Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocam Gitti Grup Başladı

Eşimin abisi telefon açtı, iş için geleceğini haber verdi. Ortağıyla beraber iki kişi oldukları için bizi rahatsız etmemek adına onunla beraber otelde kalacaklarmış.

“Olur mu abi öyle şey?” dedi kocam… “Benim evim varken seni otelde yatırır mıyım hiç? Koca ev, bir sürü oda varken… Bak, Gül de yanımda şu anda, sana çok kırıldı haberin olsun. Ona veriyorum.”

“Evet abi, inan çok kırıldım. Bunca zaman özlettin kendini… Aylar sonra geliyorsun, elin yabancısı gibi otelde kalacaksın. Küstüm ben sana…”

Gerçekten kırılmıştım. Ben onu bunca özledikten sonra yaptığı şey affedilmezdi. Sonunda ikna ettik kocamla beraber, bize gelmeye razı oldu.

Tam neşe içinde misafirlere oda, yemek hazırlama telaşına düşmüştüm ki gelen bir telefon işleri berbat etti. Eşimin iş yerinde beraber çalıştıkları çok samimi arkadaşının Mersin’de trafik kazası geçirdiğini öğrendik. Hem arkadaş olarak, hem işyerinin görev vermesi nedeniyle kocam apar topar Mersin’e uçtu.

Akşam üzeri eşimin abisi ve ortağı geldiler. Kahve ikram edip üzücü olayı, kocamın neden evde olmadığının nedenlerini anlattım. Kahvelerini içtikten sonra ikisi de ayaklandılar,

“Neyse, bize müsaade, gidelim.” dediler.

“Nereye gidiyorsunuz, hayrola?” diyerek gitmelerine engel oldum.

“Gidelim biz, kalacak bir otel buluruz elbeette…” dedi abim.

“Hiç öyle şey olur mu abi?” dedim isyan ederek… ”Asla otellere bırakmam sizi… Lütfen kalın, koskoca dubleks ev… Hem sizin sayenizde ben de yalnız kalmamış olurum, gece korka korka yatmam bu koca villada…” Ortağı atıldı bu kez,

“Eh, sen kalırsın abi… Ben sizi rahatsız etmeyeyim, ben gideyim bari…”

“Rica ederim, abimizin ortağısınız, kendinizi yabancı yerine koymayın, alınırım sonra…” diyerek ona da engel oldum.

“Hadi ortak, ikimiz de beraber kalırız işte…” diyerek eşimin abisi de destek oldu bana… “Bütün gün yorulduk zaten, uçak yolculuğu, iş görüşmesi filan… Bu saatten sonra otel filan arayamam ben, kalıyoruz.”

“Gelin, odalarınızı göstereyim de, soyunup dökünün, bir güzel duşunuzu alın.” dedim sevinerek… “Ben de yiyecek bir şeyler hazırlarım işiniz bitene kadar…”

Onlar odalarında, banyoda takılırken ben de evin geniş terasında masayı kurdum. Buz gibi Tekirdağ rakısını çıkardım dolaptan, yanında küp buzlar, bir iki çeşit ızgara et pişirdim, salata, mezeler hazırlayıverdim göz açıp kapatana kadar…

Eşim gibi abisi de rakıyı çok severdi, bıraksanız tek başına şişeyi içer bitirir, öylesine sofra adabına, zevkine düşkündür. Nitekim işleri bitip geldiklerinde sofrayı görür görmez gözleri parladı ikisinin de…

“İşte bu yaa…” dedi abim. “Biz de nasıl yorgunluk atalım diyorduk, süper oldu bu gelin hanım… Harikasın sen, bir tanesin…”

Sarılıp öptü beni teşekkür anlamında, ama sımsıkı saran kolları eskiyi hatırlattı bana, başımı döndürdü bir an… Fakat ortağını tanımıyordum, her ne kadar yakışıklı herifin tekiyse de benim için yabancı biriydi, onun yanında bir şey diyemedim, istediğim gibi karşılık veremedim abime…

Oturduk, yemeği yerken ufaktan başladılar. Ben de rakıdan pek hoşlanmam, her zaman içtiğim marka soğuk biramı açtım ve masada onlara eşlik etmeye başladım. Bir yandan sohbet ediyor, bir yandan kadehleri, biraları götürüyor, gülüşüp kafa dağıtıyorduk.

Ben erkeklere sakilik yapıyor, meze tabakları, buz bittikçe mutfağa gidip geliyordum bir yandan da… İkisi de hayatlarından pek memnun görünüyorlardı. Ara sıra eşimin abisinin ortağının gözünün bana kaydığını fark ettim. Tabi yan gözle bakışlarını yakaladıkça benim de içim ona kaymaya başladı.

Üzerimde kalçalarımın yuvarlaklarını meydana çıkaran dar kesim, beyaz keten kısa bir etek, beyaz ve bir hayli dekolte bir badi, içimde beyaz tangam ve badinin ince kumaşından dantellerinin belli olduğu beyaz sütyenim vardı. Dikkat çekiyordu her her yerim… Böyle giyinmeyi sevdiğim için eşimin abisinin yanında da hiç çekinmezdim.
“Harikasınız Gül hanım…” dedi ortağı kadeh kaldırırken… “Hem bu güzel sofra, hem de sizin güzelliğinize içiyorum.” Abim de ona katıldı,

“Gül’ün şerefine…” diyerek kadehleri tokuşturdular, benim bira bardağıyla da tekrarladılar aynı seremoniyi…

“Ya, utandırıyorsunuz beni… Ne yaptım ki…” diyerek bu iki yakışıklı erkeğin ilgisini çekmekten, bir kadın olarak beğenilmekten ne kadar mutlu olduğumu gizlemeye çalıştım.

Yine de mutluluğum her hareketimden belli oluyordu ister istemez… Beğeni dolu erkek bakışlarının altında kıvranırken, şuh kahkahalar atıyor, düşük çenemle bir şeyler anlatıyor, onların anlattığı biraz açık saçık, hatta bir kısmı iyice erotik fıkralara gülüp duruyordum.

Anlaşılan eşimin abisi ile ortağı iyice sıkı fıkı ahbap olmalıydılar. Abim çekinmeden benim yanımda erotik fıkra anlatabiliyor, yabancı bir erkek olmasına rağmen ortağının anlattığı fıkralara o da katılırcasına gülüyordu.

“Kusura bakma Gül… Ortağımla çok eski arkadaşız. Aramızda kaç göç yok, böyle açık saçık konuşup seni utandırmayalım.” demek zorunda kaldı abim… Ben de elini tutup

“Aşk olsun. Koca koca insanlarız şurada, iki fıkra anlatamayacak mıyız?” diyerek iyice gaz verdim erkeklere…

Sonunda saat bir iki civarlarında ikisi rakıyı bitirdiler. Cila olarak ikişer tane de benim bira stoklarımdan götürdüler. Gerçekten iyi içmişlerdi. Onların içtiğini ben içsem komalık olurdum sanırım…

“İçkiler içimizi ısıttı ama, hava iyice soğudu beyler… Ben üşüdüm, içeriye geçiyorum. Sizin yataklarınız hazır, istediğiniz zaman gider yatarsınız. Haydi iyi geceler…” diyerek yanlarından ayrıldım. İçtiğim biralar başımı döndürmüştü. Sendelememeye çalışarak yatak odamın yolunu tuttum.

Yatak odasına geçtim, üzerimi değiştirdim ve yattım uyudum. Saat 5 civarıydı çalan bir telefon sesine uyandım. Aşağıdan geliyordu sesler, ortağı konuşuyordu. Konuşmalarından anladığım kadarıyla dostu, sevgilisi filandı arayan sanırım,

“Bu saatte aranır mı kızım? Kaç defa söyledim sana… Siktirtme kendini bana… Başımı yakacaksın ulan, amına koduğumun orospusu… Ya evde olsaydım şu anda, karım duysaydı telefon ettiğini…”

Gecenin o saatinde uyanmanın verdiği sinirle, koridorda ağzına gelen küfürleri saydırıyordu muhatabına… Hem de ne küfürler… Porno edebiyatından şaheser örnekler duyuyordum canlı canlı… Gülmemek için kendimi zor tuttum. Ama küfür etmek yakışıyordu herife…

Kadına küfür olarak ardı ardına sıraladığı seks pozisyonlarını gözümde canlandırmaya çalıştım bir ara… Offf… Söylediklerinin yarısını bile bana yapmaya kalksa, beni bitirmeye yeter de artardı bile…

Sesler kesildi sonunda, telefon kapandı. Ayak seslerini duydum. Sanırım yatağına yatmaya gitmişti tekrar… Ben de fena susamışım, öylece geceliğimle mutfağa indim su içmek için… Baktım mutfağın ışığı yanıyor. İçeriye girdim, amerikan mutfağın döner taburesine tünemiş, sigara içiyordu.
“Hayırdır, uyku tutmadı herhalde…” dedim.

“Dengesizin biri aradı, uykumu kaçırdı Gül… Ben de bir sigara içeyim dedim. Yoksa seni de uyandırdık mı? Rahatsız ettiysem özür dilerim canım…”

Zampara herif, benden özür dilerken bile minik geceliğimin açıkta bıraktığı yerlerimi yiyecek gibi süzüyordu. Ürpererek geceliğimin yakasını çekiştirerek sütyensiz memelerimi onun sikici bakışlarından korumaya çalıştım.

İçim bir hoş olmuştu yine de… Gecenin bu saatinde, yabancı bir erkekle ve üzerimde minicik bir gecelikle yalnızdık. İçimde tanga bir külottan başka bir şey yoktu. Ben ne kadar çekiştirip örtmeye çalışsam da, dimdik memelerim kabarmış, uçları parmak gibi gecelik kumaşının dantelinin altından iyice görünüyordu.

“Rica ederim, önemli değil. Zaten ben de susamıştım, su içmeye geldim.”

Erkeğin bakışlarını sırtımda hissederek buzdolabının önünde suyumu içtim, iyi geceler diyerek kalçalarımı kıvıra kıvıra tekrar yukarıya çıktım. Ben kaybolana kadar arkamdan kalçalarımı izlediğine, bana yapacağı şeylerle ilgili hayal kurduğuna emindim.

Acaba geri dönsem mi, adamın kollarına atlasam mı diye düşünerek, tereddütler içinde, adımlarım geri geri giderek yatak odama girdim. Herifin sikici bakışları altında her anlamıyla uyanmış, uyarılmış durumdaydım. Kasıklarım yanıyordu adeta…

Odanın loş kırmızı ışığında yatağın yanına gelmiştim ki, birden irkildim, korkudan ödüm patladı. Yatakta biri yatıyordu. Abim… Eşimin abisi…

“Gül… Gel canım, korkma, benim…” diyerek yattığı yerden elini uzattı. “Ne konuşuyordunuz aşağıda ortakla gecenin bu saatinde?” Uzattığı elini tutup yatağa, onun yanına uzanırken,

“Hiç canım… Kırığından telefon gelmiş, kızmış bu saatte aradığı için… Onun bağırmasına uyandım. Ben de su içmeye inmiştim, ortağın mutfaktaymış.”

“Böyle bu vaziyette, bu seksi gecelikle mi çıktın herifin karşısına bakayım?” diyerek dudaklarıma yumuldu abim…

Daha önce de üç beş kez birlikte olmuştuk abimle… Onun sikinin verdiği orgazmlara hasret kalmıştım. Bu geceyi iple çekiyordum. Sarhoş olup beni sikmeyecek diye yemekte rakı çıkardığıma pişman bile olmuştum. Şimdi muradıma erecektim artık…
Zevkle inleyerek dudaklarımı kemirmesine bıraktım kendimi… Boynuna sarılmış, kendime çekiyor, kavun irisi dik memelerimin onun sert erkek göğsünde ezilmesinin verdiği şehvetle kendimden geçiyordum. Dudaklarımı bırakıp boynumu, gerdanımı öpmeye başladığında sorusuna yanıt verebildim ancak,

“Ne bileyiim, mutfakta olduğunu bilmiyordum adamın… Fakat senin ortak zamparanın teki abi… Gözleriyle sikti beni…”

Göğsüme kapanmış, geceliğin yakasını aşağıya çekerek meydana çıkardığı meme uçlarımı deli gibi emiyordu abim… Homurdandı yalayıp emerken,

“Ulan, sende bu güzellik,bu seksapel varken ölüyü bile uyandırırsın sen kızım… Ortağım ne yapsın zavallı… Baksana, beni bile baştan çıkardın orospu… Kardeşimin karısını sikiyorum utanmadan…”

“Ohhh… Ama ne yapayım abi… Çok güzel sikiyorsun. Çok yakışıklısın. Erkek gibi erkeksin sen… Şu koca sikinin verdiği zevkleri tatmadan bırakır mıyım seni ben?”

Bunu söylerken elimi aradan uzatmış, abimin taş gibi olmuş sikini parmaklarımın arasında okşuyor, taşaklarında geziniyordum.

“Deli ediyorsun beni Gül… Elimde olsa, buraya taşınırım inan olsun. Sırf seni sikebilmek için… Ohhh… Bebeğim benim… Taş bebeğim… Gülüm… Aç bacaklarını da şu amının tadına bakayım, benim ufaklık hasret kaldı amcığına aşkım…”

Kendimizi kaybetmiş, birbirimize girmiştik. Sarmaşık gibi bedenlerimiz birbirine dolanmış, zevkten feryatlar koparıyordum. Abimin sikinin o koca başı içim girerken dudaklarımı ısırdım. Bir anda kalın gövdesi içimi dolduruverdi, dibime kadar dayandı.

“Ahhhh… Harikaa… Sik beni abi… Ohhhh…” diyerek bacaklarımı beline doladım, kendime bastırdım.
Belini hafif hafif kıpırdatmaya, bacaklarımın arasında inip kalkarak beni zevklere boğmaya başlamıştı ki, birden yatak odasının kapısı açılıverdi. İçeriye ortağı girdi.

Üzerinde sadece bir baksır külot, iri yarı çıplak gövdesi kırmızı ışıkta parlıyor, iri iri açılmış gözleri üzerimizde, cehennemden kaçmış bir şeytanı andırıyordu.

“Ooo… Kolay gelsin millet…” dedi alaycı bir tavırla… “Demin ben sizi uyandırdım telefon sesiyle, şimdi de siz beni uyandırdınız sikişme seslerinizle… Ortalık yıkılıyor, haberiniz yok.”

O konuşuyor, biz susuyorduk. Ne diyebilirdik ki adama? Ortağı kardeşinin karısını altına almış, bacaklarının arasında sikini amcığa daldırmış, o vaziyette donakalmışız. İkimiz de çırılçıplak…

“Ben de hazır uykum kaçmış, kendi kendime dedim ki… Gideyim şu yaramazların yanına… Bu seksi ve güzel kadının abisiyle seviştiğinden kocasının haberi var mıdır diye bir sorayım dedim.”

Kapının önündeydi bunları söylerken… Gözlerini bizden ayırmadan ellerini beline götürdü, baksır külodunu aşağıya sıyırdı. Önündeki koca alet kıvrık bir yay gibi, sert görünümlü, kocaman başlı, muhteşem bir şeydi.

Kaslı bedeninin ortasında tavanı gösteren sikinin altından sarkan koç yumurtası iriliğindeki taşaklarıyla nefis görünüyordu. Sadece sikinin etrafında ve göğsünde bir tutam kıl vardı, geri kalan yerleri güneş yanığı, tüysüz, gelişmiş kaslarıyla sportmen bir yapısı vardı adamın…

Çırılçıplak, kendinden emin bir tavırla, yavaşça geldi, yatağın yanında bir an bize baktı, sonra yanımıza uzanıverdi. Bu zaman zarfında içimden çıkıp diğer yanıma uzanmış olan abime baktım çaresizce… O da bana bakıyordu, tepkimin ne olacağını görmek istercesine, merakla…

Bakışlarından pek itiraz etmediğini anladım. Ben de omuzumu silktim. Madem abi olarak senin için sorun değil, benim için de hava hoş… Bir yerine iki erkek… İçime girecek iki muhteşem alet…

“Yanlış anlama beni Gül…” dedi abim… “Ortakla çok şeyi paylaştık birlikte… Beraber az escort sikmedik. Grup seks yaptık. Bir tek aileleri katmamıştık işin içine… İzin verirsen seni de ortağımla paylaşmak istiyorum. Senin ne seksi, ne sikişken kadın olduğunu ortağım da görsün. O da güzelliklerinin tadına baksın. Beni kardeşinin karısını siken bir yavşak olarak suçlamadan önce neden bunu yaptığımı o da anlasın.”

Cevap vermedim önce… Başımı çevirip iki yana baktım, iki yanımda uzanan yakışıklı ve çıplak erkeği süzdüm. Öyle baştan çıkarıcı, öyle güzel görünüyorlardı ki… Kocamın bira göbeğiyle sevişmelerimden sonra bu iki yakışıklı benim için bulunmaz bir zevk olacaktı, emindim buna…

“Madem sen izin veriyorsun abi…” dedim neden sonra… “Madem çok istiyorsunuz… Neden olmasın? Hem biliyor musunuz? Kapıma geldiğiniz andan beri bunu düşünüyormuşum ben de… Başlayalım hadi…”

Sırt üstü uzanmış yatarken iki erkek iki yanımdan üzerime kapandılar. Beni oya gibi işlemeye, her yerimi okşamaya, mıncıklamaya başladılar. Zevkle içimi çektim.

“Ohhh… Harikaa…” diye inledim sadece… İki yanımda iki dudak, dört el, iki çıplak beden vardı. Vücudumun her santimini dolanıyorlar, her yerime zevk salıyorlardı. Kendimi tamamen onlara teslim etmiş vaziyette gözlerim kapalı, zevkten zevke koşturuyordum. İçimden zevk suları çağlıyor, kasıklarımın yandığını hissediyordum.

Önce abim elimi tutup sikini tutturdu, sonra ortağı… İki elimde, iki güzel, taş gibi kalkmış sik, adeta porno filmi çeviriyorduk kocamın yatağında… Kocam aklıma gelince bir an kendimi adi bir orospu gibi hissettim. Azgın, kudurmuş, yarak delisi bir fahişeden başka bir şey değildim.

Fakat kısa sürdü bu duygu… İki yakışıklı ve güçlü erkekle yaşayacak olduğum zevklerin beklentisi her şeyi aklımdan silip attı bir anda…

Abim yan döndürüp dudaklarıma yumulunca ortağı arkamda kaldı. Dudaklarımı kemiren abim memelerimi avuçluyordu bir yandan… Ortağı da arkamdan boynumu, sırtımı öpücüklere boğarken elini arkamdan apış arama atmış amcığımı avuçluyor, parmaklarının arasında sıka sıka suyunu çıkarıyordu.

Neden sonra abim beni üzerine çekti. Ne istediğini anlamıştım hemen, yükselip sikinin üzerine oturdum. Yavaş yavaş alçalarak içime aldım kocamanını… Ortağı durur mu, hemen arkamdan yanaştı. Abimin siki içimdeyken başını arkama gömdü önce, diliyle minik deliğimi okşamaya başladı.

“Ohhh… Harika… Devam edin… Sikin beni…” diye zevkle hırladım.

Eşimin abisi hırsla alttan vurdurmaya, beni acıyla karışık zevkten bağırtmaya başlayınca ortağı ister istemez hareket edip duran göt deliğimi yalamayı bıraktı. Tam zevkim yarıya indi diye üzülürken tükürükleyip iyice kayganlaştırdığı sikinin başını arkamda hissettim.

Abim alttan pompalamayı kesip beklerken, ortağı yavaş yavaş sikini götümün deliğine bastırıyordu. Kendimden emin bir şekilde bekledim. Kocamla sık sık anal seks yaptığımdan alışıktı götümün deliği… Biraz büyüklüğünden zorlanarak fakat yine de canım yanmadan sonuna kadar içime alabildim güzel sikini…
Artık içimde iki erkeğin siki vardı. Zevkten kendimden geçerek, gözlerim kapalı vaziyette kaptanlığı erkeklerime bıraktım. Biri alttan amımı pompalarken, diğeri arka deliğimden tempoyla girip çıkıyor, beni zevkten delirtiyorlardı.

Öyle bir sikiyorlardı ki beni aralarında, hiç durmayacaklar diye düşünmeye başlamıştım. Bir kaç kez boşaldım, feryat figan, çığlıklar atarak, durmalarını isteyerek, yalvararak… Deli gibi,

“Durun, ne olur durun… Yalvarırım… Ölmek üzereyim…” diye bağırınca insafa geldiler. Durdular. Ben rahatlamış kendimi yana atmak üzereydim ki, belimi mengene gibi elleriyle sıkarak bırakmayan ortağı abime,

“Biraz yer değişelim mi ortak?” dedi. Oh tanrım, durmayacaklardı bu piçler, beni sikmeye devam edeceklerdi.

Yine de biraz acıyıp mola verdiler. Dinlenmemi sağladılar. Biraz kendime gelir gibi olduğumda tekrar kaldırdılar. Bu kez dedikleri gibi yer değişmişlerdi. Abim belimden tutup sırtım ona dönük, sikini götüme yerleştirirken aralanan bacaklarımın arasındaki kıpkırmızı olmuş amcığıma girmek de ortağına kaldı.

O da acımadan, bir hamlede amıma geçirdi sikini, dibime kadar soktu. İçime girmiş, kasıklarım kasıklarına dayanmış iki kocaman penisle kendimi patlayacak gibi hissettim. Ve tekrar içimde gidip gelmeye, senkronize bir şekilde beni sikmeye başladılar.

Adeta yapay bir makinenin pistonları gibi otomatiğe bağlanmış bir şekilde, biri girerken diğeri çıkıyor, ortağı amıma gömerken, abimin yarağı götümün derinliklerinde sondaj yapıyordu.

Ortak bir yandan amıma girip çıkarken bir yandan üstüme kapanmış, memelerimi avuçluyor, uçlarını kemiriyordu. Altımda pompalayıp duran abimin sikinin verdiği zevkle birleşince ben sürekli bulutların üzerinde dolaşıyor, orgazmdan orgazma koşuyordum.

“Ahhh… Ben geliyorum ortak…” diye hırladı sonunda amımdaki herif…

“Gel…. Gel artık… Spiral var içimde… Korkma, içime boşal…” diyerek boynuna sarıldım adamın…

Böğürerek, kasılarak amıma gömdü yarağını, içime fışkırmaya başladı. Darbeli matkap gibi sert hareketlerle bir kaç kez sokup çıkardı sikini, son kalan damlaları da fışkırttı içime…

Ortağı yana devrilince eşimin abisi kaldırdı beni, yatakta domalttı. Arkamdan kalçalarımı kavrayıp az önce götümden çıkardığı sikini tekrar götüme daldırdı. Hızlı hızlı, götümün yanaklarını tutmuş, kasıklarında şaplatarak arkamda gidip geldi. Kısa süre sonra o da kasıldı, bu kez götümün derinliklerine bıraktı döllerini…

İçimde iki erkeğin dölleriyle serilip kaldım yatakta… Parmağımı kıpırdatacak halim kalmamıştı artık… Kaç kez orgazm olduğumu sayamadım o gece boyunca…

Hayatımda böyle bir zevk fırtınası yaşamamış, bunca zevk almamıştım. Kendimi yorgun, tükenmiş, bitmiş, fakat bir o kadar da zevklere doymuş hissediyordum. Mutluydum. Öylece sızıp kalmışım.

Sabah bir elin çıplak vücudumu okşamasıyla gözlerimi açtım. Abimin ortağı yatağın kenarına oturmuş, hayran hayran bakarak her yerimi okşuyordu.

“Gül, biz gidiyoruz canım…” dedi.”Kahvaltımızı yapıp çıkacağız. Sen yatıp dinlen istersen… Haber vereyim demiştim.” Memelerimi okşayan elini tutup dudaklarıma götürdüm, öptüm.

“Ben kahvaltı hazırlarım size…” dedim mahmur sesimle…

Kalkıp duşumu yaptım alelacele, bedenime sardığım havluyla mutfağa gidip kahvaltılık bir şeyler hazırlamaya koyuldum. Biraz sonra arkamdan geldi ortak, belime sarıldı, boyunlarımı öpmeye, beni huylandırmaya başladı.

“Ne o? Bütün gece doymadın galiba…” dedim gülerek gıdıklayan dudaklarından kaçınmaya çalıştım.

“Sana doyulur mu hiç Gül’üm?” diyerek kendine çevirdi, dudaklarıma yumuldu. Elimdeki bıçağı mutfak bankosuna bırakıp boynuna sarıldım, öpüşüne karşılık vermeye çalıştım hırsla…

Kısa bir öpüşme faslından sonra aşağıya çekiştirdi havlumu… Üzerimdeki tek giysi olan havlu ayaklarımın dibine serildiğinde çırılçıplaktım. O da şortunu sıyırıp yay gibi kıvrık erkekliğini amıma sürttü biraz… Islanmıştım bile…

Tutup önünde çevirdi beni, boynumdan bastırıp mutfak masasına domalttı. O harika sikini arkamdan amıma sokup defalarca gidip geldi. Amıma doyunca çıkarıp göt deliğime soktu, bu kez arkamda gidip gelmeye başladı.

Bir yandan sikerken, bir yandan da eğilmiş memelerimi avuçluyor, oradan aşağıya inip amımı avuçluyor, klitorisimi parmaklarının arasında sıkıp beni zevkten bağırtıyordu.

Biz ortağıyla ayak üstü sikişirken eşimin abisi geldi mutfağa, bizi o durumda görünce güldü. Tereyağı bal sürüp hazırladığım dilim ekmeklerden birini alıp yanımızdaki tabureye oturdu, ekmeğini yerken bizi izlemeye başladı.

“Nasıl ortak? Gelinimiz harika değil mi?” dedi bir ara…

“Offf… Hem de nasıl ortak… Bu kadar sikişken bir karı sikmedim ben… Kardeşine piyango vurmuş, haberi yok valla…” dedi ortağı da, götümün deliğinde gidip gelmesine ara vermeden… Son bir kasılmayla sikini çıkarıp amıma gömdü, orada boşaldı içime…

Dizlerim titriyordu artık… Ayakta zor duruyordum. Adamın içime akıttığı döller amımdan sızmaya, bacaklarımdan aşağıya süzülmeye başlamıştı. Abimin ekmeği bitmiş, parlayan gözlerle bana bakmaya başlamıştı. Üzerinde sadece bir şort vardı ve şortun önündeki kabarıklıktan ne istediği belli oluyordu.

“Sen de sikmek istiyorsun, değil mi abicim?” dedim gülümseyerek, yorgun, bitkin…

“Ohh… Evet Gülüm… İzin verirsen ben de sikebilir miyim seni?”

“Tamam ama bittim ben abi… Yatak odasına gidelim. Orada yap ne yapacaksan.”

Yatak odasına gittik. Sadece abim değil, ortağı da geldi. Abim beni sikerken o da bizi izleyerek sikini okşadı, dinlendi. Güya kahvaltıdan sonra gidecek olan ekip akşam kocam gelene kadar sikti beni… Kocamın uçağı inmeden onların uçakları benim ön ve arka pistlerime inip kalktılar, kalkıp kondular.

Gece kocam geldiğinde ben bitik bir vaziyette yataktaydım. Savaş meydanına dönen yatağı düzeltmiş, örtüleri nevresimleri değiştirmiş, duşumu alıp iki erkeğin döllerini, spermlerini üstümden atmıştım. Çırılçıplak uzanmış, yatıyordum.

“Aşkım, seni çok özledim. Yanıma gel…” diyerek kocamı çağırdım yanıma…

Hiç bir şeyden haberi olmayan zavallı kocam sevinerek, üzerinde ne varsa soyunarak yanıma geldi. Loş ışıkta bedenimdeki çürükleri fark etmeden, iki erkeğin saatlerce, defalarca hırpalayıp durduğu amıma girdi, bir güzel o da sikti beni…

Doymuş, mutlu, huzurluydum. Bir gün içinde, 24 saatte biri kocam, diğer ikisi benim için yabancı üç erkeğin verdiği zevklerle kendimden geçmiş, hayatımda yaşamadığım kadar zevk almıştım.

Bir daha bu fırsatı bulabilir miyim bilmiyorum.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

 Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


 maltepe escort ankara escort sakarya escort sakarya escort diyarbakır escort rize escort urfa escort yalova escort antep escort hatay escort haymana escort ağrı escort giresun escort batman escort tekirdağ escort diyarbakır escort edirne escort aydın escort afyon escort porno izle bursa escort canlı bahis canlı bahis bahis siteleri canlı bahis bahis siteleri bahis siteleri sakarya escort sakarya escort izmir escort porno izle eryaman escort kıbrıs escort eskişehir escort fethiye escort gaziemir escort giresun escort gümüşhane escort güngören escort hatay escort iskenderun escort sakarya travesti ankara escort