu kadar kızacak ne vardı anlamadım dedi.geçmişte yaşadıklarımızı ima ederek.bu sırada ben hem onu dinliyor hemde sigara yakıyordum.

sonra konuşmaya başladım.

bak sevgi beni çok iyi dinle.bir daha bu konuşmayı yapmayacağım sana.

biz bunca zaman ne yaşadıysak birlikte yaşadık.birlikte zevk aldık birlikte heyecanlandık.kendi zevkimizi artırdık kendi fantezilerimizi gerçekleştirdik.bana en son erdemin evindeyken ne demiştin?ben seninim kocam.nerde dur dersen orda dururuz ne yaşamak istersen onu yaşarız.şimdi sana soruyorum.sen bu götle otururken ben nerdeydim? neyi benim için yapıyordun? yaptığının hangisi oyun hangisi fantezimizdi? adamın ağzının içine düşüyordun beni mi düşündün o an?

hem şaşırmış hem korkmuş hemde dikkatlice dinliyordu beni karım!

seni ilk ve son defa uyarıyorum.yaşadıklarımızı iyi düşün.neyi neden yaptığımızı düşün.bu sana başka biyerde başka biriyle özgürlük vermez.ha oldu sen yürek yedin..öldürürüm seni!

sana bu kadar dürüst bu kadar açık sözlü bu kadar özgürlükçü davranırken sen bana yanlış bişe yaparsan seni affetmem sevgi haberin olsun dedim.

ve bir yıllık evliliğimizde belk**e ilk defa karım ne kadar ciddi olduğumu anlamıştı bu konuda.

ki o beni tanır.trafikte yada başka biryerde bir anda gözümün dönüp nasıl saldırdığımada şahit olmuştur zaten..

işte size de bir çok yazımda anlatmak istediğim buydu arkadaşlar…hayatınızı paylaştığınız insanla aranıza asla mesafe koymayın.onunla konuşun sevin sayın..ilgi gösterin mutlu edin.yemek yemek nasıl ki ihtiyaçsa sekste öyle ihtiyaçtır.doğru iletişimlerle herşeyi yaşayabilirsiniz.ama kontrol…

her zaman sizde olmalı.ben asla duygusal bir yakınlaşmaya izin vermem.işte ozaman kontrolü kaybedersiniz çünkü.ve hiç bir zaman da karımın yanında kendimi küçük düşürmem.bir kadın önce size saygı duymalı..çünkü kadınların doğasında vardır güce itaat etmek.

karımla bu konuşmamızdan sonra beni çok iyi anladığına emindim o gece..

konuşmam bitince sırtımı dönüp uyumak için yattım.o gece soğuk ve mesafeli olmak istedim.

tam uykuya dalacaktım ki..karım konuşmaya başladı.Ayen ben seni çok seviyorum kocam.seninle o kadar mutluyum ki…bazen evde sana yemek yaparken bu adam benden ayrılırsa ne yaparım diye düşünüyorum biliyor musun.aklımı oynatırım heralde.evet geçmişimde ilişkilerim oldu aşık oldum sevdim.ama seni tanıyana kadar ben mutluluğu aşkı hiç tatmamışım ki..seni çok seviyorum kocam.

ve bende sana bişe itiraf edeyim.birgün beni bırakırsın diye çok korkuyorum.

birgün beni beğenmezsin diye..birgün benden soğursun diye..

sen bana kadın olduğumu hissettirdin.öyle güzel seven bir adamsın ki..

evet belki yanlış bişeler yapabilirim.seni üzebilirim sinirlendirebilirim.ama hiç birini isteyerek yapmıyorum emin ol kocam..

bu gece olan hiç bişeyi planlamadım.geldi ben oyun oynarken selam verdi lafa tuttu beni.bende ayıp olmasın diye oyunu bıraktım sohbet etmeye başladım.hem beni masaya davet edende oydu.

özürdilerim kocam..birdaha yapmam öyle bişe…

ben ise sessizce karımı dinledim.ve sonra da tamam uyu hadi artık.sabaha bu olayı hatırlamak istemiyorum dedim.

bir süre sessizlik oldu..

ve karım yine konuşmaya başladı..

ayennn..ama çok yakışıklı adamdı dimi..

sürekli bacaklarıma göğüslerime bakıyordu konuşurken..

masaya otururken gözüm sikine takıldı.kalkmıştı.çok iri görünüyordu…

bide bi ara masaya otururken telim koltugun yanına düştü.almak için eğildim.doğrulurken ona baktım kalçalarıma bakıyordu.sonradan farkettim kilodumu gördü galiba diye..

ben yerime oturunca bardağındaki içkiyi bir dikişte bitirdi biliyor musun…

kocam bişe sorcam..neden gitmek istemedin onun oteline? beni orda siker diye mi korktun? o yüzden gitmek istemedin dimi..koca sikini içime sokacak diye dimi…iri vücuduyla beni biyerde sıkıştıracak,eteğimi kaldırıp içime girecek diye gitmedin dimi otele..

offf…ayen…düşünsene bi..beni domaltmış masada…elbisemi çıkartmadan arkama geçmiş.kilodumu kenara çekmiş..koca sikini çıkartmış..ve içime sokmaya çalışıyor..ımmm sende karşıda ki koltukta oturuyorsun..gözlerime bakıyorsun…

….

bir anda üstümde ki pikeyi fırlattım karımın üstüne atladım yüz üstü yataga atıp arkasına geçtim.belinden kaldırarak kalçalarını kaldırdım.bir kolum beline sarılıyken sikimi çıkartıp amına soktum hızlıca…karım altımda yılan gibi kıvrılmaya başladı.belini zaptedemiyordum..offf yalcıııınn sok içime sokkkk diye inlemeye başladı.

elimi saçlarına attım.bileğime doladım.canını acıtmak istiyordum.daha cok acıtmak istiyordum..sikimle resmen karımın amını dövmeye başladım.her soktugumda beli kırılacaktı nerdeyse.amına her girdiğimde suları baldırlarına sızıyordu..karım ise bas bas bağırıyor offf yalçııın öldürdün beni daha hızlı sok daha sert girrr acıt canımı sik beniii offfff hadiiii hadiiiii diye bas bas bağırıyordu…

öyle bir azmıştım öyle bir kendimden geçmiştim ki ilk defa karıma bu kadar sert davranıyor ilk defa sikimi midesine kadar sokmaya çalışıyordum..hatta o kadar sert giriyordum ki içine yumurtalarım çarpmanın etkisiyle uyuşmaya bile başlamıştı artık..daha fazla dayanamadım ve son defa bütün gücümle karımın amına sokup kendimi bütün agırlıgımla karımın üstüne bırakmıştım…o altımda titreyerek yatarken ben şelale gibi boşalıyordum karımın amına…tam boşalırken karımın omuzunu nasıl ısırdıysam dişlerimle ayrıldıgımızda mosmor olmuştu..

üstünden kalkarken bana doğru döndü karım..

hayvansın sen ayen..yemin ederim hayvansın..şu halime bak derken saçlarını düzlüyordu..

yataktan kalkarken de,birgün sikerken öldüreceksin beni diye gülümsüyordu..

ben ise hala köpek gibi soluyor yaşadığım zevkin beni ne hale getirdiğini düşünüyordum…

karım banyoda temizlenip geldikten sonra yanıma sokuldu.boynumun içine girip yattı.en sevdiği şeydir bu.boynuma girip uyumak..o sırada bana şunu söyledi.

kocam tekrar özürdilerim.sana anlattıgım herşey gerçekti..ama seksten önce söylediklerim seni kudurtmak içindi:)

sen çok sürtük bir kadınsın biliyorsun dimi dedim bende gülerek:)

karım ise,

biliyorum ama senin sürtüğünüm ben sadece dedi..

kıbrısta yaşadıklarımız bununla bitmedi tabi..

kıbrıs 2 yi de yakında yayınlarım..

sağlıcakla kalın..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

BİR ERKEĞİN GİZLİ DÜNYASI GERİ DÖNÜŞ…

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Merhaba,

Yıllar önce yazdığım bir erkeğin gizli dünyası hikayelerime kişisel bloğumda devam etmeye karar verdim.Bana tekrar yazma isteği uyandıran şey yazdığım hikayelerin birçok farklı sitede yayınlanmış olması Ve dahada önemlisi binlerce kişi tarafından okunup onlarca yorum gelmesiydi.Tabi yeni hikayelerime başlamadan önce sizlerle paylaşmak istediğim bir kaç konu var.Size daha önceki anılarımda anlattığım gibi yaşadığım her şey gerçekten yaşanmış olup her ayrıntısını sizlerle uzun uzun paylaşmıştım.Ve bloğuma girip yazılarımı tekrar okuyacak kişilerin birçoğu geçmişte anlattığım hikayelerimi okumuşlardır. Şunu belirtmek istiyorum ki,o hikayelerde bahsettiğim eşimle ayrıldık.Uzunca bir süre yazılarıma ara verişimin sebebi de bu yüzdendi.Bazı insanlar tarafından merak edilebileceğini düşünerek kısaca bahsetmek istiyorum ki,insanlar hayatta bazı evrelerden geçiyorlar.Gençlik dönemleri ve olgunluk dönemleri gibi.Bu dönemler içerisinden insanların hayat görüşlerinde yada geçmişte aldıkları kararlardan farklı düşüncelere sahip olabiliyorlar.Ve geçmişinde görüp beğendiği aşık olduğu insanla gelecekte aynı düşüncelere sahip olamayabiliyorlar.Kısaca bu sebeplerden dolayı yollarımızı ayırmaya karar verdik.
Bu bloğumda anlatacağım hikayeler ise bir kaç yıl aradan sonra tekrar aşık olarak evlendiğim yeni karımla yaşadığımız anılardan oluşacak…

1–TANIŞMA;

Merhaba,

Hikayeme başlamadan önce size karımdan ve kendimden bahsetmek istiyorum.Karımın ismi sevgi,1.75 boylarında esmer dolgun vücut ölçülerine sahip 38 yaşında bir bayandır.Yıllardır iş hayatının içinde olduğu için kendisine bakan güzel giyinen ve oldukça da çekici biridir.Bu arada bu tür hikayelerde bahsedildiği gibi bir bakanın bir daha bakacağı kadar güzel bir kadın değildir…
Ama ona bakan her erkeğin dizlerinin bağının çözüleceğine eminim.Çünkü fiziksel özellikleri ve gözlerini kısarak etrafı süzmeleri bir çok erkeğin içine işleyecek cinstendir.
Ben onu tanıdığım ilk günden beri sende Yahudi kanı var derim hep.Hiç dikkatinizi çekti mi tatil yerlerinde bilmiyorum ama İsrailli kadınların yüzlerinde soğuk ama bir o kadarda kadınsı bakışlar hiç bir ırkta yoktur.Bu yüzden karımı hep onlara benzetmişimdir ırk olarak.
fiziksel özelliklerine gelince,ince sayılabilecek bir beli ve dolgun kalçaları vardır.Göğüsleride normalden büyüktür.Omuzlarının altına kadar uzanan siyah dalgalı saçları vardır.Erkeksi hatlara sahip bir yüz iri simsiyah gözler koyu bir ten …Ve etli dudaklar…
hikayemin ilerleyen bölümlerinde daha ayrıntılı olarak ondan bahsedeceğim.Birazda kendimden bahsedeyim.Ben de 35 yaşında 1.75 boylarında kumral mavi gözlü bir erkeğim.Daha önceki yazılarımda çok bahsetmiştim ama okumayanlar için bir kaç şeyi tekrar hatırlatmak istiyorum.
Bende bu hayatta birçok şeyi yaşamış,her insanın kendine göre özel yanlarının olduğunu bilip bu özgüvenle yaşayan bir adamım.Yine daha önceki yazılarımda bir çok defa bahsetmiştim…
biz erkekler ikiye ayrılıyoruz.Bir yaşadığımız hayatlar bir diğeride hayal ettiklerimiz.
Birçoğumuz birçok fantazi kurup hayallerimizde yaşarken aslında hiç birini itiraf etme cesaretini gösteremeyiz.Yaşadığımız toplum baskısı, çevre, yetişme tarzı, aile yapılarımız bunların hiç birine müsade etmez çünkü.Bende sizlerden farklı değilim aslında.Birçok farklı sınırlarda hayatlar yaşamış olsamda hepsini gizli yaşamaya özen göstermişimdir.Ve daha da önemlisi yaşanan her ne olursa olsun hiç bir hayat istedim oldu,yada geldim baktım açtım ayırdım soktum…böyle olmuyor bu işler…
Bu hayatta yaşananlar bazen yıkımla sonuçlanabiliyor maalesef.Bazende doğru insanlarla doğru frekanslarla doğru zamanda çoook büyük bir güvende işin içine girince herşey insanlar içindir diyerek kendinizi,duvarlarınızı,tabularınızı yıkarak bir anda farklı olayların içinde bulabiliyorsunuz.
mesela bir örnek verecek olursam..Biz erkekler doğamız gereği kıskanç paylaşmayı sevmeyen varlıklarızdır.Karımız sevgilimiz yada çok sevdiğimiz bir dostumuzu kimselerle paylaşmak istemeyiz.Ama günümüzden örnek verecek olursam,hangimiz instagramda yada facebookta çekici bir kadının yaptığı seksi paylaşımlara bakmamışızdır?Ben sadakat konusunda kendime çok güvenirken bile gözlerime kilit vuramıyorum.nefsime söz geçiremediğim çok zaman oluyor.Biliyorum ki sizlerde benden farklı değilsiniz bu konuda.Ha şuda var,bu insan doğasıdır.Arz ve talep.Yine günümüzden örnek verecek olursak,fenomen birçok kadın var sosyal medya hesaplarında.Hemen hepsi ya göğüslerini sergiler ya kalçalarını yada dekoltelerini.En masum fotoğrafların içinde bile erotizm içeren bir bakış dudak büzme yada yan profilden kalçalarını gösterme hafif bir dekoltesi varsa bile öne eğilerek göğüslerini gösterme hareketi mutlaka vardır.Ben hiç bir kadını yargılamıyorum burda.Sadece hikayeme başlamadan önce hayatın içinde olan bir konudan bahsetmek istedim.Biz insanoğlu yaşadığımız hayatta hep bir gösterme hevesi içindeyiz.Ve bu sahip olduğumuz kıymetli şeylerin arz ve talep karşılığıdır aslında.Biz erkekler farksız mıyız? yeni bir araba alırız mutlaka ailecek yada arkadaşlarla o arabanın olduğu bir fotograf paylaşırız.Normalde spor kişinin kendisini sağlıklı hissetmesi içindir ama bizim spor anlayışımız fit vücutlar kaslı karın ve kollardan ibarettir.
çünkü sergilenmesi gerek.peki ya paralarımız? cebinden çıkartıp parasının fotografını çekmez kimse,ama kıyafetleriyle gittiği mekanlarda,yedikleriyle içtikleriyle bunu göstermekten hepimiz haz alırız.Ve işte kadınlarda böyledir…dünya da hemen her insan öyle yada böyle bir hayat koşturmacası içindedir.ve bu süreçte insanların doğası gereği en güçlü silahlarını yada sahip oldukları en değerli şeyleri sergilemek içten içe bir gerekliliktir.
Şimdi ben bu tür yazılar yazıyorum diye saçma sapan yorumlar atan bir çok insan olacaktır.Ama peşinen şunu söylemek istiyorum ki…siktirin gidin olur mu;)
o kadar çok gördüm ki bu hayatta delikanlı geçinip her türlü boku yiyen her yürlü pisliğe bulaşan insanları.Öyle çok gördüm ki ahlak abideliği yapıpta yolda yürürken yanında erkek olan bayanlara öküz gibi bakanları…o yüzden bu konulara hiç giripte konuyu saptırmak istemiyorum.
her neyse…
bu hayat benim.Ve ben bu hayatta bir şeyi çok iyi anladım ki…
her şey insanlar için.
gelelim karımla tanışmamıza..
ilk evliliğimden sonra uzunca bir süre bekar hayatı yaşadım.Bende herkes gibi işlerimle uğraşırken bir yandan da kısa kaçamaklarım oluyordu tabi.Derken bir gün sevgi ile tanıştım.
Akşam vakti bir kahve içip evime gideyim diye bir kafede otururken kapkara gözlerini dikmiş bana bakıyordu.Ama öyle beğeni yada flört gibi değildi.gözleri dalmış gibi öylece boş boş bakıyordu.
ama o bakışlar beş altı saniye sürmesine rağmen benimde mideme kadar ulaştı nerdeyse.Ben kolay beğenen bir adam değilimdir.Öyle erkek tabiriyle bebek gibi güzel hatunlarda hiç ilgimi çekmez benim.Ama bakışları güzel çekici kadınlara bayılırım.
sevgide aynen öyleydi.o bakışından sonra karşımda konusan arkadaşıma kendimi veremiyordum bile.sürekli gözüm sevginin üzerindeydi.Taki hesabı ödeyip ayaklanana kadar sadece baktım ona…
ayaga kalktığında o muhteşem fiziğini ilk defa görmüştüm.siyah uzun bir etek giymişti.bacak arasında uzunca bir yırtmacı olan.Ayaklarında topuklu ayakkabıları vardı.üzerinede siyah boğazlı bir kazak giymişti.Kazak ne kadar koyu olursa olsun iri göğüslerini onun üzerinden bile seçebiliyordum..kafeden dışarı çıkmak için yanımdan geçecekti.Ağır adımlarla yanıma doğru gelirken ben gözlerini hiç ayırmadan ona bakıyordum.Ben öyle dikkatli bakınca onunda bana baktığını gördüm…gitgide yaklaşıyordu yanıma.Ama size yemin ederim o bakışlar beni yerime zincirlemişti sanki.bütün bedenim uyuşmuş kaskatı kesilmiştim.öyle dikkatli ve donuk bakıyordu ki bana,gözlerimi gözlerinden biran olsun ayıramıyordum…
ve yanımdan geçerken tepeden bana bakarak geçti gitti…
o gidince tatlı bir şeker kokusuda nefesimle birlikte içime doldu sanki…ben ise büyülenmiş gibi etraftaki insanlara aldırmadan arkamı dönüp ona baktım…kalçaları siyah dar eteğinden geriye doğru çıkmış her adım atışınca titreşimlerini görebiliyordum…saçları dalga dalga sırtında parlıyordu resmen…Ve bir anda kendime gelip yerimden kalkarak peşlerinden dışarı attım kendimi.
Hayatımda bir çok çapkınlık tecrübem olmuştu aslında.Ama böyle düşüncesizce hiç tanımadığım birinin peşinden koşup saçma bir duruma sokmamışımdır kendimi.
ama kaybedecek hiç birşeyim yoktu..eğer gitmeseydim asla şansım olmayacağınıda biliyordum…
kafeden çıkıp etrafıma bakınırken onun arabasına binip çalıştırdığını gördüm.Biran ne yapacağımı bilemeden boş boş baktım..siyah golfüne binmiş ve otoparktan geri geri çıkıyordu ben ise panik halinde onu izliyordum..Arabasını otoparktan çıkartıp gideceği sırada bana baktığını gördüm.Ve o anda bütün cesaretimi toplayıp kendimi arabanın önüne attım:)
o sırada ileri doğru hamle yapmıştı ki benim atlamamla bir anda baldırımdan bana vurdu.hani böyle filmlerde kazalar oluyor esas oğlan üç beş takla atıyor ama sonra hiç bişe olmamış gibi ayaga kalkıyor ya…siktirsin aq:) bana araba belki 20 ile vurdu bacağım koptu sandım.baldırımda öyle bi acı hissettim ki…belk**e yandan dengesiz atladığım içindir bilmiyorum ama bir anda ikiye katlandım.hatunu flan unutup acıyla bacağıma doğru eğildim.kızda o sırada arabadan inip sen delimisin ne yapıyorsun diye saydırarak yanıma doğru geliyordu.geldi geldi…ve gözlerini dikti üstüme ellerini açarak ne bu? ne yapıyorsun sen dedi…
olaylar bu kadar hızlı gelişirken en kral çapkın bile iyi bir hikaye yazamazdı.Bende dürüst olmaktan başka çarem yok diyerek,eğer gitmene izin verseydim bir daha seni göremeyecektim dedim.
kızda daha sinirli bir şekilde yaniii??? diyerek bağırdı.
elimi baldırımdan çekip doğruldum.o sırada kafeye şöyle bi baktım.cam kenarında oturan herkes bana bakıyordu.siktir dedim içimden.ben normalde ne kadar rahatsam izlendiğim takdirde bir o kadar gergin olurum.ve o anda olan biten herşeyi gören bir sürü insan vardı.
sonra bütün cesaretimi toplayıp ben aşık oldum dedim.
sevgi bana baktı baktı baktı…gözleri gitgide irileşti o an..ben ise küçüldükçe küçüldüm sanki..nerdeyse yer yarılsa içine geçecektim.
sonra bir anda git oğlum işine akşam akşam dedi döndü arabasına doğru yürüdü…
o arabasına binip gaza bastığı anda ben kenara kaymak zorunda kaldım..ve öylece gitti.
arkasından bakarken bir ses duydum o anda.Abi sen ne yaptın yaa öldürecektin kendini dedi.Kim o diye başımı çevirdiğim anda sigara içmek için dışarı çıkan kafede çalışan çocuklardan biri olduğunu gördüm.O sırada arkadaşımda kafeden çıkmış yanıma doğru geliyordu.Ben ise biran önce ordan uzaklaşmak için arabama doğru giderken o çocuk yine seslendi…
abi sevgi onun ismi.bir anda durdum.geri dönüp sen tanıyor musun dedim.
sonra da o kafeye sürekli geldiğini çalıştığı yerden tutta az ileride oturduğu ev adresine kadar aldım çocuktan:) tabi karşılıksız bırakmadım bu istihbaratını:)
….
işte arkadaşlar şimdi ki karımla tanışma hikayem böyle oldu.sonrası mı, üç gün flört..4.gün kapadokya gezisi…3 günde orada…
sonra 7.gün evlilik teklifi.9.gün yoldan çevirdiğimiz iki şahitle evlendik…
ve iki yıl geçti üzerinden…
bundan sonrası ise sizinle paylaşacağım en özel anılarımız olacak.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Beşiktaş escort kızları hakkında

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Siz değerli olan beylerde ateşli ve de seksi olan hatunları artık sitemiz üzerinden takip edebilirsiniz. En özel olan geceleri yaşamak ve bundan da büyük olan zevkler almak için hemen telefon etmeniz gerekiyor. Hemen hepsi özel olan bayan beşiktaş escort hatunları zaten her zaman sizleri bekliyor. Son derece özel olan zamanları yaşamanın en iyi ve hatta en kaliteli olan yolu da bu olacaktır. Hayatınızın en değerli olan zamanları için yapılması gereken budur. Özellikle de İstanbul bayan escort bulmak ve muazzam bir gece yaşamak konusunda aradığı hatunu bulamamış olan beylerin telefon etmesi gerekiyor. Sitemiz sizlere bu imkanı her zaman sunacaktır. Çünkü bu özel olan hatunlar sizlerin her zaman için araması gerekiyor. Ayrıca da onların son derece deneyimli ve tecrübeli olan bayanlar olduklarını da bilmeniz gerekiyor.
Hemen telefon edebilir ve sizlerde randevu alabilirsiniz. Randevu aldıktan sonra ise görüşme konusunda kendi lüks olan evlerini tercih eden bu escort Beşiktaş hatunlara sizler de gerekli güveni vermeniz gerekiyor. Yapmanız gereken ise sadece onlara alo demek olacaktır. O zaman sizlerde hemen harekete geçin ve bu değerli olan bayanların kollarında olun. En değerli olan geceler sadece sizlerin olacaktır. Bu yüzden de acele edebilir ve onlara her zaman alo diyebilirsiniz. Bundan her zaman emin olabilirsiniz. Çünkü sizlere escort hatunları ile inanılmaz olan deneyimleri yaşayacaksınız.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yıllar önce beni bozan sevgilim, beni kocamla birl

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Selamlar. Ben İstanbulda yaşayan evli bir bayanım. O zamanlar, 16 yaşımda iken, komşumuz olan evli ve üç çocuk sahibi Murat ile 5 yıl süren bir ilişki yaşadım. Murat daha ilişkimizin ilk haftasında benle cinsel ilişkiye girip, kızlığımı bozdu.

Beni bozduğu günden itibaren her 15 günde bir Murat’la bir otel odasında buluşup akşama kadar sevişiyorduk. Ama çok istemesine rağmen, hiçbir zaman içime boşalmadı. Her seviştiğimizde bana sürekli, “Birisiyle evlendiğinde yine benimle sikişmeye gelirmisin? O zaman içine boşalırım aşkım…” deyip duruyordu. Ben ise “Asla!” diyordum.

5 yıl sonra Serkan diye bir erkekle tanıştım. Serkan benden çok hoşlanmıştı ve daha birlikteliğimizin birinci ayında bana evlenme teklifi yaptı. Ben de Serkan’a, kazayla bekaretimin bozulduğunu, eğer beni bu halimle kabul edip, ilerde bunu sorun yapmazsa, teklifini kabul ettiğimi söyledim.

Teklifinden bir hafta sonra Serkan’ın ailesi beni istemeye geldi. Ailem de hiçbir sorun çıkarmadan beni Serkan’a verdi. Bir ay içinde nişanlandık, dört sene boyunca nişanlı kaldık ve arkasından görkemli bir düğünle evlendik. Bu arada nişanlılık dönemi boyunca Murat ile hiç görüşemedim.

Serkan’la dört sene süren sakarya escort nişanlılık dönemi boyunca sürekli cinsel ilişkiye girdik. Ama Serkan benimle daha ilk ilişkiye girdiği gün, bekaretimin kazayla bozulmadığını, beni bir başkasının bozduğunu hemen anladı. Dört yıl boyunca Serkan’la her ilişkiye girdiğimde, bana her seferinde, “Seni kim bozdu?” diye ısrarla sormasına rağmen, ben söyleme cesaretinde bulunamıyordum. Beni terk edeceğinden korktuğum için söyleyemiyordum.

Serkan’la evlendikten sonra bir yıl geçti. Kendisi bir gece içki içerken, bana da içirdi. Ben ogüne kadar içki içmiyordum, ama kocamın ısrarlarına dayanamadım. Ben içtikçe kocam kadehimi dolduruyordu, üç kadehten sonra tamamen sarhoş olmuştum ve ne yaptığımı ne söylediğimi bilmiyordum. Bu esnada kocamla sevişmeye başladık. Kocam bana yine, “Karıcığım, hadi söyle, seni kim bozdu?” diye sormuş, ben de sarhoş olduğum için “Komşumuz Murat.” demişim…

Sadece Murat’ın beni bozduğunu değil, Murat’la tüm sikişmelerimizi, her seferinde beni nasıl siktiğini en ince detaylarına kadar anlatmışım. Tabi sabah olduğunda bunların hiç birini hatırlamıyordum. Kocama, “Kafam davul gibi, dün ne yaptık?” diye sorduğumda, sakarya escort bayan “Sadece seviştik.” dedi.

Daha sonra olaylar şöyle gelişmiş: Kocam beni bozan kişinin ismini bildiği için hemen numarasını öğrenmiş ve bana çaktırmadan benim Cep telefonumdan Murat’a, “Seni halen unutamadım, seninle yine eskisi gibi sikişmek istiyorum. Kocam yarın gündüz evde değil, 09:00’da bana gel.” diye bir SMS yollamış. Murat tabi hemen kabul edip, “Yarın sabah sendeyim!” diye mesaja cevap vermiş. Kocam sonra Murat’tan gelen cevabı silmiş.

Ertesi gün sabah olduğunda, kocam kahvaltıdan sonra, her zamanki gibi Büroya gitmek içn evden çıktı. Meğer Büroya gitmemiş, evin az ilerisinde bekliyormuş. Saat 09:00 gibi kapı çalındı. Kapıyı açtığımda bir tuhaf oldum ve ilk günkü gibi heyecanla elim ayağım titredi. Yıllar önce bana sahip olan, eski sevgilim Murat karşımdaydı.

Kekeleyerek içeri davet ettim. Murat, benden SMS aldığına çok sevindiğini ve hep bu günü beklediğini söyledi. Ben hiçbir şey anlamamıştım. “Ne SMS’i? Ben sana SMS falan çekmedim ki?” dedim. O da hemen telefonunu çıkarıp mesajı gösterdi. Bana, “Bu numara senin değil mi?” diye sorduğunda, bu mesajı kocamın escort sakarya çektiğini hemen anladım, çünkü kocamın en büyük hayali, beni bir başkası ile birlikte sikmekti.

Benim de canıma minnet! Murat’a hiçbir şey belli etmeden dokunmaya başladım. Zaten dokunur dokunmaz Murat’in siki artık pantolonuna sığmıyordu. Zaman kaybetmeden Murat’la birbirimize yapıştık. Külotum sırıl sıklam olmuştu. Bir yandan da kalbim duracak gibiydi. Murat dudaklarımı koparırcasına emiyor, elleriyle kalçalarımı tutup beni kendine çekiyor, amcığımı kazık gibi olan yarrağına yapıştırıyordu.

Fazla zaman kaybetmeden soyunmaya başladık. Az sonra ikimiz de çırıl çıplaktık. Murat hemen beni dizlerimin üzerine çöktürüp yarrağını ağzıma verdi.

O arada kocam geri eve gelmiş, soyunmuş, içeri girmiş, çıplak bir şekilde bizi seyrediyor ve sikiyle oynuyordu. Murat kocamı gördüğünde hemen paniğe kapıldı, ama kocam ona devam etmesini söyleyip aramıza katıldı. Murat kaldığı yerden devam edip beni domalttı, koca yarrağını amıma geçirdi ve sikmeye başladı. Yıllar önce beni bozan ilk erkeğim, şimdi beni kocamın yanında sikiyordu!

Bu arada kocam da boş durmayıp sikini ağzıma veriyordu. Murat, özlemini duyduğu, içime boşalma peşindeydi. Kocam her zamanki gibi erken boşaldı, ama Murat’ın eskisi gibi performansı iyidi. Artık ben de, Murat ta fazla dayanacak gücümüz kalmamıştı, Murat sarsılarak amcığıma boşaldı…

O günden sonra artık bunu her zaman yineliyoruz…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocamı Aldatmak Aklımın Ucundan Geçmezdi! (

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Merhaba. Adım Nesrin, evli ve 2 çocuğu olan, 37 yaşında bir bayanım. Bu siteyi yeni keşfettim. Okuduğum hikayeler çok hoş. Benim de başımdan geçmekte olan yasak ilişkilerimi sizlere yazmak istiyorum. Önce kendimden biraz bahsedeyim. Boyum 1.62, kilom 60, Balık etli, bembeyaz teni olan, siyah saçlı, siyah gözlü, çatlakları dışında mükemmel vücudu olan, türbanlı, kapalı bir bayanım. Kocamla 18 yıldır evliyiz. Gençlik yıllarımızda da kocamla harika günler geçirdik. Son birkaç yıldır cinsel yönden biraz duraklama dönemine girdik. Kocamın işi nedeniyle yorgun olması, üstüne de hayat şartları eklenince, kocamla ilişkiye giremez olmuştuk. Çocukların dersleri için internet gerekiyordu. Böylece biz de internetle tanışmış oluyorduk. Derken günler haftaları haftalar ayları kovaladı. Okey oynamasını çocuklardan öğrenmiştim. İşte ne olduysa o okey yüzünden oldu…

Nazmi ile de okey oynarken tanışmıştım. Oyun esnasında o kadar şakacı ve espiriylidi ki, onunla oyun oynamadan duramıyordum. Birkaç hafta hemen hemen hergün beraber oynuyorduk. Bir gün benden MSN adresimi istedi. Ben de olmadığını söyledim. Gerçekten o ana kadar aklımdan bile geçmemişti. MSN adresim olsa kocamın tepkisi ne olurdu bilemiyordum, ama eminim çok kızardı. Nazmi israrla Webcamda beni görmek istiyordu. Doğrusu ben de onu merak ediyordum. Sonra çocuklardan birisinin MSN adresi aklıma geldi. Onu kendisine yazdım. Bana da çocukların MSN’ine girmemi, sonra da kendi MSN’inini yazıp kabul etmemi söyledi. Dediklerini aynen yerine getirmiştim. İlkkez birine Webcam açıyordum. İlk gördüğümde biraz yadırgamıştım. Sonra günler geçtikçe ona alışmaya başladım. Bu benim için bir ilkti. Kocamdan sonra, bu kadar içli dişli konuştuğum ilk kişiydi.

MSN işini hallettikten sonra Webcamda sohbet etmeye başlamıştık. Webcamda ilk kez birbirimizi gördüğümüzde, bana çok güzel olduğumu söyleyip, iltifat üzerine iltifatlar yapıyordu. Nazmi’yle ilişkimiz gittikçe değişik bir hal alıyordu. Şakayla karışık bana erotik hikayeler anlatırken altımın ıslandığını hissediyordum. Sonunda konuyu cinselliğe kadar getirmişti. Bana içimi hoş eden iltifatlarda bulunuyordu. Benim için ilk olan bu tür konuşmalar nedeniyle heyecanlanıyor ve kalbimin hızlı bir şekilde küt küt atmasına sebep oluyordu. Günlerden Salıydı, çocuklar okulda, eşim işteydi. Öğlen vakti Webcamda tekrar sohbet etmeye başlamıştık. Webcamda sohbet ederken türbanımı başımdan çıkarmıyordum. Benim o halim kendisini çok etkilediğini söylerken ne demek istediğini anlıyordum, ama bunu kendisine belli etmiyordum.

Ayağa kalkmamı, boyumu görmek istediğini söylerken, dediklerini yapmaya başlamıştım. Aslında onunla sohbet ederken en güzel elbiselerimi giyiniyordum. O gün üzerimde üstten beyaz bir gömlek, alttan ise dizlerime kadar uzanan siyah renkli bolca bir etek giymiştim. Gömleğin altındaki göğüslerim sütyeni yırtacakmış gibi duruyordu. Nazmi’nin sadece başı görünüyordu, ama yerinde duramadığını farkedebiliyordum. Belime göre kalçalarım büyüktü, ama bu Nazmi’nin çok hoşuna gitmiş olmalı ki, yalvarırcasına elbisenin altındaki o harika vücudmu görmek için dünyaları feda edebileceğini yazarken iltifat üstüne iltifat ediyordu. Yazdıklarını okurken amım resmen ıslanmıştı.

Israrla göğüslerimi görmek istiyordu. Her ne kadar olmaz desem de, sonunda onu kıramamıştım. Sütyenimin altında sıkışmış memelerimi ona sunmaya başladım. Kocamdan sonra göğüslerimi gören ilk erkekti. Artık onun esiri olmuş gibiydim, ne istese yapıyordum. Nazmi artık yerinde duramıyordu. Bana göğüslerimi avuçlayıp okşamamı, uçlarını parmaklarımın arasına alıp ezmemi söylüyordu. Bu arada çaktırmadan amımı okşuyordum. Bir müddet göğüslerimle ilgilendikten sonra, kamerayı bacaklarıma doğru döndürmemi isteyince, “Lütfen daha ileri gitmeyelim!” diye ricada bulundum. Bu yaptıklarım çok yanlıştı. Evli bir kadındım ve çok korkuyordum. Ama ben ne söylesem de fayda etmiyordu.

Ayakta olduğum halde eteğimi yavaş yavaş külotuma çektim. Süt beyaz bacaklarım tamamen açılmıştı. Bu kadarla yetineceğini düşünürken, “Hadi aşkım, külotunu da görmek istiyorum, lütfeeenn!” dedi. Nazmi’nin bana ‘Aşkım’ demesi beni acaip şekilde etkilemişti. İlk kez o gün giydiğim pembe külotumu ona gösterirken, Nazmi, “Aşkım, sen sulanmışsın!” deyince utancımdan hemen eteğimi indirmiştim. Gerçekten amım öyle sulanmıştı ki, külotumun ağı sırılsıklamdı. Nazmi, “Aşkım, bu normal birşey, ayrıca bu senin sağlıklı olduğunu gösterir!” dedi.

Bir müddet kendime gelememiştim. Daha sonra bana, “Aşkım, benimkini görmek istermisin?” dediğinde heyecandan ne yapacağımı şaşırmıştım. Çünkü daha önce kocamın sikinden başka sik görmemiştim. Her ne kadar ben olmaz desem de, o çoktan kamerayı aşağı indirmişti. Birden boğazım düğümlendi. Oturduğum koltuktan kaçar gibi kalktım. Gördüğüm şey inanılır gibi değildi. Kocaman bir siki vardı, üstelik çokta uzundu. Nazmi beni görmüyordu, oysa ben kenardan ona bakıyordum. Böyle bir siki rüyamda görsem inanmazdım. Kendimi davara binmiş gibi hissederdim. O kadar kalındı ki, o kocaman parmaklarıyla bile zor sarıyordu. Nazmi, “Aşkııım… Nerdesinnn?” diye yazarken, öyle azmıştım ki, o kocaman yarrağın amıma girmesi arzulamaya başladım. Doğrusunu isterseniz iki çocuktan sonra amımın deliği bayağı açılmıştı ve kocamın siki içini doldurmamaya başlamıştı. Sikerken bile girip girmediğini fazla hissetmiyordum. İkinci çocuktan sonra amımdan çok arkamdan (Anal) ilşkiye giriyorduk. İlk zamanlar bu ters ilişk**en acıdan başka bir şey hissetmezdim, ama daha sonra alışmak zorunda kaldım.

Nazmi kocaman yarrağını okşarken, bir taraftanda, “Aşkııımm! Nerdesin? Ben de seninkini görmek istiyorum! Lütfeeennn!” diye yalvarıyordu. Bunu ben de istiyordum, ama amımı beğenmez diye korkuyordum. Bu kadar etkileneceğimi rüyamda görsem inanmazdım. Cesaretimi toparlayıp yüzüm görünmeyecek şekilde karşısına oturdum. Sonra eteğimi yavaşça yukarı çektim, ardından külotumu indirdim. Heyecanımı yenmek için biraz beklediğimde, “Hadi aşkım, amını göster bana! Yalamak istiyorum onuuuu!” diyordu. Daha fazla dayanamadım, yavaş yavaş bacaklarımı araladım. O an kendime inanamıyordum, sadece adını bildiğim birine Webcamda amımı gösteriyordum. Amımın görüntüsü Webcamda hiçte fena değildi. Nazmi, “Ohhh! Çok güzelmiş aşkım! Daha önce seninki gibi harika olan bir am görmedim. Yerim ben onuuu!” diye iltifat ediyordu. Amım sulanmış yanıyordu. Çeşit çeşit iltifatlarla beni dahada tahrik ederken, o kocaman yarrağından gözümü alamıyordum. O kocaman yarrağın amıma girmesini öyle istiyordum ki, bu nasıl olacaktı bir türlü kestiremiyordum.

Nazmi, “Aşkım! amının dudaklarını aç, içine girmek istiyorum, aç hadi, aaaç! Yarrağımı amına sokacağım!” diye yazdığında, bende zevk ve heyecan birbirine karışmıştı. Kalbim küt küt atıyordu, nefes alamaz hale gelmiştim. Kölesi gibiydim, ne isterse yapıyordum ve bütün bu olanlara inanamıyordum. Hayatımda kocamdan başkası olmamıştı. Oysa şimdi kocamdan sonra yabancı biri beni çok daha fazla etkiliyordu. Yaklaşık 3 saattır sanal seks yapıyorduk. Başıma bir iş gelmeden bitirmek istiyordum, çünkü, çocukların okuldan gelme saatleri yaklaşıyordu. Ama Nazmi yazdıklarıyla beni öyle tahrik ediyordu ki, amımın içinden akan beyaz kaygan sıvılar deliğimin ağzını doldurmuştu. Nazmi’ye, “Hadi boşal artık! Çocuklar gelecek!” dediğimde, “Hadi sen de amını okşa da, beraber boşalalım aşkım!” dedi.

Karşılıklı masturbasyon yapıyorduk. Birkaç dakika sonra büyük bir zevk dalgasının kasıklarımı sıkıştırdığını hissettiğim anda, Nazmi de boşalmaya başlamıştı. Ama ne boşalma! Boşalma anını daha iyi görebilmem için Webcamı öyle bir ayarlamıştı ki, damarları iyice gerilmiş, fışkırtmasını görebiliyordum. O anda ben de Orgazm olup boşaldım. Daha önce böylesine şiddetli boşalma yaşadığımı hatırlamıyordum. Ben saniyelerce Orgazm olurken, Nazminin yarrağından akan döller bir kahve fincanını dolduracak kadar çoktu. Üstelik ileri doğru fışkırıyordu. Onun o kocaman sikinden akan döllerin amıma fışkırmasını öylesine arzu ediyordum ki… Offf, off! inanamıyorum yaa, bu gerçekleşecekmiydi? Bugün ilklerle karşılaşıyordum. Yaptığım her olay bir ilkti. İlk olan birşey daha vardı, aynı saat içinde ikinci kez boşalmıştım. Daha önce peş peşe iki kez boşaldığım hiç olmamıştı.

Üzerimde tatlı bir yorgunluk oluşmuştu. Nazmi üstünü başını düzeltirken, ben de külotumu yukarı çekip, eteğimi indirdim. Nazmi, “Aşkım, pişman mısın?” dedi. “Hayır değilim!” dedim. Sonra yazmaya devam etti. Yazdıklarını okudukça içimi korkuyla birlikte heyecan dalgası sarmaya başlamıştı, benimle buluşmak istediğini söylüyordu!

Aman Tanrım, bu nasıl olacaktı? Çeremde beni tanıyan herkes, mütevaziliğimin yanında, namusuna düşkün, tam bir aile kadını olarak biliyorlardı. Kapalı giyindiğim için eleştiren komşular, benim yabancı bir erkekle ilişkimi duyarsalar eminim inanmazlardı. Oysa Nazmi, benimle buluşmak istiyordu. Birçok senaryo yazdı. Bunlardan bir tanesi kafama yatmıştı, bizim burda semt pazarı Salı günü kurulduğundan, o gün buluşmamız çok daha kolay olacaktı. Zaten Nazmi’yle aramızda taksiyle yarım saatlik yol vardı. O Kadıköy’de, ben Kartal’da oturuyordum. Nazmi, “Aşkım, bu planı daha sonra detaylı olarak kararlaştırırız, tamam mı?” diye yazdığında, ben de ilkkez, “Tamam aşkım!” dedim. Ona ‘Aşkım’ demiştim. “Öpüyorum aşkım! Sonra görüşürüz!” dedi. Aynı şekilde ben de karşılık verdikten sonra netten çıktık.

Bütün bu olaylar anlaşılmasın diye, Nazmi’nin öğrettiği gibi, bilgisayardan konuşma geçmişlerini sildim. Nazmi ile buluşup sikişmek için içimde karşı konulmaz bir arzu ve istek vardı. Acaba yaptığımız plan işe yarayacak mıydı?

BÖLÜM 2

Nazmi’yle Webcamda sanal yaşadığım o anlar aklımdan bir türlü çıkmıyordu. Aklım hep bacaklarımın arasındaydı. Amım sik istiyordu, ama kocam her defasında götten yapmayı tercih ediyordu. Zaten, kocamın siki götümün o dar deliğini anca doldurabiliyordu. O gece çok istekli olmama rağmen, kocam götüme boşaldıktan sonra arkasını dönüp uyumuştu. Bu hareketi beni her zaman sinirlendirmiştir. Karmakarışık düşünceler içersinde Nazmi’yi düşünerek uykuya daldım.

Fırsat buldukça Nazmi ile sanal seks yapıyorduk. Her seferinde bana, “Aşkım, ne zaman buluşuyoruz?” diye soruyordu. Bu gün yarın derken, bir Pazartesi adet olunca kendisine, “Aşkım kusura bakma seninle bir hafta görüşemeyeceğim.” dediğimde telaşlanmıştı. Nedenini anlattığımda rahatlamış, ikimiz de kahkahayı başmıştık. Adet olduğum için sanal sekse bir hafta ara verecektik. Adetimin 6. günü Pazara denk gelmişti. O akşam vücudumdaki bütün kılları temizleyip, vücudumun her yerini kaymak gibi pürüzsüz yapmıştım. Kısacası tam yalamalık olmuştum.

Pazartesi nete girdiğimde, Nazmi herzamanki gibi sanki beni bekliyordu. “Aşkıım, nerdesin yaaaa? Sen beni hasretinden öldürmek mi istiyorsun?” dedi. Yazışmamız uzadıkça uzadı ve iş yine aynı noktaya geldi, “Aşkım, ne zaman buluşuyoruz? Hem yarın sizin semtin pazarı değil mi? dedi. “Evet!” dediğimde, “Tamam işte… Yarın buluşuyormuyuz aşkım?” dediğinde, vücudumu tarif edemiyeceğim bir sıcaklık basmıştı. Heyecandan resmen titriyordum. Bir anda amım sulanmıştı. Nazmi’ye, “Bak aşkım, ben de buluşmak istiyorum, ama bu nasıl olacak ki? Ya görürlerse?” dediğimde, “Aşkım, Pazarın ters istikametinde bir yere park edeceğim, sen de kendi arabanmış gibi gelip bineceksin, hepsi bu…” dedi. Plan hoşuma gitmişti, “Peki ya sonra?” dediğimde, her şeyi detayına kadar anlattı…

Bir arkadaşının sahilde dairesi varmış, arkadaşı tatilde olduğu için anahtarı da kendisine bırakmış. “İşte orası bizim aşk yuvamız olacak aşkım! Ne diyorsun?” dedi. Başımı tamam anlamında salladım. Nazmi, “Aşkım, saat kaça kadar zamanın var? Yada evden eşin ve çocuklar kaçta çıkıyor?” dedi. “Hep beraber çıkıyorlar, yani 8’de kahvaltılarını hazırlıyorum, 8.30’da evden çıkıyorlar.” dedim. Nazmi, “Bu çok güzel aşkım! 5 saat kadar zamanımız var. İnan bana bu zaman zarfında sana öyle zevkler tattıracağım ki, bulutların üzerinde uçacaksın!” dedi. Yari merak, yarı endişeyle, “Neee? 5 saat beni mi sikeceksin? Manyaksın sen yaa! 5 saat sikiş mi olur!” diyerek alay ediyordum. “Evet 5 saat ^^^^^^^^^ seni!” dedi. “Ufak at, civcivler de yesin!” diye takılmıştım. Nazmi, “Öyle olsun! Yarın görürsün!” dedi. Salı günü saat 9.30 gibi beni arayacak, ben de 10 civarında pazara gider gibi evden çıkacaktım. Artık kararı vermiştim, yarın Nazmi ile buluşacaktım.

Heyecandan sabaha kadar doğru düzgün uyuyamamıştım. Sabah kocama ve çocuklara kahvaltı hazırlarken heyecandan titriyordum. Bir ara kocam, “Hayrola Nesrin, hastamısın? Yüzün kızarmış, ellerin titriyor?” dedi. “Bir şeyim yok, iyiyim…” dedim. “Haa, anladım!” dedi. Adetimin bittiğini söylemediğim için ona yorumlamıştı. Kapıda, “Hayırlı işler kocacığım. Çocuklar size de iyi dersler!” diyerek yolcu ederken kekeliyordum. Kapıyı kapatıp, sokakta kaybolana kadar pencereden onları izledim.

Kocam ve çocuklar gidince ilk işim banyoya girmek olmuştu. Bir gün önce ağda ettiğim yerler pürüzsüz ve tertemizdi. Aynanın karşısında vücuduma bakıyordum. Doğum nedeniyle karın bölgemde biraz çatlaklar vardı. İnce belim, geniş kalçalarım, küçük yuvarlak memelerim, eminim Nazmi’nin hoşuna gidecekti. Derin bir çizgiyle ortadan bölünmüş amım patates gibi duruyordu. Gerdek gecesi bile bu kadar heyecanlı değildim. Komidinin çekmecesini açtım, bir müddet iç çamaşırlarıma baktım. Takım olan, ten rengi, şeffaf iç çamaşırda karar kıldım. Şeffaf olduğundan meme ucları ve amımın çizgisi anlaşılıyordu. Tam o sırada telefonum çaldı. Kalbim hızla atmaya başladı. Arayan Nazmi idi. Titrek bir sesle, “Efendim?” dedim. “Aşkım, Cevizli’de seni bekliyorum, halen çıkmadın mı?” dedi. “Şeeyy… ben ben şeyy, yani hazırlanıyorum, birazdan çıkarım…” dedim. Dilim tutulmuş, kekeliyordum. “Tamam aşkım, yalnız biraz acele et! Seni çok özledim!” dedi. Cevap verememiştim, telefonu kapadım.

İç çamaşırlarımı giydikten sonra, üzerine kollu bir badi ve siyah bir etek giydim. Başımı da kırmızı ağırlıklı türbanla örttüm. Biraz da renksiz bir ruj, hafif bir allıktan sonra, az da fondöten. Hafif bir makyaj yapmıştım. Evden çıkarken dikkat çekmemem lazımdı. Gerçi makyaj yapmama gerek yoktu. Siyah parlak gözlerim, kırmızı dolgun dudaklarımın yanında pürüzsüz bir yüzüm vardı. Dedim ya, dikkat çekmemem gerekiyordu. Üzerime, her zaman giyindiğim yazlık kabanımı aldım. Son olarak, alçak topuklu ayakkabılarımı ayağıma taktım. Evden çıkmadan Nazmi’ye çağrı attım. Aradı, “Geliyormusun aşkım?” dedi. “Evden çıkmak üzereyim. Şu an nerdesin sen?” dedim. “Minibüs yolunda bekliyorum. Burda Belediyenin ekmek büfesi var, onun önündeyim, bildin mi?” dedi. “Eveeett! Sen orda bekle, ben geliyorum. Yalnız, arabayı nasıl tanıyacağım?” dedim. “Beyaz bir BMW, plakası 34 (…), arabanın yanına gelince kapıyı açıp öne oturursun.” dedi. “Tamam!” dedim, evin kapısını kilitleyip aşağıya indim.

Saat daha erken olduğundan dışarda kimseler yoktu. Hızlı adımlarla sokaktan uzaklaştım. Evle buluşma yeri arasındaki uzaklık sadece 6-7 dakikaydı. Yol ağzına geldiğimde Belediye ekmek büfesi önünde bekleyen beyaz bir araba gördüm. Biraz daha yaklaşınca plakadan tanıdım. Yolun karşısına geçtim. Arabanın içindeki Nazmi’yi tanıdım. Etrafı kontrol ettikten sonra kapıyı açtım. Hızla öne oturdum ve “Bir gören olmadan gidelim hemen!” dedim. Kartal’a doğru hızla uzaklaştık. Birkaç dakika içinde sahil yoluna çıktık. Araba çok lükstü ve harika kokuyordu. O ana kadar tek kelime etmemiştik. Yavaşlamaya başladı. Elini elimin üzerine koymuş, yavaş yavaş okşuyordu. “Eee aşkım, heyecanlımısın?” dedi. “Evet!” dedim. “İlk olduğundan normaldir. Birazdan rahatlarsın. Biliyormusun aşkım? Gerçekten çok güzelsin!” dedi. Teşekkürle birlikte, “Sen de karizmatiksin!” dedim.

Arabayı müsait bir yere çekerek, bana doğru döndü ve “Yakından bakmak istiyorum sana aşkım!” dedi, başımı tutarak kendine doğru çekti. Bir anda dudaklarıma yapıştı. Ben de aynı şekilde onun dudaklarına yapıştım. Uzun süre birbirimizin dudaklarını sömürdük. İlkkez kocamdan başka bir erkekle öpüşüyordum. İnanamamıştım, ama inanılmaz şekilde hoşuma gitmişti. Daha önce arabada hiç öpüşmemiştim. Zaten hiçbir zaman arabamız olmamıştı. Nazmi elleriyle oramı buramı ellemeye başlamıştı. Bcaklarımı okşuyor, memelerimi yoğuruyordu. “Dur yapmaaa! Burda olmaz! Birileri görebilir!” dedim. “Tamam aşkım, aşk yuvamıza gidelim!” dedi.

Sahil yolundan bir müddet gittikten sonra bir sokağa girdi. Birkaç dakika sonra lüks bir binanın önünde durdu. Adım adım sikilmeye gidiyordum. Arabadan indikten sonra koluna girmemi söyledi, dikkat çekmememiz için öyle gerekiyormuş. Asansöre bindik ve 3. katta indik. Dairenin kapısını açıp içeri girdik. Artık geri dönüş yoktu, Webcamda gördüğüm o kocaman sikini yemeden burdan çıkış olmayacaktı. Bunu kendim istemiştim.

Üzerimdeki kabanı alıp astı. Belimden tutarak lüks bir salona geçtik. Gerçekten mükemmel döşenmişti. Ben salonu incelerken, Nazmi’nin boş durmaya niyeti yoktu, belimden tutarak dudaklarıma yapıştı. Çekingenliğimi atmış, karşılık veriyordum. Zaten oraya bunun için gitmemişmiydim? Başımda türbanım halen duruyordu, öpüştükçe öpüşüyorduk. Elleri rahat durmuyordu, göğüslerimi, kalçalarımı, bacaklarımı, hemen hemen her yerimi okşuyordu. Sulanmaya başlamıştım. Herşey o kadar hızlı gelişiyordu ki. Önce badiyi, sonra da eteğimi indirdi ve “Ohhh, harikasın aşkım!” dedi. Şeffaf külotum çok hoşuna gitmişti. Sütyenin üzerinden, göğüslerimi dişliyor ve sıkıyordu. Diğer eliyle amımı avuçlamış, bacaklarımın arasını okşuyordu.

Kollarımı boynuna dolamış öpüşürken, göbeğime değen sertliğin büyüklüğü, beni tedirgin ediyordu. Bu sertliği yokladığımda kalınlığı inanılmaz haldeydi. Ben de rahat durmuyordum, kemerini çözüp pantolonu aşağı inince, işim daha da kolaylaşmıştı. Beyaz bir Boxer giyiyordu, ama içinde sanki kocaman bir canavar vardı. Yoklarken gövdesini avuçlamıştım. Aman Tanrım, inanılır gibi değildi. Parmaklarımla, ancak yarısını sarabiliyordum. Sakın korktuğumu sanmayın, benim için ilginç olan, öyle bir sikin varlığı idi. Zaten Nazmi’de böyle bir sik olduğu için onunla buluşmuştum. Kocamı aldatacaksam, mutlaka böyle bir sikle aldatmalıydım.

İnlemelerimiz salonda yankılanıyordu. Daha doğrusu inleyen bendim. Harika zevk alıyordum. Sütyenimi çıkarmış, memelerimin ucunu dudaklarıyla sıkıştırmış, içine çekiyordu. Öyle çekiyordu ki, sanki uçları kopacaktı. Bir müddet böyle devam etti. Sonra yavaş yavaş göbeğimi yalarken külotumu topuklarıma indirdi. Artık çırılçıplaktım. Kocaman elleriyle kalçalarımı okşarken, dudakları amıma inmişti. Önden bakınca çizgi gibi görünen yeri yalıyordu. Yalamanın şiddeti artınca vücudumu ağzına bastırıyordum. Boşalmak üzereydim, ama bunu ona belli etmemeye çalışıyordum. Büyük bir zevkle boşalmaya başladım. “Ooh ohh!” diye saniyelerce kasılırken, iliklerime kadar titremiştim.

Kocamın bile yalamadığı amımı başka bir erkek tiksinmeden yalıyordu. Bu harika zevki kocam bana yaşatmamıştı. Böyle bir erkeğe değil amımı, isterse götümü bile seve seve verirdim. Nazmi yalamaya devam ederken birden ayağa kalktı. Artık sikiş zamanının geldiğini anlamıştım. Boxerini çıkardığında özgür kalan siki sağa sola yaylanarak sallanıyordu. Uzunluğu neredeyse dirseğimle bileğimin arası kadar vardı. Daha sonra kendisine sorduğumda 23 cm demişti. Kalınlığı yanında ise kolum ince kalıyordu. Kalınlığından değil de, boyundan çekiniyordum. Bir keresinde amımın derinliğini ölçmek için amıma patlıcan sokmuştum. Sonra patlıcanın işaretlediğim yerini ölçtüğümde, 19 santim vardı…

BÖLÜM 3

Komşu kadınlar arasında sohbet ederken, kocasını aldatanlara, “Orospuluk onun içinde var, kocası ne yapsın?” diye laflarken, aynı durum benim başıma gelmişti. Birazdan Nazmi’nin orospusu olacaktım. İnanın bana bunda benim bir suçum yoktu. Her kadın güçlü bir erkek tarafından sikilmek ister. Kocamın kendini tatmin etmekten öteye gitmediği bir ortamda böyle bir ilşkiye ihtiyacım vardı.

İkimiz de çırılçıplaktık. Nazmi’nin sikine kilitlenmiştim. Kocaman ucunun yanında, gövdesindeki şişmiş damarlar ona değişik bir hava veriyordu. Nazmi, “Aşkım, bir sorun mu var?” dedi. Ben de, “Yo yoo, insanın inanası gelmiyor. Kocamınki aklıma geliyor da, içimden gülesim geliyor!” dedim. Beni dizlerimin üzerine çömeltip, “Hadi aşkım! Şimdi sıra sende, yala da hünerlerini göreyim!” dedi. Doğrusunu isterseniz, daha önce hiç sik yalamamıştım ve bunu Nazmi’ye de belli etmek istemiyordum. Acemi bir şekilde ucunu öpüyordum. Ucunda biriken kaygan bir sıvı dudaklarıma yapışıyordu. Bütün bunlar olurken öyle sulanmıştım ki, am suyum baldırlarımdan aşağı süzülüyordu…

Nazmi, “Anladım aşkım! Sanırım daha önce kocanla böyle bir şeye kalkışmadın. Yatak odasına geçelim de, daha rahat sikişiriz aşkım!” dedi. Ayaklarımı yerden kesip kucağına aldı. Ben de bacaklarımı beline doladım. Dilini ağzımın içine sokup, dudaklarımı emerken, siki kalçalarıma değiyordu. Öpüşürken sırt üstü yatırdı. Beline sardığım bacaklarımı çözdükten sonra, içime girmesini beklemeye başladım. Nazmi, “Hazır mısın aşkım?” dedi. “Hazırım aşkım! Sik beni, artık dayanamıyoruum!” diyebilmiştim. sakarya escort Bacaklarımı iyice açtıktan sonra kendide uygun pozisyona geçti. Bacaklarım ayrıldığından olsa gerek amımın dudaklarının gerildiğini hissettim…

Eğilip diliyle amımı iyice ıslattıktan sonra doğruldu, sikini gövdesinden tutup, o iri ucunu, amımın ağız kısmına değdirdi. O anda ürpermiştim. Sonra o sert gövdesini birkaç kez ileri geri hareket ettirerek, sikini amıma sürttü. Her şeyimle hazırdım. Amım ıslanmış, kilitorisim kabarmış, meme uclarım şişmişti. Sabun gibi kaygan amımın deliğine sikinin ucunu ayarladı. Alıştırmak için, belini ileri geri hareket ettiriyordu. Amımın ağız kısmı gevşerken, yavaş yavaş yüklenmeye başladı. Amımın küçük dudakları gerildi, zorlandı, ama pes etmedi. Kocaman ucunu soktu, ardından gövdesi de içeri girdiği anda, ben, “Oohhh!” diye inledim. Sesim, odanın duvarlarında yankılanmıştı. Sadece kafası girdiği halde, “Aşkıım! Lütfeeenn, yavaş yavaş sok!” diyebilmiştim.

Küçük küçük ritimlerle ileri geri belini oynatırken, her seferinde derine, daha derine giriyordu. Hayalini kurduğum sik artık içimdeydi. Amımın deliği sabunlanmış gibi kayıyordu. Bu kayganlık, sikinin daha rahat hareket etmesine sağlıyordu. Zaman geçtikte hızlı hızlı ileri geri hareket ederek sokmaya başladı. Kalınlığı tamamen içimi doldururken inanılmaz zevk alıyordum. “Ohhh Nazmi, sakın durmaaa! Ahh, ohhhh, ağğğııhhh… İşte bu! Erkek dediğin kadınını böyle sikmeli!” diye ağzımdan saçma sapan sözler dökülüyordu. Kocamın siki yüzünden çok geniş sandığım amımın deliği, zevkten zonkluyordu. Zaman zaman dibine çarpan uzunluğu midemi deler gibiydi. Nazmi işini harika yapıyordu. Dudaklarıma yapışmış öperken, elleriyle de göğüslerimi yoğuruyordu.

Bir ara merak edip, “Aşkım, hepsi giriyor mu?” diye sordum. “Görmek istermisin?” dedi. “Evet!” dedim. Zorlandığımı hissettiğim sırada sikine baktım. Gerçektende bir kaç santimi girmiyordu. Ama kalınlığı harikaydı. Nazmi hızlanmaya başlamıştı. Sürtünme nedeniyle amımın deliği yanıyordu. O anda zevkten kasılmaya başlamıştım, “Ohh aşkım, geliyorum, geliyorum, devam et lütfeenn!” diye yalvarırken, Nazmi daha da hızlandı. “Korunuyormusun aşkım? dedi. “Ohhh, eveeettt, eveeettt!” diye inledim. Belimi tutup, hızla kendine doğru çekerken, sert sert sikiyordu amımı. İşte tam o anda beynim uyuşmaya, kasıklarım sıkışmaya başladı. Zevk dalgasının tüm vücudumu sarmaya başladığı anda sarsıla sarsıla boşalmaya başladım. Aman Tanrım, bu ne zevkti öyle! “Ahh! Ohhh! Ahhh! Ohhh!” diye inlemelerim Nazmi’yi daha da çoşturmuştu. Boşalmam bittiği anda, o da kasılmaya başladı. Döllerinin sıcaklığı içimi yakıyordu. Hem sikiyor, hem boşalıyordu. Bana göre dakikalarca boşalmıştı.

Hareketleri yavaşlayınca üzerimden çekilip yanıma uzandı. İkimiz de yorgun bir halde odanın tavanına bakıyorduk. Mutlu olup olmadığımı sordu. Dudaklarından öpüp, “Aşkım! Ben böyle bir zevk daha önce yaşamadım!” dedim. “Bu alıştırma dönemi, akşama daha çok var!” dedi. “Ne yani, yine yapacakmıyız?” dedim. “Aşkım, dedim ya, bu alıştırma dönemi, önce çorbayı içtik, daha sonra ana yemek, üzerine de tatlı yiyeceğiz!” dediğinde, ikimiz de kahkahayı basmıştık. “Manyaksın sen yaa… Bu kadarı bana çok bile!” dedim. Yorgundum, ama sike de doymuştum. Saate baktığımda saat, 11’e geliyordu. Yaklaşık 4 saatimiz daha vardı. İçime boşaldığı için amım vıcık vıcıktı. Duş almak için kalktığımda, amımın deliğinden car cur diye sesler gelmeye başladı. Amımın içinden hava ile birlikte döller çıkmaya başladı. Nazmi, “Yerlere akmasın aşkım, arkadaşa ayıp olur!” dedi. “Taman aşkım!” dedim, elimi amıma kapatarak banyoya gittim.

Tuvalet kağıdıyla tampon yapıp amımdaki döllerin çıkması için banyoda, dakikalarca beklemiştim. Kocam, bir sene biriktirse bile, bu kadar dölü amıma boşaltamazdı. Önce ben, sonra da Nazmi duşumuzu aldık. İkimiz de çırılçıplak olduğumuz halde ben mutfağa geçtim. Nazmi’yi bilmem, ama ben çok acıkmıştım. Mutfakta yiyecek olarak birşey yoktu, “Aşkım ben çok acıktım!” dedim. Nazmi de dolabın üzerindeki numarayı arayıp kebapçıdan siparişler verdi. Siparişlerin gelmesini beklerken Nazmi’ye, “Aşkım, seninkinin inik hali bile çok büyük! O kadar kocaman şeyi nasıl aldım inanamıyorum… Peki, sen benimkini nasıl buldun?” diye sordum. Nazmi kahkahayla, “Kadın milleti işte, önce almaya korkarlar, sonra da tekrar tekrar isterler. Seninkine gelince, gerçekten çok güzel amın var. Üstelik senin düşündüğün gibi geniş te değil. Bence oldukça dar!” dediğinde, bu çok hoşuma gitmişti. Demek ki amımı beğenmişti…

Bu ilk sikiş bana yetmişti, ama sanırım bu bugün son olmayacaktı. İlk sikilmem gerçekten mükemmel geçmişti. Komşuların dediği gibi, ben de artık tam bir orospu olmuştum. Ve eminim ki, komşularımın içinde en büyük yarrağı ben yemiştim. Benim için, hiç bir şeyden haberi olmayan biri olarak söz eden komşularım, bu yaptığımı duysalar acaba ne derlerdi? Bu yaşadıklarımı henüz onlardan kimseye anlatmadım, fakat buraya yazıp, beni hiç tanımayan insanlarla paylaşmak istedim. Bunları yazmak ve sizlerle paylaşmak beni bir nevi rahatlatıyor. Ayrıca 31’cilerin okurken beni arzu ettiklerini düşünmek bile heyecanlandırıyor ve amımın ıslanmasına neden oluyor…

BÖLÜM 4

Nazmi salona geçmiş, çok geniş bir koltukta sırtüstü çırılçıplak yatıyordu. Ben halen mutfakta dolapları karıştırıyordum, belki bisküvi falan bulurum diye. Nazmi seslendi, “Gel aşkım, yanıma gel. Birazdan kebaplar gelir!” dedi. Sesi hem yumuşak hemde içimi okşuyordu. Kıvırta kıvırta yanına gidip, kedisine sokuldum. Memelerimi vücuduna yapıştırdım. Bir bacağımı bacaklarının arasına soktum. Bacağı bacaklarımın arasında olduğu için kılların sürtünmesi hoşuma gidiyordu. Sonra başımı göğsüne yasladım ve “Aşkım, amımı gerçekten beğendin mi? Sence amım nasıl? Gerçekten zevk aldın mı amımdan?” diye sordum. Nazmi tebessüm ederek, “İnan bana, her erkeğe zevk verecek bir amın var aşkım. Üstelik zevk vermesini ve zevk almasını biliyorsun. Anlattığına bakılırsa kocanın siki parmak kalınlığında birşeymiş, öyle olunca da amının geniş olduğunu sanıyorsun. Bana göre çok dar amın var. Üstüne üstlük hem sulu hemde çok sıcak!” dediğinde, sevinçle dudaklarından öpmüştüm.

O güne kadar kocamla bile konuşmadığım şeyleri Nazmi ile konuşurken oldukça rahattım. Sonra aklıma bir soru daha takılmıştı, “Özür dilerim aşkım, bir şeyi daha öğrenmek istiyorum…” dedim. “Seni dinliyorum canım?” dedi. “Her kadın senin gibi biriyle evlenmek ister. Neden evlenmedin? Birde, etrafta bu kadar güzel ve genç kızlar varken neden benimle ilgilendin?” dedim. Nazmi, “Evlenmedim, çünkü evlenmek beni korkutuyor. Evlenince eşimi aldatmaktan çekiniyorum. Yani ben tek kadınla yapamam. Diğer konuya gelince, benim evli kadınlara karşı zaafım var. Üstelik senin gibi türban takıp kapalı giyinenlere dayanamıyorum. Kapalı kadınların bir çoğu cinsel yönden tatminsizlik çekiyor. Onları ayarlama işi daha sorunsuz ve daha da kolay oluyor!” dedi. “Pekiii, kocaları duyar diye hiç mi korkmuyomusun?” dedim. “Evli ve özellikle türbanlı kadınlar daha kurnaz oluyor. Dışarda kapalı ve örtülü oldukları için kocaları kendilerini aldatmayacağını sanıyorlar. Ama onlar şeytana papucu ters giydiriyorlar!” dedi. “Ama aşkıııım!” dediğimde, “Yanlış anlama, bu sadece bir genelleme!” dedi. Dudaklarımdan öperek, “Sen harika birisin, bunun seninle alakası yok!” dedi.

Ne demek istediğini anlamıştım, ama bunun önemi yoktu. Çünkü ben de isteyerek onun koynuna girmiştim. Doğrusunu isterseniz adam bir kadına nasıl davranacağını ve sikmesini çok iyi biliyordu. Üstelik kocaman yarrağınının yanısıra, fiziksel olarak da çok güçlüydü. Anlattıklarına bakılırsa benim gibi türbanlı kapalı birçok kadın sikmişti. Bu beni pek te ilgilendirmiyordu. Önemli olan şu an benimle olmasıydı. Bütün bunları konuşmak amımın sulanmasına neden olmuştu. Ayrıca o anlatırken, ben yarrağıyla (Yarrağı diyorum çünkü okuduğum hikayelerde bu kelime daha çok kullanılıyor) oynuyordum. Onun da hoşuna gitmiş olacak ki, yarağı avucumda iyice sertleşmişti…

Başımı göğsünden aşağıya doğru kaydırdım. Yarağının kocaman mantar gibi kafası gözlerimin içine bakıyordu. Küçük küçük öpmeye, ardından dilimle etrafını yalamaya başladım. Sonra kafasının yarısını dudaklarımın arasına aldım. Öyle sıcak ve yumuşaktı ki, bunu kelimelerle anlatamam. Elimle gövdesini sıvazlarken, kocaman kafasını da ağzıma almış somuruyordum. Bu hareketim Nazmi’nin çok hoşuna gidiyordu, gözlerini kapamış, ne dediğini anlamadığım birşeyler mırıldanıyordu. Nazmi koltuktan doğrularak, “Beraber yapalım!” dedi ve sırtüstü olduğu halde benim başım onun bacaklarına doğru, onun başı benim bacaklarıma doğru olacak şekilde vücudumu çevirdi. 69 olmuştuk. “Ohhhh!” diye mırıldanıp amımı yalamaya başlamıştı bile. Şişmiş olan klitorisimi dudaklarının arasına sıkıştırıp ezerken, zaman zamanda diliyle yalıyordu. Onun bu yaptığı beni daha da azdırırken, ben de onun yarrağını hızla ağzıma sokup sokup çıkarıyordum. Her an boşalabilirdim. Nazmi bunu anlamış olacak ki, geri çekilerek domalmamı söyledi…

Bir an irkildim. Kocam ne zaman domal dediyse götümden sikmişti. İtiraz bile etmedim, dediğini yapıp domaldım. Avucuna tükürüp önce yarrağın ucuna, sonrada amımın ağız kısmına sürdüğünde rahatlamıştım. Yarrağının kafasını amımın dudakların arasına birkaç kez sürttükten sonra, amımın deliğine ayarladı. Belimden tutup kendine doğru çektiğinde yavaş yavaş içime doğru girmeye başladı. Zorlanmaya başlamıştım ki, elimde olmadan böğürdüm. Dibine kadar soktuğunda ise amımdaki boşluk tamamen dolmuştu. Amımın dudakları gerilmiş, yarrağını sımsıkı sarmıştı. Zorlanmama rağmen içimin kayganlığı beni rahatlatıyordu. Biraz bekledikten sonra yarağını ileri geri hareket ettirmeye başladı. İleri sokunca, “Ahhh!”, geri çekince de, “Ohhhh!” diye bağırıyordum. İnanın dayanılır gibi değildi, ama büyük zevk alıyordum…

Az sonra öyle hızlanmıştı ki, “Ahhhh! Ohhhh! Çok güzeeel! Harikasın aşkımmm! Ahhh yavaşşşşş! Sert vurma aşkım, karnımı deleceksin!” diye inliyordum. O anda kocam bile gelse umrumda değildi, beni bu sikişten kimse alıkoyamazdı. Nazmi de hırlamaya ve argo argo konuşmaya başlamıştı. “Demek kocanın siki küçük haaa! Al bakalım orospu büyük yarrağı! Seni öyle ^^^^^^^^^ ki, amın yarrağa doyacak, parçalayacam amını!” demesi beni biraz endişelendirmişti, fakat argo sözleri beni daha da tahrik ediyordu. Ben de ona uydum ve “Kocamın sikemediği amımı parçala, darmadağın et! Sik beni, doyur amımı, doyuuurrr! Ahhh! Ohhhh! Haarikaaa!” diye bağırıyordum. Yaklaşık 10 dakikadır bu şekilde sikişmeye devam ediyorduk. Nazmi’nin boşalmaya, benim de bu pozisyondan ayrılmaya niyetim yoktu. Adam gibi sikilmek dedikleri bu olmalıydı. Bu yaşadıklarımı bir gün önce hayal bile edemezdim. Gerçek sikilmek böyle bir şeymiş…

Nazmi kadar ben de terden su olmuştum. Bir ara yarrağını amımdan çıkardığında amımdan havayla karışık (Zooorrrtttt) diye bir ses geldi. Sanki çocuk doğurmuştum. Bacaklarımın arası rahatlamış gibiydi. Beni koltuğun kenarına yatırıp, bacaklarımı omuzuna aldı ve tekrar amıma soktu, belimden tutup sikmeye başladı. Sikerken gözlerinin içine bakıyordum. Amım öyle sulanmıştı ki, (Zart, zurt) sesleri odada yankılanıyordu. Ahlar ohlar arasında inlerken birden beynim uyuşmaya, vücudum titremeye, kasıklarım sıkışmaya başladı. Büyük bir zevk kasırgası bedenimi sarıyordu. Nefesim kesilmeye, nabzım hızlı hızlı atmaya başlamıştı. “Hızlı! Daha hızlııı! Devam et! Devam et lütfen! Ahhh! Ohhh!” bu kelimeleri sayısızca tekrarlamıştım. Üçüncü kez boşalıyordum. Bu benim için bir rekordu. Ve çok büyük zevk almıştım…

Ben boşalırken, Nazmi dahada hızlanmış, yarrağı amımı yırtacak gibiydi. Sürtünmeden amımın ağız kısmı yanıyordu. Nazmi’nin ise boşalmaya niyeti yoktu. Boşalmamın üzerinden bir kaç dakika geçmişti ki, amımın içi sanki kurumaya başlamıştı. Böyle olunca da acımaya başladı. “Aşkım! Boşal artık acımaya başladı!” dedim. Nazmi beni duymuyordu bile. O sikti ben bağırdım. O sikti ben bağırdım. Bir ara amımın yırtıldığını düşünmeye başlamıştım. Öylesine acıyordu ki ağlamaya başladım. “Lütfen Nazmiiii, çok acıyooorr! Lüütfeennn!” diye yalvarırken, boşalmasını ve içimden çıkmasını istiyordum. Nitekim benim boşalmamdan tam 20 dakika sonra böğürerek boşalmaya başladı. Hem sikiyor hem boşalıyordu. Kuruyan amıma dölleri bile ilaç olmamıştı, aksine sıcak dölleri hırpalanan yerlerimi yakıyordu. Sonra yavaşladı ve içimden çıktı. Koltuğa bıraktı beni.

Ağladığımı görünce, “Özür dilerim aşkım, bir daha olmayacak!” dedi. Başımı koynuna getirerek teselli etmeye çalışırken, kapı zili çalmasıyla toparlandık. Kebapçı gelmişti. Nazmi üzerine birşeyler giyindikten sonra kapıyı yarım açıp, çocuğa para verip, “Üstü kalsın!” diyerek siparişleri aldı, kapıyı kilitledi tekrar. Yanıma gelip, “Kalk aşkım, duş al da soğumadan yiyelim!” dedi. Hiç konuşmadan dediğini yapıp duş aldım çıktım. Sonra kendisi de duş aldı geldi. Üzgün olduğumu görünce, “Özür diledim ya aşkım. Kendimi tutamadım işte…” diye teselli ederken, ben siparişleri hazırlamak için mutfağa gittim. Doğrusunu isterseniz öyle acıkmıştım ki, o anda amımın acısını bile unutmuştum. Amım öyle tahriş olmuştu ki, birkaç gün kolay kolay sikiş yapamazdım herhalde.

Kebaplarımızı yerken hiç konuşmamıştık. Öyle acıkmıştım ki, büyük lokmalarla karnımı doyurmaya çalışıyordum. Büyük bir kutu ayranla birlikte kebabı 5 dakika içinde bitirmiştim. Karnımın doyması beni mutlu etmişti ve amımdaki sızlamalar biraz dinmiş gibiydi. Başımı bacaklarımın arasına eğerek amıma baktım, korkunç hali vardı. Amımın ağız kısmı morarmış ve sanki şişmişti. Perişan haldeydi. Daha önce pembe olan deliğim morarmış haldeydi. “Aşkım şunun haline bak! Mahvettin amımı!” diye sitem ettiğimde, özür dileyerek beni teselli etmeye çalışmıştı. Ona kızmaya hakkım yoktu, onun o kocaman yarrağını ben istemiştim.

Zaman o kadar hızlı akıyordu ki, saat 13:00 olmuştu. Nazmi, “Aşkım, istersen biraz uzanıp dinlenelim, ikimizin de buna ihtiyacı var.” dedi. Sonra kollarını belime ve bacaklarıma sararak kucağına aldı, beni yatak odasına taşıyıp, yatağa bıraktı. Bu hareketi çok hoşuma gitmişti. Böyle bir taşımayı kocamdan görmemiştim. Göğsüne yaslanarak dinlenmeye çekilmiştik. Yaklaşık 1 saat uyumuşum. Uyandığımda nazmi halen uyuyordu. Onu dürterek, “Kalk aşkım, saat ikiye geliyor. Çocuklar gelmeden çıkmalıyım!” dedim. Nazmi ise, “Günaydın aşkım, iyi dinlenebildin mi?” dedi. Evet anlamında başımı salladım. Sırtüstü döndüğünde göbeğine vuran yarrağı (şlap) diye ses çıkarmıştı…

Yarrağı kalkmış, heykel gibi duruyordu. Hayretle, “Aşkım onun hali ne öyle?” demişim. “Ne olacak aşkım, seni istiyor!” dedi. “İnanmıyorum sana yaa… Yine mi? Üstelik sen de biliyorsun ki, amımın içi tahriş olmuş durumda, acısına dayanamam!” dedim. O da, “Bak aşkım, çorbayı içtik, ana yemeği de yedik, şimdi de tatlı yeme zamanı!” dedi. “Tatlı derken ne demek istiyorsun, anlamadım?” dedim. Ne demek istediğini gerçekten de anlamamıştım. Bana sarılarak, “Yerim ben seni yavrummm! Tatlının ne olduğunu öğreteceğim sana!” dedi. Yavaş yavaş öpmeye ve okşamaya başlamıştı…

BÖLÜM 5

Bacaklarımın arasındaki sızı hala geçmemişti. Canım sikişmek istiyordu, ama amımın içi tahriş olduğundan canım yanabilirdi. Dudaklarımız birleşmiş öpüşürken, bir eliyle göğüslerimi, diğer eliyle de kalçalarımı okşuyordu. Nazmi oldukça istekli olmasına rağmen ben tedirgindim. Kucağında olduğum halde uzun müddet öpüştük, koklaştık. Sonra beni yüzü koyun yatırarak, önce boynumu, sonra sırtımı, daha sonra da kalçalarıma kadar indi. Güçlü elleriyle kalçalarımı sıkıp eziyor, sonra da gerip yalıyordu. Dolgun kalçalarımın arasındaki koyu kahverengi deliğim kaygan dil darbeleriyle kasılıyordu. Aman Tanrım, gerçekten çok hoş bir durumdu. Daha önce böylesini ne duymuş, nede işitmiştim. Nazmi, resmen götümün deliğini yalıyordu. Diliyle götümü becerirken, tarifi imkansız bir zevk alıyordum. İnlemeye başlamış, mırıldanıyordum. Bu sırada tahriş olmuş amım, iyice sulanmıştı. Nazmi’nin tatlısı bu olmalıydı. Yani, tatlı dediği şey, belli ki, beni götten sikmesi olacaktı. Kocamın sikmekten zevk aldığı götümü, sanırım Nazmi de sikecekti.

Elleriyle kalçalarımı iyice germiş, yalıyordu. Yumuşak kalçalarımı hamur gibi yoğuruyordu. En az 15 dakikadır devam ediyordu. Üzerimden çekilerek, kalkmış yarrağını ağzıma verdi. Yalamalarının verdiği arzuyla, istekli bir şekilde onun yarağını, yalıyor emiyor ve de sıvazlıyordum. Yarrak tam kıvama gelmişti ki, Nazmi, “Aşkım, şimdi tatlı yeme zamanı! Hazır mısın?” dedi. “Neye hazır mıyım canım?” dediğimde, “Götten sikmek istiyorum seni Nesrin!” dedi. Biraz heyecan, biraz endişe, biraz da korkuyla tedirgin olmuştum. “Ama been… şey yani… seninki çok kalın!” diyebilmiştim. “Merak etme aşkım, kayganlaştırıcı krem var. İnan bana, çok kolay olacak!” dedi. “Aşkım yaa… götten sikmesen olmaz mı?” dedim. “Nesrin’ciğim, korkuyormusun yoksa? Hem, bilmen gerekirdi, erkekler götten sikmeyi çok sever! Bak gör, zamanla sen de isteyeceksin!” dedi. İstermiyim bilemem ama, kocam götüme soktuğu gibi boşaldığından, bu tür ilişki hoşuma gitmiyordu. Üstelik Nazmi’nin kolay kolay boşalacağını düşünmüyordum.

“Domal aşkım, biraz krem süreyim, senin için de iyi olur!” dediğinde, ben de dörtayak olup dediğini yapmıştım. Parmaklarına sürdüğü kremi götümün deliğine yediriyordu. Gerçekten de krem çok kaygandı ve bolca sürmüştü. Yarrağına da bolca sürdükten sonra, bacaklarımı açtı, belimi aşağı bastırıp kalçalarımı da geriye çıkardı. Beklenen o an gelmiştı. İyice sertleşmiş yarrağı, sağ eliyle tutarak götümün deliğine ayarladı. Sağa sola kayan yarrak bir türlü girmiyordu. Biraz da benden kaynaklanıyordu, çekindiğin için kendimi sıkıyor ve kasıyordum. “Rahat bırak kendini aşkım, gevşemeye bak!” diyordu. Deliğime yaptığı baskılar sonucu gevşeyen delik azda olsa açılmıştı. Nazmi’nin işi dahada kolaylaşmaya başlamıştı. Yarrağını yavaş yavaş ileri geri hareket ettirince iyice gevşemiştim. İstese bir anda sokabilirdi, ama sokmuyordu. Kremin verdiği kayganlık acımasını engelliyordu…

Birden, “Ahhhhhh!” diye bağırdım. O an yarrağının kafası deliğe girmişti. Arkamda dayanılmaz bir gerilme vardı. Yarrağını öyle sıkıştırmıştım ki, sanki boğacaktım. Birkaç saniye bekledikten sonra kaçmamı engellercesine belimden tutmuş, yavaş yavaş ve de alıştıra alıştıra, ileri geri hareket ederek, santim santim sokuyordu. Yarrak içeri doğru girmeye başlamıştı. Zorlanıyordum, ama sesimi de çıkarmıyordum. Gövdesinin yarısı içimdeydi artık, “Aahhh! Aahhh! Yavaş lütfeeenn!” diye, acıyla karışık inliyordum. Dakikalardır devam ediyordu. Devam eden bu durum karşısında daha rahat hareket etmeye başlamıştı. Nihayet sonuna kadar sokmuş ve gidip gelmeye başlamıştı. Artık resmen götümden sikiliyordum…

Bir ara götümden tamamen çıktığında, elimde olmadan ‘Zooorrrttt!” diye kalın bir osuruk bırakmıştım. O an büzüğümü sıkamadığımı farkettim, kimbilir ne durumdaydı. Arkamda açık kalmış kocaman bir delik vardı, göremiyordum ama hissedebiliyordum. Kayganlaştırıcı kremden tekrar götüme sıktığında, rahat bir şekilde içime akmıştı. Yarrağına da bolca sürdükten sonra, tekrar deliğe ayarladı. Bu sefer az bir bastırmayla girmişti. Kremden olsa gerek zorlanmamıştım. Şimdi çok daha rahat sikiyordu götümü. Saniyeler dakikaları kovaladıkça kovaladı ve kocaman yarrak içimde bir kayboluyor, bir çıkıyordu. Belimden tutmuş, hızla kendine çekiyordu. Her sokuşta, süt beyaz kalçalarım sarsılıyordu.

Daha önce kocamın yaptıklarını düşündükçe neden götten zevk almadığımı şimdi daha iyi anlıyordum. Nazmi yaklaşık 15 dakkadır sikiyordu götümü. Oysa kocam, iki üç git gelden sonra hemen boşalıyordu. Nazmi tam bir erkekti. Bana mı öyle geliyordu bilmiyordum, ama kocamı aldattığıma değmişti. Götten sikilirken bile zevk aldırıyordu. Bir ara Nazmi, “Götten siktiğim için kızıyormusun bana aşkım?” diye sorduğunda, “Ohhhh Nazmiii! İnanamıyorum yaa, götten zevk alabileceğimi rüyamda yaşasam inanmazdım. Ben seninle kadınlığımı yaşıyorum. Beni bu zevklerden mahrum bırakma yeter!” diyebilmiştim. Gerçekten de zevkten inlemeye başlamıştım. Götten sikilirken, amımın dere tepe taştığını hissediyordum. Amım tahriş olmasına rağmen bir elim ordaydı. Nazmi götümü sikerken, ben klitorisimi okşuyordum. 20 dakikadır götümü sikiyordu, boşalmaya da niyeti yoktu. Durum öyle bir hal almıştı ki, yarrağının tamamı amcığıma girmezken, şimdi tamamı götüme giriyordu. Ahlar ohlar arasında sert sert sokuyordu. Odanın içi, ‘şak şuk, şak şuk’ sesleriyle yankılanıyordu. Öyle abanıyordu ki, taşaklarını da götüme sokmaya çalışır gibiydi.

Sonra beni sırtüstü yatırıp sikmeye başladı. Sırtüstü olduğum halde götten sikerken, göğüslerimi emip, daha sonrada dudaklarıma yapışmıştı. Bu pozisyonda götümü sikerken, vücudunun amıma sürtünmesiyle kasılmaya başladım. Tanrım! Müthiş zevk alıyordum. Büzüğüm dolu olduğu için kasılırken sıkamıyordum. Zevkten inliyor, böğürüyordum ve orgazm oluyordum. Bu boşalmayı 4. kez yaşıyordum ve rekor üstüne rekor kırıyordum. Nazmi halen bitmemişti, yeniden pozisyon değiştirdik. Bu sefer escort sakarya o sırtüstü yatmış, ben de kocaman yarrağı kendi ellerimle götüme sokup üzerine oturmuştum. Ata biner gibi üzerine oturup kalktım. Birkaç dakika böyle devam ettik, sonra beni sağ omuzumun üzerine yatırıp, yandan sikmeye başladı götümü…

Finalde, bacaklarımı omuzuna alıp götüme soktu, tüm ağırlığıyla yüklenerek. Birkaç dakika boyunca, deliler gibi bağırıp çağırarak, küfürler ederek götümü parçalarcasına sikerken, aniden böğürmeye başladı. Ben paramparça olmuş haldeydim ve Nazmi ise götümün en derinlerine boşalırken çıldırmış gibiydi. O sırada bağırtılarım dairenin içinde yankılanıyordu. Saniyelerce boşaldı, boşaldı, boşaldııı… sonra da yana düşerek yatağa uzandı. İçimden bir şeylerin koptuğunu hissettim. Koşarak tuvalete gittim, klozete oturdum. Car cur, zart zort sesleri arasında içimdeki döller tamamen çıkmıştı. Tahret alırken büzüğümün hali beni oldukça korkutmuştu. Ağız kısmı öylesine açılmıştı ki, kolumu soksam girebilirdi. Zaten Nazmi’nin yarrağı kolumdan kalın sayılırdı.

Saat epey ilerlemişti, eve gitmem gerekiyordu. Banyoya geçip duşumu aldıktan sonra üzerimi giyindim. Nazmi salondaki koltuktaydı, dal taşak oturuyordu. Yanına oturup, dudaklarından öperek, “Aşkım ben gidiyorum!” dedim. “Görüşürüz aşkım!” dedi. Yerimden kalkamıyordum, gerçekten çok yorulmuştum. Nazmi durumu farkedince telefonla taksi çağırdı ve bana 100 TL verip kapıdan uğurladı. İnanılmaz zevklerin yanında 100 TL de para almıştım. Parayı aldığım için değişik bir duyguya kapılmıştım ve kendimi orospu gibi hissettmiştim. Çünkü kadınlar hem sikişiyor, hemde para kazanıyorlardı. Zaten benim de o orospulardan bir farkım yoktu, kocamı aldatmıştım. Hemde ne aldatma!

Evin bir alt sokağında taksiden indim. Doğru dürüst yürüyemiyordum. Bacaklarım birbirine dolanıyordu. Yürüken kalçalarımı kontrol edemiyordum. Komşular anlayacak diye ödüm kopuyordu. Sorun yaşamadan kendimi eve atmıştım. Yarım saat sonra çocuklar eve geldiğinde ben yatıyordum. Onlara hasta olduğumu söyleyerek 1-2 saat uyumuştum. Kocama da bir hafta boyunca yanaşmamıştım. Çünkü götümün deliği öylesine gevşemişti ki, sikildiğimi anlamamasına imkan yoktu.

O gün Nazmi’yle yaşadıklarım sadece bir başlangıç oldu ve beni aklımın ucundan geçmeyen çeşitli maceralara sürükledi…

BÖLÜM 6

Kocamı ilk aldatmamın üzerinden, günler geçtiği halde, o günü unutamıyordum. Nazmi aklıma geldikçe masturbasyon yapıyordum. Nazmi ile sikişmem, cinsel arzularımın artmasına neden olmuştu. Esk**en sikişmek aklıma bile gelmezken, artık hergün sikişmek, sikilmek istiyordum. Tahriş olan amım günlerce sızlamıştı. Sızlamadan sonra, tatlı tatlı kaşınmış, sonra da iyileşmişti. Arka deliğime gelince, ilk günlerde tuvaletim geldiğinde, birkaç saniye bile tutamayıp donuma kaçırmıştım. Esk**en osurduğumda ‘Zart!’ diye ses çıkarken, o günden sonra osururken ‘Foosssss!’ diye, nerdeyse duyulmayan bir ses çıkıyordu. İlk günlerde aynada götüme bakarken, gördüğüm manzara beni korkutmuştu. Deliğimin ağzı açıktı. Üstelik deliğin ağzında yırtılmalar vardı. Bu yırtılan yerler kan toplamıştı. O halde kocamla götten ilişkiye giremezdim, ince sikiyle bu açıklığı kolayca farkedebilirdi.

Aradan 2 hafta geçmiş olmasına rağmen Nazmi ile görüşmemiştim. Nazmi’nin, deliklerime verdiği hasarlar, yavaş yavaş düzeliyordu. Hatta, büzüğümdeki çatlaklar iyileşmiş, götüm istekli hale gelmişti. Bu zaman zarfında kocamla birkaç kez ilişkiye girdim. Kocam götümü sikerken, ona, “Arkadan yapmasak olmaz mı? Biliyorsun ki hem günah, hemde çok acıyor!” diyerek engellemeye çalışır gibi nağme yapıyordum. Bir keresinde kocam götümü sikerken, “Karıcığım götün öyle gevşemiş ki, baksana çok rahat giriyor!” dedi. Kocam bana okadar çok güveniyordu ki, bir başkasıyla ilişkiye girebileceğimi aklından bile geçirmiyordu. Ben de, “Devamlı götten sikiyorsun, olacağı buydu!” diyerek, deliğin genişleme durumundan kocamı sorumlu tutmuştum. Daha önce kocam götümü siktiğinde hoşlanmazdım, şimdi ise siki küçük olduğu halde bile zevk alıyordum. Kocamla şikişirken, Nazmi’yi hayal ederek boşalıyordum.

İki haftalık ayrılık çok uzun gelmişti. Günlerden Pazartesiydi, mutfakta yemek hazırlarken, cep telefonum birkaç kez çaldı. Çocuklar yada kocam arıyordur diye düşünürken, numaranın Nazmi’ye ait olduğunu farkettim. Heyecandan dizlerimin bağı çözülmüştü. Birkaç dakika bekledikten sonra çağrı attım. Hemen aradı, “Müsaitmisin?” dedi. “Evet!” dedim. “Nasılsın canım? Seni çok merak ettim. Umarım herhangi bir sorun yok?” dedi. “Yok yok, herhangi bir sorun yok. İyiyim!” dedim. Nazmi, “Aşkım, seni çok özledim!” dedğinde, o an amımın sulandığını hissettim. Birkaç saniye bekledikten sonra, “Ben de seni özledim!” dedim. Nazmi, “Nete girmiyorsun, yoksa bana kızgınmısın? İstenmediğimi düşünmeye başladım?” dediğinde, bunun kendisiyle alakalı olmadığını belirterek, başka konulara girmiştik. Uzun süren sohbetin ardından, benimle buluşup, beni sikmek istediğini söylediğinde ise, elim çoktan külotumun içindeydi.

Nazmi, “Şuan ne yaptığımı biliyormusun?” dedi. “Ne?” dedim. Nazmi, “Yarrağım öyle sertleşmiş ki, seni düşünüp 31 çekiyorum!” dedi. Bu sözlerle beni çıldırtırken, durmaya niyeti yoktu. O anlatıyor ben kuduruyordum. “Seni şöyle ^^^^^^^^^, böyle ^^^^^^^^^…” derken, ben de, “Sik beni aşkım, sikkk! O kocaman yarrağınla amımı götümü dağıt! Parçala deliklerimi!” diye bağırırken daha fazla dayanamadım, zangır zangır boşalmaya başladım. Kasılmalar yavaşlayınca, bedenimdeki rahatlama, kendini yorgunluğa bırakmıştı. Telefondaki hırlamalar, boğuk boğuk çıkarken, onun da boşaldığını tahmin etmiştim.

İkimiz de rahatlayınca, Nazmi, “Aşkım, yarın seni aynı yerden alayım mı?” dedi. “Şeeyy… Bilmem ki, çokmu istiyorsun beni?” dediğimde, “Ben senin için ölürüm aşkım. Yarın buluşalım daha iyi anlarsın!” dedi. Bir erkek tarafından istenmek, gerçekten çok hoştu, “Tamam aşkım!” dedim. Nazmi de, “Eğer biraz gezip dolaşmak istersen, güzel bir yerde yemek yiyebiliriz!” dedi. Aslında bu teklifi çok hoşuma gitmişti, ama dışarda tanıyan çıkabilir diye çekiniyordum. Nazmi, “Pendik Gözdağı’nda çok güzel bir yer var, oraya gideriz. İnan bana, orda tanıyan kimse çıkmaz!” dedi. Bu adam işini biliyordu. Daha doğrusu beni çok etkiliyordu. Korkuyordum, ama dediğini yapacaktım, “Tamam!” dedim. “O halde yarın görüşürüz!” dedi. “Tamam aşkım!” dedikten sonra telefonu kapadık. İkinci kez buluşmak bile çok heyecan vericiydi. Sabaha kadar, yarrağını yiyecek olmanın heyecanıyla, uyuyamamıştım.

Salı sabahı 9:30 gibi evde yalnız kalmıştım. Banyoya girip, biraz uzamış kılları temizledim. Her tarafım kaymak gibi olmuştu. Nazmi’nin götten sikme ihtimaline karşı, tuvaletimi yaptım. Temiz olması için, hortumu götüme sokarak musluğu açtım. Götüme yarım bardak kadar su dolunca, içime dolan suyu osurarak bir anda boşaltıyordum. Bunu birkaç kez yaptığımda götümün içi tamamen temizlenmişti. Götümün deliğini yaladığında kötü koku almasını istemiyordum. Güzel bir banyodan sonra, üzerimi giyinmeye başladım. Topuklarıma kadar uzanan düğmeli bir etek, üstten renkli bir badi, içime de tanga takımımı girdim. Tanganın kıçımın arasına girmesi kalçalarımı bölmüştü. Dışarı etekle çıkmış olsam, eminim ki erkekler peşimi bırakmazlardı. Dizime kadar yazlık bir kaban giydiğim için kalçalarım kapanmıştı. Başıma türbanımı bağladıktan sonra da artık hazırdım. Telefonumu alıp evden çıktım.

Asansörden indiğimde Bahar’la karşılaştım. Bahar benim en samimi komşumdu. Bana, “Hayırdır Nesrin abla, sabah sabah nereye böyle? Sanki biriyle buluşacakmış gibi süslenip, kokular da sürünmüşsün?” dediğinde biraz heyecanlanmıştım. “Bana kim bakar kız! Nerdeee?” diyerek işi şakaya dökmeme rağmen, Bahar, “Aklında bulunsun abla, (eliyle göstererek) şöyle kocaman yarraklı biri denk gelirse, o yarrağı ben de denemek isterim!” deyince, ikimiz de kahkahayı basmıştık. Tam o sırada telefon çaldı. Göz ucuyla, arayanın kim olduğuna baktım ve telefonu kapadım. Bahar, “Neden bakmadın abla? Kim arıyordu? Gizli sevgilin mi yoksa?” dedi. “Yok kız, yengem arıyor, eski bir komşusu gelmiş te, kahvaltıya çağırdı!” dedim. Biraz renk vermiş olamlıyım ki, Bahar, “Heyecanlanma abla! Ne zaman gelirsin?” dedi. “Bilmiyorum, sanırım çocuklar gelene kadar kalırım…” dedim ve öpüşüp ayrıldık. Arkama bakmadan hızlı hızlı yürümeye başladım…

Nazmi’yi arayıp, “Geliyorum!” dedim. Bu kez daha rahattım. Yine aynı yerde beklediğini gördüm. Arabaya bindiğim gibi gaza bastı. İçerdeki koku harikaydı. Nazmi gerçekten hoş biriydi. Ona baktıkça içim gidiyor, amım sulanıyordu. Arabayı sürerken bir eli bacaklarımdaydı. Üzerimdeki kabanı çıkarmamı istedi. Hava sıcak olduğundan, çıkarınca daha rahat olmuştum. Nereye götürdüğünü bilmiyordum. Daha doğrusu gideceğimiz yerin adını biliyordum, ama nasıl bir yer olduğunu bilmiyordum. Gideceğimiz yere 10-15 dakikada gitmiştik. Yüksek bir tepe olan bu yere Gözdağ’ı diyorlardı.

Arabayı park ettikten sonra, “İşte burası!” dedi. Arabadan inip benim kapıyı açtı, “Buyrun hanımfendi!” dedi. Kabanımı almak için hamle yaptığımda, “Aşkım ona ne gerek var? Zaten hava çok sıcak!” dedi. “Ama aşkıım!” dedimse de işe yaramamıştı. Elimden tutarak tenha bir yere geçerken, kıçımın arasına girmiş tanga yüzünden rahat değildim. Belime göre geniş olan kalçalarımın yukarı aşağı sallanması etraftaki erkeklerin bakmasına neden olmuştu. Nazmi, “Aşkım, alttan alttan sana bakıyorlar. Eminim götüne hasta oldular!” diyordu. Ben de, “Aşkım, bana seninki yeter de artar!” derken gülüşmüştük. Gözdağı’nın meşhur yiyeceği olan Kumpir’in yanında birkaç çeşit de, ismini bilmediğim şeyler sıparış verdi. Kumpir’imizi yerken, devamlı seksten bahsediyordu. Bir ara garsonun kulağına bir şeyler fısıldadı. Ne söylediğini sorduğumda, “İçecek getirmesini söyledim.” dedi.

Çok güzel manzarası olan bu yer harikaydı. Farklı tadı olan içeceğimizi içerken, “Aşkım tadı çok farklı, bu ne?” dediğimde, “Gözdağı’nın özel içeceği!” demişti. Yarım saat geçmişti ki, hesabı istedi. Ödedikten sonra elimden tuttu, “Gel aşkım, aşk yuvamıza gidiyoruz!” dedi. Kalkarken sendeler gibi oldum, ama belli etmedim. Sanırım tansıyonum düştü diye düşündüm. Arabayla yolda giderken, içmem için bir hap verdi ve “Torpidoda su da var!” dedi. Bunun ne hapı olduğunu sorduğumda, “Aşkım, bunu içince daha istekli olacaksın!” dedi. Ben de, “Aşkım, zaten çok istekliyim, buna gerek yok ki!” dedim. Israr edince dediğini yapıp, hapı suyla içtim. 10 dakika sonra, kocamı ilk aldattığım binanın önündeydik. Arabadan indiğimizde başımın döndüğünü hissettim. Beynim uyuşmaya, gevşek gevşek konuşmaya başlamıştım. Omuzumdan tutarak binaya girdik. Asansörle 3. kata çıkıp, dairenin kapısını açıp içeriye girdik…

İçeri girer girmez dudaklarıma yapıştı. Dudaklarım koparacak gibi emmeye başladı. Aynı şekilde karşılık vermeye çalışıyordum. İkimiz de çıldırmış gibiydik. İnleme seslerimiz koridorda yankılanırken, bir ara boğulacağım sandım. Daha önce böylesine istek ve arzulu öpüşmemiştim. Diğer taraftan, elini eteğimin altına sokmuş amımı elliyordu. Külotun üzerinden bir müddet elledikten sonra, elini külotumun içine soktu. Amımın dudaklarını avuçlayıp okşarken, dayanacak durumda değildim. Daha sonra, parmaklarını içime sokmaya başladı. Klitorisim çocuk pipisi kadar şişmişti. Klitorisimi iki parmağı arasına sıkıştırıp okşarken daha fazla dayanamadım ve boşalmaya başladım. Her yerim titriyordu. Bundan daha zevkli ne olabilirdi ki? Amımın suyuyla ıslanmış parmaklarını dudaklarıma sürerken, “Aşkım, bakalım amının tadını beğenecekmisin?” diyerek, amımdan aldığı zevk sularını dudaklarıma sürdü. Sonra dudaklarımı daha istekli öpmeye başladı.

Bir müddet daha öpüştükten sonra, önce üstümü, sonra eteğimi, ardından da südyen ve külotumu çıkardı. Ben de yardım olsun diye türbanımı çıkarmak isterken, “O kalsın! Gel aşkım, yatak odasına geçelim!” dedi. “Geçelim aşkım, koca sikini istiyorum!” diye karşılık verdim. Yatak odasına yürürken sendeledim. Başım dönüyor, bacaklarım tutmuyordu, “Aşkım, sarhoş gibiyim. Bana birşeyler oluyor!” dediğimde, “Şarap içtin ya, ondan olmalı!” dedi. “Ne şarabı???” dedim. “Sonradan gelen içecek vardı ya, o içtiğin şaraptı!” dedi. Başımın dönmesinin nedeni içtiğim şaraptı. Hayatımda ilkkez sarhoş olmuştum. Gözlerim kapanıyor bacaklarım tutmuyordu. Beni kucağına aldı, yatak odasına götürüp yatağın üzerine bıraktı ve “Aşkım, bugün yarrağa doyacaksın!” dedi.

Üzerindekileri çıkardığında, o muhteşem yarrağı bana bakıyordu. Yerimden doğrularak elime aldım, sonra okşamaya, ardından da yalamaya başladım. Kocaman kafasını dudaklarımın arasına sıkıştırdım. Yavaş yavaş ağzıma sokup çıkarırken, bazen de dilimle yalıyordum. Nazmi’nin, “Çok güzeeel, artık bu işi öğreniyorsun!” demesi beni dahada ateşliyordu, yarrağını daha istekli, daha arzulu yalayıp emiyordum. Ama ne kadar zorlasam da, ağzıma ancak yarısını alabiliyordum. Nazmi zevkten kendinden geçmiş, bense ne yaptığımı bilemez haldeydim. Şarap etkisini öyle göstermişti ki, kendimden geçmek üzere olduğumu hissettim. Üzerime bir ağırlık çöktü. Gözlerim kapanmaya başladı. Ne olduğumu anlamadan kendimden geçiyordum. Nazmi, “Dur aşkım sana su getireyim!” diyerek odadan çıktı. Sonra ne olduğunu hatırlamıyorum. Gözlerimi açamıyordum, ama sikildiğimi hissedebiliyordum. Vücumda dolaşan ellerini, göğüslerimi yalamasını, dudaklarımı öpmesini hayal meyal hatırlıyordum.

Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyordum, ama yavaş yavaş kendime gelmeye başlamıştım. Gözlerimi açtığımda odada kimsenin olmadığın farkettim. Nazmi işini bitirmiş banyo yapıyor, diye düşündüm. Aynaya baktığımda, amımın ağız kısmı kıpkırmızı olmuş, dudaklar da şişmişti. Göt deliğimin hali daha vahimdi, öylesine açılmıştı ki, kapanmıyordu. Kalkmak istedim, ama bacaklarım tutmuyordu. Zorda olsa ayağa kalktığımda, hem amımdan hemde götümden ‘Çarr çurr!’ diye döller çıkmaya başlamıştı. Her iki deliğimi tamamen dölle doldurmuştu. Büzüğümden vede amımdan akan döller yatağı mahvetmişti. Duvarlara tutuna tutuna tuvalete gittim. Osururken götümden dölden başka bir şey çıkmıyordu. Tam o esnada gelen seslerden, Nazmi’nin birisiyle sohbet ettiğini duydum. Korkudan kalbim duracak gibiydi. Nazmi mutfağın balkonunda adamın biriyle sohbet ediyordu. Ama o adam kimdi? Benim evde olduğumu biliyor muydu? Değişik düşüncelere kapılmaya başlamıştım. Ne konuştuklarını merak etmiştim ve sessizce tuvaletten çıkıp, mutfağın kapısına yaklaşıp, konuşmaları dinlemeye başladım…

Adam, “Gerçekten harika bir kadınmış, daha önce böylesini sikmemiştim!” derken, kimden bahsettiğini anlamaya çalışıyordum. Nazmi, “Ben sana ne demiştim, kadın yarak hastası! Türbanlı falan, ama iyi sikişiyor. İnan bana, karı okadar azgın ki, grup bile yapar!” derken, adam da, “Gerçekten güzel amı varmış, hele o yuvarlak kalçaları, o götü beni mahvetti. Ben hayatımda bu kadar azmamıştım, yarım saat boyunca hiç içinden çıkmadan siktim götünü. Üstelik çok temiz, başka kadın olsa ortalığı bok kokusu kaplardı!” diyordu. Nazmi, “Karı bana iyice alıştı, evden pazara gitme bahanesiyle çıkıyor, bunu her Salı sikebiliriz!” dediğinde, kimden bahsettiklerini anlamamak için aptal olmalıydım. İnanamıyordum ya, Nazmi bunu bana nasıl yapardı! Hem utanıyor, hem korkuyordum…

BÖLÜM 7

Nazmi’nin, “Ben yatak odasına bir bakayım!” demesiyle, odaya kaçtım, yatağa attım kendimi. Nazmi odaya girdiğinde, ben yeni uyanıyormuş gibi doğrulmaya çalışıyordum. Nazmi, “Günaydın aşkım! Mükemmeldin!” dedi, sonra yanağımdan öpüp, “Aşkım, dairenin sahibi arkadaşım içerde, önce duşunu al, sonrada üzerini giyin, gel!” dedi. Sanki hiçbir şey olmamış gibi davranıyordu. Nazmi’ye, “O adamın yanına nasıl gelirim? Sonra benim için ne düşünür?” dedim. Nazmi de, “Aşkım, o senin ne olduğunu zaten biliyor, namuslu ayaklarını bırak ta, sen dediklerimi yap! Hem sana bir şey söyleyeyim mi… Neyse boş ver!” dedi. Söylemesine de gerek yoktu zaten, söylemek istediklerini tahmin edebiliyordum. Yapacak birşeyim yoktu, banyoya girip duşumu aldım. Elbiselerim kapının yanında olduğu için, Nazmi’ye seslenip getirmesini söyledim…

Nazmi elbiselerimi verirken sordum, “Ne zaman geldi?” diye. “O zaten burdaydı aşkım!” dedi. Nazmi’ye, “Önce şarapla sarhoş ettin, sonrada uyku ilacı içirdin, değil mi?” dediğimde, “Çok zekisin aşkım!” dedi. “Peki, adam bana birşey yaptı mı?” diye sordum. “Neden kendisine sormuyorsun?” dedi. Üzerimi giyindikten sonra türbanımı da bağladım, evime gitmek için hazırdım. “Eve bırakacakmısın beni?” dediğimde, “Aşkım, sen ne diyorsun? Gün daha yeni başlıyor. Seni arkadaşımla tanıştırmak istiyorum!” dedi. “Yapma lütfen! Gideyim ben, eve bırak beni!” dedimse de işe yaramamıştı. Kolumdan tutup adamın yanına götürürken, içimden neyle karşılaşacağımı merak ediyordum. Kimbilir nasıl biriydi. Yaşlı ve şişman biri olmalıydı. Salona girdiğimde gözlerime inanamamıştım. 30-35 arası yakışıklı mı yakışıklı bir adam bana bakıyordu. Elini uzatarak, oldukça yumuşak bir ses tonuyla, “Ben Kemal!” diye kendini tanıttı. Elimde olmadan, “Ben de Nesrin…” diyebilmiştim.

Kocaman eli çok hassas ve yumuşaktı. Oldukça uzun boyluydu. Yukarı doğru bakarken mavi gözleri çok çekiciydi. Vucüt yapısından spor yaptığı anlaşılıyordu. Nazik bir sesle, “Şöyle buyrun Nesrin hanım. Nazmi güzelliğinizden bahsetmişti, ama az bile söylemiş, anlattığından daha da güzelmişsiniz!” dediğinde, doğrusu çok hoşuma gitmişti. Bir ona, birde Nazmi’ye baktım. Nazmi alttan alttan gülümsüyordu, ama ona çok kırılmıştım. O sırada gözüm saate takılınca, “Saat yanlış mı?” dedim. Nazmi, “Yanlış değil, doğrudur!” dedi. Sert sert gözlerinin içine baktım. Ne demek istediğimi çok iyi anlıyordu. Haberim olmadan iki saate yakın sikmişlerdi. Bunun artık benim için hiçbir önemi yoktu, sadece merak ettiğim konu, beni teker teker mi, ikisi birlikte mi, yoksa sadece Kemal mi sikmişti, bunu düşünüyordum.

Nazmi, “Aşkım, sana bir şey seyrettirmek istiyorum!” dedi. Televizyonu açtığında birkaç saniye geçmişti ki, gördüklerime inanamamıştım. Nazmi ile eve girişimizi gösteriyordu. Yüzüm kızarmaya, utanmaya başlamıştım. Kapının önünde olanlar apaçık ortadaydı. Çırılçıplak halde odaya götürüşü falan hepsi çekilmişti. Kemal bana bakarak, “Çok güzel vücudunuz var Nesrin Hanım!” dedi. Gözlerim Televizyondaki görüntülere takılı kalmış, konuşamıyordum bile. Sonra yatak odasını göstermeye başladı. Nazmi’nin yarrağını yaladıktan sonra kendimden geçtiğim ve hatırlamadığım o anları izlemeye başladım. Nazmi yanımdan ayrılınca odaya Kemal giriyor. Kemal Televizyonda üzerini çıkarırken, ben Kemal’e doğru baktım. Bana bakmıyor, çekimi izliyordu. Kemal çırılçıplak soyunmuş, vücudumu yalıyordu. Uzun süre, önce göğüslerimi, sonra amımı, daha sonrada götümü yalamıştı. Bu yalamalar sırasında yakın çekim yapılmıştı. Kamerayla çekim yapan Nazmi’den başkası değildi.

Amım Televizyonda çok güzel görünüyordu. Bütün bu olanlara karşı çıkmak istiyordum, ama birşey yapamıyordum, zaten elimden de birşey gelmezdi. Bazı yerleri hızlı hızlı geçmeye başladılar. Kemal’in yarrak da inanılmaz büyüklükteydi. Bir ara Kemal ile göz göze geldik, utandığımdan gözümü kaçırmıştım. Kemal amıma sokarken, Nazmi de yakın çekimde, yarrağın amıma girip çıkmasını çekiyordu. Bütün bunları izlerken çoktan sulanmıştım bile. Porno film izliyorduk, ama bu filmde oynayanlar Kemal ile bendim. Pozisyondan pozisyona çeviriyordu beni sikerken. Sonunda amımın içine boşalmıştı. O sırada devreye Nazmi giriyor, kalkmış yarrağını içime sokuyor. Bu sefer kamera Kemal’deydi. O da uzun süre amımı sikerken, Kemal de detayıyla kameraya almıştı. Nazmi de içime boşalınca üzerimden çekilmişti. Belli ki film çok uzundu, bu kez sıra Kemal’deydi, beni sırt üstü yatırmış halde, bacaklarımı göğsüme doğru bastırıp, iyice geriyor, kayganlaştırıcı kremi sürdükten sonra göt deliğime ayarlayıp bastırıyor. Kocaman yarrak yavaş yavaş götümde kaybolmuştu…

Kemal’in hızlı hızlı götüme sokuşunu kamera çekemiyordu. Yatağın kenarına domaltıp, dakikalarca götüme girip çıktığında, bu kez götüme boşalmıştı. Kemal iki eliyle deliğin etrafını gererken, Nazmi de kamerayla yakın çekim çekiyordu. Göt deliğim, mağaranın girişi gibi olmuştu. Döllerin boşaldığı yere kadar götümün içi görünüyordu. Bu olayın aynısını Kemal’den sonra Nazmi de yapmıştı. O da uzun müddet beni götten siktikten sonra içime boşalmıştı…

Başrolde kendi oynadığım bu amatör çekim porno filmini izlerken, kendimden geçmiş gibiydim, o sırada Kemal yanıma oturmuş, bacaklarımı okşayıp ellerken, sesimi bile çıkarmıyordum. İkişer kez amıma, ikişer de götüme boşalmışlardı. Bir müddet ara veriyorlar, sonra ikisi kamerada görünüyor, kamerayı uygun bir yere koyuyorlar, üçümüz de kameranın görüntü alanına giriyoruz. İkisi yatağa girmiş, beni aralarına almaya çalışıyorlardı. İkisinin de yarrağı kocaman olmuştu. Sırayla amımı götümü siktikten sonra, Kemal yatağın kenarına kadar gelerek beni üzerine alıyor, sonra da yarrağını amıma sokuyor. Nazmi de, yarrağını kremledikten sonra, Kemal’in bacaklarının arasına girmeye çalışıyordu. Ne yapmak istediklerini anlamıştım, belli ki ikisi sakarya escort bayan de aynı anda sikecekti. İzlemeye devam ederken, “İnanmıyorum yaa!” diyebilmiştim. Ve tahmin ettiğim gibi Nazmi arkama geçiyor, yarrağını götüme sokarak, bir amdam biri götten aynı anda sikmeye başlıyorlardı…

Nazmi geri çekerken, Kemal sokuyor, Kemal geri çekerken Nazmi sokuyordu. Bu işi çok güzel yapıyorlardı. Bütün bu olanlar son iki saatte olmuş olmalıydı. 15-20 dakika o pozisyon devam etmişti. Sonra yer değiştiriyorlar, bu kez Kemal götten, Nazmi amımdan sikiyordu. Sonra başka bir pozisyona geçip, Nazmi’nin yarrağı götümde olduğu halde sırt üstü yatıyor, Kemal de amıma sokarak, sert sert sikiyordu. Bu pozisyonda Nazmi, 23 cm dev yarrağını sonuna kadar götüme sokmuş, hareket etmiyordu, sadece Kemal amıma sokuyordu. Sonra yer değiştirdiler, bu kez Kemal yarrağını sonuna kadar götüme sokmuş beklerken, Nazmi hızlı ve sert bir şekilde amımdan sikiyordu. Eğer başka bir kadını bu şekilde sikilirken görseydim, belki o kadının yerinde olmak istemezdim, ama orda tost olan kişi bendim. Bu pozisyon final oluyordu, uzun süredir iki deliğimi de sikiyorlardı. Sonra ikisi de hızlanmaya başlıyorlar. Okadar hızlıydılar ki, koca yarraklar, bir görünüyor, bir kayboluyordu. Tam o sırada, Nazmi kumandayla televizyonu kapadı…

Ben ne düşüneceğimi bilmez halde boş ekrana bakarken, o an ikisi de yanıma yanaşmışlardı. Kemal göğüslerimi okşayarak dudaklarıma yapışmıştı. Nazmi de eteğimi sıyırmış, külotumu indiriyordu. Öylesine tahrik olmuştum ki, her an boşalabilirdim. İki erkekle aynı anda sevişiyordum. Birkaç dakika içinde beni çırılçıplak soymuşlardı. Kemal göğüslerimin ucunu yalayıp emerken, Nazmi de amımı yalıyordu. Daha fazla dayanamadım ve boşalmaya başladım. Zevkten inliyordum ve kudurmuş gibi, “Ohhhh sikin beni, sikin beni! Sikilmek istiyorum! Aşklarım benim! İkinizi de aynı anda istiyorum! Parçalayın beni! Amımı götümü parçalayın!” diye argo argo bağırıyordum. İkisi de çırılçıplak olduktan sonra, iki elimde iki yarrak vardı, ikisi de inanılmazdı…

Sırayla yarrakları yalamaya başladım. Porno yıldızlarını aratmıyordum. Bilgisayarda izlediğim, iki erkeğe bir kadın pornosunu, şimdi de ben oynuyordum. Birkaç dakika içinde yarraklar şişmiş patlamak üzereydi. Kemal, “Bu kadar yeter, al bakalım içine!” diyerek beni ayağa kaldırdı ve kendisi yere uzandı. Üstüne oturmamı istiyordu. Yarrağını gövdesinden tutarak amıma yerleştirdim ve üstüne oturdum. Amımın içi tamamen gerilmişti. Yavaş yavaş inip kalkmaya başladım. Ben inip kalktıkça, Kemal de sert sert alttan yukarı pompalıyordu. Amımın suları akarken, “Ohhh! Ahhh!! Devam et lütfen! Ohhhh çok güzel!” diye inliyordum. Ben birkaç dakika deli gibi hopladıktan sonra, Nazmi, “Yavaş ol kızım, boşaltacaksın!” diyerek beni Kemal’in üzerinden çekti ve “Domal da, götten devam edelim!” dedi.

Ellerimle koltuğa tutunup domaldım, bacaklarımı açtım. Nazmi arkama geçerek kocaman yarrağını götüme bastırmaya başladı. Bu kez kremsiz sokmuştu. Köklediğinde, “Ahhhhh!” diye böğürmüştüm. Acımıştı, fakat zevk almamı etkilemiyordu. Zevkten kıvranmaya başlamıştım, bunu nedeni Kemal’di, bacaklarımın arasına girmiş amımı yalıyordu. Zaten bu halde dayanmama imkan yoktu. Nazmi hızla götüme sokarken, Kemal amımı yalamaya devam etti. Klitorisimi emince, ben birden sarsılmaya, titremeye, kasılmaya başladım. Saniyelerce süren bu boşalma, mükemmel bir zevk dalgası yaymıştı. Bu kadar kısa sürede ard arda boşalmıştım. Sikilme isteğim ve arzum bitmiyordu…

Nazmi yarrağını götümden çektiğinde zortlamıştım. Üçümüz de ayaktaydık, önümde Kemal, arkamda Nazmi, ikisi de bana sarılmış, kulak memelerimi, boynumu, boğazımı, ensemi, omuzbaşlarımı yalıyorlardı. Harika bir duygu yaşıyordum. Nazmi, “Aşkım, tost olmak istermisin?” diye sorduğunda, hiç düşünmeden, “Evet! Evett! Evetttt!” diye bağırdım. Kemal yine yere uzandı, ben amımla yarrağının üzerine oturduktan sonra kalçalarımı geriye doğru çıkardım. O sırada göğüslerim Kemal’in göğsüne yapışmıştı. Nazmi de arkama geçerek, yarrağını göt deliğime ayarladı. Amıma kalın yarrak girdiğinden, göt deliğim darlaşmıştı. Nazmi tükrükledikten sonra yüklenmeye başladı. Önce kafası, sonrada gövdesi tamamen girmişti. Ağzımdan boğuk bir, “Ahhhhh!” sesi çıkmıştı. Birkaç saniye bekledikten sonra yavaş yavaş girip çıkmaya başladılar. Tarifi imkansız bir duygu yaşıyordum. Hem zorlanıyordum hemde zevk alıyordum.

Yarım saate yakın süren bu sikişten sonra boşalıp kalktığımızda, üçümüz de terden sırılsıklam olmuştuk. Götümün deliğinin kocaman olduğunu hissediyordum. Delik kapanmıyordu, deliğin ağzındaki kaslar çalışmıyordu. Döller yerlere akmasın diye, bir elimle amımı, diğer elimle de götümün deliğini kapatıp tuvalete koştum. Klozete oturduğumda, ‘Çar çur’ sesleri eşliğinde içimdeki döller dışarı fışkırıyordu. Sonra götümü yıkarken bir şeyi farkettim, zorlasam götüme beş parmağım, hatta kolum bile girebilirdi. Kıçım mahvolmuştu. O anda tek düşündüğüm şey, (Umarım kocam birkaç gün bana yanaşmaz!) idi.

Üçümüz de duş alıp temizlendik. Saat 15:00’e geliyordu. Bu çocukların gelme saatiydi. “Benim gitmem lazım, inanın geç kaldım!” dediğimde, Nazmi, “Tamam aşkım, hemen çıkıyoruz!” dedi. Giyinirken, Kemal, “Eğer yine yapmak istersen, biz buradayız!” dedi. Kemal’in boynuna sarılıp dudaklarından öperek, “Tamam aşkım! Siz isteyin ben gelirim!” dedim. Kemal Nazmi’ye, “Bir isteği olursa karşıla, tamam mı? Nesrin’le daha çok zevkler yaşayacağız!” dedi. Nazmi de, “Tamam Kemal, merak etme!” dedi. Üstümü başımı düzeltip, Nazmi ile çıktık. Evime yakın bir yere bırakmak için arabasıyla götürürken, 500 TL de para vermişti. Öyle doymuştum ki, bir ay yarrak yemesem de olurdu. Üstüne de para vermesi güzel olmuştu. Zaten, oldum olası paraya dayanamam, kim verse alırım…

BÖLÜM 8

Nazmi beni bırakmak için Cevizli’ye doğru yol alırken, “Nesrin bana kızmadın değil mi?” dedi. Bunu neden söylediğini anlamadığım için, “Neden ki?” dedim. “Ya anla işte, seni Kemal’e siktirdim ya, ondan!” dedi. Bir an yaşananları düşündüm. Sonra kocam aklıma geldi, aralarında okadar fark vardı ki! Nazmi ile Kemal sanki seks için yaratılmıştı. Kocamı aldatmaya ilk karar verdiğimde, bu kadarını yaşayacağımı asla düşünmemiştim. Bu arada semt pazarına yaklaşmıştık, “Artık bunun önemi yok, olan olmuş bir kere, ben burda ineyim!” dedim. Tam ineceğim anda başımdan tutarak kendine çekti, koca dudaklarıyla dudaklarıma yapıştı. Bir müddet öptükten sonra, “Aşkım, umarım tekrar görüşürüz!” dedi. Saatlerce sikildiğim halde amımın sulandığını hissettim, “Umarım!” dedim arabadan indim. Başım önde yürümeye başladığımda, Nazmi çoktan uzaklaşmıştı.

Yürüyüşüme dikkat ederek pazarın içine girdim. Birkaç kilo domates ve salatalık, biraz da meyve aldım. Komşularımın dikkatini çekmemen gerekiyordu. Evin kapısına geldiğimde, komşum Bahar’la karşılaştım. Bahar, “Nesrin abla nerelerdesin? Bir gittin, gider oldun!” dedi. “Eski komşularla, sohbet, çay, pasta börek derken, bu saati yaptık işte. Kalkmak istedimse de bırakmadılar…” dedim. Bahar’la biraz ayaküstü sohbet ettikten sonra, “Görüşürüz…” diyerek içeri girdim.

Çocuklar henüz gelmemişti. Üzerimi değiştirmek için yatak odasına girdim. Üzerimi çıkardıktan sonra aynada vücuduma baktım. Saatlerce sikiştiğim halde morarma olmaması içimi rahatlatmıştı. Az da olsa, baldırlarımın iç kısmı, sürtünmeden kızarmıştı. Amımın ve arka deliğimin durumu hiçte iç açıcı değildi. Am dudaklarım şişmiş, morarmıştı. Hele göt deliğim perişan haldeydi. Kalçalarımı kıstırdığımda bile tam kapanmıyordu. Bunu için tedbirli olup, birkaç gün kocamdan uzak kalmam gerekiyordu. Öyle de yaptım, rahatsız olduğumu söyleyip, birkaç gün kocamla ilişkiye girmedim. Doğrusu bu aldatmayı da atlatmıştım…

O günden sonra, Nazmi ile ayda 1 yada 2 kez buluşmaya devam ettim. Bu böyle nerdeyse bir yıldır sürüyordu. Bu zaman zarfında yaşadıklarım, gerçekten inanılmaz şeylerdi. Nazmi ve Kemal için artık grup sekste vazgeçilmez biriydim. Genelde ikisiyle sikişiyordum, ama bazen bir arkadaşlarını daha çağırıyorlardı, ozaman üç erkekle grup yapıyordum. Her seferinde aldığım zevkin yanında, mutlaka para da veriyorlardı. Kişi sayısına göre, 500 ile 1.000 TL arasında değişiyordu bu rakam.

Yine bir keresinde Nazmi ile buluştuğumda, herzamanki gibi günlerden Salı idi. Arabasıyla beni Kordonboyu’ndaki daireye götürürken, bana, “Aşkım, evde iki misafirimiz daha var, izin verirsen seninle grup seks yapmak istiyorlar! Ne dersin?” dedi. Rengimin attığını görünce, “İnan bana ikisi de çok cömerttir. İyi muamele edersen karşılılğını fazlasıyla alırsın!” dedi. “Ama aşkım…” dedim. “Aması maması yok aşkım! Senin gibi kadınlara hasta bunlar!” dedi. (Senin gibi derken, türban takan, kapalılardan bahsetmişti). Böyle olduğum için kendimi şanslı hissediyordum. Türbanlı olmam, adamları daha çok azdırıyordu. Zevkin yanında para da kazanıyordum. Ogün Kemal yoktu, Nazmi ve iki misafiriyle saatlerce sikiştim. İkisi sırasıyla, amdan ve götten, sonra ikisi aynı anda deliklerime sokarak, uzun süre devam etmişlerdi. Bu zaman zarfında 4 kez amıma, 3 kezde götüme boşalmışlardı. Doğrusu bundan ben de büyük zevk alıyordum. Aynı anda hem götten, hemde amdan sikilmek çok güzeldi. Bu şekilde sikilmek bana sayısız orgazmlar, boşalmalar sağlıyordu.

İşimiz bittiğinde, ikisi de, “Harikasınız Nesrin hanım!” diyerek, birçok iltifatta bulunmuşlardı. Duşlarımızı aldıktan sonra giyindik. Nazmi’nin dediği gibi, ikisi de çok cömert davranmış, 2.000 TL vermişlerdi. Bütün bu sikişmelerin yanında, paranın tadı bir başkaydı. Paraları sütyenimin içine koyarken inanılmaz mutluydum. Adamlar bizden önce çıktılar, daha sonra Nazmi ile ben çıktık…

Nazmi beni herzamanki gibi aynı yerde indirdikten sonra eve doğru yürüdüm. Binanın önüne gelmiştim ki, “Nesrin abla! Nesrin ablaaa!” diye sesle dönüp baktığımda, sokakta Bahar’ı gördüm. “Bekle abla!” dedi, birkaç dakikada yanıma gelmişti. Yüzüme anlamlı anlamlı baktıktan sonra, “Nerden böyle?” dedi. Kahvaltı için komşulara gittiğimi söyledimse de inanmış görünmüyordu. “Anladım anladım! Birazdan sana geleceğim, çay koy da laflarız!” dedi. İstemeyerek, “Olur, beklerim!” dedim. Bahar’ın bakışlarında değişik bir ifade olduğunu sezmiştim.

Eve girdiğimde saat 15:00’e geliyordu. Çay demlemek için ocağa su koydum. Bu arada Bahar’dan bahsetmek istiyorum. Aynı binada oturuyoruz. Bahar, evli, bir çocuğu olan, 25 yaşında, minyon tipli, yaşından genç gösteren bir kadın. Durumları iyi olmasa da, kocasının kahvehanesinden gelen gelirle geçinip gidiyorlar. Beraber olduğumuz anlarda, bel altı konulardan bahsetmeden duramaz. Detaylı anlatmaz, ama hemen hemen her akşam kocasıyla sikiştiğini söylerdi. Bir gün ablasına gittiğimizde, ağda olurken vücudunun güzelliğini kıskanmıştım. Bacaklarını ağda ederken üzerinde sadece külot vardı. Çocuk doğurduğu halde vücudunda çatlak bile yoktu. Zaman zaman açılan bacaklarının arasına bakınca amını merak ediyordum. Külotun altında, sanki am namına hiçbir şey yoktu. Bacaklarının arası tahta gibiydi. Bütün bunları kendi vücuduma göre değerlendirmiştim.

Çay demini almış, Bahar’ı bekliyordum. 15-20 dakika geçmişti ki, Bahar geldi, gülümseyerek, “Selam güzelim!” dedi. “Hoş geldin Bahar!” dedim ve sarılıp öpüştükten sonra mutfağa geçtik. Çaylarımızı yudumlarken, Bahar, “Anlatsana abla, bugün neler yaptın?” dedi. “Ne anlatayım ki, bildiğin şeyler işte…” dedim. Bahar, “Bildiğimi sanmıyorum, anlat da bilelim!” dedi. Bahar birşeyler ima ediyordu, ama ne, anlamamıştım. “Komşularla, çay içip pasta yedik. Sonra da dedikodu yaptık işte!” dedim. Bahar, “Nesrin ablaaaa! Sabahları giderken makyajli iken, dönüşte, banyo yapmış gibi hiç makyaj yok! Ne iş?” dedi. Bir an sessizlik oldu. “Ne demek istiyorsun Bahar?” dedim. Bahar ısrarla, “Nesrin ablaaaa! Hadi anlat!” dedi. “Neyi anlatacağım? Anlatacak ne var ki?” dedim. Bahar, “Anlaşıldı anlaşıldı! Demek benden gizliyorsun! Ben senin en iyi arkadaşın değilmiyim?” dedi. “Evet öylesin!” dedim. “Ozaman anlat!” dedi. “Ya bahar! Ne anlatmamı istiyorsun ki?” dedim. “Bak abla, kocanı aldattığını biliyorum!” dediğinde sinirlenmiştim. Sesimi yükselterek, “Sen ne demek istiyorsun Bahar?” dedim.

“Bak ablacığım! Amacım seni kırmak yada rezil etmek değil! Asla böyle bir şey yapmam! Sadece bilmek istiyorum! Çocuğumun üzerine yemin ederim ki, sadece ikimizin arasında kalacak. Hadi anlat! Kimdi o beyaz BMW’li adam?” dediğinde, yalanla bir yere varamayacağımı anladım. Kimseye söylemeyeceğine dair çeşitli yeminler ettirdikten sonra, ilk günden itibaren yaşadıklarımı bir bir anlatmaya başladım. Önce, Nazmi ile nasıl tanıştığımı, buluşup neler yaptığımızı anlattım. Bahar kendinden geçmiş dinliyordu, zaman zaman, “O kadar büyük yarraktan korkmadın mı abla? Zevk veriyor muydu?” diye araya giriyordu. Ben de, “Bak Bahar, 20 yıldır sikildiğimi sanıyordum, Nazmi ile tanıştıktan sonra sikilmenin ne demek olduğunu öğrendim. Yarrağını görsen varya, hem kalın hemde uzun, tam 23 santim! Sikmeye başladığında en az yarım saat devam ediyor. Sabah saat 10 gibi sikişmeye başlıyoruz, en az 4-5 saat sürüyor. Eve geldiğimde yorgunluktan hasta numarasına yatıyorum…” dedim.

Bahar, “Gerçekten o kadar sürüyor mu?” deyince, “Eveeeett!!!” dedim. Ben anlattıkça Bahar zevke geliyordu. Sol eliyle çay içerken, sağ eli masanın altındaydı ve amını elliyordu. Bu hoşuma gitmişti. Nazmi ile sikişmelerimizi, özellikle Bahar’ı kudurtmak için, en ince ayrıntısına kadar anlatırken, Bahar’ın rengi değişmeye başlamıştı. Olduğu yerde sağa sola kıvrandığı anda, “Ihhhhh! Immmmhh! Anlat! Anlat abla! Ohhhhhh! Çok güzeeell! Harikaa!” diye mırıldanırken, boşaldığını anladım. Gülerek, “Ne oldu kız? Yarrağı yiyen ben, boşalan sen! Bu nasıl iş?” dedim. Bahar da, “Sus abla! Dayanamadım işte!” dedi.

Bahar rahatladıktan sonra, “Peki o kadar büyük yarrak götüne girince acımadı mı?” diye sordu. “Kocam da göttten yapıyordu, ama erken boşaldığı için hoşuma gitmiyordu. Nazmi kayganlaştırıcı krem kullandığı halde, başta çok acımıştı, daha sonra yavaş hareketlerle uzun süre devam etti. Bir müddet sonra alışıyorsun. Kız inan bana, alıştıktan sonra götten sikişmek çok zevkli oluyor!” dedim. Bahar hemen, “Peki bugün de götten yaptınız mı?” diye sordu. “Herhalde kız! Tam 3 kez sikti boşaldı götüme! Deliğim folluk oldu!” dedim. Bahar, “İçine mi boşaldı?” dedi. “Evet içine!” dedim. Bütün bunları anlatırken, diğerlerinden hiç bahsetmiyordum, sadece Nazmi sikmiş gibi anlatıyordum. Bahar okadar merakla, ilgiyle ve heyecanla dinliyordu ki, bu işin içine Bahar’ı da sokmam gerektiği düşüncesi belirdi kafamda, eğer tava gelip o da sikişmek isterse, benim için her bakımdan daha iyi olacaktı. O anda kafamdan bunlar geçerken, Bahar, “Arka deliğini folluk ettiğini söylüyorsun, ne halde olduğunu merak ettim şimdi abla, doğrusu görmek isterdim!” dedi.

Sanırım Bahar tava geliyordu, ne yapıp edip Bahar’ı bu işin içine dahil etmem gerekiyordu. “Gerçekten görmek istiyormusun?” dedim. Bahar, “Hadi göster, göster!” dedi. “Gösteririm, ama bir şartla!” dedim. “Söyle abla!” dedi. “Sen de bana amını göstereceksin! Anlaştık mı?” dedim. Bahar kahkaha atarak, “Tamam abla, gösteriyorum!” diyerek yerinden kalktı, sonra eteğini yukarı çekti. Bacakları çok güzeldi. Sütün gibi bembeyaz bacakları vardı. Külotunu çıkarırken bacaklarının arasının sular sellerle kaplamış olduğunu farkettim. Külotun ağı tamamen ıslaktı, “Demin boşaldım ya, ondan ıslak…” diye açıklama gereği duymuştu. Yanıma yaklaşarak, “Bak bakalım beğenecekmisin amımı?” dedi ve eteğininin fermuarını açıp, eteği topuklarına indirdi, sonra bacaklarını araladı. Amı traşlı olduğu için parlıyordu. İnce bir çizgiyle ortadan ikiye ayrılmış gibi duran amı, önden çok güzel görünüyordu. Doğrusu tam yalamalıktı. Yalamak isterdim, ama şimdi sırası değildi.

“Arkanı dön kız!” deyip domaltarak arkadan görünüşüne baktım. Yuvarlak küçük kalçaları vardı. Götünün deliği varla yok arası birşeydi, anlaşılmıyordu bile. Arkadan da amı çok güzel görünüyordu. Tahta sandığım am, muhteşemdi, küçük dudaklarının diriliği ile, 16 yaşında bakire bir kız amcığı gibiydi. Sezaryanla doğum yaptığından amının deliği çok dar gözüküyordu. Biraz daha baktıktan sonra, Bahar, “Bu kadar yeter! Şimdi sıra sende!” dedi. Eteğini yukarı çektikten sonra bana bakıyordu, “Hadiiii!” dedi. Önce eşofmanımın altını, sonra da külotumu indirdim. Bakması için domaldım. Elleriyle kalçalarımı gerdi ve “Abla bu neee? Kocaman ağzı var! İçi bile görünüyor! Halen kapanmamış olduğuna göre, adamınki gerçekten çok kalınmış!” dedi. Tam o sırada kapının zili çaldı. Toparlanıp üzerimizi düzelttik. Bahar külotunu koynuna gizlerken, ben kapıyı açtım. Çocuklar okuldan dönmüştü.

Bahar, “Çocuğu kaynanama bırakmıştım, ben daha sonra gelirim!” dedi. Tamam anlamında başımı salladım ve kapıdan uğurladım. Aradan bir saat kadar geçmişti. Benim çocukların dışarda oynadığını görünce, Bahar tekrar geldi. İçeriye geçip oturduktan sonra sohbet etmeye başladık. Bahar konuyu her seferinde Nazmi’nin yarrağına getiriyordu. Tamamının içime girip girmediğini merak ediyordu. Ben de, “İlk soktuğunda, amımın ağzı yırtılacak gibi oluyor, fakat daha sonra alışıyorum! Uzunluğuna gelince, amımın derinliği, Nazmi’nin yarağına birkaç santim küçük geliyor!” dedim. O sırada Bahar, “İnanmıyorum yaa! Öyle kol gibi yarrak masallarda olur sanıyordum!” dediğinde gülüşmüştük. Daha sonra, Nazmi’nin götten nasıl siktiğini detaylı olarak anlattım. Bahar’a kocasının kendisini götten sikip sikmediğini sorduğumda, “Hayır, hiç yapmadı!” dedi. Doğru söylediğine inanıyordum, zaten birkaç saat önce Bahar’ın götünü kendi gözlerimle görmüştüm. Deliğin kahverenkli ağzı anlaşılmıyordu bile. Tabiri caizse, götü sıfır kilometreydi…

Konu, götten sikişmek olduğu için, aldığım zevki abartarak anlatıyordum. “Bak Bahar, arka delik dar olduğu için çoğu erkek fazla dayanamaz, ama Nazmi çok farklı biri, adam boşalmak bilmiyor ki! Alışana kadar biraz acıyor, ama daha sonra inanılmaz zevk alıyorsun! Sana yemin ederim, Nazmi beni götten sikerken, 2-3 kez amdan orgazm olup boşalıyorum!” dedim. Bahar dikkatle beni dinliyordu ki, birden, “Yeter abla! Sen beni çıldırtmak mı istiyorsun? Nazmi’ye söyle de beni de siksin! O koman yarrağını bana da soksunnn!” dedi. Ben Bahar’ı daha da kudurtmak ve heveslendirmek için, “Hele bir am yalaması var ki, mmmhhhh süper! Amının dudaklarını vantuz gibi emiyor, dilini içine sokuyor, boşaltana kadar yalıyor!” dediğimde, Bahar külotunu çoktan çıkarmış, karşımda klitorisiyle oynayarak, “Devam et, anlat! Boşalt beni abla! Boşalmak istiyoruummm!” diye yalvarıyordu. Zaten, benim de istediğim, Bahar’ın bu hale gelmesiydi. Ama, (Boşalt beni!) derken, sanki amını yalamamı ister gibi bacaklarını açmıştı…

Amı pamuk gibi pürüzsüz, bembeyazdı. “Yalamamı mı istiyorsun kız?” dediğimde, “Evet! Yalaaa! Amımı yalaaaa! Hadi lütfeeenn! Yala, boşalt beni!” diye yalvarmaya devam etti. Başımdan böyle bir olay geçmediği için şaşkındım. Fakat tava getirmek için yapmak zorundaydıım. Yanına, ayaklarının dibine oturdum, bacaklarını okşamaya başladım. Bahar kendinden geçmiş gibiydi. Teni öylesine pürüzsüz, öylesine yumuşaktı ki, dokunmak hoşuma gidiyordu. Bcaklarını bir müddet okşadıktan sonra, amına dokundum. Benimkine nazaran, am dudakları çok daha diri ve sertti. Amını avuçlayarak okşamaya başladım. Amından sıvılar sızarken, elim sabun gibi kayıyordu. Bahar kendinden geçmiş halde, “Ihhh! Mmmmhh!” diye inliyordu. Her an boşalabilirdi, ama daha boşalmasını istemiyordum. Ayağa kalkıp, Bahar’ın vücudunu koltuğun kenarına çektim. Sonra başımı bacaklarının arasına soktum. Amının sıcaklığı yüzüme vurmuştu. Bacaklarının arası ateş gibi yanıyordu. Hele kokusu beni bile kudurtmuştu…

Dudaklarımı yavaşça amına dokundurdum, öpüp koklamaya başladım. Sanki birisiyle öpüşüyormuşum gibi am dudaklarını emmeye başladım. Başkasının bana yapmasını istediğim şeyleri Bahar’a yapıyordum. Küçüçük am dudaklarını gerdim, içini yalarken Bahar’ın inlemeleri de artmıştı. Parmağımla klitorisini okşarken, hızlı hızlı amını yalamaya devam ettim. İnlemelerinden boşalmak üzere olduğunu sezdim. Ben de boşalmak istiyordum, diğer elimi de kendi küloduma soktum ve amımı okşamaya, parmaklamaya başladım. Bahar’ın inlemeleri arttıkça, ben de aynı durumdaydım. Tam o anda kapı zili çaldı. Bahar, “Sakın kalkmaaa! Devam et! Devam et abla! Geliyorum! Geliyoruuuumm! Ohhhhhhh!” diye inlerken, aynı anda ben de boşalıyordum. Boşalırken, Bahar’ın amının küçük dudaklarını koparırcasına emiyordum. Kapının zili birkaç kez daha çalmaya devam etmişti. Bahar’a, “Bağırma kız, duyacaklar!” diyerek sessiz olması söyledim. Birkaç saniye sonra ikimiz de boşalıp rahatlamıştık.

Ağzım, burnum, yüzüm, Bahar’ın am suyuyla kaplanmıştı. “Kalk kız, üstünü başını düzelt!” dedikten sonra banyoya koştuk. Yüzümüzü gözümüzü yıkayıp kuruladıktan sonra, birşey yokmuş gibi gittim kapıyı açtım. Benim küçük oğlan su içmek için gelmişti. Biraz kızgın edayla, “Oğlum, tuvalette bile rahat bırakmıyorsunuz!” diyerek, yalandan da olsa bağırdım. Oğlan su içip tekrar dışarı oynamaya çıkınca, Bahar da, “Kaynanam mızmızlanmaya başlamadan ben de gideyim abla!” diyerek evine gitti. Giderken yüzüme bile bakamamıştı. Fakat Bahar’ın, (Nazmi’ye söyle, beni de siksin!) lafı aklımda yer etmişti. İçimden gülerek, (Bu iş tamam!) dedim…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Köyde Annemi Siktim 4 cü bölüm

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Sabah annem yanımdan kalkınca uyandım. Saate baktığımda daha altı buçuk falandı “erken kalktın ya anne” “oğlum az sona halan geliverir bi yakınanemde hazırlanem ben” “haaa siz tarlaya gitcektiniz değil mi ya” “he ya unuttun mu bi gece de hemen” “uyku sersemliği işte anne” “tamam sen yat bakam. Ben hemen bi yıkanemde çay felan koyem halan gelmeden” “tamam anne” dedikten sonra annem kalkıp banyoya doğru gitti bende yatakta uyuyakalmışım. Annemin “oğlum biz gidiyoz” sesi ile uyandım, uykulu bir sesle “tamam anne, kolay gelsin size” “saol oğlum hadi Allaha ısmarladık” dedikten sonra seslerden anladığım kadarı ile annemle halam tarlaya bostan çapasına gitti. Tam dalmıştım ki Neriman’ın sesi ile uyandım. “Abii, abiiiiiii” “burdayım kız odamdayım uyuyorum” Neriman odamın kapısında gri ağırlıklı çiçekli basma etek dediğimiz bir etek ve açık yeşil bluzu ile göründü. Başındaki kırmızı yazması ile yüzünün beyazlığı çok yakışıyordu. İçeriye doğru girip “hala uyuyon mu abi” “ne yapayım saat kaç daha” “dokuz oldu be” “hadi oldu mu o kadar” “he ya” “ne bileyim kız annemler çıkarken uyanıktım dalmışım tekrar” “hııııı uykucu seni” “ne yapayım köy yerinde aylakçı adamım ben” “orası da öle de uyunmaz ki bu gadar” “uyunmaz mı hiç öyle bir uyunur ki” “tamam tamam kalk gari gahvaltı edem” dedi ve odadan çıkıyordu ki tekrardan sesledim “dur kız nere” “nere olcek gahvaltı hazırlıcem” “boş ver kahvaltıyı gel hele yanıma” “neye ki” “gel kız nazlanma” “(kafasını yukarı sallayarak) olmaz” “neden olmazmış” dediğimde verecek cevap bulamadı ama elimi ona doğru uzatınca dayanamadı ve elimden tutup bana doğru yaklaşmaya başladı.Neriman’ı yavaşça kendime doğru çektim ve yorganı açarak yanıma sokulmasını işaret ettim. Hiç ses etmeden yanıma doğru uzandı. Ona doğru dönüp dudaklarına yumuldum. Pembe ince dudaklarını hafiften emmeye başladım. O ise gözlerini yummuş bana karşılık vermeye çalışıyordu. Elimi eteğinin altına doğru soktuğumda altında külotlu çorap falan giymediğini bacaklarının çıplak olduğundan anladım. Elimi yavaşça bacaklarında gezdirip yukarıya doğru ilerledim. Bir elimle belinden iyice kendime çekmiş bir elim de külotu üzerinden amcığına gelmişti. Amcığını külotunun üzerinden okşarken “abi yapma bişey olur” dedi “kız ne olacak dün oldu mu bugün olsun. Senin zevk almanı istiyorum kendini bana bırak sen” dedim. Dakikalarca o şekilde seviştik. Artık ikimizde sevişmenin etkisine girmiş oda da hafif inleme seslerimiz duyulmaya başlamıştı.Bir süre sonra doğruldum ve onu iyice yatağa yatırdım. Bacakları arasına girdim ve eteğini yukarı doğru çekerek külotuna kadar eteğini topladım. Kırmızı ön tarafı dantelli bir külot giymişti. Hafifçe belini kaldırttırıp külotunu çıkarıp aldım altından. Önce elimle amını birkaç defa okşayıp sonra da amına yumuldum. Amcığının bızırını emmeye başlayınca önce kendini kastı fakat zevkin etkisine dayanamayıp kendini zevk dalgalarına bıraktı Neriman. Amcığını yaladıkça inlemeleri de artıyordu. Dilimle amının dudaklarını öpüp hafif ısırıklar atıyordum Neriman “ımhhhh abi kötü bi şey olcek ne olur dur ımhhhhhh” “sence kötü mü bu kız” dedim kafamı kaldırıp, “ne bilen abi hoş oluyo da ya bişey olursa” “ne olacak kızım. Olacağı az sonra deli gibi boşalacaksın. Merak etme sen” diyerek tekrar amına yumuldum. Ben yaladıkça onun “ımhhhh, ohhhh” sesleri beni benden alıyordu. Zira tiz bir sesi vardı zaten Neriman’ın ve o inleyip hafif çığlıklar attıkça bende onu daha çok yalama isteği duyuyordum. Hem böyle tertemiz hiç ellenmemiş am bulunur da yalanmaz mı. Zaten Neriman da daha fazla dayanamadı yalamama ve amını yukarı doğru kaldırıp ellerini başıma bastırarak boşalmaya başladı. O boşladıkça bende amının zevk sularını içmeye devam ettim. Neriman kendini yavaş yavaş saldı ama ben abartısız yarım saat kadar kaymak gibi amcığını yaladım.
Daha sonra yanına doğru sokulup dudaklarına yapıştım ve göğüslerini okşamaya başladım. Taze el sürülmemiş göğüsler. Elimi bluz altından soktuğumda sutyeninin çok dar olduğunu fark ettim. Elim altına girmiyordu. “kız bunlar ne böyle. Bu kadar dar sutyen mi giyilir sıkmıyor mu seni” “sıkıyo sıkmasına abi de anam böyle giydiriyo. Belli olmecemiş böyle giyesem şeylerim” “Allah Allah halam da bi alem ha” şimdi anlamıştım Neriman’ın bakınca neden göğüslerinin küçük hatta yokmuş gibi göründüğünü. Çünkü dün bluzu üzerinden ellediğimde oldukça dolgun gelmişti elime. Demek ki nedeni halamın zoraki koştuğu dar sutyendi. Elimi arka tarafına doğru uzatıp biraz da zorlanarak kopçaları açmayı başardım. Elimi göğüslerine attığımda muhteşem güzellikte olduklarını anladım. Çok fazla büyük olmayan ama diri göğüsleri vardı. “kız çok hoş memelerin var senin yuvarlacıcık” abi öle deme ne olur” “denmez mi hiç kız. Hem artık bırak şu abi işini. Böyle sevişirken sen abi deyince değişik oluyorum” “ne diyem ya” “ne bileyim erkeğim de aşkım de canım de” “nıckk… olmaz deyemem utanırım ben” ben göğüslerini emmek için hamle yaparken “tamam kız ne dersen de” dedim. Göğüs uçlarını emdikçe ellerimle de vücudunu keşfetmeye çalışıyordum. Elimi kalçalarında gezindirirken diri kalçalarının okşadıkça elime gelen ipeksiliği çok hoşuma gitti. Bir süre de Neriman’ın göğüs uçlarını emdim. Gittikçe azgınlığım üst düzeye ulaşmıştı. Ne yapıp edip Neriman’ı ikna edip götünü sikmeliydim. “kız bana verdiğin sözü tutacakmısın” “ne sözü abi” “ne sözü olacak kız hani bana götünü siktirecektin” “ama acır diyorlar abi” “kim diyor onu amına koyayım. Amını da siksem acıyacak ilkte” “abi istemiyom ben yapmayam” “sen bilirsin ama sözünü tutmadın ya üzüldüm şimdi” diyerek toparlandım yatakta. Neriman öyle ne diyeceğini bilmez halde bana bakıyordu yataktan. Ben ayağa kalkmış vaziyette “amma nazlısın kız. Şöyle yapalım olmaz

böyle sakarya escort yapalım olmaz. Peki o zaman olmazsa olmaz. Hiç bir şey yapmayalım” “abi öyle deme yaaa” “ne dedim ki ben. Sevdiğimizi de hissettiremediysek sana kalsın. Hiç bir şey istemiyorum senden” dedikten sonra Neriman’dan cevap bile beklemeden tuvalete gittim. Gitmesine gittim ama sikim kazık gibi olmuş duruyordu karşımda. Tuvaletten çıktığımda Neriman yenice toplanmış odamdan çıkıyordu. “abi” diye seslendi. Cevap vermeden geçtim odama tam altımdaki şortu çıkarmış pantolonuma hamle yapmıştım ki içeri gelip başımı kaldırdığı gibi dudaklarıma yumuldu. Bir taraftan öpüyor bir taraftan da “abi özür dilerim ne olur bak gızma bana. Ne olur abi hadi gül” diyordu. Öpücüklerine karşılık bile vermiyordum çünkü Neriman istediğim ayara gelmişti. Neriman “ben sana aşığım ne olur küsme, abi ne olur. Tamam sen ne istersen yapacam söz” dedi “söz diyorsun sonra hep cayıyorsun kızım yine sözünde durmazsın sen” “yok valla bak durcam. Tamam madem yapam dedim yapcaz” “peki o zaman” diyerek Neriman’ı belinden sarmalayıp dudaklarına yumuldum. Uzunca öpüştük Neriman’la. Daha sonra onu yatakta domalttım ve eteğini kaldırdım. Çevik ve hızlı bir hareketle külotunu da çıkardım. Offff o muhteşem götü karşımdaydı. Kocaman yumuşacık göt. Götünün yanaklarını aralayıp dilimle göt deliğini dillemeye başladım. Nasıl almış bilmiyorum ama göt deliği aynı amcığı gibi tertemizdi. Hiç kıl yoktu göt deliğinin etrafında. “hımmmm kız ne güzel tertemiz yapmışsın göt deliğini. Nasıl temizledin bunu böyle” “şey abi türkan ile ayşe birlikte ağda yapıyoz dediydim ya” “haaa pardon kız unutmuşum. Immmm harika bir şey bu” diyerek götünün deliğini dillemeye devam ettim. Dilimle iyice ısladktan sonra orta parmağımı ıslatıp göt deliğine doğru yavaşça bastırmaya başladım. Hafif hafif alıştıra alıştıra parmağımı soktum götüne. Sonra yavaşça hareketlendirmeye başladım. Parmağımı göt deliğine sokup çıkardıkça bir yandan da diğer elimle kalçalarına şaplak atıyordum. Bir süre sonra artık Neriman’ın göt deliği parmağıma iyice alışmıştı. İki parmağımı tükrükleyip yine deliğine sokmaya çalıştım bu sefer daha da dikkatli olmaya çalışıyordum. Biraz ilerlediğimde “abi acıyor” dedi. “tamam canım bak bundan biraz daha fazla acı çekeceksin ama sonra müthiş zevk alacaksın” “tamam abi sen ne dersen o” dedi. Yavaş yavaş git gel hareketleri ile ile iki parmağımı da sokarak iyice alıştırdım göt deliğini.
Daha sonra yerimden kalktım ve mutfağa giderek sıvı yağı elime geçirdim. Bir çay bardağına birazcık koyarak geri geldim. Neriman öyle domalmış halde beni bekliyordu. Parmağımı yağa bulandırıp göt deliğine yedirdim biraz, daha sonra şortumu sıyırıp sikime de yağdan bolca sürdüm. Neriman’ın arkasında yerimi alıp sikimi göt deliğine nişanladım ve kalçalarından tutarak yavaşça bastırdım. İlk denemem de deliğini zorlamama rağmen bir sonuca ulaşamadım. Sikimi tutup denkleyerek göt deliğini zorladım ve başını sokmayı başardım. “ayhh çok acıdı” diye bağırdı Neriman. “dur kız zor kısmı bitti. Bundan sonra çok kolay olacak” “abi öyle diyon da çok acıyo” “tamam tamam daha acı yok” “tamam abi” bir süre öylece bekledim daracık göt deliğinde. Sonra elimi çay bardağındaki yağa bandırıp sikimin üzerine ve göt deliğinin kenarlarına sürdüm. Sikimi yine yavaşça ittirmeye başladım. Sikim milim milim ilerlerken Neriman’ın “offff” sesinden çok acı çektiğini de anlayabiliyordum. En sonunda sikim sonuna kadar girmişti Neriman’ın içine. O kara delik artık benimdi. Kalçalarından iyice ona sarılacak “aşkım bitti bak. Artık benim oldun. Bundan sonra çok kolay olacak tamam mı” dedim. Sadece başını salladı. Anladığım kadarı ile acısını bana belli etmek istemiyor gibi bir hali vardı. 2-3 dakika öyle bekledim ve yavaşça hareketlenmeye başladım. Çok az hareket ediyordum. Bir süre sonra hareketlerimde sikimi biraz daha geri çekip geri girer olmuştum. Hafifçe devam ediyor onu korkutmamaya çalışıyordum. “Neriman nasıl aşkım alıştın mı” “ohhh biraz daha iyi ama acıyor yine de” “tamam tamam canım bundan sonra yavaş yavaş geçecek acısı. Bugün ve yarın biraz acı çekersin ama daha sonra hiçbir şeyin kalmaz” “tamam abi madem öle artık yapcek bişey yok” “canımsın kız” diyerek içinde gel gitlerime devam ettim. Artık götüne sikimi yarıya kadar sokup çıkarabiliyordum. Daracık göte girip çıkmak kısa sürede beni boşalma noktasına getirmişti. Bir iki hamle daha yapıp kasılarak Neriman’ın göt deliğine döllerimi attırmaya başladım. Aslında boşalmam sırasında korkmuş kendini çekmek istedi ama sıkı sıkı tutarak döllerimi o daracık deliğe doldurmaktan geri kalmadım.
Boşalmam bitince bir süre daha götünün içinde bekledim ve sikimi yavaşça çekerek içinden çıktım. Göt deliği iyice açılmış şekilde öylece duruyordu. Kalçasın bir şaplak atıp “işte benim aşkım bi tanem” dedim. “hoşuna gitti mi” dedi Neriman, “gitmez mi hiç. Bu daracık deliği sikmek acayip zevkliydi” “peki şimdi nolcak. İçime boşaldın ya gebe galırsam” bir gülmek tuttu beni. Bir süre ne diyeceğimi bilemedim sonra kendimi toplayıp “ilahi Neriman. Göt deliğine boşaldım diye endişe mi ediyorsun sen. Oraya boşalmakla hamile kalınmaz ki kız” “yalancı” “yok kız gerçekten. Kızlar amdan gebe kalırlar çünkü rahim içerinde olur yumurtaları. Onlar döllenince gebe kalır kadınlar” “hakket mi abi” “evet gerçek diyorum kız. Neden yalan söyleyeyim yoksa göte boşalmakla hiç bir şey olmaz” “ohhh iyi madem” gülerek “rahatladın mı şimdi” “he ya korktuydum” “korkma korkma dediğim gibi gebe falan kalmazsın götten sikilmeyle. Peki nasıl hoşuna gitti mi” “ne bilen acıdı emme sonra hoşuma gitti. En çokta…” “eee en çokta” “sen boşaldın ya o zaman hoşuma gitti” “hımmm” “he ya böyle değişik bişey oldum” “zevk alırsın sakarya escort bayan demiştim sana ilerki sikişlerde daha da

zevk alacaksın ama birkaç gün götten yapmamak lazım” anladım gibisinden başını salladı Neriman. Sonra toparlandık. Yatağı toplarken annemin gecelikleri yorgan altından çıkınca Neriman öylece baktı bana. Önce vurdum duymazlığa vurdum işi “o ne öyle” “ne bilem abi gecelik gibi bişey” “hımmm yorganı sererken annemin geceliği de gelmiş galiba” “bilmeyon onun mu gari” “başka kimin olacak kız” “ne bilen belki…” “kız saçmalama. Bana aşkım diyemiyorsun ama bakıyorum da hemencecik kıskanıyorsun” “yaaaaa” “yaaa tabi. Söyle kıskandın mı kıskanmadın mı” “kıskandım ne olcak” gülümsedim ve onu tekrar sarıp sarmalayarak “bende senin yatağında öyle bir şey görsem seni kıskanır hatta deli olurdum” “hakket mi” “evet hakikatten. Seni seviyorum kız. Gün gelince eğer senin de gönlün olur bir engel çıkmazsa evleneceğim seninle. Sen de istermisin” “hı hı. Ama inanmıyom ben sana” “neden bu zamana kadar yalan söyledim mi sana” “yok ama erkekler hep öyle dermiş” “öyle mi. Peki ya akşama anneme der de seni istetirsem ben okulu bitiresiye kadar beklermisin” “beklerim ya” “tamam o zaman. Bende seni bu yaz isteteceğim kız” “peki görcez bakam” “gör bakalım” dedim ve dudaklarından öptüm uzun uzun.
Yer yatağını topladıktan sonra ben duşa girdim Neriman’da kahvaltı hazırlamaya gitti mutfağa. Duştan çıkıp üzerimi giyindim salona geldiğimde Neriman beni bekliyordu. Sanırım götünün acısından da düzgün oturamıyordu. Aklıma basur kremi geldi. Bir zaman o illetten çok çekmiş ve o krem ağrımı dindirmişti. Kahvaltı yaptıktan sonra odamda eşyalarım arasında buldum kremi. Neriman’a seslendim, odaya geldiğinde “gel kız şu kremden sürelim acın geçsin” “iyi gelir mi” “gelir gelir” diyerek onu hafifçe domaltıp külotunu indirdim ve göt deliğine bol bol kremden sürdüm. Elim deliğinin etrafında dolanırken Neriman’ın kıpırdanışlarından bu hareketten hoşlandığını anladım “kız ne o hoşuna mı gitti” “ne bilem bi hoş oldum” dedi. Elimi göt deliğinden amına doğru götürdüm ve avuçlayıp okşamaya başladım. Okşadıkça Neriman “ıhhhhh” diye inlemeye başladı. Dayanamayıp onu döndürdüm ve ayaktayken amını yalamaya başladım. Ben emerken “hımmmm” diye ses çıkardıkça Neriman’ın da inlemeleri daha da artıyordu ve birkaç dakika içerisinde de dizlerinin titreyip başımı iyice amına gömmesinden boşaldığını anladım. Amcığını yalamam bitince ellerimle külotunu giydirdim ve eteğini düzeltip dudağına bir öpücük kondurdum.
O gün akşama kadar Neriman’la öpüşüp koklaştık aslında bir kere daha siksem çok iyi olacaktı ama hem ondan hoşlanmıştım hem de kafesin önüne gelen kekliği korkutmama felsefesiyle güzel götüne dokunmamıştım. Akşamüzeri annem ve halam bostan çapasından döndüler. Hoş geldiniz hoş bulduk faslının ardından halam “gızım hadi gidem gari çok yoruldum ben” dedi annem “aba nere gidiyonuz çay may içeydikte öle gideydiniz” dedi ama halam çok yorulmuş olacak ki “gelin yok çay içmeycen ben belim gırıldı ölüyon yorgunluktan giden de yaten gari azıcık” deyince Neriman’la birlikte evlerine doğru gittiler.
Tabi Neriman gidince annem direk meraklı meraklı “eeee annat bakam ne ettiniz” dedi, “ne yapalım anne öyle vakit geçirdik işte” “heeee inanen mi” “ister inan ister inanma. Bak vakit geçti ki siz geldiniz” “şaybıl oğlan seni. Hani bişeyle diyodun ya onu diyon ne ettiniz deye” “haaaa sen Neriman’la bir iş görüp görmediğimizi merak ediyorsun” “yaaa bak nasıl da annadın” “o iş tamam” “nası yani” “nasılı var mı yaptık yani” “tamam da nasıl diyon ben sana” “anne söylettirme işte Neriman’ın götünü siktim bir güzel ve meraklanma amına da ellemek dışında bir şey yapmadım” “tamam bakam” “ne o kısa kestin kıskandın mı kız” “yok beeee” “hadi hadi kıskandın sen” “eee kıskanmasına kıskandım emme oğlan yakışıklı gız gözel ikisi yan yana durursa ateşle barut. Olup olcağı bu” dedi. “anne Neriman’ı bana yakıştırırmısın” “bilmem oğul senin gönlün va gibi sanki de bakam gız ne dicek” “ben kızdan çekinmem de halam ne der” “halan ne deycek baban gelince gonuşur ederler. Varıpta ses mi çıkaracak el mecbur vercek. Az mı yardım etti baban onlara” “iyi o zaman” “yoksam senin gıza gönlün mü gaydı len” “valla anne beğeniyorum ben Neriman’ı” “tamam o zaman baban gelince deriz gide gonuşur halanlarla” “annem benim” diyerek sarıldım. Sarılmam bitince annem “ben bi yıkanem fena terledim” dedi. Ben tamam gibisinden başımı sallayınca annem banyoya doğru gitti.
Gerçekten Neriman ile evlenmeye gönlüm vardı. Sonuçta güzel efendi bir kızdı ve söz de vermiştim. Böyle düşünürken aklıma Neriman’ın götünü siktiğim anlar geldi, sikim kazık gibi dikildi. Hiç düşünmeden eve girdim ve kapıyı kilitleyerek banyoya yöneldim. İçerden sus sesleri geliyordu annem hala yıkanıyordu. Üzerimdekileri bir çırpıda çıkardım ve banyoya girdim. Annem güzelce duşun altında yıkanıyordu ve içeri girdiğimi de sırtı dönük olduğu için fark etmemişti. Yavaşça yaklaşıp belinden sarıldım ve ellerimi karnında gezindirip amına doğru götürdüm. Annemin sabunlu amcığını okşarken annem başını geriye doğru atıp “ne o deli oğlan azdın mı” “evet hemde çok” dedim ve bir elimi amından çekip göğüslerine götürdüm. “canım acayip şekilde sikişmek istiyor” “burda yapmayam emme” dedi annem “peki o zaman çabuk yıkan” dedim “dur durulanayım hemen” diyerek ellerimden kurtulup duşun altında sabunlarından kurtulmaya çalıştı. Annem işini bitirince duşun altından onu öperek aldım. Alelacele havlu ile kurulanıp içeriye doğru girdik.
Daha salondaydık ki annemi kilimin üzerine yatırdım ve zaten çıplak olan vücutlarımız birleşti.

“duroğlum bu ne acele” “anne acayip oldum kudurdum resmen” “tamam da içeri bari escort sakarya gireydik” “yok be ne içerisi burası iyi” “oğlum gelen olur” “kapıyı kilitledik kimse gelmez” dedim ve dudaklarına yumuldum. Deli gibi somurmaya başladım dudaklarını ve annemde kendini bırakıp bana uymaya başladı. İkimiz ateşli şekilde öpüşüyorduk. Ne kadar öpüştük bilmiyorum. Annemin bacak arasında doğrulup sikimi amına denklediğim gibi yüklendim. İçine sertçe girip en dibini buldum o sırada annem “ohhhh oğlummmm” dedi. “annemmmmm” diyerek amına girip çıkmaya başladım. Girip çıktıkça seks isteğim daha da artıyordu. Annemin lömbür lömbür sallanan göğüsleri bana bakıp dudaklarını ısırması ve her yarağım amının dibini bulduğunda çıkardığı “ımhhhhhh” sesi beni daha azdırıyordu.
Öyle bir hal almıştım ki otomatik bir makine gibi annemin amına sikimi gömüp duruyordum. Annem de kendini ritme kaptırmış inleye inleye işin zevkini çıkarıyordu. “ohhhh oğlum çok iyi sik daha sert ımhhhhh. Sik oğlummmmmm dağıt amımı ohhhhhh. Anan gurban olsun ohhhhh sik ooohh sikkkkkk” gibi sözlerle söylüyordu altımdayken. On dakika sonra annem “ooooooğğğllluuummmm geliyommmmm” diyerek kendini kasıp boşalmaya başladı. Bende o anda göğüslerine yumulup emmeye, ısırmaya başladım. Resmen koparacak gibi ısırıyordum göğüs uçlarını ve annem de böğürüyor gibi “ımhhhhh ımhhhhhhh ohhhhhhh” sesleri çıkara çıkara boşalıyordu. Annemin boşalması bitince ben yine seri şekilde onu sikmeye devam ettim. Annemi altıma almış sikişin sesini çıkarırken dışardan ****l bir şeyin devrilme sesi geldi. Kafamı kaldırdığımda pencerenin açık olduğunu gördüm. Çevik bir hareketle pencereye koştum ama dışarıda hiç bir şey yoktu. Annem “ne oldu” dedi “bilmem bir şey görünmüyor kedi veya tavuklar bir şey devirmiştir” dedim ve bacak arasındaki yerimi aldım yeniden. Bu sefer bacak omuza yapıp annemi de hafif bacaklarını karnına doğru katlayarak sikmeye başladım. Bu halde amı kaba gibi meydanda oluyordu. Daracık ve tombul bir am. Ohhhh annemin amına keyifle sikimi gömmeye devam ettim bir süre daha. Artık bende gelmeye yaklaşmıştım. “anne gelicem” dediğimde “gel goçum doldur ananın amına döllerini gelll” dedi ve bacaklarını omuzumdan indirip normal bacak arası haline geçtik. Sertçe hamlelerimi yapıp son bir hamle ile en dibine kadar sikimi kökledim ve döllerimi boşaltmaya başladım. Sanki sabahtan sikiş yapan ben değilmişim gibi oluk oluk akıyordu döllerim annemin amına. Attırdıkça da annem “ohhhhh yakıyo ohhhh. Dölle amımı ohhhh, ananın amı gurban olsun sana dölle. Attır tohumlarını ohhh sıcacık” diyordu. Boşalmam bitince bir süre annemin üzerinde dinlendim ve ayaklandım sonra. Annem de kalkıp önce içindekileri temizlemek için lavaboya sonra da giyinmeye odasına gitti. Giyinip geldikten sonra “oğlum yağla şeker kalmamış bi koşu alıp gelsen” dedi “tamam anne” dedim altıma şortumu üstüme de tişörtümü giyip bakkala gitmek için kapıya yöneldim.
Kapıyı açıp dışarı çıktığımda tam pencere önünde vazonun devrildiğini gördüm. Vazodan dökülen topraklarda ayak izi vardı. Kafama çok takmadan bakkalın yolunu tuttum. Çünkü akşam akşam kim gelebilirdi ki evin önüne, hem gelse önce kapıyı çalardı. Bakkaldan alacaklarımı aldım ve dönüşte halamgilin evin önünde Neriman’ı içeri girmeye hazırlanırken gördüm. Neriman bana çok ters bakıyordu. Yanına geldim. “ne oldu kız ne bu surat” “heç bişey yok” “nasıl bir şey yok. Öcü gibi bakıyon bana” “yok dedim ya” “kızım bu trip ne anlat işte” “heç ne olcek yarım saat önce size geldiydim sana bişey demeye. O sıra da camdan bi baktıydım evdemisiniz deye. Görcemi gördüm ben” “kızım ne gördün” “ne ettiğini bilmiyon mu da bana soruyon” “bak bildiğin gibi değil” “daha ne bilcen sölesene ananla şey ediyodun işte” “kız valla bildiğin gibi değil. Bak bi dinle” “ne bilcemişin söle bakam” sesimi biraz kısarak “kızım babamın yıllardır şeyi kalkmıyor. Ne yapalım annem orospu mu olsun köyde. Sen ister misin onun adının çıkmasını. Bizde böyle bir yol bulduk. Ne yani çok mu kötü” “abooooooo” “abooo ya. Sen söyle ne yapsaydım. Öbür türlü daha kötü değil mi” “kötü de ne bilen insan anasını şey edemi heç” “ne yani ben erkeğim o kadın. Sen de benim hala kızımsın insan hala kızını şey eder mi. Yada sen söyle insan dayı oğlunla şey eder mi” böyle deyince sustu kaldı Neriman. Sanırım ikna etmiştim. Ama fazla vaktim yoktu, eve dönmeliydim “bunları yarın konuşalım ama trip atma bana hem önemli şeyler söyleyeceğim sana” “ne sölecen” “kızım acelem var diyom sana ama kısaca söyleyeyim babam gelince bizimkiler seni istemeye gelecekler. Bu kadarı yeter sana gerisi yarın” “tamam bakam” “sadece o kadar mı. Amına koyayım ben o kadar uğraştım senin verdiğin tepkiye bak. Söyleyeyim gelmesinler madem niyetin bu kadarsa” deyip hiçbir şey beklemeden yürüdüm gittim. Arkama bile bakmadım. Neden derseniz hem onun tribine karşılık vermiş oldum. Hem de annemle sikiştiğimizi gören Neriman karşısında yağ gibi su üstüne çıkmaya çalıştım. Artık yarın ne olacaksa olacaktı. Onun benimle evlenmek istediğinden adım gibi emindim.
Eve geldim ama anneme hiç bir şey anlatmadım. Yarın Neriman’ı iyice ikna edip defteri kapatmam lazımdı. Eşyaları mutfağa bıraktım ve salona döndüm. Bir süre annemle sağdan soldan sohbet edip saati iyice ilerlettik. Annem “yatam mı oğlum gari” “yatalım anne” dedikten sonra odaya doğru yürüdük. Annem önümde kıvırta kıvırta gidiyordu. Elimi kalçalarına atıp “maşallah anne ne göt var sende” dedim annem geriye doğru bakıp gülerek “çok mu güzeller” “hem de çoook tam sikilmelik” dedim. Annemle o sırada odadan içeriye gelmiştik bile. Annem birden bana dönüp “çok mu sikmek

istiyon götümü” dedi bende “hayatta hiçbir şeyi istemediğim kadar” dedim ve kalçalarından sarıldım ona. “peki o zaman bu gece yapalım o işi” “Allaaahhhh harikasın annem” dedim. Annemde bende hızla soyunarak yatağa uzandık. Annemin götünün bekaretini alacağım için çok ama çok heyecanlıydım. Bir günde iki taze götü ilk defa ben sikecektim. Şanslı çocuktum vesselam…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Maziden sürpriz…

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir kaç hafta önce otobüsle eve dönüyordum. Otobüs kalabalıktı ve ben ayakta, bitkin bir şekilde ineceğim durağın gelmesini bekliyordum. O sırada ilerideki bir koltuk boşaldı ve hemen atılıp oturdum. Karşımda benimle aynı yaşlarda biri oturuyordu. Otururken bir an yüzüne baktım, o da bana baktı. Başımızı çevirdik.

Olur ya, karşındakini tanıdığını zannedersin, emin olamazsın, acaba dersin… O şekilde düşüne düşüne ineceğim durağa kadar kafa patlatan yolculuk sürdü. Bir kaç kere göz göze geldik. Yok, tanıyorum ben bunu ama nereden? Bir türlü çıkartamıyorum.

Son kesiştiğimizde hafifçe gülümsedi, ben tepki veremeden kaldım. Acaba? Niye gülümsüyor bu adam bana? Tanıdık mı? Nerden? Neden hatırlamıyorum? Ya tanıdık değil de bana asılıyorsa… Hay Allah…

Üstüm başım düzgün… Eteğim biraz sıyrılmış, uzun bacaklarım dikkati çekiyor her zamanki gibi ama fazla değil… Askılı bluzum iri memelerimi biraz meydana çıkarıyor, sabah kuaförde saçlarım fönlenmiş… Tamam dikkat çekiyorum ama, böyle ulu orta asılmaz herhalde böyle kibar, beyefendi tavırlı, temiz yüzlü, yakışıklı bir erkek…

Kim olduğunu, tanıyıp tanımadığımı çıkartamadan ineceğim durağa geldim, fırlayıp kalktığımda o da benimle aynı anda kalkmış, kapıya ilerliyordu. Demek aynı durakta iniyorduk. İndik. Bir an durup bana döndü, ben ilerledim. Arkamdan seslendi,

-“Bakar mısınız?”

Dönüp baktım. Gülümseyerek bakıyordu bana… İçim bir hoş oldu. Yakından bakınca gözlerindeki tanıdık çizgiler iyice dikkatimi çekti. Yok, ben bunu tanıyordum bir yerlerden… Yakın dönemde olsa çıkarırdım. Yoksa daha mı eski? Okul dönemi? O anda,

-“Gül?” dedi tereddütle… Ben de aynı şekilde,

-“Efendim?” dedim. “Tanışıyor muyuz?”

-“Sen de beni tanıyamadın di mi? Mert ben… İlkokuldan…”

İnanamıyordum. Gerçekten maviş gözleri değişmemişti ama ilkokul beşinci sınıftan beri görmediğim uzun sıska Mert’in her yeri değişmiş, yakışıklı, zımba gibi bir şey olmuştu. Tanıyamamam o kadar doğaldı ki… Şaşkınlıkla,

-“Mert? Ne kadar değişmişsin? Tanıyamadım inan…” dedim ellerimi uzatırken… İki elimi de alıp avuçlarında sıktı. İlkokul boyunca beraber okumuştuk. Gülerek baktı,

-“Sen de değişmişsin. İnan, okuldaki Gül’e benzemiyorsun şu anda… Hem de hiç…” Güldüm,

-“Dişleri telli, sıska bacaklı Gül’ü bekliyordun herhalde Mert…” diyerek şaka yaptım. O hala hayran hayran bana bakmakla meşguldü. Baştan aşağı süzüyordu beni,

-“Gerçekten… Sen… Sen o Gül değilsin. Başkalaşım geçirmişsin, afet bir kadın olmuşsun” deyince yanaklarım kızardı. “Pardon ama kendimi tutamadım. İçimden geleni söylemek istedim bir an… Vaktin var mı, bir şeyler içelim mi şu kafede?”

Oturduk. Eski günlerden, arkadaşlardan bahsettik. Okul hatıraları, komik olaylar falan bir iki saatimiz sohbetle geçti. Turizm şirketi varmış. Evlenip boşanmış. Parmağımdaki alyansa bakınca ben de ona üniversite biter bitmez evlendiğimi, kocamın pazarlama şirketi olduğunu, sürekli yurtiçinde dolaştığını falan anlattım. Ayrılırken telefonlarımızı alıp verdik. Çok memnun olmuştuk ikimiz de…

Aradan birkaç gün geçti. Mert’in aramasını bekledim, aramadı. Ben de baktım aramıyor, kendim telefon açtım. Aramama sevindi. Yerini ve zamanını belirledik. Buluştuk. Sanki yeni tanışan insanlar gibi heyecanla hazırlanarak gitmiştim buluşmaya… Genç kızlığımdaki flörtlerimden biriyle buluşur gibi heyecanlıydım.

Birkaç kez tekrarlandı buluşmalarımız… Her defasında bir sürü sohbet, muhabbet… Onda da, bende de anlatacak hikaye çoktu. Onu dinliyordum, arada bir katkı yapıyor sonra onun dudaklarına bakıp kendimden geçiyor, dalıp gidiyordum. Ona dokunmak, öpmek, okşamak geliyordu içimden…

O da bana sevecen gözlerle bakıyordu. Öyle iyi bir dinleyiciydi ki sonunda bir baktım, içimdeki sıkıntıları, kocamdan kaynaklanan ve sır gibi içimde sakladığım dertlerimi bile aktarıvermişim. Kocamın bitmek bilmeyen işleri, günler boyu süren seyahatleri, yalnız kalmalarım, her şey…

En son birkaç gün ben aramayınca bu kez Mert aradı beni… Aslında ben de deli gibi aramak, onu görmek, yanında olmak istiyordum ama, bir yandan da kendimden, isteklerimden, olayın sonunun nereye varacağından korkuyor, çekiniyordum.

Evliydim. Bir kocam vardı ama uzaklardaydı hep… Yalnızdım. Günler, geceler boyu yalnızlık, canıma tak diyen tek başımalık, sevgi, şevkat, hatta ne yalan söyleyeyim, sevişmeyi, seksi arayan, özleyen, bunalan bir ev kadınıydım. Ben cinsel bunalımların içinde savrulup dururken Mert bir güneş gibi içimi ısıtmıştı buzdan soğuk tundra iklimimde…

-“Bana gelsene Gül…” dedi telefonda… “Evim şuracıkta… Çıkamıyorum, rahatsızlandım… Gelirsen mutlu olurum”

-“Bilemiyorum, olmaz Mert… Evine gelmem doğru olur mu? Evli bir kadınım ben… Yakışık almaz… Gören olursa… Kocam…”

Oysa ben de özlemiştim onu, hem de köpek gibi… Sohbetini… Sıcak gülüşünü… Gülerken kenarında kaz ayakları oluşan mavi gözlerini… Konuşurken sürekli hareket edip duran, koluma omzuma dokunup duran uzun parmaklı ellerini…

Dakikalarca konuştu benimle, ikna etmeye çalıştı. Benim itirazlarımı çürüttü, sonunda kandırdı. Evinin adresini verdi. Aceleyle, fakat özenerek, uzun uzun hazırlandım. Acele bir duş, makyaj, şık bir etek bluz, siyah dantel çamaşırlar, jartiyer takım, ince çoraplar, yüksek topuklu ayakkabılar… Niyeyse, kendimi ona beğendirmek gibi bir kaygı vardı içimde…

Evden çıktım, kısa bir yürüyüşten sonra evinin bulunduğu sokağı ve apartmanı buldum. Asansörle yukarıya çıkarken aynada kendime baktım. Aynadaki kadını kendim de beğenmiştim. Az sonra kapıyı açtığında Mert’in yüzünde de aynı beğeni ifadesi belirginleşti.

-“Hani rahatsızdın sen Mert bey? Dışarıya çıkamıyordun?Seni yalancı…” dedim görür görmez… Elimi tutup içeriye çekti hafifçe…

-“Evde daha rahat ederiz diye düşündüm Gül… Koskoca kadınsın, ilkokul çocuğu gibi çekinme lütfen, gel…”

Onun meydan okuyan, kışkırtan tavrına karşılık ben de itiraz etmeyi bıraktım artık… İçeriye davet etti. Salonda koltuğa oturdum. Yine o şen şakrak, havadan sudan muhabbetlerimize başladık bir anda…

Ben bir yandan konuşurken bir yandan etrafa, eşyalara göz gezdiriyordum. Hala biraz tutuktum. Yabancı bir erkeğin evindeydim. Arkadaş havalarında olsak da, aramızda inkar edemeyeceğimiz bir elektrik, bir çekim alanı vardı. Kalkıp salonun köşesindeki modern mutfakla geniş salonu ayıran, önünde yüksek tabureler dizili tezgaha yöneldi.

-“Ne içersin Gül? Sana bir şey ikram edeyim” dedi.

-“Bilmem ki, neyin var?”

-“Bira, viski, votka, kahve, çay, ne arzu edersen…”

-“Tipik bekar evi gibi desene…” dedim gülerek… “Ne ararsan var. Evine gelen kadınlara her istediğini verebilirsin. Viski alayım bari…”

Mert de güldü, kadehleri, viskiyi çıkarıp iki kadeh doldurdu, şişeyi de yanına alıp getirdi. Etrafıma bakınıyordum, sanırım yatak odasına açılan bir kapı… Hayli geniş salon… Oturduğumuz yatak büyüklüğündeki geniş koltuk… Köşede Amerikan bar… Sanki ev değil, bir garsoniyer… Gülümsedim, aklımdan geçenleri söyleyiverdim,

-“Darılma ama garsoniyer gibi burası… Çok kadın getiriyor musun bakayım buraya?” dedim…

-“Bilirsin işte… Tipik bekarım ben de… Hayat yalnız yaşanmayacak kadar kısa… Ama lütfen kendini o günlük ilişkilerin kadınlarıyla bir tutma… Maziden gelen bir arkadaşlığımız var, sana saygım sonsuz… Telefonda hatırlattığın gibi, evli bir kadınsın üstelik…”

Yanıma oturup kadehimi uzattı, tokuşturup içmeye, sohbetimize kaldığımız yerden devam etmeye başladık. Sohbetin sıcaklığı mı, yoksa kısa sürede ikincisini doldurduğu kadehimin etkisi mi bilmiyorum, sakarya escort sıcak basmıştı beni iyice…

İçim kaynıyor, neşeyle konuşup duruyordum. Yüzümde güller açıyor, Mert’e sürekli gülümseyerek bakıyordum. Gelmeden önce ikna etmeye çalıştığı Gül’den eser kalmamıştı iki kadeh visk**en sonra… Ne kocam geliyordu aklıma, ne evliliğim… Kendimi kaptırıp koyvermiştim.

Oturduğum yerde sürekli kıpırdanıyor, eteğimin gitgide sıyrılmasına, bacaklarımın açılmasına aldırış etmiyordum. Ben konuşurken sürekli hayran bakışlarının üstümde dolaşması, bacaklarıma okşarcasına bakması hoşuma gidiyordu. Sonunda Mert uzanıp elimdeki boş kadehi aldı, yandaki sehpanın üzerine bıraktı. Yanıma biraz daha yaklaştı,

-“Çok hızlısın Gül… Ben daha birinci kadehi bitirmedim” dedi gülümseyerek…

-“Sohbet güzel olunca, içki nasıl bitiverdi anlayamadım” dedim ben de…

Kadehi tutan elim boş kalınca kucağıma koymuştum. Elini uzatıp elimi tuttu. Diğer kolunu da omzuma dolamış, iyice yaklaşmıştı bana… Nefesinin sıcaklığını duyunca vücut sıcaklığım da iyice arttı. Kaynama noktasına yaklaştım iyice… İkimiz de sustuk. Konuşmuyor, göz göze bakışıyorduk.

-“Mmmm…” dedi sonunda… Kucağımdaki elimi bıraktı, çoraplı bacaklarımda parmak uçlarını gezdirdi. “Jartiyer giymişsin…” dedi boğuk bir sesle… “Her zaman giyiyor musun? Yoksa bana geleceğin için, benim için mi bu?”

-“Yok… Her zaman giymem… İşte…” diye kekeledim. Yanaklarım kızardı. Teşhirciliği öyle abartmışım ki, jartiyerimi bile görmüş adam…

-“Biliyor musun Gül? Beni en çok tahrik eden şey bu… Çoraplar, jartiyerler, danteller… Bir kadına en çok yakışan, kadın yapan şeyler… İzin verir misin? Biraz okşayabilir miyim?”

-“Yoo… Hayır… Yapma Mert… Kocama ihanet etmedim hiç… Yapma… Pişman olmak istemiyorum. Lütfenn…”

Oysa Mert benim cevap vermemi beklemeden okşamaya başlamıştı bile… Dizime koyduğu eli beni erite erite, çorabımın üzerinden okşaya okşaya yukarıya tırmanıyordu. Elimin tersiyle vurup kalkmam, oradan kaçmam gerekirdi değil mi? Namuslu, evli bir kadın bunu yapardı evet… Ama yapamadım. İçimi kavuran, yakan şehvet, seks arzusu bitiriyordu beni… Bir uçtan bir uca savrulup duruyordum.

Beynim, mantığım “çık git buradan, evine git” diyordu. “Azgın fahişenin tekisin. Jartiyerler, hazırlıklar falan… Orospu… Kocana ihanet ediyorsun. Hiçbir şeyden habersiz, senin için çalışan adamı boynuzlamaya ne hakkın var” diyordu.

Oysa içimdeki sekse susamış kadın “bırak kendini” diyordu. “Bırak kollarına… Yakışıklı, dalyan gibi herif… Seviş onunla… Altına yat… Bırak siksin seni doya doya, kanırta kanırta… Kocan erkek olsaydı da, seni yalnız bırakmasaydı bu kadar… Nerden haberi olacak? Bırak vicdan yapmayı… Seviş onunla… Sikiş… Geceler boyu mastürbasyon yapmaktan bıkmadın mı?”

Mert’in eli iyice sıyrılmış kısa eteğimin de altına girmişti bu arada… Jartiyer çorabımın dantellerini okşuyor, dantelin bittiği yerde çıplak bacaklarımda onun ateş gibi parmakları ateşten izler bırakıyordu. Aramızdaki çekim gücü nerdeyse elle tutulur hale gelmişti.

Eğildi, dudaklarıma bir öpücük kondurdu, geri çekildi. Benden bir tepki bekliyordu. Bense geri dönülmez noktayı aşmıştım artık… İyice gevşemiş, yayılmış, ne yapacağımı bilemez bir haldeydim. Gülümsedim sadece… Onu onaylar, teşvik eder bir tavırla…

Benim tepkisiz kaldığımı, aksine devamını beklediğimi görünce bir anda başımı ellerinin arasına alıp dudaklarıma yapıştı. Eze eze öpmeye başladı. Ben de karşılık verdim ona… Deliler gibi birbirimizin dudaklarını emiyorduk.

Elleri her yerimde dolaşıyordu öperken… Bluzun üzerinden göğüslerimde… Çıplak omuzlarımda… Sırtımda… Ben de aynı şeyleri ona yapıyordum. Gömleğinin kumaşının üzerinden sert kaslarını okşuyordum deli gibi… Gömleğin eteklerini pantolonundan kurtarmış, ellerimi sırtında, çıplak teninde dolaştırıyordum.

Bir an durdu, kendini geriye çekti. Hırsla birbirimizi süzdük. İkimiz de nefes nefeseydik. Göğsüm inip kalkıyordu.

-“Dur… Mert… Başım dönüyor… Yapmayalım bunu… Yanlış bu yaptığımız… Hani… Hani bana saygın sonsuzdu? Evli bir kadınsın diyordun?” diye kekeledim. Son bir çabayla, belki dinler diye…

Oysa ona değildi itirazım, kendimeydi. Kendi arzularıma, içimdeki çağlayan şehvetime, seks isteğime konuşuyor, içimdeki azgın orospuyu zaptetmeye çalışıyordum. Elimi tuttu, önüne götürdü. Pantolonun üzerinden taş gibi olmuş erkekliğini avuçlattırdı bana…

-“Geç kaldın bebeğim… Uçak kalkışa geçti. Offf… Gül… Seni nasıl istediğimi görmüyor musun? Sen de benden farksızsın. Sen de beni istiyorsun. Sen anlatmadın mı kocanın seni ihmal ettiğini? Sevgisiz bıraktığını?

-“Biliyorum, ben anlattım ama…”

-“Hadi bırak itiraz etmeyi… Tadını çıkar bu hayatın, bu yaşadığımız anların… Sevişelim sadece… Salt seks istiyorum senden… Sana gerçek seksin ne olduğunu göstereyim, anlatayım… İstemezsen bir daha buluşmayız, sevişmeyiz…”

Son bent de, son savunmam da yıkıldı o andan sonra… Bluzumun eteğini tutup başımdan yukarıya çıkarıverdi. Siyah transparan kumaştan sütyenimle kalmıştım karşısında… Kavun büyüklüğündeki memelerim sütyeni zorluyor, kahverengi uçları zevkten incecik kumaşı delecek gibi irileşmişlerdi.

Ellerini arkama götürüp kopçalarını açtı, sütyenimi de fırlatıp attı. Kocamın sevişirken yalamaya doyamadığı iri memelerim şimdi yabancı bir erkeğin gözlerine, hayranlık dolu bakışlarına meze oluyordu.

-“Çok güzel…” diyerek bir nefes koyuverdi. “Harika memelerin var Gül…”

-“Ama ben senin memelerini görmedim daha…” dedim utancımı yenmeye çalışarak…

Ellerimi erkeğin gömleğinin düğmelerine götürdüm, titreyen parmaklarımla hepsini çözdüm, gömleğini çıkardım. İkimiz de belden yukarımız çıplak birbirimize bakıyorduk. Eğildi, sırayla meme uçlarımı yalayıp emdi, elleriyle avuçlayıp sıktı, okşadı. Beni zevkten inletip durdu dakikalarca…

Sonra geri çekildi. Bu kez ben onun geniş göğsüne kapandım. Okşamaya başladım. Ellerimle, dudaklarımla… Onun bana yaptığını yaptım, minicik göğüs uçlarını yaladım, emdim. Saçlarımı okşayıp duruyordu inleye inleye…

Aşağıya indim. Kaslı karnını öpe öpe kasıklarına geldim. Pantolonun kemerini açıp aşağıya sıyırdım. Önünde diz çökmüş vaziyetteydim. Kalçasını kaldırıp pantolonunu çıkarmama yardım etti. Baksır küloduyla kalmıştı. Penisi sertleşmiş, külodu zorluyordu içerden…

Eğildim külodun üzerinden dişlerimle ısırır gibi yaparak inlettim erkeği… Okşadım bir süre… Sonra elimi önündeki aralıktan içeriye soktum. Taş gibi olmuş erkekliğini tüm sıcaklığıyla parmaklarımın arasına hapsettim, sıktım.

-“Mmmm… Güzelmiş…” dedim beğeniyle… “Çok iri, çok sert bir şey var galiba burada…”

-“Ohhh… Hadi Gül… Görmek istiyorsan, çıkar onu dışarıya… Rahatlasın biraz… Canım yanıyor külodun içinde…” diyerek inledi.

Çıkardım külodunu da, sıyırıp attığımda bacaklarının arasında tüm heybetiyle dikilen penisine hayranlıkla baktım. Kocamın sikinden büyüktü. İrice, yumruğum büyüklüğündeki başı, kan damarlarının boğum boğum sarmaladığı uzun ve kalın gövdesi, altında topluca duran iri taşaklarıyla güzel bir aletti.

-“Daha bakacak mısın?” diye sabırsızlandı sikin sahibi… Gözleri kocamın fazla elleyip pörsütmediği, dimdik duran göğüslerimde dolaşıyordu bu arada… Parmaklarımın arasında okşadım sikini,

-“Acele etme…” dedim. “Bırak biraz tadını çıkarayım…”

-“Dayanamıyorum artık… Ne yapacaksan yap şuna…”

İştahla inceledikten sonra küçük küçük öpücükler kondurmaya başladım. Az sonra işe dudaklarımın yanı sıra dilimi de katıyordum. Yirmi santimi geçik aletin her sakarya escort bayan yanında, şapkasında, gövdesinde dilimle dolaşıyor, erkeğimi kıvrandırıyordum.

Ağzımı kocaman açıp iri başını dudaklarımın arasından içeriye kaydırdım. Dilimle okşuyor, emiyordum başını… Gözlerimle ona bakıyordum. Tepkilerini, aldığı zevki görmek hoşuma gidiyordu sikini yalayıp emerken…

-“Ohhh… Çok güzel oral seks yapıyorsun Gül… Harikasın…” diye inledi. Biraz nefes alabilmek için boğazıma kadar soktuğum sikini ağzımdan çıkardım. Tükürüklerimle iyice ıslanmış aleti elimle sıvazlamaya devam ederken,

-“Karşında beş yıllık evli bir kadın var Mert…” dedim. “İlkokuldaki şaşkoloz kız yok karşında…” Koltuğa iyice yayılmış, bacaklarını aralamış, gözleri yaptığım işteydi.

-“Evet canım… Görüyorum… Kim öğrettiyse çok iyi öğretmiş…”

-“Kocam öğretti. Yalamayı, emmeyi, sevişmeyi… Artık benim istediğim kadar yapamıyor ama, başlangıçta harikaydı. Usta sikici gibi öğretti bana her şeyi…” Saçlarıma asılıp sikini ağzıma sokarken inledi Mert,

-“Ohhh… Çok güzel öğretmiş canım… Kocana teşekkür borçluyum… Delirtiyorsun beni…”

Emdim, yaladım, boğazıma soktum, çıkarıp yanaklarıma sürdüm, torbalarını okşadım, onları da yaladım, toplarını emdim canını yakmamaya çalışarak… Arada kasılmaya başlayınca bırakıyor, geçince işime devam ediyordum.

Oraldan sıkıldım bir süre sonra… Amım iyice kızışmış, sulandığını hissediyordum. Tanga külodun ağı şişmiş amımın dudakları arasına giriyor, klitorisimi rahatsız ediyor, huylandırıyordu.

Sonunda bırakıp kalktım. Eteğimin kopçasını açıp aşağıya sıyırdım. Altımdaki tek giysi olan tanga külodun yanlarından tutup çekiştirdim. Jartiyerimin kopçalarını, çorabımın dantellerini düzelttim. Etrafımda dönerek bir tur yapıp jartiyerin kopçalarıyla bölünmüş bembeyaz, süt gibi kalçalarımı, külodun ağı arasında kaybolmuş am dudaklarımı seyrettirdim ona…

Hırsla bakıyordu ona sunduğum seksi manzaraya… Dayanamayıp atıldı, kalçalarımdan tutup kendine çekti beni, koltuğun üzerine yatırıverdi boylu boyumca… Üzerime geldi kaslı erkek bedeniyle… Memelerimi emdi, kalçalarımı avuçladı, her yerimi sıka sıka, canımı yaka yaka okşadı.

Külodumu çıkarmakla fazla uğraşmadı, sabırsızca bir hamlede yırtıp attı. Üzerimde sadece çoraplarım, jartiyerim, ayağımdan çıkarmadığım sivri topuklu lame siyah ayakkabılarım kalmıştı. Yeni temizlediğim, tüysüz, zevkten kabarmış dudaklarıyla pembecik parlayan kadınlık organıma baktı bir süre hayran hayran…

Sonra çoraplı ayaklarımı eline aldı, havaya kaldırıp dudaklarına götürdü. Ayak parmaklarımdaki kırmızı ojelerim görünüyordu ince siyah çorabın altından… Tek tek her bir parmağımı öptü. Ayak bileklerimden başlayıp her yanımı, bacaklarımın içini dışını çorabımın üzerinden öpe öpe, okşaya okşaya tırmanmaya başladı.

Islak dudakları her yerimde iz bıraka bıraka jartiyer çorabımın dantellerini, çıplak bacak içlerimi aştı, kasıklarıma geldi. Klitorisim kabarmış, başını dışarıya çıkarmıştı, görebiliyordum. Mert de başını eğdi, dilinin ucunu üçgenimin üst köşesine değdirdi yavaşça… Klitorisimi öptü dudaklarının arasına aldı, yaladı.

-“Ohhh…” diye inledim, şimşek çarpmış gibi sarsıldım.

Parmaklarımı saçlarının arasına geçirip kendime çektiğimde o da vahşice saldırmaya başladı amıma… Dili, dudakları çılgın gibi çalışıyor, amımın yalanmadık, dillenmedik yerini bırakmıyordu. İçimden sular akıyordu, deliriyordum.

Sonra bıraktı yalamayı… Doğrulup oturdu. Ellerini uzattı bana… Hemen anladım ne istediğini… Kucağına oturmamı istiyordu. Uzandığım yerden kalktım. Üzerine çıktım. Dizlerimi iki yanına koyup sikini elimle tuttum, deliğime hizaladım. Usulca alçaldım.

Sikinin başı amımın kapısını zorlamaya başladığında bırakıp boynuna sarıldım erkeğin… Oturmaya başladım. Dudaklarımı ısıra ısıra içime aldım aletini… Zevk suları akan amımı yara yara girdi kalın yarak… Vajinamı boydan boya kat etti, dibime kadar dayandığında kasıklarımız da birleşmişti zaten…

Traşlanmış kasıklarında yeni çıkmaya başlayan sert kılları klitorisime batmaya başladığında derin bir ohhh çekerek kendimi bıraktım. Biraz dinlendikten sonra, memelerimde, sırtımda okşaya okşaya dolaşan parmaklarının da etkisiyle fazla duramadım, oturup kalkmaya başladım. Giderek hızlandım sikinin üzerinde…

Bir süre sonra ikimiz de zevkten delirmiş vaziyetteydik. İnlemelerimiz salonda yankılanıp duruyordu. Kalçalarıma parmaklarını geçirmiş, sıkıp bırakıyor, arada ellerini yukarıya kaldırıp memelerimi okşuyor, uçlarını parmaklarının arasında eziyor, başını uzatıp uçlarını yakalamaya, emmeye çalışıyordu.

Artık dayanamaz hale gelmiştim. Oturup kalktıkça memelerim havalanıp iniyor, kasıklarımız birbirine vuruyor, et ete çarpışıyorduk. Kasılmaya başladım. Titreye titreye boşalıyor, orgazmın kanatlarında zirvelere yükseliyordum.

Kendimi kaybetmiş gibiydim. Ellerim sırtında kasılmış, tırnaklarımla sırtının derisini yüzüyordum. Vajinam sürekli kasılıp gevşiyor, içindeki koca siki emmek, yutmak, eritmek istiyordu adeta… Sonunda fırtına bitti, sakinleştim. Mert boşalmamıştı, içimdeki kazık hala dimdik, cop gibi duruyordu.

Belimden tuttu, oturduğu yerden kalktı beni de kaldırarak… İçimdeki kazık çıkınca bir oh çektim ama fazla sürmedi. Beni koltuğun üzerinde yüzü koyun uzattı, belimden tutup kaldırdı, dizlerimin üzerinde domalmış pozisyona getirdi. Bir hamlede arkamdan amıma daldırdı sopasını…

-“Ahhh… Yavaş…” diye inledim altında…

Oysa öyle hoşuma gidiyordu ki kalın aletin içimi doldurması, kalın kalın vajinamın duvarlarında sürtünmesi… Ben yavaş deyince hareketsiz kalan Mert bir süre bekledi öylece… Bu kez ben duramadım. Kalçalarımı ileri geri hareket ettirdim. Gözlerimi kapatmış, her kalça hareketimde içime sürtünüp duran koca sikin kalınlığına, bana verdiği zevke konsantre olmuştum.

Mert arkamda, fazla hareket etmeden sikini bana emanet etmişti. Ben sürekli gidip geliyordum sikinin ucunda, ateşin üzerinde çevrilen bütün koyun gibi hissediyordum kendimi…

Yanlış da sayılmazdı aslında… Koca yarak içimde gidip geldikçe ateşim artıyor, yanıyordum yine, yeniden… Sanki az önce feryat figan boşalan ben değildim. Yine yükselmeye başlamıştım.

Çoraplı bacaklarımı okşayıp duran, hareketsiz durup işin tadını çıkaran Mert de dayanamadı daha fazla… Jartiyerimi atın yuları gibi kullanarak pençeleriyle tutup kısrağın üzerine binmiş, pompalamaya başladı beni… Deli gibi gidip geliyor, kalçalarımı tokatlaya tokatlaya sikiyor, beni zevkten bağırtıyordu altında…

-“Hadi… Hadi… Boşal artık… Ölmek üzereyim…” diye inledim.

-“Geliyorum Gül… Boşalıyorum… Oohhh…”

-“Boşal canım… İçime boşal… Ahh… Erkeğim benim… Püskür içime…” diye inledim hunharca sikilirken… Kocam sikmediği halde almaya devam ettiğim haplara dua ederek… Son bir kasılmayla içimde iyice büyümüş sikini gömdü amıma, hareketsiz kaldı. Ben de kendimden geçip kasılmaya, çırpınmaya başladım.

Her şey bittiğinde koltukta uzanmış, göğsüne başımı koymuş, yorgun argın kendimize gelmeye çalışıyorduk. Başımı kaldırıp baktım. Jartiyerimin kopçası kopmuş, çorabım kaçmıştı. Dağılmıştım iyice… İçine giren koca sikin etkisiyle dudakları hala açık duran kadınlığımdan Mert’in beyaz dölleri süzülüyordu… Kendimi kirli hissettim. Doğrulup kalktım. Mert’in penisi bacaklarının arasında ölgün yatıyordu. Üstümdeki jartiyeri, kaçık çorapları çıkarırken,

-“Şuna bak… Sanki deminki canavar o değilmiş gibi nasıl da boynunu bükmüş…” dedim.

-“Bir öpücüğüne bakar sevgilim… Canavar hemen uyanır, sen escort sakarya merak etme…” dedi gülerek…

Banyoya gidip duşun altında ılık suyun altına girdim, güzelce temizlendim. Havluyu öylesine vücuduma sarınıp tekrar içeriye, Mert’in yanına gittim. Viski şişesinden birer kadeh daha doldurdum ikimize de, onunkini uzatıp yanına oturdum. Sessizce içkilerimizi yudumladık. Kadehimi yarıladığımda yine o tanıdık ateş bedenimi sarmaya başlamıştı.

Şeytanca bakışlarla Mert’in yüzüne baktım. O da anlamıştı bir şeyler olduğunu… Elimi bacaklarının arasında ölgün yatan sikine attım. Ateş gibi yanan parmaklarımla sikini okşadım. Kısa sürede sertleşti alet… Doğrulup banyo havlusunu üzerimden sıyırdım, kasıklarına eğildim. Diğer elimdeki kadehin dibinde iki parmak kalmış viskinin içine batırdım sikinin başını, sonra çıkarıp süzülen viskiyi dilimle yaladım.

Birkaç kez daha tekrarladım bunu… Viskiyi sikini bandıra bandıra bitirdim. Sonra da kadehi bırakıp sikini ağzıma aldım, ağzımın içinde yalayarak, elimle taşaklarını, gövdesini sıvazlayarak müthiş bir saksoya giriştim. Mert inleyip duruyordu sikine yaptığım muamele karşısında…

-“Ohhh… Yala bebeğim… Yala fahişem… Em… Sikimi em… Deli ediyorsun beni…” diye inlerken başımı iki eliyle tutup bastırmaya, gırtlağıma kadar sokup çıkarmaya başladı.

Adeta ağzımı sikiyordu. Kendinden geçmiş gibiydi, benim ne durumda olduğumu görecek halde değildi. Nefes alamıyordum artık… Kalın yarak boğazıma kadar giriyor, nefessiz kalıyordum. Zorla kendimi kurtardım, Mert’e çıkıştım nefes nefese,

-“Ne yapıyorsun aptal? İstediğin kadar bastır, ağzımdan mideme ulaşmaz sikin…” dedim.

-“Özür dilerim Gül… Öyle zevk veriyorsun ki oral yaparken, dayanamadım, kendimi kaybettim…”

Kızmıştım, kusacak hale getirmişti beni… Ama baktım, ellerini açmış, masum masum bana bakıyordu. Kızgınlığım bir anda geçti. Ben de dayanamadım. Kalkıp doğruldum, ellerinden tutup sikinin üstüne oturdum. Bir hamlede içime aldım sikini… Şehvetten titriyordum. Hızla sikinin üstünde oturup kalkarken boynuna sarılıp mırıldandım,

-“Buradan girersen midem daha yakın… Hadi… Deş beni…” diye mırıldandım kulak memesini ısırırken…

Bunu der demez, kudurmuş gibi kucakladı beni, sikini içimden çıkarmadan yere, uzun tüylü halının üzerine yatırıverdi bir anda… Bacaklarımın arasında makine gibi gidip gelmeye, beni deşmeye başladı sikiyle… Altında zevkten gözlerim kapanmış, kuruyan dudaklarımı yalıyor, başımı sağa sola atıyordum.

Bir bacağımı kaldırdı, omzuna koydu, o şekilde sokup çıkarmaya başladı sikini… Bu kez kalın yarak vajinamın farklı yerlerine temas ediyordu sanki, deliriyordum zevkten… İnlemelerim kısık feryatlara dönüştü. Tekrar orgazm oldum. Mert ise az önce boşaldığından bir türlü gelmek bilmiyordu.

Sikini çıkardı. Belimden tutup çevirdi, halının üzerine domalttı beni… Başımı bastırıp sikini arkamdan amıma geçirdi. Bir süre öyle gidip geldi. Bir ara çıkarıp arka deliğime sürttü sikinin başını… Ben yine heyheylenmeye başlamıştım oysa, onca boşalmaya karşın yine orgazm yolunda ilerliyordum siki içimde gidip geldikçe…

-“Yapma… Hiç ordan yapmadım…” dedim, dinlemedi beni… Zorladı. Ağlamaklı bir sesle “Acıyor aşkım, yapma lütfen…” diye yalvardım.

Zorlamasına rağmen giremeyince anal seksten ümidini kesen Mert, tekrar vajinama döndü, aletini gömdü içime… Kalçalarımı kavrayıp pompalamaya başladı sert hareketlerle… Yorulunca yana yattı, beni üzerine çekti. Hırsla, telaşla sikini içime aldım. Dakikalarca sikinin üstünde zıpladım.

Amımdan akan zevk suları kasıklarına, taşaklarına süzülüyordu. Son kez de göğsüne kapanıp kalçalarım orgazm kasırgasıyla titreyip kasılırken inleye inleye boşaldım. Bitmiştim. Kendimi yana atıp anne karnındaki fetüs gibi iki büklüm oldum halının üzerinde… Hala kasılmalar sürüyordu elektrik şokları halinde, tüm vücudum sarsılıp duruyordu.

Sakinleşip gözlerimi açtığımda Mert koltukta oturup beni izliyor, sikini eliyle sıvazlayıp duruyordu. Gülümsedim. Yorgun argın doğrulup bacaklarının arasına girdim. Beni defalarca boşaltan erkeğime minnet borcum vardı ve ödemeliydim borcumu… Kuruyan ağzımı ve dilimi sehpanın üzerindeki viski kadehinden bir yudum alıp ıslattım. Sonra da Mert’e günün bilmem kaçıncı oralını yapmaya başladım.

Birkaç dakika sonra artık son haddine gelen Mert boşalmaya başladı. Hemen ağzımdan çıkardım kasılıp duran, ucundan spermler fışkıran sikini… İtfaiye hortumu gibi memelerime tuttum, boşalması bitene kadar spermle yıkandım adeta…

Bu arada sikini sıvazlamaya da devam ediyordum. Tamamen boşalıp sertliği sönünceye kadar da bırakmadım. O koltuğa kendini bırakıp beni izlerken, ellerimle iki mememi okşaya okşaya erkeğimin, müthiş sikicimin kaygan spermlerini her tarafıma bulaştırdım ona göstere göstere… Hayran hayran bakıyordu yaptıklarıma…

Biraz dinlenip duş aldık beraber… Birbirimizi temizledik. İç çamaşırlarım, çoraplarım elden gitmişti. Üzerime sadece etek ve bluzumu, ayağıma ayakkabılarımı geçirdim. Makyajımı yaptım üstünkörü…

Daire kapısının önünde son kez öpüşüp vedalaştık. Dudakları dudaklarımı kemirirken sütyensiz bluzumun üzerinden memelerimi, kısa eteğimin altından külotsuz amımı mıncıkladı. Zorla, tüm gücümle iterek kollarından sıyrılabildim.

-“Yeter artık Mert… Azgın köpek gibi saldırıp durma… Ayrılamıyorum yoksa… Yine başa dönmeyelim” dedim şikayet edercesine…

-“Elimde değil Gül… Öyle güzel, öyle seksi kadınsın ki… Doyamıyorum sana…”

-“Getirdiğin her kadını becerdikten sonra böyle mi yapıyorsun? Kapının önünde bir daha baştan mı çıkarıyorsun?” dedim kinayeli kinayeli… Güldü,

-“O da elimde değil Gül’üm… Sikimde… Bu yarağı bir tadan bir daha tatmak istiyor, doyamıyor senin gibi… Hiç boş bırakmıyorlar sağ olsunlar…”

-“Yaa… demek öyle?” dedim kıskançlıkla… Sanki kocamın beni aldattığını öğrenmiş bir kadın gibi… Gülerek çocuk gibi büzdüğüm dudaklarımdan öptü,

-“Üstüne alınma ama… Evli kadınlara, kocasının sikemediği mutsuz ev kadınlarına zaafım var benim… Onları mutlu etmek görev benim için… Kocalarının seks yapmasını bilmeyen, işe yaramaz beceriksizler olduğunu anlamaları hoşuma gidiyor. Yarağımı yerken zevkten delirmeleri, kendilerini kaybetmeleri harika…”

Dayanamadım, kollarımı boynuna götürüp tekrar sımsıkı sarıldım. Dudaklarını kemirirken, bir ara önündeki kabarıklığı avuçladım. Hırsla,

-“Evet aşkım… Erkeğim… Anlatmak istediklerini çok iyi anlattın bugün… Ben de bu koca siki yemeden duramam artık… Bir gün benden bıkmazsın umarım…”

Eve zor gittim. Yürürken dizlerim titriyordu. Kapıyı açıp içeriye girdiğimde kalakaldım.

Kocam… Salonda oturmuş, benim gelmemi bekliyordu. Şaşkınlığımı attım, kollarımı açarak sevinmiş gibi yapıp kocama doğru yürürken bir yandan da aklımdan binbir türlü düşünce geçiyordu.

Altımda külot, içimde sütyen olmadan sokakta ne aradığımı nasıl izah edeceğimi düşünüyordum kocamla sarılıp öpüşürken… On gündür eve yeni gelen kocam beni soyup sikmeden bırakmazdı elbette… Hadi bir şekilde bunu atlatsam… Onu deli gibi özlemiş, azmış ev kadını rolü yaparken az sonra da orgazm taklidi yapacaktım.

Elimi kocamın pantolonun fermuarından içeriye sokup sertleşmeye başlayan sikini avuçladım. Bugün yaşadıklarımdan, yediğim yaraktan sonra, her zamankinden küçük gelmişti elime kocamın vasatın altındaki siki…

Kocam az sonra bu ortalama sikiyle beni sikecekti. Mert’in bilek gibi kalın yarağıyla haşat olmuş amcığıma girerken, benim vahşice sikildiğimi anlayabilir mi acaba diye dehşetli bir merak ve heyecan duygusu, korku vardı içimde…

Off… Kim ne derse desin… Ev kadınlığı çok zor iş… Hele benim gibi, zavallı kocasını elin adamıyla sikişip boynuzlayan azgın orospunun tekiyseniz… Kocanızdan saklayacak, gizleyecek şeyleriniz, günahlarınız, yalanlarınız varsa…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Öğrencimle 4

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karım dönüp dudaklarımı öperek,

“Sen bu kadar azmış mıydın ya?” dedi ve sırtüstü yattı. Güldüm ve

“Karım beni iki haftadır kendinden mahrum ederse ben de azarım tabii ki!” dedim. Karım kahkaha attı ve

“Aslında şu yolculuklardan daha sık yapmam lazımmış. Sevdim senin bu hallerini!” dedi ve toparlanıp duş almaya gitti.

Bir sigara yaktım ve yatakta yatarak düşünmeye başladım. Ne olacaktı durumumuz? Karımla o kadar tutkulu sevişmiştim ki… Sanki onu hiç aldatmamışım gibi…

Öte yandan da yanında olmaktan çok zevk aldığım Burçin vardı. Onun vaktini çok almak istemiyordum. Sonuçta benim gibi değildi. Önünde çok çok uzun zaman vardı daha ve eğer bana ümit bağlarsa ve ben ona bir şey veremezsem ileride çok üzülebilirdi. Hayatından bu en güzel zamanları çalmak istemiyordum.

Acaba ben kime aittim? Burçin’e mi? Yoksa karım Handan’a mı? Ve tabii ki başımda olan bir diğer dert, bizim Burçin ile olan ilişkimizi teşhir etmek isteyen birisiydi. O kimdi bilmiyordum, ancak bize çok büyük zarar verebilirdi.

Ancak onun bunu yapmakta bir çıkarı olmalıydı? Neden beni boş yere tehdit etsin ki? Benden para istemeliydi mutlaka. Yoksa bunu sapıkça bir zevk olarak yapıyor olamazdı, bu saçma geliyordu.

Niyeti ciddiyse şimdiden karıma bunu söylerdi; eğer amacı benden para koparmaksa da şimdiye kadar benimle bunu konuşması lazımdı. Hiçbir hareket göremiyordum o kişiden ve bu beni daha da geriyordu.

Bu düşünceler içerisindeyken karım içeriye girdi ve

“Öff, sana şurada sigara içme dedim kaç kere Yiğit!” dedi.

Burçin ile kaldığım günlerde burada sigara içmeye o kadar alışmıştım ki, bir an kendimi kaptırmıştım. Karım sevmiyordu evde -özellikle de yatak odamızda- sigara içmemi. Sigaramı kültablasında söndürdüm ve karımın dudaklarından bir öpücük alarak,

“Dalgınlığıma ver hayatım, çok yorulmuşum!” dedim.

Karım bu ufak sırnaşmalarımdan hep hoşlanırdı. Aramızda bir tartışma başlayacaksa ve ben tartışma çekecek günümde değilsem böyle şeyler yaparak tartışmayı başlatmadan bitirirdim. Karım üstüne geceliğini geçirdi, ben de sadece baksırımı altıma çektim ve güzel bir uyku çektim karımın koynunda.

Sabah erken saatlerde okula gitmek için uyandım ve hazırlanmaya başladım. Bir yandan da kalçasını geriye doğru çıkartmış, hiçbir şeyden haberi olmadan uyuyan karıma bakıyordum.

Zengin olmak böyle bir şeydi işte. Erkenden kalkıp yapması gereken işler yoktu. Özellikle de baba parası yiyen bir kadınsanız hiç yoktu. Ben gidip okulda ders verecektim; karım ise büyük ihtimal öğle gibi kalkacak, önce kahvaltı -hatta arkadaşları arasındaki deyimiyle Brunch- yapacak, daha sonra da tüm gününü ya alışverişte, ya da dışarıda başka aktivitelerde geçirecek ve babasının parasını afiyetle ezecekti.

Evden çıktım, arabama atladım ve üniversiteye doğru sürdüm. Karım geldikten sonra ilk kez Burçin ile karşılaşacaktım. Tepkisini merak ediyordum.

Okula girdiğimde gözlerim Burçin’i aradı, ama yoktu. Derse geleceğini umarak erkenden dersliğe gidip oturdum, ama gelenler arasında o yoktu. Derse neredeyse 15 dakika kadar geç başladım onu beklediğim için, ama o ortalıklarda yoktu.

Tüm gün kafam onda olduğu için ilk kez dersi pek verimli olmayacak şekilde anlattım. Dersten sonra da direkt atölyeme inip aşağıda yarım sakarya escort kalan heykelimle uğraşmaya başladım.

Belki Burçin gelir diye yaklaşık altı saat kadar atölyede birşeylerle oyalandım. Bir tabloya başladım, ufak iki tane seramik nesne yaptım ve heykelimin son rötuşlarını yaptım. Ancak Burçin yine gelmedi.

En sonunda gelmeyeceğini kabullenerek üniversiteden ayrıldım ve eve döndüm. Moralim fena halde bozulmuştu. Kapıyı açtım ve içeriye girip,

“Karıcığım ben geldim!” dedim mutsuz bir sesle… Cevap gelmeyince karımın bir an dışarıda olduğunu düşündüm. Ama daha sonra karım yatak odasından,

“Buradayım, gelsene hayatım!” diye seslendi.

Çantamı kapının girişine bıraktım ve gömlek düğmelerimi açarak yatak odasına doğru ilerledim. Kapıyı açıp, karımı olağan dışı bir kıyafetle görünce de büyük bir şok geçirdim.

Birkaç saniye konuşamadım adeta ve karşımdaki manzaraya ağzım açık bakakaldım. Karım benim için özel hazırlık yapmıştı. Üstünde siyah deri bir elbise vardı.

Elbise derin bir göğüs dekoltesine sahipti. Karımın göğüslerinin yarısı dışarıdaydı neredeyse. Elbisenin alt kısmı da kalçalarını zor kapatıyordu. Dizlerine gelen bir çizme ve file çorap giymişti. Harika koyu tonlarda bir makyaj yapmıştı elbiseyle uyumlu olması açısından. Yüzünde o muzır gülümsemesi vardı yine,

“Bakalım erkeğim dünkü kadar formunda mı?” dedi ve diz çöktü yerde.

Dizlerinin üstünde bana doğru gelmeye başladı. Handan farkında değildi, ki bu haliyle seksten en soğmuş erkeği bile azdırabilirdi. Karım daha yanıma gelmeden sikim taş gibi olmuştu.

Dibime gelince yavaşça kemerime doğru uzattı ellerini. Kemerimi açıp, pantolonumu indirdi ve çıkartıp kenara attı. Daha sonra ayağa kalkıp, benim yarım bıraktığım gömlek düğmelerimi açarak gömleğimi de çıkarttı. Atlet giymeyi pek sevmediğimden karşısında bir baksır külot ile kalmıştım.

Karım beni yatağa ittikten sonra karşımda dans etmeye başladı. Harika bir tempoyla hafif hafif dans ederek beni azdırıyordu. Karım tahrik etmek konusunda gerçekten çok iyiydi.

İstediği zaman o kadar güzel bir biçimde bunu başarıyordu ki. Sikim baksırımı delecek seviyede kalkmıştı. Karım gözleriyle bir işaret çakarak sikimi gösterdi ve yine seksi bir biçimde güldü. Ben ise karşımdaki bu güzel gösteriyi izlemekle meşguldüm. Birazcık daha dans ettikten sonra yanıma gelip,

“Şu canavarı serbest bırakalım artık!” dedi. Baksırımı çıkartmasıyla birlikte sikim meydana çıktı. Eline alıp birazcık okşadıktan sonra eğilip göğüslerine sürttü. Delirtiyordu beni bu yavaş hareketleri. Ona,

“Ağzına al hayatım!” dememe rağmen,

“Dur ya, ne acelemiz var?” dedi. Tekrar ayağa kalktı ve bir viski koydu kendine. Makyaj masasının önündeki tabureye oturup viskisini yudumladı. Sikimi okşamak için elimi attığımda,

“Dokunma! Ona benden başka kimse dokunmayacak bugün!” dedi.

Bir süre daha karşımda bacak bacak üstüne atmış bir biçimde viski içmeye devam etti. Dayanamıyordum ve istemsizce elimi yine sikime atınca,

“Demek söz dinlemeyeceksin?” dedi ve yanıma gelip sikime hafifçe bir tokat attı. Ereksiyon olmuş bir penisi gerçekten acıtacak bir tokattı. Sonra tekrar oturup viskisini içmeye devam etti. O halleri beni acayip tahrik ediyordu ve ona hemen ulaşamamak sakarya escort bayan beni bitiriyordu. Sonunda viskisini bitirip ayağa kalktı ve

“İlgilenelim biraz bakalım bununla!” diyerek sikimi kökünden kavrayıp sertçe okşamaya başladı.

Hızlı hızlı mastürbasyon yaptırıyordu sikime… Karım okşadıkça ben iyice zevke geliyordum. Bir süre sonra kafasını eğerek bacaklarımın arasına eğildi ve taşaklarımı emmeye başladı. Taşaklarımı emdikçe kuduruyordum. O kadar ağır ve naif hareketler yapıyordu ki, beni olduğum yerde azdırıyordu.

Taşaklarımı emerken ben ellerim iki yanda hiçbir şey yapamadan sadece onu seyrediyordum. Karım tam bir orospu gibi davranıyordu. Hatta bir orospudan çok, profesyonel bir porno film oyuncusu gibiydi.

“Beğendin mi aşkım?” dedi gülümseyerek.

“Çok!” dedim titrek bir sesle. Terlemeye başlamıştım resmen. Karım bugün beni çok mutlu edecekti.

Taşaklarımı emdikten sonra dudaklarını sikime çıkarttı ve sikimin başına öpücükler kondurup hafif hafif yalamaya başladı. Başından daha ilerisini almıyordu ağzına. Sadece başını emiyordu sikimin, ama bu bile bana büyük zevk veriyordu. Ara sıra dilini sikimin tam üstünde dolaştırıyordu.

Sikimi emmeyi bir süre sonra bırakıp hafifçe doğruldu ve göğüslerini elbisenin üstüne çıkarttı. Büyük göğüslerini sikime sürttükten sonra sikimi göğüslerinin arasına alarak ileri geri yapmaya başladı. Karım gerçekten yatakta çok tecrübeliydi ve her hareketiyle erkeğini zevkte üst seviyede tutabiliyordu. Karımın saçlarını okşayarak,

“Harikasın!” dedim. Gülümsedi sadece. Sikimi göğüslerinin arasından çıkarttıktan sonra gelip kucağıma oturdu. Sikim onun bedeniyle benim bedenim arasında kalmıştı. Biraz öpüştük, ellerimi tutup kalçalarına koydu ve

“Bugün harika bir performans istiyorum senden!” dedi. Karımın kulağına,

“Sen böyle güzel şeyler yaptıktan sonra o performansı beklememen hata olur!” dedim.

Karımın kahkahaları arasında onu kucaklayıp yatağa sırtüstü bıraktım. Üstündeki kıyafeti çıkartacaktım, ama sonra vazgeçip sadece bacaklarını aralayıp çizmesini çıkarttım.

İçine simsiyah bir tanga giymişti. O tangaya ulaşmadan önce ayaklarını hafif hafif öpmeye başladım. Ojeli tırnaklarını emiyordum fileli külotlu çorabın arasından. Karım yarı zevkle, yarı da gülümseyerek bana bakıyordu dudağını ısırarak.

Ayaklarından yavaşça bileklerine geçtim. Narin bileklerini öperken yavaş yavaş bacaklarına, oradan da bacak arasına geçtim. Siyah tangasını çekip koparttığımda,

“Woooavvv!” diye bir tepki verdi ve “Fazla sertsin!” dedi. Gülümseyerek,

“Bu bir problem mi?” dedim. Karım suratıma hafifçe bir tokat atarak,

“Tabii ki de değil!” dediğinde, artık bende ipler kopmuştu.

Karımı tek hamlede yüzüstü çevirdim ve elbisenin alt kısmını beline toplayıp sikimi sertçe amına soktum. Karım yüksek bir çığlık bastıktan sonra boğuk boğuk inlemeye başladı.

Ben de durmadan, duraksamadan sert sert amına pompalıyordum sikimi. O kadar hızlı ve serttim ki, karımın kalçaları sürekli dalgalanıyordu ben pompaladıkça. Karım,

“Harikasın, ohhh, devam et!” diyerek beni sürekli azdırmaya çalışıyordu.

Gerçekten azdırıcı hap almış gibiydim, gücüm sınırsızmış gibi hissediyordum o an. Hiç boşalmak istemiyordum. Boşalmak diye escort sakarya bir duygu kalmamıştı içimde. Sadece karımı sikmek istiyordum.

Amını sikmeye devam ederken kalçalarına sertçe tokatlar atıyordum. O anın zevkiyle farkına varamamıştım, ama kıpkırmızı olmuştu karımın kalçaları… Saçlarına asıldım sertçe ve kalçasına sert bir tokat daha indirerek,

“Seni bugün mahvedeceğim orospum. Kocanı azdırmak neymiş göreceksin!” dedim. Karım ise sadece gülerek,

“Görelim bakalım!” dedi ve zevkle inledi. Acımasız bir biçimde amına git gellerime devam ediyordum. Yorulmuyordum asla. Yirmi dakika kadar karımı o pozisyonda siktikten sonra amından çıktım.

Karım boşalacağımı sandığı için önümden kalkmak için hareket yaptı, ama durdurdum onu ve domalttım. Sikimi tekrar amına soktum ve

“Biraz da bu pozisyonda sikmek istiyorum orospumu..!” dedim. Karım kahkaha attı ve

“Zevkle!” diyerek yine bana harika bir uyum sağlayarak yataktaki pozisyonunu aldı. Domaltmış bir halde sikerken taşaklarım sürekli karımın amına çarpıyordu. O kadar hızlıydım ki, ara sıra dengemi bile kaybedebiliyordum.

Ben sikmeye devam ederken karım elini aşağıdan taşaklarıma attı ve okşamaya başladı. Böyle bir hareket beklemiyordum ve eli taşaklarıma değdiğinde hafifçe irkildim.

Sanki başka birisi de varmış gibi oldu aramızda ve aklım ister istemez Burçin’e gitti. Burçin ile birlikte karımı aynı yatakta sikmek ne kadar güzel olur diye düşünmeye başlamıştım istemsizce. Karım da bu sırada taşaklarımı okşuyordu.
Bir süre bu pozisyonda devam ettikten sonra amından çıktım. Amı iyice açılmış ve fena halde kızarmıştı. Karımın bembeyaz kalçalarından eser yoktu. Kıpkırmızı bir am ve tokatlanmaktan mahvolmuş bir kalça duruyordu karşımda.

Bunun bir fotoğrafını çektim ve hatıra olarak saklamak istedim. Karımla evlendiğimizden beri ilk kez bu kadar tutkulu sevişiyorduk. Karım dönüp,

“Üstümden bir dozer geçmiş gibi…” dedi, ama önümde kalkık duran sikimi görünce, “Sen daha boşalmadın mı?” dedi. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Gülerek,

“Senin gibi bir kaltağım olduktan sonra zor!” diyerek karımı kucağıma aldım. Sırtını duvara yasladım ve o da bacaklarını benim belime sardı. Öpüşürken sikimi yine karımın amına soktum ve onu hoplatmaya başladım. Karımın koca memeleri bedenlerimizin arasında sıkışmıştı.
Karım kendisine tokat atmamı istiyordu. Karımın kalçalarına tokatlar atmıştım, göğüslerini mıncıklamıştım. Ama hayatımda bir kere bile suratına tokat atmamıştım -ne sinir, ne de cinsel fantezi açısından- ve bu yüzden de bunu söyleyince duraksadım.

“Sen ciddi misin?” diye sordum. Karım gözlerime bakarak,

“Evet!” dedi. Elimi kaldırdım ve o kucağımdayken hafifçe bir tokat attım yanağına… Parmaklarımı ısırdı ve

“Bu kadar mı gücün? Erkeğim diye geçiniyorsun bir de!” dedi. Amacı beni gaza getirmekti ve bunu çok güzel yapıyordu.

Suratına sertçe bir tokat patlattım, ama bu beklediğimden de sert olmuştu. Dudağının kenarı patlamıştı ve hafifçe kan süzülmeye başladı. Kan birkaç saniye sonra göğüslerine damladı. Sonra bir tokat daha atmamı istedi ve ben de attım.
Karım kucağındayken kendini kasmaya başlamıştı iyice. Amını iyice daraltıyordu böyle ve ben daha da zevk alıyordum.

En sonunda bu zevke daha fazla dayanamayarak karımın içine boşaldım. Amına döllerim fışkırdıkça dizlerimin bağı çözülüyordu sanki. Zorla da olsa boşalmam bitene kadar karımı kucağımda tutabildim, ama sanki tüm gücüm kesilmiş gibiydi.
Boşalmam bittiğinde karım beni ittirdi ve

“Kim o?” diye sordu…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

İlk erkeğim ve ilk sevgilim: FATİH

admin No Comments

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kendimi bildim bileli hep erkeklere karşı bir sempati beslemekteydim. Kendimi bir kadın gibi hissediyordum. Tabi bunu kimseyle paylaşmıyor kendi içimde yaşıyordum. Ortaokulda ergenliğe girdiğim dönemlerde bir yandan aletimi sıvazlayarak masturbasyon yaparken bir yandan da parmaklarım deliğime doğru gidiyordu. Bundan çok keyif alıyordum. Zamanla deliğime farklı cisimlerde sokmaya başlamıştım. En büyük keyfim evde yalnızken annemin iç çamaşırlarını ve kıyafetlerini giyinmek ve makyaj yapmaktı. Kadın gibi görünmek çok hoşuma gidiyordu.

Liseye başladığımda içimdeki bu kadın beni iyice azdırıyordu. Sakallarım çıkmadığı için şanslıydım ayrıca vücudumda pürüzsüz sayılırdı. Davranışlarımda kadınsıydı hep. Okuldaki erkeklerle konuşurken sesimi inceltip hafif kırıtırdım. Kısa zamanda sınıfta lakabım “kelebek” olmuştu bile 🙂 Sınıftaki en yakın arkadaşım Fatih’ti. Aynı mahallede oturuyorduk, birlikte okula gidiyor eve yine birlikte dönüyorduk. Sık sık parka gidip gizlice sigara içerdik. Bütün cesaretimi toplayıp bir gün Fatih’e durumumu anlattığım zaman bana inanmamış dalga geçmişti. Bende şakayla karışık “beni siker misin?” dedim. Fatih şaşırmıştı ve birden ciddileşip “saçmalama” dedi. Bende gülerek “haftasonu bizimkiler olmayacak bize gel ve gör” eryaman escort dedim.

Cumartesi günü gelmişti. Bizimkiler akraba ziyaretine gidip akşama geleceklerdi. Onlar dışarı çıkar çıkmaz Fatih’i arayıp bize çağırdım. Balkonda birer sigara içtikten sonra “sen bekle ben geliyorum” dedim. Yatakodasına geçip çırılçıplak soyundum ardından annemin iç çamaşırlarını giyindim. Siyah bir külot ve sütyen. Üzerime de beyaz bir bluz ve altıma siyah bir etek giyindim. Eteği kıvırarak mini etek yapmıştım. Yüzüme biraz fondöten sürdüm ardından kirpiklerime rimel çekip dudağımı da kırmızıya boyadım. Tek eksik uzun olması gereken saçlarımdı onu da kafama sardığım bir türbanla halettim. Heyecandan geberiyordum balkona doğru ilerleyip ince bir ses tonuyla “Fatih aşkım bakar mısın?” dedim. Fatih balkondan içeri girip şaşkın bir şekilde “oha bu ne yaa” dedi. Ben gülerek “beğenmedin mi?” dedim. Fatih “amına koyim bayıldım lan süpersin” dedi. Bu iltifat azda olsa hoşuma gitmişti yanına gidip elinden tuttum, birlikte koltuğa oturduk. Eliyle bacaklarımı okşuyordu. Ben heyecandan titriyordum. Ürkek bir sesle “öpsene beni” dedim. Fatih dudaklarıma yapıştı. Çılgınlar gibi öpüşüyorduk. Hayatımda ilk defa bir erkeği dudaklarından öpüyordum. Çok hoşuma gitmişti. eryaman escort bayan Uzun uzun öpüşüp, sevişmiştik. Ardından Fatih soyunmaya başladı. Çırılçıplak kalmıştı. Yarrağı dimdikti elime alıp sıvazlamaya başladım. Fatih “yalasana bebeğim” dedi. Önce dondurma yalar gibi yaladım ardından ağzıma alıp emmeye başladım. Fatih o sırada “harikasın aşkım yala süpersin” dedikçe gaza geliyor daha çok emiyordum. Çok geçmeden Fatih ağzıma boşalmıştı. Muhteşem bir duyguydu. Ağzımdan spermler akıyordu. İlk başta iğrenmiştim ama sonra tadı hoşuma gitmişti. Spermleri yalayıp yutmuştum.

Orgazm sigarası içerken sohbet ediyorduk. Fatih inanamıyordu bu yaşadıklarımıza aynı şekilde bende bir rüyada gibiydim. Fatih “aşkım götünü siktirecek misin?” dedi. Biraz durdum çekindim “acaba onu daha sonramı yapsak aşkım” dedim. Fatih “sen bilirsin bebeğim nasıl olsa benimsin artık seni asla bırakmam” dedi. Yüzümde aptal bir gülümseme oluştu. Fatih’in dudaklarına bir öpücük kondurdum. Biraz öpüştükten sonra Fatih “bir sakso daha çek o zaman” dedi. Gülerek “zevkle” dedim. Fatih koltuğa oturdu bende önünde diz çöküp bu sefer taşaklarından emmeye başladım. Porno filmlerde gördüğüm şeyleri yapıyordum ve herhalde başarılı bir şekilde yapıyordum ki Fatih zevkten escort eryaman kuduruyordu. Yarrağını ağzıma alıp saksoya başlamıştım bu sırada bende aletimi sıvazlıyordum derken elim deliğime kaymıştı, kendimi parmaklarken o an sikilmek istedim. Ayağa kalkıp “aşkım sik beni” dedim. Fatih gülerek “harikasın aşkım domal şöyle” dedi. Külodumu ve eteği çıkarıp koltuğa domaldım. Fatih kalçalarımı okşayıp “süper götün varmış” dedi. Tükürüğüyle deliğimi yumuşatıp yarrağını sokmaya başladı. Çok canım acımıştı “aşkım acıyor lütfen” diye çığlık attım. Fatih zorluyordu acıdan inliyordum ama bu acı bana zevkte veriyordu. Fatih biraz daha zorladıktan sonra koltuktan kalkıp “aşkım krem getireyim öyle yapalım” dedim. Banyoya gidip vazelini getirdim. Deliğime iyice sürdüm artık hazırdım. Koltuğa tekrar domaldım Fatih arkama geçip yarrağını deliğime sokup beni sikmeye başladı. İçimde Fatih’in yarrağı geziniyordu. İnanılmaz bir zevk alıyordum. Gözümden yaş geldiğini hissettim ama aldığım zevk harika ötesiydi. Fatih hızlıca girip çıkıyordu. İlk sikilişim bence muhteşemdi. Fatih en az 10-15 dakika götümü sikmişti. En sonunda içime boşalmıştı. Deliğim resmen yanıyordu ama çok mutluydum. Fatih ile öpüşüyorduk birbirimize aşk sözleri söylüyorduk.

Fatih benim ilk erkeğim ve ilk sevgilim olmuştu. Fatih’in yeri bende ayrıdır. Onu hep sevdim o da beni sevdiğini hep hissettirdi. Fatih ile lise bitene kadar birlikte olduk. Tabi ben Fatih ile beraberken bir kaç kişiyle daha seviştim 🙂 onları da yazacağım 😉

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

 porno izle bursa escort canlı bahis canlı bahis bahis siteleri canlı bahis bahis siteleri betting sites sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort sakarya escort eryaman escort sakarya escort